İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/162 K.2024/585

🏛️ İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2023/162 📋 K. 2024/585 📅 19.09.2024

T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/162 Esas
KARAR NO : 2024/585
DAVA : Tapu İptali ve Tescil
DAVA TARİHİ : 10/01/2017
KARAR TARİHİ : 19/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali ve Tescil davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP : Davacı vekili tarafından sunulan 10/01/2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; ... ortak ... ...'ın haksız menfaat elde etme amacıyla şirketin ve diğer ortağı ... ...'nın zararına hareket ederek değerin altında ve muvazaalı olarak diğer davalılara devrettiği, dava konusu taşınmazlardaki şirkete ait taşınmazların satışının ve tapu senedinin iptalini taşınmazların şirket adına tescilini, aksi halde; tapu iptali ve tescil yönündeki talebimiz uygun görülmez ise, davaya konu taşınmazların rayiç bedelleri tespit edilerek; fazlaya ve hesapta hataya ilişkin haklarımız saklı kalmak koşuluyla; şimdililik yukarıda açıklanan nedenlerle, taşınmazların bedelinin, sayın mahkemece tespit edilmesi gerektiğinden, terditli ve belirsiz olarak açılan ve hesapta hataya fazlaya dair her tür talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00-TL sınırlı tuttukları ve her bir taşınmaz için ayrı ayrı olmak üzere, alan ve satan davalılardan her bir taşınmazın satış tarihinden itibaren ayrı aynı işleyecek temerrüt faiziyle/ticari avans faiziyle birlikte, müştereken ve müteselsilen olmak üzere tahsiline ilişkin alacak davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... ... vekili tarafından sunulan 05/03/2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın terditli taleplerinden ilki olan tapu iptal talebinin kötüniyetli ve dayanaksız olduğundan reddine, taşınmazın değerinin hesaplanarak şirkete ödenmesine yönelik talebinin de, taşınmaz satış bedelleri alındığından ve ortaklar arasında paylaşıldığından bahisle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... vekili tarafından sunulan 08/03/2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, dava konusu taşınmaz hisselerini satış bedellerini ödeyerek hukuka uygun şekilde satın aldığını ve davanın şirket ortaklarına yöneltilmesi gerektiğini belirterek sıfat yokluğu nedeniyle davalı açısından davanın reddine karar verilmesini davacının işlemin tarafı olduğunu muvazaa sebebine dayalı hak iddia edemeyeceğini, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... ... ... vekilli tarafından sunulan 08/03/2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle;davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacının aktif husumetinin bulunmadığını, dava konusu taşınmazda komandit şirketin maliki bulunduğu hisselerin tamamını şirketi münferiden temsile yetkili bulunan ... ...'dan satın aldığını, bedelini ... ...'a ödediğini, davanın davacı ... yönünden aktif husumet yokluğundan davacı şirket yönünden esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : Tapu kayıtları, Şirket Esas sözleşmesi, Ticaret Sicil kayıtları, İmza sirküleri, ... Belediyesi emlak kayıtları, Gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri, Kamulaştırma kayıtları, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/... soruşturma sayılı dosyası, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/... Esas sayılı dosyası, Tanık beyanları, bilirkişi raporları, hukuki mütalaa ve tüm dosya kapsamı.
... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/... Soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; müşteki ... ... tarafından şüpheli ... ... hakkında yapılan şikayet nedeniyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan yapılan soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/... Esas, 2021/... Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... tarafından davalı ... ... aleyhine açılan davalının şirket ortaklığından çıkarılmasına yönelik dava sonucunda; davalının davayı kabul etmesi nedeniyle davalı ...'ın ... Adi Komandit Şirketi ... ve Ortağı şirketinin ortaklığından çıkarılmasına karar verildiği ve kararın istinaf incelemesi devam ettiğinden henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.
... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/... Esas sayılı dosyasında tanıklar;
Davalı ... ... Tanığı ... ; " ... ... ve ... alkanın mal sahili olduğu ... Pasajının odabaşı ve çay işletmeciliğini yapıyorum. 25 yıldır bu işi yapıyorum. Bu nedenle davalıyı tanıyorum. Kapalıçarşıdaki bir gayrimenkulün ... tarafından ... beye satıldığını biliyorum. Hem ... hemde ... kendi hisselerine düşen parayı ... ...dan almıştır. Bunu biliyorum. Hatta ... bu taşınmazın git oğlum oraya bir bak rayiç bedelini bir öğren diye benden talepte bulunmuştu. Bende gidip emlakçılara sormuştum. 2016 yılında bir rakam belirlenmişti. Şu anda bu rakamı hatırlamıyorum. Edindiğim bilgiyi ... ...'a söyledim. Daha sonra satış işlemleri yapıldı. ...'ın masasından bir para görmüştüm ancak miktarını bilmiyorum. Çay servisinden bulunduğu sırada ... ve leventin karşılıklı konuştuklarını, gayrimenkulle ilgili konuşmaları olduğunu tanık olmuştum. Bu nedenle kaç TL ye satıldığını bilemiyorum. Hisselerin kime ait olduğunu bilemiyorum. ... pasajındaki kiraları biz toplardık. Biz bu kira paralarını ... ...'a verirdik. ... ve ... da bu paraları paylaşırlardı. Birbirlerine elden verirlerdi dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı ... Tanığı ... Karadoğan; " Ben ... Pasajında yöneticilik yapıyorum ve çay ocağı işletiyorum. Kurulduğundan bu yana 40 senedir bu işi babamla ve kardeşlerimle birlikte yapıyoruz. Toplanın kiraları bizler topluyoruz. ... alkana kteslim ediyoruz. O da ... alkana kendi payını ödemektedir. Bize ... ...'ın payını elden taslim ediyoruz. ... ...'ı da ... ve ... ın yanına gelip giderken görüyorum. ... ve in ofisleri yan yanadır. Her ikisine de uğrardı. Bende çay servisi ve kira bedellerinin toplanıp teslimi için ... ve ... alkanını yanına uğruyordum. Gidiş geliş yaparken kapalıçarşıda bir yerin satışını yapılacağını öğrendim. ... ve ... ... birlikte leventle birlikte üçü bir arada konuşuyorlardı. Zaman geçti, paralar geldi. ... ve ... masa başında parayı paylaşıyorlardı. ... ... parasını alıp çıktı, ... ... bana parayı vererek kapalıçarşıdan döviz al gel dedi bende dövizi olıp ... alkana teslim ettim. Aldığım para 300.000-TL idi buna karşılık döviz aldım dedi. Bu olay bir iki sene kadar önce olmuştur. ... alkanın parayı alıp gittiğini gördüm. Ben çay sevisleri sırasında bu olaya tanık oldum. Diğer tanığında o sırada benim yanımda olup olmadığını hatırlamıyorum dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı Tanığı ... ; "Ben davacı ... İnşaat Adi Komandit şirketinin mali müşaviriyim. Aynı handa şirketten farklı bağımsız bölümlerde iş yapmaktayım. ... bey birgün bana gelerek resim gazetenin çıkarılmasını istedi. Şirkete ilişkin resmi gazeteler baktık. Ben de orda münferiden davalı ...'in yetkili olduğunu fark ettim. Taşınmazın ... tarafından üçüncü kişilere satıldığını bana ... bey söyledi. Satın alan kişileri tanımamaktayım. Bu satışa ilişkin herhangi bir bedel şirket hesaplarına intikal etmemiştir. İntikal etseydi bilgim olurdu. Şirketin banka hesabı yoktur. Şirket pasif haldedir. Herhangi bir geliri yoktur. Bu nedenle boş vergi beyannameleri vermekteri. Geliri olmadığı için de her hagni bir hesabı bulunmamaktadır ve kullanılmamaktadır. Şirketin kira geliri yada her hangi bir geliri yoktur. Şirketin dava konusu dışında başka bir taşınmazı yoktur. Şirket kayıtlarına göre yoktur dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/... Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda özetle; Dosyanın davacıları ve davalıları olan ... ... ve ... ... ...'in ... ortak olan ... ...'dan satın aldıkları taşınmazlara ilişkin adlarına kayıtlı tapu kayıtlarının iptali ile tescilinin talep edilemeyeceğini, Davacı adi komandit şirket ve veya şirket komandite ortağı olan davacı tarafından davalılardan Levenli ... ve ... ... ...'den gerek resmi senette belirtilen satış bedelleri veya gerekse satış bedeli olarak belirlenen miktarlar nedeniyle herhangi bir talepte bulunulamayacağını, davacıların davalılardan ... 'ın resmi senette belirtilen toplam 610,000,00 ın hisselerine isabet eden 305.0090,00 TL'nin ödenmediği ve bu nedenle bu miktarın %50'sinin davacılara ödenmesi kanaatine varılması halinde davacıların talep edebileceği miktarın 305.000,00-TL olabileceğini, davacıların adi komazdit şirketin hisselerinin satış tarihindeki rayiç bedellerinden hisselerine isabet eden miktarın denmesi kanaatine varılması halinde, davacıların talep edebilecekleri alacak miktarının 900.000,00-TL, olabileceğini, davacıların talep edebilecekleri alacak miktarı açısından mahkemece hükmedilebilecek miktar için ancak dava tarihinden itibaren yasal temerrüt faizi talep edebileceklerinin sonuç ve kanaatine varmışlardır.
Bilirkişi ... ... ve ... tarafından sunulan 14/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı şirkete ait gayrimenkullerinin satışına ilişkin ortaklar tarafından oybirliği ile alınmış bir karar olmadığından davalılardan ... ... tasarruf işlemi yapmaya yetkili olmayıp tasarruf işleminin geçersiz olduğunun, dolayısıyla geçerli bir kazanma sebebine dayanmayan tescilin yolsuz tescil olduğunun, Davalıların iyi niyetinden bahsedebilmek için gayrimenkullerin maliki olan davacı şirketin bir komandit şirket olduğunu ve iki ortağı bulunduğunu ortaklar tarafından oybirliği ile karar alınmadan bunların satılamayacağını bilmemesi veya bilebilecek durumda olmaması gerektiği, oysa tarafların beyanlarından anlaşıldığı üzere birbirlerini tanıdıkları hatta davacı şirket ile davalılardan ... ... arasında 2006 yılında kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığının, hatta satış öncesi davacı ortak ... ... ile de görüşüldüğü bu durumda davalı alıcıların iyi niyetli olmadıklarının sonuç ve kanaatine varmışlardır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava davacılar tarafından davalılar aleyhine açılan dava konusu taşınmazların muvazaalı satımına dayalı tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde taşınmaz bedellerinin tahsili isteminden davasından ibarettir.
Davacı taraflar davacı şirketin ... ortağı ... ...'ın haksız menfaat elde etme amacıyla şirketin ve diğer ortağı ... ...'nın zararına hareket ederek değerin altında ve muvazaalı olarak diğer davalılara devrettiğini bu nedenle dava konusu taşınmazlardaki şirkete ait taşınmazların satışının ve tapu senedinin iptali ile taşınmazların şirket adına tescilini, aksi halde taşınmazların bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ise dava konusu taşınmaz hisselerini satış bedellerini ödeyerek hukuka uygun şekilde satın aldıklarını, taşınmazların satımında muvazaa bulunmadığını, taşınmazların satım bedellerin ortaklar tarafından alındığını bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Eldeki dava ilk önce ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılmış olup, 2017/... Esas, 2020/... Karar sayılı 09/01/2020 tarihli karar ile davanın reddine karar verilmesi üzerinde, karara karşı yapılan istinaf başvurusu sonucunda ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 08/12/2022 tarih 2020/... Esas, 2022/... Karar sayılı ilamı ile uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesince çözülmesi gerektiğinden bahisle kararın kaldırılması üzerine ... Asliye Mahkemesi'nin 20/12/2022 tarih 2022/... Esas, 2022/... sayılı kararıyla görevsizlik kararı verilmesi üzerine dosya mahkememize tevzi edilerek yukarıda esasa kaydedilmiş ve yargılamaya kaldığı yerden devam edilmiştir.
Dava konusu ihtilaf davacı şirkete ait olan dava konusu taşınmaz hisselerin davacı şirketin ... ortağı olan davalı ... ... tarafından diğer davalılara muvazaalı şekilde değerinin altında davacı şirketin zararına satılıp satılmadığı, bu nedenle tapu iptal ve tescil ile terditli tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarından kaynaklıdır.
Bilirkişi ... tarafından sunulan 14/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı şirkete ait gayrimenkullerinin satışına ilişkin ortaklar tarafından oybirliği ile alınmış bir karar olmadığından davalılardan ... ... tasarruf işlemi yapmaya yetkili olmayıp tasarruf işleminin geçersiz olduğunun, dolayısıyla geçerli bir kazanma sebebine dayanmayan tescilin yolsuz tescil olduğunun, Davalıların iyi niyetinden bahsedebilmek için gayrimenkullerin maliki olan davacı şirketin bir komandit şirket olduğunu ve iki ortağı bulunduğunu ortaklar tarafından oybirliği ile karar alınmadan bunların satılamayacağını bilmemesi veya bilebilecek durumda olmaması gerektiği, oysa tarafların beyanlarından anlaşıldığı üzere birbirlerini tanıdıkları hatta davacı şirket ile davalılardan ... ... arasında 2006 yılında kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığının, hatta satış öncesi davacı ortak ... ... ile de görüşüldüğü bu durumda davalı alıcıların iyi niyetli olmadıklarının sonuç ve kanaatine varmışlardır.
Davacı şirketin ... kayıtlarının incelenmesinde; ... sicil numarasında kayıtlı ... Ticaret Adi Komandit Şirketi ... ... ve Ortağı unvanlı şirket olduğu, faaliyet adresinin ... /İstanbul olduğu, ortaklarının ve yetkililerinin ... ... ile ... ... olduğu, şirket amacının inşaat malzemesi alım satımı, gayrimenkul üzerinde her türlü tasarrufta bulunma, gayrimenkul alım ve satımı yapma, gayrimenkul üzerine her türlü inşaat yapma ve yaptırma ve sair hususlar olduğu anlaşılmıştır.
Davacı şirket ... İnşaat ve Ticaret Adi Komandit Şirketi ... ... ve Ortağı unvanlı şirketin esas sözleşmesinin 6. maddesinde yer alan şirketi temsil ilzam şekli olarak "Şirketin bilcümle umur ve muamelat ve tasarrufatında ortakların her yerde ve her sıfatta komandite ortak ... ... ve ... ortak ... ... tarafından münferiden vaz'edecekleri imzaları şirketi temsil ve ilzam edecektir" şeklinde belirtilmiştir.
Yine Şirket adına düzenlenen .... Noterliği'nin 12/04/2001 tarih ve ... yevmiye sayılı imza sirküleri ile de esas sözleşmede belirtildiği şekilde, Davacı şirket ... Ticaret Adi Komandit Şirketi ... ... ve Ortağı unvanlı şirketi her sıfatta komandite ortak ... ... ve ... ortak ... ... tarafından münferiden vaz'edecekleri imzaları şirketi temsil ve ilzam edeceği belirtilmiştir.
Dava konusu taşınmazların değeri ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/... Esas sayılı dosyasında mahalinde yapılan keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporu ile dava tarihi itibariyle toplam 2.624.000,00-TL olarak belirlendiği, söz konusu tespitin mahalinde yapılan keşif sonrası dava tarihine göre taşınmazın durumu nazara alınarak yapılan hesaplamaya göre tespit edilmesi yerinde olup, Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda taşınmaz hisse değerinin güncel değer üzerinden geriye dönük hesaplanmasının doğruyu yansıtmaması ve dava tarihi itibariyle değerin belirlenmemiş olması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesinde alınan rapordaki değere itibar edilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça şirket ortağı davalı ... ... tarafından şirkete ait taşınmaz hisselerinin muvazaalı olarak değerinin altında davalılara satıldığı iddiasıyla tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde taşınmaz bedelinin davalılardan tahsili istemiyle dava açılmış, davalılar tarafından taşınmazların hukuka uygun satıldığı, muvazaa olmadığı, bedellerinin hak sahiplerine ödendiği yönünde savunmada bulunulmuş olup, mahkememizce yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda davacı şirkete ait gayrimenkullerin satışına ilişkin ortaklar tarafından oybirliği ile alınmış bir karar olmadığından davalılardan ... ... tasarruf işlemi yapmaya yetkili olmayıp tasarruf işleminin geçersiz olduğu, dolayısıyla geçerli bir kazanma sebebine dayanmayan tescilin yolsuz tescil olduğu belirtilmiş ise de, yukarıda bahsedildiği üzere davacı şirketin esas sözleşmesine göre şirket amacının gayrimenkul alım satımını içerdiği, yine şirket sözleşmesinde şirketin temsilinin her iki ortağın münferiden imzasıyla gerçekleşeceğinin belirlendiği ve bu durumun her iki ortağın kabulünde olduğu, bu nedenle şirketin amacında gayrimenkul alım satımı olması ve şirketin temsil şekli nazara alındığında bilirkişilerin ortaklar tarafından taşınmaz satımına ilişkin alınmış genel kurul kararı olmadığından bahisle taşınmaz satışının geçersiz ve tapu tescilinin yolsuz olduğu yönündeki tespite itibar edilmesinin mümkün olmadığı, davalı ... ... tarafından esas sözleşmedeki yetkisi kapsamında şirket imza sirküleri ile tapuda satışın gerçekleştirildiği, şirketin asıl faaliyet amacının her türlü gayrimenkul alım satımı olması ve davalı ... ...'ın tek başına şirketi temsil ve ilzam yetkisi bulunması nedeniyle dava konusu davacı şirkete ait taşınmaz hisselerinin davalılara satım ve tapuda devir yapılmasında herhangi bir muvazaa ve hukuka aykırılık bulunmadığı, bunun için ayrıca genel kurul kararı gerekmediği, sunulan hukuki mütalaanında bu hususu desteklediği, satış tarihi itibariyle değerinin altında bir satımdan da söz edilemeyeceği sabit olduğundan davacılar tarafından muvazaaya dayalı tapu iptal ve tescil davasının ispata elverişle delillerle ispatlanamadığı, davacının terditli talep ettiği taşınmazların bedelinin tahsiline yönelik talep yönünden ise dinlenen tanık beyanları ile dava konusu olan davacı şirkete ait taşınmaz hisselerinin davalılara satımı ve tapuda devri sonrası bedellerinin tahsil edildiği ve hak sahipleri olan davacı şirket ortaklarına ödendiğinin beyan edildiği, davacı ... ... ve ... ...'ın kardeş olmaları nedeniyle taşınmaz hisse bedelinin davacı payına düşen kısmının davacıya ödendiği hususunun ispatında yazılı belge aranmayacağı, tarafların kardeş olmaları nedeniyle ödeme hususunun tanık beyanları ile ispatlanması mümkün olup, dinlenen tanıkların da beyanlarında davacı ... ...'ın payına düşen kısmı aldığı yönünde beyanda bulundukları bu haliyle davacı tarafça terditli talep yönünden de ispat koşulunun sağlanamadığı anlaşılmakla, davacı tarafça açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklanacağı üzere;
1- Davacılar tarafından açılan DAVANIN REDDİNE,
2- Davacılar tarafından yatırılan peşin harçtan alınması gereken 427,60-TL karar harcının mahsubu ile fazla yatırılan 59.582,73-TL peşin harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacılara iadesine,
3- Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,
4- Davalı ... ... tarafından yapılan 50,00-TL tebligat/posta masrafından oluşan giderin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı ... ...'a verilmesine,
5- Davalı ... ... ... tarafından yapılan 50,00-TL tebligat/posta masrafından oluşan giderin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı ... ... ...'e verilmesine,
6- Davalılar yargılama sırasında kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen nispi 269.200,00-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalılara eşit şekilde verilmesine,
7- Taraflarca yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının yatıran ilgili tarafa resen iadesine,
Dair; davacılar vekilinin , davalılar vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/09/2024
Başkan ...
e-imza*
Üye ...
e-imza*
Üye ...
e-imza*
Katip ...
e-imza*
*Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.