İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/196 K.2024/217

🏛️ İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2023/196 📋 K. 2024/217 📅 08.03.2024

T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/196 Esas
KARAR NO : 2024/217
DAVA : Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin)
DAVA TARİHİ : 28/03/2023
KARAR TARİHİ : 08/03/2024
Mahkememizde görülen pay defteri kaydına ilişkin davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacılar vekili tarafından sunulan 28/03/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacıların ... ... ... ile davacı küçüklerin babası ... ... .... Aile Mahkemesi'nin 2018/... esas numaralı dosyası ("Bosanma Dosyası") kapsamında verilmiş olan 2018/ ... karar numaralı ve 06.07.2018 tarihli karar uyarınca boşandığını ve bu karar kesinleştiğini, mahkeme kararının 13. maddesinde davacılar ve ... ... tarafından düzenlenen ve dosyaya sunulan 20.06.2018 tarihli Protokol'ün aynen tasdikine ve taraflarca yerine getirilmesine karar verildiğini, davacılar ve ... ...'ın Boşanma Dosyasına sunmuş olduğu 20.06.2018 tarihli Protokol'ün 3.5. numaralı maddesi "Taraflar, hali hazırda Davalı ... ...'a ait ... ... Mah. ... Cad. No: ... İstanbul (... ) adresinde bulunan, tapuda İstanbul İli, ... İlçesi, ... Köyü, 15-16 pafta ... parsel ... blok ... nolu bağımsız bölümde kayıtlı gayrimenkulün, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra tarafların ortak 3 çocuğuna devredilmesi konusunda mutabık olduklarını, dava dışı ... ... tarafından Boşanma Dosyasının sonuçlanması ve kesinleşmesinden sonra ... ... Mah. ... Cad. No: .../İstanbul (... ) adresinde bulunan, tapuda İstanbul İli, ... İlçesi, ... Köyü, 15-16 pafta ... parsel 52-3C blok 152 nolu bağımsız bölümde kayıtlı gayrimenkule ilişkin intifa senetleri davacı küçüklere 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 490. maddesine uygun bir biçimde ciro edilmek ve zilyetlik geçirilmek suretiyle devredildiğini, gayrimenkule ilişkin intifa senetleri devrinin Türk Ticaret Kanunu'nun 499/4 hükmü uyarınca şirkete karşı hüküm ifade etmesi için davacı küçüklere yapılan devrin ortaklık pay defterine de kaydedilmesi gerektiğini, bunun için davalı tarafa başvurulmuş, ancak davalı tarafça işbu başvurumuzla ilgili bir işlem yapılmadığını, açıklanan nedenlerle Davacı küçüklerin ... ... Mah. ... Cad. No: ... İstanbul (...) adresinde bulunan, tapuda İstanbul İli, ... İlçesi, ... Köyü, 15-16 pafta ... parsel 52-3C blok 152 nolu bağımsız bölümde kayıtlı gayrimenkule ilişkin intifa senetleri üzerindeki hak sahipliğinin tespitine, davalı tarafından yapılması gereken davacı küçüklerin adının intifa senedi pay defterine ve ortaklık pay defterine kaydı işleminin yapılmasını talep etmişlerdir.
CEVAP : Davalı vekili tarafından sunulan 03/05/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davalı ... A.Ş.'ye, İstanbul ili ... sultan ilçesi ... mahallesi sınırları içerisinde bulunan 2.068.000 m2lik ormanlık alanda turizm maksatlı kullanım için 18.11.1991 tarihinden itibaren 49 yıllığına, Tatil Sitesi, ... Tesisleri ve Otel yapımı için üst hakkı ve Kısmi Turizm İşletme Belgesi verildiğini, dolayısı ile dava dilekçesinde yer alan ve dava dayanağını oluşturan Boşanma Protokol'ünün 3.5. Maddesinin uygulanma imkânı bulunmadığını, zira Protokolün anılan hükmünde yer alan bağımsız bölüm mülkiyeti dava dışı ... ...'a ait olmadığı gibi davalı şirkete de ait olmadığını, taşınmaz, Devlet Ormanı içerisinde yer almakta olup, Hazineye ait bir taşınmaz olduğunu, bu sebeple ... ... tarafından davacılara devrinin yapılması hukuken imkansız olduğunu, dava konusu pay senedi B Grubu hissedarlardan katılım payı avansı sağlayan hissedarlara özgülenmiş olduğundan, şirketin hissedarı olmayan davacı küçüklerin pay senedini devralmaları mümkün olmadığını, yalnızca intifa senedinin devri ve bu intifa senedi sahipliği pay sahipliği hakkı doğurmayacağından, intifa senedi sahibinin aynı zamanda şirkette pay sahibi olduğu anlamına gelmeyeceğinden davacı küçüklerin intifa senedini devralması ve zilyedi olması gerekçesiyle ortaklık pay defterine de kayıt edilmeleri mümkün olmadığını, intifa senedinin devri davalı şirketin onayının yanında intifa senedi sahibinin şirkete verdiği avansı temlik etmesi şartına da bağlı olduğunu, davacılar, ... -...'ın alacağını kendilerine temlik ettiklerine dair herhangi bir. Belge sunmadıklarından intifa senedinin devri şartlarının gerçekleştiğinden bahsedilemeyeceğini, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : İhtarnameler, .... Aile Mahkemesinin 2018/... Esas sayılı dosyası, Şirket pay defteri, İntiva senedi, Bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
Serbest muhasebeci mali müşavir bilirkişi ... ve Nitelikli hesaplamalar alanında uzman bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda; Dava konusunun, boşanma protokolünün 3.5. maddesi gereği ... ...'a ait ... ... Mah. ... Cad. No: ... adresinde bulunan, tapuda İstanbul İli, ... İlçesi, ... Köyü, ... pafta ... parsel ... Blok ... nolu bağımsız bölümde kayıtlı gayrimenkulün 3 çocuğuna devredilmesi konusunda varılan mutabakat gereği davacı küçüklerin intifa senedi pay defterine ve ortaklık pay defterine kaydı işleminin yapılması ve gayrimenkule ilişkin intifa senetleri üzerindeki hak sahipliğinin tespiti talebinden ibaret olduğu, davalı defterlerini, 6102 sayılı TTK. M 64/3 VUK M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan 2016-2017-2018-2019-2020-2021-2022-2023 - yılları karar defterinin ve pay defterinin açılış tasdikini yasal süresi içerisinde yaptırmış olup, sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, mali yönden yapılan incelemeler doğrultusunda, davalının incelenen 2016-2017-2018-2019-2020-2021-2022-2023 yıllarına ait karar ve ortaklar pay defterinde ... ... Mah. ... Cad. No: 78/1 .../İstanbul (...) adresinde bulunan, tapuda İstanbul İli, ... İlçesi, ... Köyü, ... pafta ... parsel 52-3C blok 152 nolu bağımsız bölümde kayıtlı gayrimenkule ilişkin davacılar adına ortaklık pay defterinde herhangi bir kaydın bulunmadığı anlaşılmakla taraflar arasındaki uyuşmazlığın muhteviyatı itibariyle hukuki yönden değerlendirmelerimize rapor içeriğinde yer verildiği, dava dışı ... ... ... ve dava dışı ... ... arasında akdedilen ve boşanma kararında esas alınarak mahkemece onaylanan 28.06.2018 tarihli Protokol uyarınca dava konusu intifa hissesinin pay defterine ortak çocuklar adına kaydedilmesi gerektiği, davacının eda davası niteliğindeki intifa payının ortak çocuklar adına kaydedilmesine ilişkin talebinin yerinde olduğunun görüş ve kanaatine varılmıştır.
HUKUKİ NİTELENDİRME VE GEREKÇE
Dava, gayrimenkule ilişkin intifa senetleri üzerindeki hak sahıpliğinin tespiti ile intifa hakkı sahipleri olarak pay defterine davacı adına tespiti ve tescili istemine ilişkindir.
Kurucu intifa senetleri, anonim şirketin kurucu ortaklarına verilen intifa senetleridir. Sadece kuruluş ana sözleşmesinde öngörülmüş olmaları durumunda geçerlilik kazanırlar. Yani, sonradan anasözleşme değişikliğine gidilerek "kurucu intifa senedi" tesis edilmesi mümkün değildir. İntifa hakkı, şirketin kuruluş ana sözleşmesinin veya ana sözleşme değişikliğinin tescili ile kendiliğinden oluşur. Senede bağlanması, intifa hakkına sadece tedavül olanağı sağlar, yoksa intifa hakkının kullanılmasına herhangi bir etkisi olmaz. İntifa senedi, sahibine pay sahipliği sıfatı kazandırmaz ve anonim şirkette herhangi bir payı temsil etmez. İntifa senedi sahibinin, şirkete ortak olup olmaması, intifa senedinden doğan haklara etki etmez. Pay sahiplerine verilen intifa senetleri, paydan bağımsız haklar taşır.
Hukuki işlem yoluyla payın devrinin şirkete karşı hüküm ifade etmesi, devrin pay defterine işlenmesiyle olur. Devrin pay defterine işlenmesi ise yönetim kurulunun kararına dayanmalıdır. Ana sözleşmede aksine bağlam kuralı yoksa, yönetim kurulu, devrin pay defterine kaydına karar vermek zorundadır (TTK m.490, eTTK m.416 f.2 ve m.417). Ancak nama yazılı payın devrinin, 416. maddesinin 2. fıkrasına uygun devredildiği ispat edilmedikçe, devir pay defterine yazılmaz (eTTK m.417/f.2). Devrin şirkete karşı hüküm ifade edebilmesi için pay defterine yazılması gerekli ise de bu husus devrin geçerliliğini etkilemez. Yani eTTK'nın 416/2. maddesine ve TTK'nın 490/2.maddesine uygun şekilde ciro ve senedin teslimi şeklinde yapılan pay devir işleminin taraflar bakımından geçerliliği, devrin pay defterine işlenmesine bağlı değildir. Pay defterine kayıt açıklayıcı niteliktedir ve şirketin yapacağı işlemler bakımından etkilidir. Örneğin hazirun cetvelleri, şirkete bildirilen ve deftere kaydedilen paylara göre düzenlenir; ortaklık hakları da bildirilen ve pay defterine işlenen paylar bakımından kullanılır. Bunun dışında devrin pay defterine işlenmesinin ya da işlenmemesinin, devrin geçerliliğine etkisi yoktur. Bu hususu, Yargıtay 11. HD'nin 2015/2392 E- 2016/934 K sayılı, 28.01.2016 tarihli emsal kararında "...Anonim şirket hisse devir sözleşmeleri, menkul satımı niteliğindedir. Akdin nispiliği ilkesi gereği ancak tarafları hakkında hüküm ve sonuç doğurur (Dairemizin emsal 11.09.2012 tarih 2011/7183 Esas 2012/13029 Karar sayılı ilamı). Bu itibarla mahkemenin, 'hisselerin şirket pay defterine kaydı ve bunun Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından ilanının tasarruf işlemi olduğu' yönündeki gerekçesi yerinde değildir." şeklinde ifade edilmiştir. Tekinalp, bu hususu, "Görüldüğü gibi TK, NYPS'lerin devrinde (ciro+zilyetliğinin geçirilmesi) ile (pay defterine kayıt) gibi iki işlem gurubunu birbirinden ayırmıştır. Her işlem gurubunun hukuki sonuçları değişiktir. Mülkiyeti devreden işlemler birinci gurupta yer alır. Yani, NYPS'nin ciro ve zilyetliğinin geçirilmesiyle mülkiyet devralana geçer. İkinci gurubun sadece devir olgusuna bağlı hakların AO'ya karşı ileri sürülmesi açısından önemi vardır. Pay defterine kaydın mülkiyetin kazanılmasında ve kaybedilmesinde bir rolü yoktur. Kayıt, sadece devrin AO'ya karşı ileri sürülmesini sağlar." şeklinde ifade etmiştir (POROY/TEKİNALP/ÇAMOĞLU, Ortaklıklar Hukuku II, İstanbul, 2019, s.139-131). Yani devrin pay defterine işlenmesi tasarruf işlemi niteliğinde olmayıp açıklayıcı niteliktedir ve ortaklık haklarının kullanılmasıyla ilgilidir (Benzer yönde açıklamalar için bknz: BAHTİYAR, Mehmet, Ortaklıklar Hukuku, İstanbul, 2016, s.318). Bu konuda, dosyadaki bilirkişi raporlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 490/1 maddesinde, Kanunda veya esas sözleşmede aksi öngörülmedikçe, nama yazılı payların, herhangi bir sınırlandırmaya bağlı olmaksızın devredilebileceği hükmü düzenlenmiş, istisnaları ise 491 ve 492.maddelerde gösterilmiştir.
TTK'nın 491. Maddesinde, "(1) Bedeli tamamen ödenmemiş nama yazılı paylar, ancak şirketin onayı ile devrolunabilir; meğerki, devir, miras, mirasın paylaşımı, eşler arasındaki mal rejimi hükümleri veya cebrî icra yoluyla gerçekleşsin. (2) Şirket, sadece, devralanın ödeme yeterliliği şüpheli ise ve şirketçe istenen teminat verilmemişse onay vermeyi reddedebilir." hükmü, 492. Maddesinde ise, " (1) Esas sözleşme, nama yazılı payların ancak şirketin onayıyla devredilebileceğini öngörebilir. (2) Bu sınırlama intifa hakkı kurulurken de geçerlidir. (3) Şirket tasfiyeye girmişse devredilebilirliğe ilişkin sınırlamalar düşer." hükmü düzenlenmiştir.
Davaya konu olayda, geçerli bir nama yazılı intifa senedi devir sözleşmesi bulunduğu, devir sözleşmesini de eklediği ihtarname ile davalı şirketten devir işleminin pay defterine işlenmesini talep ettiği ancak davalı şirket tarafından bunun kabul edilmediği anlaşılmaktadır.
Davalı şirket, ... ...'ın B Grubu hisselerini davacılara devretmesi ise müvekkil şirket yönetim kurulunun onayına tabii olduğunu, (Esas Sözleşme'nin 9/2. Maddesi) devre onay verilmemesi keyfi bir uygulamadan ziyade, çok ortaklı olan şirketin Sermaye Piyasası Kanunu'nun 16. Maddesi gereği 500 ortağa ulaşarak halka arz edilme zorunluluğuna tabi olmak istememesinden kaynaklandığını, intifa senedi sahibi olan B Grubu Hissedarların hisselerini ancak tek bir kişiye devrine onay verildiğini bu sebeple ortaklığını pay defterine kayıttan kaçındığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda; davalı şirkete ait ana sözleşmesinin 9/2. Maddesinde B Grubu hisselerini devrinin şirket yönetim kurulunun iznine tabii olduğu, bu şart saklı kalmak kaydı ile B türü hisseleri hissedarın dilediğine devredebileceğinin düzenlendiği görülmüştür. Dosyaya sunulan davacıların anne ve babasının kesinleşen .... Aile Mahkemesi'nin 2018/... esas 2018/... karar numaralı dosyası ile boşandıkları, mahkeme kararının 13. maddesinde 20.06.2018 tarihli Protokol'ün aynen tasdikine ve taraflarca yerine getirilmesine karar verildiği, 20.06.2018 tarihli Protokol'ün 3.5. numaralı maddesi "Taraflar, hali hazırda Davalı ... ...'a ait ... ... Mah. ... Cad. No: .../Istanbul (...) adresinde bulunan, tapuda Istanbul Ili, ... Ilçesi, ... Köyü, 15-16 pafta ... parsel ...C blok ... nolu bagımsız bölümde kayıtlı gayrimenkulün, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra tarafların ortak 3 çocuguna devredilmesi konusunda olduğu ve dava konusu gayrimenkul için verilen nama yazılı intifa senedi boşanma protokolü çerçevesinde davacı küçüklere usulüne uygun şekilde ciro edilerek teslim edildiği anlaşılmış olup söz konusu nama yazılı intifa senedinin mal rejiminin tasfiyesi amacıyla davacı çocuklara devredildiği, B grubu hisselerin devri iznine tabii ise de pay defterine kaydetmemek için haklı bir durumun mevcut olması gerektiği, hali hazırda ortak sayısı ve davacıların nama yazılı intifa senedini edinme şekilleri dikkate alındığında davalı tarafın savunmasının haklı neden oluşturabilecek durumda olmadığı, davalı şirket tarafından davacıların ortaklığın pay defterine kayıttan haklı sebeple kaçınıldığının somut delillerle ispat edilemediğinden davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE ile;
Davacı ... ..., ... ve ... ...'ın tapuda İstanbul İli, ... İlçesi, ... Köyü, ... pafta ... parsel 52-3C blok ... nolu bağımsız bölümde kayıtlı gayrimenkule ilişkin intifa senetleri üzerindeki HAK SAHIPLİĞİNİN TESPİTİNE, intifa hakkı sahipleri olarak Pay Defterine KAYDEDİLMESİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 427,60TL nispi karar harcından peşin yatırılan 179,90TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 247,70TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davacılar tarafından yapılan toplam 4.663,30TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı taraflara verilmesine,
4-Davacılar yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri ve vekalet ücretinin üzerinde bırakılmasına,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 08/03/2024
Katip ...
e-imza *
Hakim ...
e-imza *
Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İmza ile imzalanmıştır.