İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/59 K.2024/115

🏛️ İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2023/59 📋 K. 2024/115 📅 14.02.2024

T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/59 Esas
KARAR NO : 2024/115
DAVA : yönetim kurulu kararının batıl oluğunun tespiti
DAVA TARİHİ : 27/01/2023
BİRLEŞEN İSTANBUL ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... E. ... KARAR SAYILI DOSYASINDA
DAVA : yönetim kurulu kararının batıl oluğunun tespiti
DAVA TARİHİ : 27/01/2023
KARAR TARİHİ : 14/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tespit, Genel Kurul Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle;... Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün ... sicil numarasına kayıtlı davalı...Anonim Şirketi’nin merhum pay sahibi ...’nun terekesine dâhil payların hukuka aykırı şekilde pay defterine işlenmesine yönelik 06.01.2023 tarihli ve ...sayılı yönetim kurulu kararının 2 numaralı maddesinin TTK m. 391 uyarınca batıl olduğunun tespiti ile pay defterindeki kaydın hukuka uygun şekilde düzeltilmesi talebinde bulunduklarını, müvekkili davacı...'nun merhum ...’nun dört çocuğundan biri ve bu sıfatı itibarıyla yasal mirasçısı olduğunu, ayrıca şirkette hâlihazırda terekedeki paylardan bağımsız olarak pay sahibi olduğunu, butlanın tespiti davasında davacı sıfatının ise her şeyden önce pay sahiplerine ait olduğunu, TTK m. 391’in gerekçesinde açıkça tespit davasının meşru menfaati bulunanlar tarafından herhangi bir süreye bağlı olmaksızın ikame edilebileceğinin belirttiğini, müvekkili ...’nun terekeye ait paylarının hukuka aykırı şekilde pay defterine kaydedilmesi nedeniyle hem mevcut pay sahibi sıfatı hem de mirasçı sıfatı uyarınca sahip olduğu meşru menfaatlerinin zedelendiğini, zira hukuka aykırı yönetim kurulu kararının en basit şekliyle bazı malvarlığı unsurlarını terekenin dışına çıkardığını ve müvekkilinin bu malvarlığı unsurlarıyla arasındaki mülkiyet bağını koparmaya çalıştığını, davacının davayı ikame etmekte meşru menfaati bulunduğunu, telafisinin önemli ölçüde güç olacağı ve ciddi zararlar doğuracağı düşünüldüğünde, davanın konusunu teşkil eden 06.01.2023 tarihli ve ... sayılı yönetim kurulu kararının pay defterine kayda ilişkin 2. maddesinin yürütülmesinin tedbiren geriye bırakılması taleplerinin olduğunu, huzurdaki davaya konu yönetim kurulu kararının batıl olup bu hususun tespitinin gerektiğini, şirketin kontrolünün hukuka aykırı birtakım girişimler sonucunda elde etmiş olan bu kişilerin keyfiyeti sebebiyle, kontrol yapısı kendi tercihleri uyarınca hukuka aykırı bir şekilde tesis edildikten sonra, genel kurul ve yönetim kurulu toplantılarının kesildiğini, yapılamaz olduğunu, yapılmayan tüm bu genel kurulların ve yönetim kurulları sırasında da ...' nun vesayet altında olduğunu, yönetim kurulu başkanı...tarafından davet edilmediği için Nisan 2022’den beri toplanamayan yönetim kurulunun, müteveffa ...’nun vefatının ardından vakit kaybedilmeden toplandığını, toplantı gündeminmin “İç yönergenin görüşülmesi” olarak tespit edilip duyurulduğunu, bunun üzerine ...’nun önergesinin gündeme alındığını ve yapılan oylama neticesinde ...’nun şirkette bulunan B-C-D-E grubu 8.800 adet hisseye karşılık 8.800.000,00 TL sermaye tutarının, Beyoğlu ... Noterliği’nden düzenlenen 26.12.2022 tarihli ... yevmiye numaralı mirasçılık belgesi ile 2.200 hisseye karşılık 2.200.000,00 TL’sini...’na, 2.200 hisseye karşılık 2.200.000,00 TL’sinin ...’na, 2.200 hisseye karşılık 2.200.000,00 TL’sinin ...’na, 2.200 hisseye karşılık 2.200.000,00 TL’sinin ...’na
intikal ettiğinden bahisle mirasçıların hisseleri oranında şirkete ortak olmalarına ve yeni hisse durumunun mirasçıların şirketteki pay bütünlükleri dikkate alınarak pay defterine işlenmesine, onay işleminin mülkiyetin teyidi ve oy hakkının geçişinin tespitini içermesine, yönetim kurulu üyeleri ... ve ...’nun olumsuz oylarına karşı oyçokluğu ile karar verildiğini, ...’nun paylarının mirasçılar arasında hukuka aykırı şekilde pay edilerek pay defterine işlenmesine yönelik yönetim kurulu kararının hem Türk Ticaret Kanunu hem de Türk Borçlar Kanunu uyarınca batıl olduğunu, kesin hükümsüz olduğunu, muris ...’nun terekesine dâhil payların mirasçılar arasında hukuka aykırı şekilde pay edilerek pay defterine kaydedilmesinin miras hukuku ilkelerine açıkça aykırı olup bu yöndeki yönetim kurulu kararının butlanla malul olduğunu, Muris ...’nun ölümü ile kendiliğinden kurulan miras ortaklığının hâlen devam etmekte ve elbirliği mülkiyeti kurallarının geçerli olduğunu, yönetim kurulunun paylarının paylaştırarak kaydetme kararının hukuka aykırı olduğunu, her bir mirasçının miras payına göre kendi adlarına pay defterine kaydedilmelerinin mümkün olmadığını, yönetim kurulu kararına dayanılarak tesis edilen pay defteri esas alınarak genel kurulun yapılması halinde telafisi güç zararların meydana geleceğini, pay defterindeki kayıtlar hukuka aykırı olmasına rağmen bu kayıtların esas alınarak genel kurul toplantısı yapılması ve geri dönülemez kararlar alınması tehlikesinin söz konusu olduğunu beyan ederek davanın kabulüne, TTK m. 391 uyarınca, 06.01.2023 tarihli ve 2023/1 sayılı yönetim kurulu kararının pay defterine kayda ilişkin 2. maddesinin mutlak butlan ile malûl olduğunun tespitine, anılan karar uyarınca pay defterine işlenen kaydın düzeltilmesine, dava kesin hükümle sonuçlanıncaya kadar, 06.01.2023 tarihli ve 2023/1 sayılı yönetim kurulu kararının pay defterine kayda ilişkin 2. maddesinin tedbiren yürütülmesinin geriye bırakılmasına, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davaya konu yönetim kurulu kararının hukuka uygun alındığını, kaldı ki davacının davayı ikame etmekte “hukuki yararının” ve “menfaatinin” mevcut olmadığını, müteveffa ...'nun vefat etmeden önce müvekkili şirketteki pay sahiplerinin durumu ve pay oranlarının dilekçede belirtildiğini, söz konusu pay geçişinin belirtildiği üzere TTK m.494/2 hükmüne göre yapıldığını, kanun metni payların mülkiyeti ve bunlardan kaynaklanan malvarlığına ilişkin hakların derhal geçeceğini açık bir şekilde ifade ettiğini, davacının huzurdaki davasını ikame etmekte hukuki yararının bulunmadığını, davanın açılmasında hukuki yararın bulunmasının dava koşulu olduğunu, hukuki yararın bir dava şartı olduğunu, davacının hukuki ilişkisinin derhal tespitinde menfaatinin (hukuki yararının) varlığı için öncelikle, davacının bir hakkı veya hukuki durumu güncel (halihazır) ve ciddi bir tehlike ile tehdit edilmesi gerektiğinin içtihatlarda da belirtildiğini, bir davanın kabule şayan olabilmesi için, dava açmaktaki menfaatin mutlaka hukuki olmasının gerektiğini, işbu davanın ikame edilmesinde ...’nun en büyük saiki olduğunu, somut olayda geçişi yapılan paylar yönünden her bir mirasçının pay sahibine eşit miktarda pay düştüğünü, elbette ki kendi hakkı olmayan paylar üzerinde herhangi bir temsil hakkı olacağından da bahsetmenin mümkün olmadığını, davacının huzurdaki davayı açmasında hukuki yararının ve menfaatinin bulunmadığı gibi pay geçişi yapılmasının da kendi menfaatine olduğunu, Yargıtay içtihatlarında da somut olaya benzer durumların ele alındığını, çeşitli davalarda davacıların, müvekkili şirketin yaptığı pay geçişi işlemini yapmasının adına şirketlere karşı dava açtığı; Yargıtay’ın ise yapılan işlemi şirketlerin yapması gereken zorunlu bir işlem olarak nitelendirdiğinin içtihatlarda görüldüğünü, payların mirasçılara geçişinin hukuka uygun yönetim kurulu kararıyla yapılmış olup TTK M.494/2 hükmü gereğince pay geçişinin yapıldığını, TTK M.494/2 Hükmünün TMK M.640 hükmüne göre özel hüküm niteliğine haiz olduğunu, şirketlerin devamlılığı ilkesi kapsamında, son derece önemli bir anonim şirketinin ticari faaliyetlerini sağlıklı bir şekilde sürdürebilmesi adına TTK m.494/2 hükmü gereğince pay geçişinin yapıldığını, kaldı ki madde hükmünün düzenlenme sebebinin de bu olduğunu, anonim şirket hisselerinin miras yoluyla iktisabında, farklı kanun maddelerinde de özel paylaştırma kurallarının mevcut olduğunu, yine somut olay incelenecek olursa, ...’nun paylarının mirasçılara geçişi için şirket yönetim kurulu kararının alındığını, alınan karar sonucunda pay defterlerine kayıt işleminin yapıldığını, söz konusu yönetim kurulu kararının da detaylıca açıklandığı üzere TTK m.494/2 hükmü esas alınarak gerçekleştirildiğini, nitekim TTK’nın 494. Maddesinde yer alan hükmün, TMK m.640 karşısında bir özel hüküm ve istisna niteliği taşıdığını, taraflarından alınan uzman mütalaasının somut olaydaki uyuşmazlıkta yönetim kurulu kararının herhangi bir hukuka aykırılık barındırmadığını ortaya koyduğu gibi davacı yanın asıl amacının şirket yönetimini ele geçirmek olduğunu gösterir nitelikte olduğunu, davacının talebinin kötü niyetli olup TMK m.2 aykırılık teşkil ettiğini beyan ederek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/66 E. 2023/94 Karar Sayılı Dosyasında Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; ... Ticaret Sicil Müdürlüğü' nün... sicil nuarasında kayıtlı davalı... A.Ş.'nin B-C-D-E grubu ve toplamı 120 adet olan payın ...'na, A grubu ve toplamı 150 adet olan payın ...'na, B grubu ve toplamı 120 adet olan payın ...'na, E grubu ve toplamı 120 adet olan payın ...'na, C grubu ve toplamı 120 adet olan payın ...'na, D grubu ve toplamı 120 adet olan payın ...'na ait olduğunu, pay sahiplerinden ...'nun 24/12/2022 tarihinde vuku vefatı neticesinde yönetim kurulu tarafından alınan 26/12/2022 tarih ve... yevmiye numaralı verasetname dayanak gösterilmek suretiyle 3.000,00 TL nominal bedelli 30 payın ...'na, 3.000,00 TL nominal bedelli 30 payın ...'na, 3.000,00 TL nominal bedelli 30 payın ...'na ve 3.000,00 TL nominal bedelli 30 payın ...'na intikal ettirilmek suretiyle pay defterine kaydedildiğini, kök murisin mirasçıları arasında usulüne uygun bir miras taksim sözleşmesi yapılmadan yönetim kurulunun veraset ilamına dayanak göstermek suretiyle pay intikalini yapmış olmasının yönetim kurulu kararını TTK. m. 391 kapsamında batıl hale getirdiğini bu nedenle kararın batıl olduğunu, TTK m. 391 kapsamında, pay sahiplerinin genel kurul toplantılarında temsil edilme hakkını zorlaştıran ya da ortadan kaldıran karar ve idarî düzenlemelerin de geçersiz kabul edildiğini, murisin şirketteki payları toplamın da 120 adet olduğunu, müvekkilinin mirasçı sıfatıyla 120 adet pay üzerinde malik olmasının, genel kurulda kendi paylarına ek olarak bu 120 adet pay için temsil edilmesi gerektiğini, fakat yönetim kurulunun pay defterine kaydının sadece 30 pay için gerçekleştirmesi karşısında, geriye kalan 90 adet pay için müvekkilnin temsil edilme hakkından yoksun bırakıldığını, oysa ki davacının terekeye dâhil tüm paylar için pay defterine diğer mirasçılarla birlikte pay sahibi yazılması gerektiğini, bu nedenle söz konusu yönetim kurulu kararının TTK m. 391’e aykırı olup batıl olduğunu,
muris ...’nun terekesine dahil payların mirasçılar arasında hukuka aykırı şekilde pay edilerek pay defterine kaydedilmesinin miras hukuku ilkelerine açıkça aykırı olup bu yöndeki yönetim kurulu kararının butlanla malül olduğunu, yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespitine ek olarak terekeye dahil payların tüm mirasçılar adına pay defterine kaydına karar verilmesi gerektiğini, yönetim kurulu kararına dayanılarak tesis edilen pay defteri esas alınarak genel kurulun yapılması halinde telafisi güç zararların meydana geleceğini, mahkemece esas yönünden bir tespit ve değerlendirme yapılana kadar işbu davaya konu yönetim kurulu kararının yürütmesinin geriye bırakılmasının hukuk güvenliği açısından elzem olduğunu, aksi takdirde kaçınılmaz biçimde telafisi önemli ölçüde güç zararların doğacağını, öte yandan, batıl yönetim kurulu kararlarının baştan itibaren hüküm doğurmadıkları düşünüldüğünde bu kararlara dayanılarak işlem yapılmasının hukuk ve işlem güvenliği açısından da zedeleyici olduğunu, bu nedenlerle, huzurdaki dava sonuçlanıncaya kadar önüne geçilmesi telafisiz zararların oluşmasına engel olunması amacıyla, 10.01.2023 tarihli ve ...sayılı yönetim kurulu kararının pay defterine kayda ilişkin 1. maddesinin tedbiren yürütülmesinin geriye bırakılmasını talep ettiklerini beyan ederek davanın kabulüne, TTK m. 391 uyarınca, 10.01.2023 tarihli ve ... sayılı yönetim kurulu kararının pay defterine kayda ilişkin 1. maddesinin mutlak butlan ile malûl olduğunun tespitine, anılan karar uyarınca pay defterine işlenen kaydın düzeltilmesine, dava kesin hükümle sonuçlanıncaya kadar 10.01.2023 tarihli ve ...sayılı yönetim kurulu kararının pay defterine kayda ilişkin 1. maddesinin tedbiren yürütülmesinin geriye bırakılmasına, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili ise tedbir talebine karşı cevap dilekçesinde özetle, esas hüküm yerine geçecek şekilde tedbir kararı verilemeyeceğini, ölümle birlikte terekeye dahil diğer haklarda olduğu gibi şirket paylarının da başka bir merasime gerek olmaksızın mirasçılara geçeceği nedeniyle dava konusu edilen yönetim kurulu kararının usulüne uygun olduğunu, nitekim İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ...E. İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesinin 2... Esas, İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyaları üzerinden aynı nitelikteki tedbir taleplerinin reddedilmiş olması karşısında tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiş olduğu görülmektedir.
Birleşen İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/66 E. 2023/94 Karar Sayılı Dosyasında davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın 10.01.2023 tarihli 2023/2 sayılı yönetim kurulu kararının 1 numaralı maddesine yönelik beyanlarınını hukuki dayanaktan yoksun olup söz konusu yönetim kurulu kararının hukuka uygun olduğunu, söz konusu yönetim kurulu kararının TTK m.494/2 hükmü gereğince alınmış olduğunu, ekte sunulan Yargıtay içtihatlarının, hukuki mütalaa ve doktrin görüşlerinin de kararın hukuka uygun olduğunu gösterdiğini, bu sebeple haksız bir şekilde ikame edilmiş olan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, huzurdaki davaya konu yönetim kurulu kararının hukuka uygun alındığını, kaldı ki davacının davayı ikame etmekte “hukuki yararın” ve “menfaatinin” mevcut olmadığını, söz konusu pay geçişiin belirtildiği üzere TTK m.494/2 hükmüne göre yapıldığını, davanın açılmasında hukuki yararın bulunmasının dava koşulu olduğunu, bir davanın kabule şayan olabilmesi için, dava açmaktaki menfaatin mutlaka hukuki olmasının gerektiğini, somut olayda geçişi yapılan paylar yönünden her bir mirasçı pay sahibine eşit miktarda pay düştüğünü, davacı yanın bu kapsamda kendi hakkı olmayan paylar üzerinde de hak sahipliği iddia etmesinin, “temsil edilme hakkının engellendiğine” dair olan soyut ve mesnetsiz iddiayı gerçek kıldığını, kendi hakkı olmayan paylar üzerinde herhangi bir temsil hakkı olacağından da bahsetmenin mümkün olmadığını, kaldı ki diğer mirasçı pay sahiplerinin için de aynı geçiş yapılmış olup aynı hususun geçerli olduğunu, buradaki taleplerin bile davacı yanın şirket yönetiminde birlikte hareket ettiği ...’yla beraber, diğer paydaşlarını dışlayarak söz sahibi olma iradesini ortaya koyduğunu, davacının huzurdaki davayı açmasında hukuki yararı ve menfaati bulunmadığı gibi pay geçişi yapılmasının da kendi menfaatine olduğunu, Yargıtay İçtihatlarında da somut olaya benzer durumların ele alındığını, çeşitli davalarda davacıların, müvekkili şirketin yaptığı pay geçişi işlemini yapmasının adına şirketlere karşı dava açtığı; Yargıtay’ın ise yapılan işlemi şirketlerin yapması gereken zorunlu bir işlem olarak nitelendirdiğinin içtihatlarda görüldüğünü, payların mirasçılara geçişinin hukuka uygun yönetim kurulu kararıyla yapılmış olup TTK M.494/2 hükmü gereğince pay geçişi yapıldığını, TTK M.494/2 hükmünün TMK M.640 hükmüne göre özel hüküm niteliğine haiz olduğunu, bu hususun Medeni Kanun’da miras hukukundaki genel ilkelere karşı benimsenen istisnaların çeşitli kanunlarda yer alabildiğini gösterdiğini, bu anlamda TTK’da bazı şirket hisselerinin miras yoluyla intikali ve özel düzenlemelere yer verildiğini, belirtildiği üzere TTK m.494'ün bu özel düzenlemelerden biri olduğunu, taraflarından alınan uzman mütalaasının somut olaydaki uyuşmazlıkta yönetim kurulu kararının herhangi bir hukuka aykırılık barındırmadığını ortaya koyduğu gibi davacı yanın asıl amacının şirket yönetimini ele geçirmek olduğunu gösterir nitelikte olduğunu, davacının talebinin kötü niyetli olup TMK m.2 ve TMK m.3'e de aykırılık teşkil ettiğini, Türk Medeni Kanunu'nun 2.maddesi herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğunu belirttiğini, 3.maddede ise kanunun iyiniyete hukuki bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olanın iyiniyetin varlığı olduğunun da belirtildiğini, nihayetinde davacının söz konusu taleplerinin TMK m.2'ye ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu beyanlarla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
... tarafından gerek mahkememiz asıl dosyasında gerek Birleşen İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/66 E. 2023/94 Karar sayılı dosyasında 17/02/2023 tarihli müdahele dilekçesi sunulduğu, dilekçe ile; müvekkili ...'nun, davalı şirkette hissedar ve muris ...'nun mirasçısı olup işbu davanın sonucunun müvekkilinin haklarını etkileyeceğinin aşikar olduğunu, bu nedenle müvekkilini yakından ilgilendiren eş söylemle neticesi müvekkilinin haklarını etkileyecek bu davaya davalı şirket yanında katılmalarına karar verilmesini talep ettiklerini, görülmekte olan davanın reddi gerektiği inancında olduklarını, nitekim davacı ...'nun işbu davadaki amacının, müvekkillerini babası muris ...'ndan müvekkillerine ve diğer mirasçılara intikal eden davalı şirketteki miras hisselerini korumak değil, hisselere tereke temsilcisi atatarak bu hisselerin tamamını kendi kontrolüne alıp genel kurulda çoğunluğu sağlayarak şirket yönetimini ele geçirme amacı taşıdığını, davacı muris ...'nun, davalı şirketteki hissesinin, ...'nun 24.12.2022 tarihinde vefatı nedeniyle Beyoğlu ...Noterliğinden düzenlenen 26.12.2022 tarihli ... yevmiye nolu mirasçılık belgesine göre 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 494/2.maddesi kapsamında yönetim kurulu kararıyla pay defterine işlendiğini, davacı yanın dava dilekçesi ekinde sunduğu hukuki mütalaanın hatalı değerlendirmeler içerdiğini, emsal Mahiyetindeki İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.02.2020 Tarihli ... Esas ...Karar Sayılı Kararı ; Y.11.HD. 17.9.2012 T. 2011/6203 E. 2012/13489 K. ; Y.11.HD. 05.07.1983 T. 1983/3374 E. 1983/3550 K. ; İstanbul BAM. 12.HD. 17.1.2019 T. 2018/2122 E. 2019/52 K. ; İstanbul BAM. 12. HD. 13.7.2021 T. 2020/1279 E. 2021/1164 K. ; Gaziantep BAM. 11.11.2021 T. E. 774, K. 774 ; İzmir BAM 11.HD. 2.12.2021 T. 2019/356 E. 2021/1452 K. Sayılı Kararları Gereği sermaye şirketlerinde bir payın miras yoluyla iktisabı için aranan herhangi bir şekil şartı bulunmadığı gibi iktisap için diğer ortakların iznine de gerek olmadığından / bu nedenle de murisin ölümü üzerine paylar hiçbir işleme gerek kalmaksızın mirasçılara intikal ettiğinden / buna rağmen somut olayda ahmet fethi ekmekçioğlunun vefatı nedeniyle yönetim kurulu kararıyla şirket hisselerinin ttk.m.494/2 kapsamında miras payları oranında yasal mirasçılara geçişine dair yönetim kurulu kararı alındığından / bu kapsamda da iştirak hükümlerinin uygulanmasına gerek bulunmadığından yönetim kurulu kararının butlanla batıllığının ileri sürülemeyeceğinin dikkate alınmasını, grup Şirketlerden ....A.Ş. Tarafından İşbu Davayla Aynı Konuda Olmak Üzere HMK.m.293 Kapsamında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalı E.Başkanı Prof.Dr. ...'den ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ...'dan hukuki mütalaa alınmış olup mütalaa kapsamında muristen mirasçılara intikal eden şirket hisselerinin yönetim kurulu kararıyla pay defterine işlenmesinin hukuka uygun olduğu vurgulandığından / mütalaanın işbu dava yönünden de Y.11.HD 26.12.2016 T. 2016/6289 E. 2016/9804 K. Y.15.HD. 10.11.2016 T. E.K. 2016/4635 Sayılı kararları gereği dikkate alınmasını, neticede haksız, kötü niyetli ve hukuki dayanaktan yoksun davanın, itirazları kapsamında reddine, 6100 s. HMK 329/1 gereğince hüküm tesisi ile HMK.m.329/2 gereğince davacı aleyhine disiplin para cezasına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dosya kapsamındaki dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçeleri, sunulan tüm beyan dilekçeleri, celp edilen dosyalar ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.
Davalı tarafından Prof. Dr. ... ile Prof. Dr. ... tarafından hazırlanan hukuki mütalaa ile emsal kararlar sunulmuştur.
20/03/2023 tarihli ara karar ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin "Somut olayda; davalı şirketin 06.01.2023 tarihli ve 2023/1 sayılı yönetim kurulu kararı ile şirket ortağının vefatı nedeniyle mirasçılara intikal etmiş hisse geçişinin tespiti konusunda karar alındığı, dava konusu yapılan ve icralarının geri bırakılması istenilen kararın nitelik ve konusu itibariyle icra edilmesi halinde, HMK'nın 389 maddesinde öngörülen hakkın elde edilmesinin zorlaşmayacağı gibi bu nedenle ciddi bir zararın doğma olasılığının bulunduğu yönünde yaklaşık ispat kuralı gereği somut herhangi bir delilin bulunmadığı, davanın kabulüne karar verilmesi halinde geriye doğru talep edilen hakların elde edilmesinin her zaman olanaklı olduğu, dolayısıyla tedbir koşullarının bulunmadığı anlaşılmakla..." gerekçeleriyle reddine karar verilmiştir. Davacı vekilince mahkememiz kararının İstinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 'nin 08.06.2023 tarihli ilamı ile HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3 maddeleri uyarınca, davacı vekilinin 20.03.2023 tarihli ara karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasının celp edilerek yapılan incelenmesinde; davacı ... tarafından Davalı ...Anonim Şirketi aleyhine 10.01.2023 tarihli ... sayılı yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespiti ve pay defterine gerçekleştirilen kaydın düzeltilmesi istemli dava açıldığı, mahkeme dosyasının müzekkere yazım tarihi itibariyle ön inceleme duruşmasının 10/10/2023 gününe talik edildiği anlaşılmıştır.
İstanbul... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... E. Sayılı dosyasının gerekçeli kararınından bir örneğinin gönderildiği, Davacı ...Tarafından Davalı ... Hizmetleri Anonim Şirketi aleyhine 07/10/2016 tarihli açılan Genel Kurul Kararının İptali istemli davada mahkemece davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının UYAP sisteminden dosyaya alınan suretinin tetkikinde; davacı ... tarafından davalı ... A.Ş. aleyhine davalı şirketin esas sözleşmesinin 11-3. Maddesinin 3. Fıkrasının batıl olduğunun tespitinin talep edildiği, 07/12/2020 tarihinde "Davanın kısmen kabulü ile davalı ...AŞ'nin esas sözleşmesinin 11-3 maddesinin 3. Fıkrasının "Genel Kurul toplantılarında hissedarlar kendilerini bizzat veya usul ve füruğlarına verecekleri vekâletname ile veya diğer hissedarlardan birine verecekleri vekâletname ile temsil edebilirler. Bunun dışında vekâlet verilmesi mümkün değildir." ifadelerini içerir kısmının TTK 447/1 madde gereğince batıl olduğunun tespitine, Esas sözleşmesinin 11-3 maddesinin 3. Fıkrasının "(verilecek vekâletname temsil belgesi şeklinde olabilir) Bir kişinin kendi hissesi hariç vekâleten temsil edeceği hissedar sayısı ikiden fazla olamayacağı gibi toplam sermayenin yüzde yirmisini de aşamaz" ifadelerini içerir kısmına yönelik butlan talebinin reddine" dair karar verildiği anlaşıldı.
İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasının UYAP sisteminden gönderilen suretinin tetkikinde; davacı... tarafından davalı ... A.Ş. aleyhine 10.01.2023 tarihli ve... sayılı yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespiti ile pay defterinde gerçekleştirilen hukuka aykırı kaydın düzeltilmesi ve ihtiyaten 10.01.2023 tarihli ve 2023/2 sayılı yönetim kurulu kararının yürütülmesinin geriye bırakılmasının talep edildiği, 08/02/2023 tarihli ara karar ile "Davacı vekilinin tedbir talebinin kabulü ile Davalı...Anonim Şirketi’nin 68.000 TL bedel teminat mukabilinde 10.01.2023 tarihli ve 2023/2 sayılı yönetim kurulu kararının pay defterine kaydına ilişkin 1. maddesinin tedbiren yürütülmesinin geriye bırakılmasına, Davalı...Anonim Şirketi’nin 21.02.2023 tarihinde saat 14:00’te yapılacak 2020-2021 yılları olağan genel kurulunun yapılmasının HMK m. 389 gereğince tedbiren durdurulmasına talebinin reddine" dair karar verildiği, akabinde ihtiyati tedbire vaki itiraz üzerine tedbir kararının kaldırıldığı, kararın davalı vekilince istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin 2023/1012 Esas, 2023/795 Karar sayılı 14/09/2023 tarihli karar ile " 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 391. Maddesinde, yönetim kurulunun kararının batıl olduğunun tespitinin mahkemeden istenebileceği düzenlenmiş olmakla birlikte bu halde istenebilecek ihtiyati tedbire ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır. Bu halde, ihtiyati tedbire ilişkin olarak genel hükümlerin uygulanması gerekir. Türk Ticaret Kanunu’nun payların bölünememesi başlıklı 477. maddesinde, “Pay şirkete karşı bölünemez. Bir payın birden fazla sahibi bulunduğu takdirde, bunlar şirkete karşı haklarını ancak ortak bir temsilci aracılığıyla kullanabilirler. Böyle bir temsilci atamadıkları takdirde, şirketçe söz konusu payın maliklerinden birine yapılacak tebligat tümü hakkında geçerli olur. Genel kurul, sermaye tutarı aynı kalmak şartıyla, esas sözleşmeyi değiştirmek suretiyle, payları, asgari itibarî değer hükmüne uyarak, itibarî değerleri daha küçük olan paylara bölmek veya payları itibarî değerleri daha yüksek olan paylar hâlinde birleştirmek yetkisine haizdir. Şu kadar ki, payların birleştirilebilmesi için her pay sahibinin bu işleme onay vermesi gerekir.” hükmü bulunmaktadır. Aynı Kanunun 494/2. maddesinde de “Payların miras, mirasın paylaşımı, eşler arasındaki mal rejimi hükümleri veya cebrî icra gereği iktisap edilmeleri hâlinde, bunların mülkiyeti ve bunlardan kaynaklanan malvarlığına ilişkin haklar derhâl; genel kurula katılma haklarıyla oy hakları ise ancak şirketin onayı ile birlikte devralana geçer.” hükmünü içermektedir. Davacı ve diğer ortaklara mütevaffa ...'nun payı miras olarak intikal etmiş olmakla birlikte, davacı ve diğer ortaklara geçen paylar elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olup, henüz müşterek mülkiyete dönüşmediğinden ve TTK 477. maddesi uyarınca mirasçılar arasında taksime ilişkin anlaşma bulunmadığından terekeye temsilci atanması gerekmektedir(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 02/11/2022 tarih ve 2021/3662 E. - 2022/7682 K. Sayılı kararı). İstanbul ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... Tereke sayılı dosyasında, 23/03/2023 tarihinde verilen ara karar ile murise ait hisseleri temsil etmek üzere 14/11/2023 tarihine kadar geçerli olmak üzere geçici tereke memuru atanmıştır. Somut olayda, TTK 477. maddesi uyarınca mirasçılar arasında taksime ilişkin anlaşma bulunmadığın ve elbirliği mülkiyeti başka bir surette de çözülmediği nazara alındığında, şirket kayıtları, mirasçılık belgesi ve dava konusu yönetim kurulu kararına göre davacının dava konusu yönetim kurulu kararının icrasının geri bırakılması kararı verilmesi yönünden yaklaşık ispat şartını sağladığının kabulü gerekir. Bu halde ilk derece mahkemesince, ihtiyati tedbire itirazın kabulü ile tedbirin kaldırılmasına karar verilmesi yerinde görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince yaklaşık ispat koşulu bulunmadığından bahisle ihtiyati tedbire itirazın kabulü ile tedbirin kaldırılmasına verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, İhtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; istinaf incelemesine konu 31/05/2023 tarihli İlk Derece Mahkemesi ara kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, Mahkemece, 2023/72 esas sayılı dosyada 08/02/2023 tarihli ara karar ile verilen ihtiyati tedbire vaki itirazın reddine," dair karar verildiği, müzekkere yazım tarihi itibariyle dosyanın derdest olduğu anlaşılmıştır.
İstanbul ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Tereke sayılı dosyasının UYAP sisteminden gönderilen suretinin tetkikinde; davacı ... tarafından davalılar ..., ... ve...aleyhine davacının babası müteveffa ...'nun terekesinin tespiti, gerekli önlemlerin alınması ile TMK.640 maddesi uyarınca terekeyi yönetmek üzere temsilci atanması talebi ile dava açıldığı, 23/03/2023 tarihinde verilen ara karar ile Av. ...'ün tereke memuru olarak atandığı, davalılarca İstanbul ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş dosyasından tereke memuru atanması kararına itiraz edildiği, İstanbul ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş, ...Karar sayılı 10/08/2023 tarihli kararı ile İstanbul ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen tereke temsilcisi atanması kararının kaldırılmasına ve temsilci olarak bir hukukçu ile bir mali müşavirin atanmasına karar verildiği, İstanbul ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 13/12/2023 tarihli ara kararı ile terekeyi temsil etmek üzere Ticaret ve Şirketler Hukuk alanında uzman bilirkişi Dr. ... ve Mali Müşavir...'in görevlendirilmesine karar verildiği anlaşıldı.
İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının UYAP sisteminden gönderilen suretinin tetkikinde; davacı ... tarafından davalı ... A.Ş. aleyhine 21.02.2023 tarihli genel kurul toplantısında alınan (1) numaralı kararın yokluğunun tespiti veya iptal edilmesi talebi ile dava açıldığı, 21.03.2023 tarihinde gerçekleştirilecek genel kurul toplantısının tedbiren ve teminatsız olarak durdurulmasının talep edildiği, 09/06/2023 tarihli ara karar ile davacı yanın ihtiyati tedbir talebinin reddine dair karar verildiği, duruşmasının 06/07/2023 tarihine bırakıldığı anlaşıldı.
İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasının UYAP sisteminden gönderilen suretinin tetkikinde; davacı ... tarafından davalı ...A.Ş. aleyhine davalı şirketin 21/02/2023 tarihli genel kurul toplantısında alınan 1 nolu kararın yokluğunun tespiti, aksi halde iptali talebi ile dava açıldığı, ... Karar sayılı 07/06/2023 tarihli gerekçeli karar ile "davacının davasının kabulüne, davalı şirketin 21/02/2023 tarihli genel kurul toplantısında alınan 1 nolu kararın iptaline" dair karar verildiği, kararın davalı vekilinin 19/07/2023 tarihli dilekçesi ile istinaf edildiği, müzekkere tarihi itibariyle dosyanın istinaftan dönmemiş olduğu anlaşıldı.
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/60 Esas sayılı dosyasının UYAP sisteminden gönderilen suretinin tetkikinde; davacı ... tarafından davalı ...A.Ş. aleyhine 10.01.2023 tarihli ve 2023/2 sayılı yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespiti ile pay defterinde gerçekleştirilen hukuka aykırı kaydın düzeltilmesi ve ihtiyaten 10.01.2023 tarihli ve 2023/2 sayılı yönetim kurulu kararının yürütülmesinin geriye bırakılması talebi ile dava açıldığı, 31/01/2023 tarihli ara karar ile "Davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine" dair karar verildiği, davacı vekilinin 02/02/2023 tarihli dilekçesi ile davalı şirketin 21/02/2023 tarihinde saat 13.00'de yapılması ilan edilen 2021 yılı olağan genel kurulunun yapılmasının tedbiren durudurulmasını talep ettiği, 07/02/2023 tarihli ara karar ile "Davacının, mahkememizin 31/01/2023 tarihli ihtiyati tedbire red kararından rücu talebinin reddine, Yönetim kurulunun, genel kurulun toplantıya çağrılması kararının ve 21/02/2023 tarihinde gerçekleştirilecek Genel Kurul toplantısının iptaline ilişkin talebin, Genel Kurul kararlarının iptali davasında değerlendirilebileceğinden talebin reddine" dair karar verildiği, kararın davacı vekilince istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 2023/876 Esas 2023/780 Karar sayılı 11/05/2023 tarihli kararı ile "Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine" dair karar verildiği, 2023/439 Karar sayılı 07/06/2023 tarihli gerekçeli karar ile "Davacının davasının kabulüne; davalı şirketin Yönetim Kurulunun 10/01/2023 tarihli, 2023/2 sayılı mirasın paylaştırılmasına dair kararının batıl olduğunun tespitine, pay defterinin intikal öncesi duruma getirilecek şekilde düzeltilmesine" dair karar verildiği, kararın davalı vekilince istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 2023/1540 Esas 2023/1379 Karar sayılı 11/05/2023 tarihli kararı ile "İlk derece mahkemesi dosyasının mahkemesine geri çevrilmesine, İstinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına" dair karar verildiği anlaşıldı.
İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...0 E. Sayılı dosyasının celp edilerek yapılan incelenmesinde; davacı... tarafından davalı ... A.Ş Ticari Şirket aleyhine 10.01.2023 tarihli 2023/2 sayılı yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespiti ve pay defterine gerçekleştirilen kaydın düzeltilmesi istemli dava açıldığı, müzekkere yazım tarihi itibariyle doyasının derdest olduğu görülmüştür.
İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasının celp edilerek yapılan incelenmesinde; davacı ... tarafından davalı ... Anonim Şirketi aleyhine Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) istemli dava açıldığı, işbu mahkeme dosyasında 29/09/2022 tarihinde davanın reddine karar verilmiştir.
İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının UYAP sisteminden gönderilen suretinin tetkikinde; davacı ... Terekesi Memuru ...tarafından davalı... İnşaat A.Ş. aleyhine davalı şirketin 21.03.2023 tarihinde gerçekleştirilen 2021 yılı olağan genel kurul toplantısında terekeye ait hisselerin genel kurul toplantısında temsili için tereke mahkemesine yahut müvekkili tereke memuruna davetiye çıkarılmamış olması ve genel kurul toplantısı için belirlenen gün ve saatte hazır bulunulmasına rağmen tereke memuru Av. ...’ün toplantıya katılmasına izin verilmemiş olması nedeniyle genel kurulda alınan kararların batıl olduğu iddiası ile iptali talebi ile dava açıldığı, 26/09/2023 tarihli ara karar ile "davacının TTK 449 ve HMK 389 gereğince genel kurul kararlarının yürütülmesinin geri bırakılması isteminin, dava dosyası kapsamı belgeler gereğince yasal koşullar ve yaklaşık ispat gerçekleşmediğinden takdiren reddine" dair karar verildiği, kararın davacı vekilince istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 2023/2066 Esas 2023/1868 Karar sayılı 30/11/2023 tarihli kararı ile "İlk derece mahkemesi dosyasının mahkemesine geri çevrilmesine, İstinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına" dair karar verildiği, 2023/898 Karar sayılı 23/11/2023 tarihli gerekçeli karar ile "... nun terekesine temsilci atanması kararı denetim makamı olan İstanbul ... Asliye Hukuk Mahkemesi... D.iş- ...K. Numaralı ve 10/08/2023 tarihli kararı ile kaldırıldığından davacı Av ... yönünden aktif husumet yokluğu sebebiyle HMK 114/1-d 115/2 gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulen reddine, davalı şirketin 21/03/2023 tarihinde gerçekleştirilen genel kurulunda alınan kararların batıl olduğu iddiası ile iptali isteminin reddine, ... nun müdahillik talebinin asıl dosya davacısı ile arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından reddine, yürütmenin geri bırakılması talebinin de müdahillik talebinin reddedildiğinden reddine, ...'nun feri müdahil talebinin de asıl davada husumet yokluğundan reddedildiğinden hukuki yararı bulunmadığından reddine, asıl dosya davalısı ile aralarında asıl dosya davacısı ile arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı ve asıl dosya davacısının butlan/iptal gerekçeleri dikkate alınarak reddine, müdahillik talebi reddedildiğinden genel kurul kararlarının yürütülmesinin geri bırakılması talebinin de reddine" dair karar verildiği anlaşıldı.
Mahkememizce somut uyuşmazlığın gerek ana gerek birleşen dava açısından davalı şirketlerin 06/01/2023 tarihli ve ... sayılı ayrıca 10/01/2023 tarihli 2023/2 sayılı Yönetim Kurulu kararlarının batıl olup olmadıkları ile pay defterinde gerçekleştirilen kayıtların düzeltilmesi şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarında toplandığı görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf iddia savunmaları, emsal mahkeme kararları, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre; davalı şirketlerin yönetim kurulu kararları ile muris ...'nun hisselerinin mirasçılara intikali kararlaştırılmıştır.
Türk Ticaret Kanunu’nun payların bölünememesi başlıklı 477. maddesinde, “Pay şirkete karşı bölünemez. Bir payın birden fazla sahibi bulunduğu takdirde, bunlar şirkete karşı haklarını ancak ortak bir temsilci aracılığıyla kullanabilirler. Böyle bir temsilci atamadıkları takdirde, şirketçe söz konusu payın maliklerinden birine yapılacak tebligat tümü hakkında geçerli olur. Genel kurul, sermaye tutarı aynı kalmak şartıyla, esas sözleşmeyi değiştirmek suretiyle, payları, asgari itibarî değer hükmüne uyarak, itibarî değerleri daha küçük olan paylara bölmek veya payları itibarî değerleri daha yüksek olan paylar hâlinde birleştirmek yetkisine haizdir. Şu kadar ki, payların birleştirilebilmesi için her pay sahibinin bu işleme onay vermesi gerekir.” hükmü bulunmaktadır. Aynı Kanunun 494/2. maddesinde de “Payların miras, mirasın paylaşımı, eşler arasındaki mal rejimi hükümleri veya cebrî icra gereği iktisap edilmeleri hâlinde, bunların mülkiyeti ve bunlardan kaynaklanan malvarlığına ilişkin haklar derhâl; genel kurula katılma haklarıyla oy hakları ise ancak şirketin onayı ile birlikte devralana geçer.” hükmünü içermektedir.
Davacı ve diğer ortaklara mütevaffa ...'nun payı miras olarak intikal etmiş olmakla birlikte, davacı ve diğer ortaklara geçen paylar elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olup, henüz müşterek mülkiyete dönüşmediğinden ve TTK 477. maddesi uyarınca mirasçılar arasında taksime ilişkin anlaşma bulunmadığından terekeye temsilci atanması gerekmektedir(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 02/11/2022 tarih ve 2021/3662 E. - 2022/7682 K. Sayılı kararı). TTK 477. maddesi uyarınca mirasçılar arasında taksime ilişkin anlaşma bulunmadığı ve elbirliği mülkiyeti başka bir surette de çözülmediği nazara alındığında, davalı şirketlerin 06/01/2023 tarihli ve 2023/1 sayılı ayrıca 10/01/2023 tarihli 2023/2 sayılı mirasın paylaştırılmasına ilişkin Yönetim Kurulu kararlarının batıl olduğunun tespiti ile pay defterinin intikal öncesi duruma getirilecek şekilde düzeltilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davacı tarafından açılan gerek ana dava gerek birleşen dava açısından davanın KABULÜ ile;
Davalı şirketlerin 06/01/2023 tarihli ... sayılı ayrıca (birleşen dosya açısından) 10/01/2023 tarihli ...sayılı mirasın paylaştırılmasına ilişkin Yönetim Kurulu kararlarının batıl olduğunun tespiti ile pay defterinin intikal öncesi duruma getirilecek şekilde düzeltilmesine
2-Mahkememiz ... E. Sayılı dava dosyası yönünden;
-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60.-TL karar harcından peşin harçı olarak yatırılan 179,90.-TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 247,7‬0.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Davacı tarafından yapılan; 633,50.-TL Tebligat Posta ve diğer masraflar, 25,60.-TL vekalet harcı, 179,90.-TL başvurma harcı, 179,90.-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.018,90.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Birleşen İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/66 E. 2023/94 Karar Sayılı Dosyası yönünden;
-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60.-TL karar harcından peşin harçı olarak yatırılan 179,90.-TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 247,7‬0.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Davacı tarafından yapılan; 25,60.-TL vekalet harcı, 179,90.-TL başvurma harcı, 179,90.-TL peşin harç olmak üzere toplam 385,40.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere dosya üzerinden oy birliğiyle karar verildi.14/02/2024
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır