İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/243 K.2025/495

🏛️ İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2024/243 📋 K. 2025/495 📅 03.07.2025

T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/243 Esas
KARAR NO:2025/495
DAVA:İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:29/04/2024
KARAR TARİHİ:03/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında .... Noterliği'nin 13.03.2014 tarihli ... yevmiye numaralı "Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı Sözleşmesi" imzalandığını, işbu sözleşme uyarınca davalı tarafın mülkiyetinde yer alan taşınmaz üzerinde davacı şirket tarafından inşaat yapılması ve bu inşaatın paylaşılmasının kararlaştırıldığını, sözleşme uyarınca davalı tarafın 13.09.2014 tarihine kadar sözleşme konusu taşınmaza ilişkin imar ve mülkiyete dair yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini, ancak davalı tarafından bu yükümlülüklerin yerine getirilmediği için taraflar arasında 12.11.2015 tarihli "Sulh Protokolü" başlıklı belgenin imzalandığını, davalı tarafın Sulh Protokolü ile taraflar arasındaki sözleşmede üstlenmiş olduğu edimi yerine getiremediğini açıkça ikrar ettiğini ayrıca davacı tarafa 6.250.000-TL borçlu olduğunu kabul ettiğini, bu borcunu da 15.02.2016 tarihine kadar ödemeyi taahhüt ettiğini, davalı tarafın 15.02.2016 tarihinde ödeme yapamaması üzerine tarafların yeniden bir araya gelerek 24.05.2016 tarihli "Protokol" başlıklı belgeyi imzaladıklarını, 24.05.2016 tarihli Protokolde davalı tarafın borcunu vadesinde ödeyemediğini ikrar ettiğini, borcunu 31.07.2016 vade tarihli 2.250.000-TL bedelli, 31.08.2016 vade tarihli 2.000.000-TL bedelli ve 30.09.2016 vade tarihli 2.000.000-TL bedelli senetler düzenleyerek ödemesinin kararlaştırıldığını, devamında ise bu senetlerin tahsili koşuluna bağlı olarak 12.11.2015 tarihli protokol hükümlerinin uygulanacağının düzenlendiğini, davalı tarafın talebi doğrultusunda taraflar arasında 03.08.2016 tarihli "Ek-Protokol" başlıklı yeni bir belge imzalandığını, 03.08.2016 tarihli protokol uyarınca davalı tarafın ödemekle yükümlü olduğu borca ilişkin senetlerin, takip konusu yapılan senetler halini aldığını, takibe dayanak senetler ve protokoller uyarınca davalı tarafın davacıya borçlu olduğunun sabit olduğunu, bu sebeple icra takibine yapılan itirazın hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğundan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, davalı tarafça takibin semeresiz bırakılması maksadıyla sahibi olduğu kooperatif hisselerini 3. kişilere devretmesi ihtimali bulunduğunu, davalı kooperatife ait hisselerin 3. bir kişiye devri ihtimali karşısında davacının hakkını elde edebilmesinin imkansız hale geleceğini, telafisi imkansız zararların meydana gelmesinin engellenmesi açısından, davalı tarafa ait kooperatif hisselerinin 3. kişilere devir ve tescilinin önlenmesi hususunda tercihen teminatsız aksi kanaat halinde ise uygun bir teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, borçlu davalının ödeme emrinde talep edilen alacak bakımından borçlu olduğunu kendisi tarafından imzalanmış protokoller ve düzenlenmiş senetlerle bilmesine rağmen yapmış olduğu itirazın kötü niyetli olduğunu, hem protokollerde hem de takip konusu senetlerde alacağın türü, vadesi ve miktarının belirli olduğunu, davalı tarafın takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, davalı tarafın icra takibine konu edilen senetleri düzenlediği, vadeleri gelmesine rağmen ödemediği göz önüne alındığında başlatılan icra takibine ilişkin herhangi bir borcu olmadığı şeklinde yapmış olduğu itirazın kötüniyetini ortaya koyduğunu, davalı tarafın işbu kötü niyetli itirazı sebebiyle huzurdaki davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, kötü niyetli itirazı nedeniyle davalının İİK hükümleri doğrultusunda icra inkar tazminatına, HMK hükümleri doğrultusunda ise müvekkili ile aralarında akdedilen sözleşme yerine geçmek üzere karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücreti ile disiplin para cezasına mahkum edilmesi gerektiğini, davalı tarafça takibe itiraz edilmesi üzerine davacı tarafça arabuluculuk başvurusu yapıldığını, yapılan görüşmeler neticesinde 08.03.2024 tarihinde anlaşmama yönünde son tutanak düzenlendiğini beyan ederek; öncelikle huzurdaki davanın ve dayanağı takibin semeresiz kalmamasının temin maksadıyla davalı kooperatife ait hisselere ilişkin tercihen teminatsız aksi halde uygun bir teminat mukabilinde 3. kişilere devir başta olmak üzere her türlü tasarrufi işlemi kısıtlar mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalı tarafından .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak gerçekleştirilen itiraz nedeniyle davalı - borçlunun takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, kötü niyetli davalının HMK 329/1 gereği müvekkili ile aralarında anlaşılan vekalet ücreti yerine geçmek üzere karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre anlaşılan vekalet ücreti için doğrudan mahkemece takdir olunacak miktarı ödemeye mahkum edilmesine, kötü niyetli davalının HMK 329/2 gereği üst sınırdan disiplin para cezasına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; takip dayanağı olan senet ve protokollerin geçerliliğinin incelenmesi gerektiğini, davacı tarafın, davalının borçlu olduğunu iddia ettiği ve takiplerine dayanak olarak gösterdiği belgelerin yalnızca 3 adet protokol ve 3 adet senetten ibaret olduğunu, taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin şekil açısından geçerlilik şartlarından birinin de noter huzurunda düzenlenmesi ve imzalanması gerektiğini, bu iki sözleşmeye dayanarak yapılacak ek protokollerin de aynı şekil şartlarına tabi olarak yapıldıkları takdirde geçerlilik taşıyacaklarını, protokollerin esası incelendiğinde, geciktirici koşula bağlı olarak yapıldıklarını yani tarafların fesih hususunda anlaştıklarını ancak bu fesih olgusunun gerçekleşmesi için protokollere konu senetlerin davalı tarafından ödenmesinin konu alındığını görülebileceğini, fesih kararı içeren ve sözleşmelere ek olarak düzenlenen bu protokollerin de geçerli olabilmesi için Noterlik Kanunu madde 81/2 uyarınca noter huzurunda düzenlenmesi gerektiğini, Kanun hükmü uyarınca da geçerli olarak noter huzurunda düzenlenmeyen takibe konu işbu protokollerin ve dolayısıyla bu protokollere konu senetlerin geçerli olduğundan bahsedilemeyeceğini, geçersiz sözleşmeye dayanarak alacak talebinde bulunulmasının hukuken geçerli olmayacağını, borcu kabul anlamına gelmemekle beraber, bir an için aksi düşünüldüğünde dahi, davalı tarafın dayanmış olduğu kambiyo senetlerinin zamanaşımına uğradığını, bu sebeple de takibin ilamsız icralara özgü genel haciz yoluyla başlatıldığını, dolayısıyla davacının takip öncesi faizi isteminin hukuken mümkün olamayacağını, davacı tarafından takip talebine konu alacağın dayanağı bonoların vade tarihlerinin; 30.09.2016, 30.10.2016 ve 30.11 2016 olduğunu, davacı yanın 15.11.2023 tarihinde takip başlatması sebebi ile TTK m. 749 uyarınca takibe konu senetlerin zamanaşımına uğradığını, Yargıtay kararları ve güncel tarihli içtihatı birleştirme kararı da incelendiğinde zamanaşımına uğramış bir kambiyo senedinin adi bir senet dahi olamayacağı ancak delil başlangıcı olarak kabul edilebileceğinin görüleceğini, bu sebeple davacının alacağını yalnızca delil başlangıcı olan bu bonolar ile ispatlamasının yeterli olmayacağını, alacağını diğer ispat yöntemleri ile ispatlaması gerektiğini, davacı tarafın iddia ettiği alacağı talep edebilmesi için davalı tarafı temerrüte düşürmesi gerektiğini fakat davacı tarafından hiçbir ihtar çekilmediğini, 15.11.2023 tarihinde başlattıkları takip ile bu ihtar şartının gerçekleştiğinin kabul edileceğini, bunun en önemli sonucunun da talep edilen faizin başlangıç tarihinde kendini göstereceğini, borcu kabul kabul anlamına gelmemekle birlikte, takip talebinde gösterilen faizin başlangıç tarihi ödeme tarihinden itibaren olsa da faiz başlangıç tarihinin ihtar çekme tarihi olarak kabul edilecek 15.11.2023 tarihi olması gerektiğini, borcu kabul etmemekle birlikte, davacının haksız ve mesnetsiz olarak dava konusu ettiği 12.774.421,23 (takip öncesi faiz dahil edilerek açılan dava değeri) - 6.250.000 (asıl alacak) = 6.524.421,23 TL yönünden davanın reddi gerektiğini, senetleri doğuran 03.08.2016, 24.05.2016 tarihli ek protokoller ve sulh protokolünün geçerli şekil şartına uygun olarak düzenlenmemiş olduğundan hükümsüz olduklarını, hükümsüz protokoller ve zamanaşımına uğrayan bonolara dayalı takibin de konusuz kalacağını, dolayısıyla davacının alacağını ispat edemediğini beyan ederek; haksız ve mesnetsiz olarak talep edilen 6.524.421,23 TL tutarındaki takip öncesi faiz başta olmak üzere davanın reddine, haksız ve kötü niyetli olarak açılan icra takibine binaen davacı tarafın takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde; Arabuluculuk son tutanağının e imzalı suretini, .... Noterliği'nin 13.03.2014 tarihli ... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı Sözleşmesi'nin fotokopisini, 24.05.2016 tarihli Protokolün fotokopisini, 12.11.2015 tarihli Sulh Protokolünün fotokopisini, 03.08.2016 tarihli Ek Protokolün fotokopisini sunmuş olduğu görüldü.
.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının bir suretinin UYAP sisteminden çıkartılarak dosyaya alındığı, dosyanın tetkikinde dosyanın .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı dosyasından alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine 2.000.000,00 TL 03.08.2016 tarihli Protokol uyarınca düzenlenen 30.09.2016 Vade Tarihli senet alacağı, 2.000.000,00 TL 03.08.2016 tarihli Protokol uyarınca düzenlenen 30.10.2016 Vade Tarihli senet alacağı, 2.250.000,00 TL 03.08.2016 tarihli Protokol uyarınca düzenlenen 30.11.2016 Vade Tarihli senet alacağı, 2.105.972,60 TL 03.08.2016 tarihli Protokol uyarınca düzenlenen 30.09.2016 Vade Tarihli senede 3095 SK md. 2/2 uyarınca işlemiş faiz, 2.088.712,33 TL 03.08.2016 tarihli Protokol uyarınca düzenlenen 30.10.2016 Vade Tarihli senede 3095 SK md. 2/2 uyarınca işlemiş faiz, 2.329.736,30 TL 03.08.2016 tarihli Protokol uyarınca düzenlenen 30.11.2016 Vade Tarihli senede 3095 SK md. 2/2 uyarınca işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.774.421,23 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 29.11.2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 29.11.2023 tarihli dilekçesi ile icra takibinin yetkisine ve takip konusu borca tüm ferileriyle birlikte itiraz ettiği, alacaklı vekilinin 05/12/2023 tarihli dilekçesi ile dosya kaydının kapatılarak yetki itirazı doğrultusunda İstanbul Çağlayan Adliyesine gönderilmesini talep ettiği, .... İcra Müdürlüğü'nün 06/12/2023 tarihli tensip tutanağı ile talebin kabulüne karar verildiği ve dosyanın .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına tevzi edildiği, ödeme emrinin borçlu vekiline 29/01/2024 tarihinde e tebligat olarak tebliğe çıkarıldığı, borçlu vekilinin 30/01/2024 tarihli dilekçesi ile takip konusu borca dayanak evraklardaki imzaya ve borcun tüm fer'ilerne birlikte itiraz ettiği ve takibin durdurulduğu anlaşıldı.
İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne yazılan yazıya verilen cevapta davacı ve davalı şirketin son sicil kayıtlarının gönderildiği anlaşıldı.
Mahkememizin 03.05.2024 tarihli ara kararı ile talebin itirazın iptali istemli dava içerisinde ihtiyati tedbir istemine ilişkin olduğu, davanın konusunun para alacağının tahsiline yönelik olduğu, davacı tarafın davalı Kooperatif hisselerine ihtiyati tedbir konuması talebinin davanın konusu olmadığı anlaşılmakla ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verildiği, davacı vekilinin 27/05/2024 tarihli dilekçesi ile kararın istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi'nin 2024/1035 Esas 2024/897 Karar sayılı 12/09/2024 tarihli kararı ile "İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/05/2024 tarih ve 2024/243 Esas sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine," dair kesin olarak karar verildiği anlaşıldı.
Mahkememizin 17/10/2024 tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararı ile .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptali şartlarının oluşup oluşmadığı, oluştuysa alacağın miktarı ile işlemiş faiz hususlarında bilirkişilerden rapor alınmasına karar verildiği, 4 numaralı ara kararı ile davacı vekiline davaya konu protokol ve sulh sözleşmesi asıllarını sunmak üzere 2 haftalık süre verildiği, davacı vekilinin 31/10/2024 tarihli dilekçesi ile .... Noterliği'nin 12.03.2014 tarihli ... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi'ni, 24.05.2016 tarihli Protokol'ü, 12.11.2015 tarihli Sulh Protokolü'nü ve 03.08.2016 tarihli Ek Protokolü sunmuş olduğu görüldü.
Davalı vekilinin 05/11/2024 tarihli dilekçesi ekinde ticari defterlerinin fotokopilerini sunmuş olduğu görüldü.
Bilirkişinin 27/02/2025 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;
"Davalı tarafın Yasal Defterlerinde belgelerin kaydedildiği, Davalı tarafın Açılış ve kapanış kayıtlarının Kanun öngördüğü süreler içinde yaptığı, Davacı / Davalı lehine delil olma kuvvetine sahip olduğu kararın Sayın Mahkemeye ait olacağı,
Davacı taraf kanuni defter ve belgeleri sunmamıştır. Bu konuda nihai karar Sayın Mahkemeye aittir.
Taraflarca paylaşılan belgelere göre T.C. .... Noterliği, 12.03.2014 tarih ... yevmiye numarası ile “Düzenlenme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşme" imzaladıkları,
İmzalanan sözleşme kapsamında davacı tarafından sözleşme şartlarına uygun olarak 4.400.000.-TL davalı tarafa ödeme yapılmış olduğu,
Taraflar arasında 12.11.2015 tarihli “Sulh Protokolü” gereğince “15.02.2016 tarihine kadar 6.250.000.-TL ödeme yapacağını" davalı tarafın kabul ve beyan etmiş olduğu,
Taraflar arasındaki 03.08.2016 tarihli Ek Protokol ile Kooperatifin yetki verdiği şekilde 30.09.2016 tarihine 2.000.000.- TL, 30.10.2016 tarihine 2.000.000.- TL ve 30.11.2016 tarihine 2.250.000.- TL değerinde senet vereceği konusunda mutabakata varılmış olduğu, davalının bu senetlerden kaynaklı ödemeleri zamanında davacı tarafa yapmadığı, davacının belirlenen vadelerden geçerli olmak üzere davalı taraftan 6.250.000.-TL alacaklı olduğu,
Taraflar arasında Ek Protokol'e konu edilen senetlerin vadesi ile davacının 17.11.2023 takip tarihi arasında ticari temerrüt faizinden 6.381.869,86 TL davacının faiz alacağı olacağı," yönünde görüş ve kanaat bildirdiği, bilirkişi raporunun taraf vekillerine tebliğ edildiği, davalı vekilinin 24/03/2025 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesini, davacı vekilinin 07/04/2025 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesini sunmuş oldukları anlaşıldı.
Dava, taraflar arasında düzenlenen Düzenlenme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi ve devamındaki protokoller uyarınca düzenlenen 30.09.2016 tarihli 2.000.000,00 TL bedelli, 30.10.2016 tarihli 2.000.000,00 TL bedelli ve 30.11.2016 tarihli 2.250.000,00 TL bedelli senetlerin tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda, taraflar arasında T.C. .... Noterliği' nin 12.03.2014 tarih ... yevmiye numarası ile Düzenlenme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi yapıldığı, sözleşme uyarınca davalı tarafın mülkiyetinde yer alan taşınmaz üzerinde davacı tarafından inşaat yapılması ve bu inşaatın paylaşılması hususunun kararlaştırıldığı,
sözleşmenin 3.3. Maddesinde; " İşbu Gayrimenkul Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi ile belirlenen ve sonrasındaki Ek Protokol ile de belirlenecek mükellefiyetlerini işbu Gayrimenkul Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi'nin imzası tarihinden itibaren 6 (Altı) ay içerisinde kamilen yerine getireceğini kabul ve taahhüt eder. Aksi durumda Yüklenici'nin, yaptığı faydalı masrafları ve ödediği nakitleri talep ederek fesih hakkı doğar. Yüklenici bu hakkını kullanabileceği gibi, sözleşmelere devam da edebilir.
Yüklenici, Arsa Hak Sahibi kooperatife işbu sözleşmenin imzalanmasıyla takvimi ve miktarları “Ek Protokol'de” de belirtileceği üzere ödeme yapmayı peşinen, kabul ve taahhüt eder. Taahhüt edilen bu ödemenin 4.400.000TL'nı (Dört Milyon Dört Yüz Bin Türk Lirası'nı) sözleşmenin imzası anında ve 27.02.2014 tarihinde avans olarak ödediği 180.000 TL'nı (Yüz Seksen Bin Türk Lirası'nı), 04.03.2014 tarihinde avans olarak ödediği 320.000TL'nı (Üç Yüz ürk Lirası'nı) ve 06.03.2014 tarihinde avans olarak ödediği 600.000 TL'nı (Altı Yüz Bin Türk Lirası'ı ki toplam karşılığı olan 1.100.000TL'nı (Bir Milyon Yüz Bin Türk Lirasılar), mahsup ederek bakiye 3.300.000TL (Üç Milyon Üç Yüz Bün Türk Lirası) olarak peşinen ödeyecektir" hükmünün yer aldığı,
Davalı tarafın sözleşmenin 3.3. Maddesinde belirtilen sözleşme konusu taşınmaza ilişkin imar ve mülkiyete dair yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiği, ancak davalı tarafından bu yükümlülüklerin yerine getirilmediği iddiası ile taraflar arasında 12.11.2015 tarihli Sulh Protokolü başlıklı belge imzalandığı,
-12.11.2015 tarihli Sulh Protokolünün incelenmesinde;
Sulh protokolünün 2. Maddesinde; davalı kooperatifin sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getiremediğinden sulh ile sözleşmenin fesh edilmesini talep ettiği, bu talebinin ... ... Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından uygun görüldüğü,
Sulh protokolünün 3. Maddesinde; davalı ... Kooperatifi ilgili sözleşmeler kapsamında 15 Şubat 2016 tarihine kadar ...'ya 6.250.000 TL (Altımilyonikiyüzellibin Türk Lirası) ödemeyi kabul beyan ve taahhüt ettiği, bu ödeme yapıldığı taktirde tarafların ilgili sözleşmeleri karşılıklı olarak sulh yolu fesh edecekleri, birbirlerinden başkaca herhangi bir hak ve alacak talep etmeyecekleri,
Sulh protokolünün 4. Maddesinde; davacının 15 Şubat 2016 tarihine kadar ... Yapı Kooparitifi hakkında herhangi bir yasal işlem yapmayıp bekleyeceği, bu tarihte ödeme yapılmaz ise başkaca bir ihbar ve ihtara gerek kalmaksızın davacının her türlü yasal yollara başvurabileceği hususlarının kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
Anılan protokol hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; sulh protokolünün 2. Maddesi ile davalı tarafın, taraflar arasındaki sözleşme ile üstlenmiş olduğu edimi yerine getiremediğini ikrar ettiği, aynı protokolün 3. Maddesi ile de davalı tarafın davacıya 6.250.000-TL borçlu olduğunu kabul ettiği ve borcunu 15.02.2016 tarihine kadar ödemeyi taahhüt ettiği anlaşılmıştır.
- 24.05.2016 tarihli Protokolün incelenmesinde;
Protokolün 2. Maddesi ile; davalı kooperatifin, davacı tarafa bu sözleşme kapsamında 6.250.000,00 TL (Altımilyonikiyüzellibin TL) borcu bulunduğunu ikrar ettiği, bu borcunu ödemek için 12.11.2015 tarihinde Protokol yaptığını, Protokol gereği borcunu 15.02.2016 tarihine kadar ödemeyi üstlendiğini ancak bu taahhüdünü de yerine getiremediğini kabul beyan ve taahhüt ettiği görülmüştür.
Protokolün 3. Maddesi ile davalı kooperatifin, kooperatif Yönetim Kurulunun talebi ve ...'nın da kabulü ile borcun aşağıdaki şekilde ödenmesi konusunda mutabakata vardıkları, genel kurulda, ...'ya olan borcun aşağıdaki vade tarihlerinde belli tutarlar ile ödenmesi, senet tanzim edilerek ...'ya verilmesi için karar ve yetki alacağının kararlaştırıldığı,
1. Senet 31.07.2016 Tarihinde 2.250.000 TL
2. Senet 31.08.2016 Tarihinde 2.000.000 TL
3. Senet 30.09.2016 Tarihinde 2.000.000TL olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığı,
Protokolün 4. Maddesi ile 22.06.2016 tarihinde Genel Kurul toplanmaması veya genel kurul toplanmış ise bu şekilde karar alınmaması veya karar alınmış olmasına rağmen genel kuruldan itibaren en geç 3 gün içinde yukarıdaki vade tarihlerine göre belirtilen tutarları içerir senet düzenlenip ...'ya verilmemesi halinde ... başkaca bir ihbar ve ihtara gerek kalmaksızın başvurmuş olduğu ihtiyati haciz işlemine devam edebileceğinin kararlaştırıldığı,
Protokolün 6. Maddesi ile davacının iş bu protokolden önce ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz talep etmiş olup mahkemenin talebi kabul ettiği, davalı Kooperatif'in sulh talebi ile son defa yasal işlem durdurulduğunun, iş bu protokole göre borcun ödenmemesi halinde davacının yine ihtiyati haciz talep edebileceği hususlarının kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
Mali müşavir bilirkişi değerlendirmesine göre; davalı tarafın yasal defterlerinde belgelerin kaydedildiği, davalı tarafın ticari defterlerinin açılış ve kapanış kayıtlarının kanun öngördüğü süreler içinde yaptığı ve taraf lehine delil olma niteliğini haiz olduğu anlaşılmıştır. -T.C. .... Noterliği' nin 12.03.2014 tarihli ... yevmiye numarası ile düzenlenen Düzenlenme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi kapsamında davacı tarafından sözleşme şartlarına uygun olarak 4.400.000.- TL'a davalı tarafa ödeme yapılmış olduğu, - taraflar arasında mevcut 12.11.2015 tarihli Sulh Protokolü gereğince “15.02.2016 tarihine kadar 6.250.000.- TL ödeme yapacağını” Davalı tarafın kabul ve beyan etmiş olduğu, - Taraflar arasındaki 03.08.2016 tarihli ek protokol ile Kooperatifin yetki verdiği şekilde 30.09.2016 tarihine 2.000.000.- TL, 30.10.2016 tarihine 2.000.000.- TL ve 30.11.2016 tarihine 2.250.000.- TL değerinde Senet vereceği konusunda mutabakata varılmış olduğu, Davalının bu senetlerden kaynaklı ödemeleri zamanında davacı tarafa yapmadığı, Davacının belirlenen vadelerden geçerli olmak üzere Davalı taraftan 6.250.000.- TL'a alacaklı olduğu, - Taraflar arasında EK Protokol'e konu edilen Senetlerin vadesi ile Davacının 17.11.2023 Takip tarihi arasında Ticari Temerrüt Faizinden 6.381.869,86 TL 'a Davacının faiz alacağı olacağı belirtilmiştir.
Bu haliyle mahkememizde oluşan kanaate göre de; davalı tarafın .... Noterliği' nin 12.03.2014 tarih ... yevmiye numarası ile Düzenlenme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediğinin12.11.2015 tarihli Sulh Protokolü ile anlaşıldığı, yine davalı tarafın 12.11.2015 tarihli Sulh Protokolünün yükümlülüklerini yerine getirmediğinin 24.05.2016 tarihli Protokol ile de ikrar ettiği, davalı tarafın anılı protokollerde açık ikrarları bulunduğu, davalı tarafça protokollerin aksini ispata yönelik başka protokol yahut aynı kuvvette belge ve delil ibraz edemediği göz önüne alınarak davalı tarafın 24.05.2016 tarihli Protokolde ikrar ettiği 6.250.000,00.-TL asıl alacak üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
İşlemiş faiz talebi açısından yapılan değerlendirmede; 24.05.2016 tarihli Protokolde geçen senetlerin vade tarihleri kesin vade kabul edilerek bilirkişi tarafından yapılan işlemiş faiz hesabına mahkememizce aynen itibar olunarak davacının 6.381.869,86-TL işlemiş faiz alacağı bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Her ne kadar davalı tarafça " taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin şekil açısından geçerlilik şartlarından birinin de noter huzurunda düzenlenmesi ve imzalanması gerektiği, bu iki sözleşmeye dayanarak yapılacak protokollerin de aynı şekil şartlarına tabi olarak yapılması gerektiği " yönünde savunmada bulunduğu anlaşılmış ise de; her iki tarafın imzasını ve davalı tarafın ikrarı ile yükümlülüklerini açık şekilde taşıyan protokoller açısından kanunun daha ağır şekil şartı aramadığı anlaşılmakla bu yöndeki itirazın reddine karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar davalı tarafça " kambiyo senetlerinin zamanaşımına uğradığı, bu sebeple de takibin ilamsız icralara özgü genel haciz yoluyla başlatıldığı, dolayısıyla davacının takip öncesi faizi isteminin hukuken mümkün olamayacağı" yönünde itiraz ve beyanda bulunulduğu anlaşılmış ise de; beyanda geçtiği üzere takibin ilamsız icra yoluyla yapıldığı, protokolün genel zamanaşımı süresi 10 yıla tabi olup zamanaşımına uğramadığı, mahkememiz kabulünde de geçtiği üzere her iki tarafın imzasını ve davalı tarafın ikrarı ile yükümlülüklerini açık şekilde taşıyan 24.05.2016 tarihli Protokolde geçen senetlerin vade tarihleri kesin vade kabul edilmekle davalı tarafın bu yöndeki itirazları kabul görmemiştir.
Açıklanan nedenlerle 6.250.000,00.-TL asıl alacak, 6.381.869,86-TL işlemiş faiz talepleri açısından icra takibine yapılan itirazın kısmen kabulüne kısmen reddine dair dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HUAK 18/A-(13) ve (14). Fıkrası hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No: 2024/... sayılı dosyasından arabulucu olarak atanan ...'a ekte sunulan 3.600,00.-TL tarife bedeli üzerinden kesilen Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilerek, davanın kısmen kabulüne karar verildiği de dikkate alınarak taraflar aleyhine arabulucuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davacının davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile; .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin;
a) 6.250.000,00.-TL asıl alacak, 6.381.869,86-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.631.869,90.-TL üzerinden devamına, kabul edilen asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına,
b)Asıl alacak likit olduğundan kabul edilen asıl alacağın %20'si olan 1.250.000,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davalının kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davacı tarafın HMK 329 uyarınca ileri sürdüğü taleplerinin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 862.883,03-TL karar ve ilam harcından, yatırılan 154.283,07-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 708.599,96-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 154.283,07-TL peşin harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul olunan miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 734.318,70-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6--Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddolunan miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından bu dava sebebi ile yapılan 10.000,00-TL bilirkişi ücreti, 427,00-TL tebligat, posta ve diğer masraflar, 60,80-TL vekalet harcı, 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 10.915,40-TL yargılama giderinin ret ve kabul oranına göre 10.793,15-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye gider avansının davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin ret ve kabul oranına göre 3.559,68-TL'sinin davalıdan, 40,32-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı (Davacı vekili E-duruşma ile katılmakla) kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/07/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır