İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/117 K.2024/510

🏛️ İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2024/117 📋 K. 2024/510 📅 04.07.2024

T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/117
KARAR NO : 2024/510
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/07/2013
KARAR TARİHİ : 04/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının tacir kişiler olduğunu, müvekkilinin ...'te ...'nin işyeri sahipliğini yaptığını, eczacı olduğunu, davalının ecza deposunun hissedarlarından olup genel müdür düzeyinde temsil yetkisinin olduğunu, ... 18.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında kambiyo senedine dayalı takip başlatıldığını, ... 24.ATM'den alınan ihtiyati haciz kararı ile müvekkilinin mal varlığına haciz işlemleri uygulandığını, müvekkilinin kambiyo senedinin aslını incelediğinde kendisinin davalıya verdiği boş A4 kağıdının sağ alt köşesine denk gelecek şekli ile bilgisayarda her satırı yazılmış şekli unsurlara uygun kambiyo senedinin, davacıların murisi tarafından daha önce atılmış imzanın daha önceden atıldığı boş A 4 kağıdının printerden geçirilmesi sureti ile düzenlendiğinin tespit edildiğini, kriminal ve grafolojik inceleme yapıldığında gerçeğin ortaya çıkacağını, icraya konan kambiyo senedinde nakden ibaresi yer aldığını, müvekkilinin ...A.Ş.'den borç para aldığını, karşılığında ... yakınındaki üç katlı kargir işyeri konumlu tapunun 1/2 hissesini bu A.Ş.'ye devrettiğini belirterek sahtelik iddiasının dikkate alınarak davanın kabulü ile HMK 209/1 maddesi uyarınca takibin durdurulmasını, bononun iptalini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı/borçlu tarafından müvekkil davalı/alacaklı ...'a verilen 15.09.2010 tanzim ve 15.09.2011 vade tarihli 1.700.000,00 TL bedelli senedin, yine davacı/borçlu tarafından ödenmemesi üzerine ihtiyati haciz istemi ile 19.07.2013 tarihinde ... 24.Asliye Ticaret Mahkemesine başvurduğunu, ... 24.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.iş ve ...Karar sayılı ilamı ile ihtiyati haciz başvurusunu kabul ettiğini, teminatı yatırılmak sureti ile ilgili karar alındığını, davacı/borçlu tarafından 25.07.2013 tarihinde icra takibinden ve ihtiyati haciz kararından haberdar olunduğunu, davacı/borçlu vekili sıfatıyla vekili tarafından icra dosyasına vekaletname ibraz edildiğini, ancak davacı/borçlu ihtiyati haciz kararından 25.07.2013 tarihinde haberdar olmasına rağmen ihtiyati haciz kararına karşı yedi günlük yasal itiraz süresi içerisinde hiçbir şekilde itiraz etmediğini, ihtiyati haciz kararı bu sebeple kesinleştiğini, davacı borçlu hakkında alınan ihtiyati haciz kararının ... 18.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, Mahkemenin yukarıda esas numaralı dosyası ile müvekkil davalı/alacaklı aleyhine sahte kambiyo senedinin iptali ve icra takibinin durdurulması talebi ile menfi tespit davası ikame edildiğini, söz konusu davanın hukuki mesnetten uzak, usul ve yasaya aykırı olduğu gözetilerek reddi gerektiğini, davaya konu senedin T.T.K. 688 maddesindeki vasıfları haiz olması ve senet altındaki imzanın kendi eli mahsülü olduğunun dava dilekçesinde bizzat davacı/borçlu tarafından ikrar edilmesi sebebi ile davacı/borçlunun iddialarını yazılı bir belge/senetle ispat etmesi zarureti bulunduğunu, davalı/alacaklı tarafından davacı/borçlu ekonomik olarak zor durumda olduğu için şahsen kendisine borç verdiğini, akabinde taraflarca söz konusu emre muharrer senet düzenlenerek davacı/borçlu tarafından imzalandığını, davalı/alacaklıya verildiğini, ancak davacı/borçlunun senedi vadesinde ödememesi ve üzerinden zaman geçmesi üzerine davalı/alacaklı tarafından daha fazla beklenilmeyerek icra işlemleri başlatıldığını, öncelikle davacı/borçlunun herhangi bir yazılı belgeye dayanmayan davası ve ihtiyati tedbir konulması yönündeki talebinin reddine karar verilmesini, dava konusu alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere icra inkar / kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini savunmuştur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu, taraflar arasındaki davaya konu olan bononun sağ alt köşesindeki meslek, isim, soyadının davacı tarafından yazılarak davalıya verildiği, davacı tarafından davalıya verildiği iddia olunan bu boş belgenin bilgisayar yazıcısı aracılığı ile kambiyo senedi gibi doldurularak daha önce imzanın atılmış olduğu alt bölüme gelecek şekilde davalı alacaklı olarak gösterildikten sonra alacaklı olma görüntüsü avantajının kullanılmaya çalışıldığının iddia olunduğu, bu suretle açığa ve boş A-4 kağıdına daha önce davacı tarafından atılmış olan imzanın bilgisayar ortamında doldurtularak ve imzalı boş kağıda oturtularak icra takibine başlandığının iddia olunduğu tartışmasızdır.
Taraflar arasındaki tartışma, dava konusu olan bononun davalı tarafından boş ve imzalı bir kağıdın doldurulmak suretiyle ve hukuka aykırı şekilde davalının alacaklı konumuna getirilip getirilmediği, bu nedenle davacının da davalıya borçlu olup olmadığı, davanın ret veya kabul durumuna göre taraflar lehine İİK m.72 hükmünde öngörülen tazminatın hükmolunmasının gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır.
Dava, İİK m.72 hükmünden kaynaklanan menfi tespit davası olarak açılmış, akabinde istirdat davasına dönüşmüştür. .
Davacılar vekili Av.... 12/06/2024 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini, herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerini açıklamış olup vekilin vekaletnameye göre feragat yetkisi mevcuttur.
Davalı vekili Av.... 12/06/2024 tarihli dilekçesinde herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerini bildirmişlerdir.
Davadan feragat HMK m.307. ve 311.maddeleri hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen, kesin hükmün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir. HMK m.307 hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatının mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Esasen davacı vekilinin feragat yetkisi olup davanın niteliği gereği ise feragat hukuken sonuç doğurabilecek niteliktedir.
Yapılan açıklamalar karşısında davacı ... mirasçılarının davasının feragat nedeni ile tümden reddine dair karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı ... mirasçılarının açmış olduğu davasının feragat nedeniyle reddine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince (ilk duruşmadan sonra feragat olduğundan 2/3'ü alınmıştır) alınması gereken 285,06 TL harcın; peşin alınan 38.626,40 TL ve 29.031,75 TL toplamı 67.658,15‬ TL harçtan mahsup edilerek 67.373,09‬TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı mirasçılara iadesine,
3-Davalı vekilinin beyanı karşısında davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdir olunmamasına,
4-Taraflarca harcanan yargılama giderlerinin tarafların üzerinde bırakılmasına,
5-Karar kesinleştiğinde gider avansının talep halinde iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul BAM nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere vekillerin huzurunda ve oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...