İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/261 K.2024/1032
T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/261 Esas
KARAR NO : 2024/1032
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 17/03/2017
KARAR TARİHİ : 26/12/2024
Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; davalı ... Şirketi ile müvekkili şirket arasında hizmet sözleşmesi düzenlenerek kredi kullandırılacak firmaların teminat altına alınacak taşınmazlarına ilişkin davalı şirketten ekspertiz talep ettiğini, bu kapsamda müvekkili banka ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında düzenlenecek kredi sözleşmesine istinaden teminat altına alınacak olan ve ... adına kayıtlı “... ili, ... ilçesi, ... Mah., 789 ada, 3 parsel” de kayıtlı taşınmaz hakkında davalı şirketten ekspertiz talep edildiğini, davalı şirket tarafından yapılan ekspertiz incelemesi sonucunda 29.11.2011 tarihli rapor ile taşınmaz için 14.000.000,00-₺ değer belirlendiğini, yapılan değerlendirme üzerine müvekkili şirket tarafından söz konusu taşınmaz üzerine 9.000.000,00-₺ ipotek tesis edilerek dava dışı ...Ltd. Şti. ile imzalanan kredi sözleşmesine istinaden şirkete 2.000.000,00-₺ Orta ve Uzun Vadeli Teminatlı İşletme Kredisi kullandırıldığını, firmanın kullanmış olduğu kredileri geri ödemede sıkıntı yaşanması üzerine ... A.Ş. tarafından düzenlenen 07.12.2012 tarihli ekspertiz raporunda müvekkili bankaya ipotekli bulunan arsa vasıflı taşınmaza arsa bedeli olarak 1.500.000 TL değer takdir edildiğini, davalı şirket tarafından düzenlenen rapor ile ... A.Ş. arasında düzenlenen rapor arasındaki fahiş fark üzerine davalı şirketten yeniden rapor tanziminin istendiğini, ancak şirket tarafından düzenlen 17.12.2012 tarihli inceleme raporunda daha önce tespit edilen 14.000.000 TL'lik değerde bir değişiklik olmadığının belirlendiğini, her iki rapor arasındaki farkı başka bir bağımsız değerleme şirketi tarafından değerlendirilmesi için ... A.Ş.'ye yaptırılan ekspertiz incelemesi sonucu düzenlenen 04.03.2013 tarihli eksper raporunda taşınmaz için 1.500.000 TL değer takdir edildiğini, ayrıca ilgili eksper raporunda taşınmazın hitap ettiği alıcı portföyü dikkate alındığında “Alıcısı Az” olduğunun belirlendiğini, dava dışı borçlu şirketin kredilerinin ödenmemesi üzerine şirkete ihtarname keşide edilerek borcun ödenmesinin ihtar edildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine şirket aleyhine ... 10. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını, taşınmaz hakkında esas dosyasından alınan talimat gereği ... 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Talimat sayılı dosyasından yapılan kıymet takdiri sonucunda taşınmaza 2.454.237 TL değer takdir edildiğini, taşınmazın kesinleşen icra değeri üzerinden satışının talep edildiğini ve taşınmazın yapılan ihale sonucunda müvekkili bankaya 1.235.000 TL üzerinden alacağa mahsuben ihale edilerek ihalenin kesinleştiğini, yapılan ihale ile davalı şirketin yaptığı değerlemenin fahiş ve hatalı olduğunun ortaya çıktığını, ihale bedeli ile dava dışı şirketin anapara borcunun dahi tahsil edilemediğini, firma ve kefiller hakkında kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan kredilerden dolayı ... 7. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ilgili dosyada yapılan malvarlığı araştırması neticesinde borçlular adına dosyaya tahsilat sağlayacak bir mal varlığının bulunmadığının tespit edildiğini, yapılan tahsilatlar düşüldükten sonra dava dışı kredi borçlusu firmanın müvekkili bankaya dava tarihi itibariyle toplam borcunun 11.122.141,53 TL olduğunu, davalı şirketin düzenlenmiş olduğu hatalı ekspertiz raporu ile müvekkili bankayı zarara uğrattığını, davalı şirket ile müvekkili banka arasında düzenlenen 24.01.2011 tarihli ve 02.01.2012 tarihli Değerleme Hizmet Sözleşmesi uyarınca davalı şirketin diğer davalı Sigorta Şirketine mesleki sorumluluk sigortası yaptırdığını, ilgili sigorta poliçesinde olay başı sigorta limitinin 500.000 TL olarak belirlendiğini, davalı ... A.Ş.'nin bağımsız ve objektif çalışma esasına uymayarak müvekkili bankanın yüksek miktarda zararının doğmasına sebebiyet verdiğini, söz konusu poliçeden kaynaklanan müvekkili bankanın zararının tazmini hususunda ... 26. Noterliğinin ... tarihli ihtarnamesi keşide edilmesine rağmen müvekkilinin zararının karşılanmadığını beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile davalılardan ... A.Ş. için 7.515.000 TL, davalılardan...Sigorta Şirketi için 500.000 TL bedelin zarara uğranılan satış tarihi olan 30.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek TCMB avans faizi ile birlikte ve 500.000 TL için davalılardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olmaları kaydıyla davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; taraflar arasında 24.01.2011 tarihinde Değerleme Hizmet Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmeye istinaden müvekkili şirket tarafından davacı şirkete 250.000 TL tutarında banka teminat mektubu verildiğini, davacı banka tarafından 23.11.2011 tarihinde müvekkili şirketten kredi müşterisi olan... Ltd. Şti. tarafından teminat olarak gösterilen ve mülkiyeti ...'ya ait olan Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı tarafından yatırım teşvik belgesi verilmiş olan “ “..., 789 ada, 3 parsel” adresindeki 46.533 m? yüzölçümüne sahip gayrimenkulün değerlemesinin yapılmasının talep edildiğini, müvekkili şirket tarafından düzenlenen 29.11.2011 tarihli Gayrimenkul Değerleme Raporu ile taşınmazın 28.11.2011 tarihindeki satış değerinin 14.000.000 TL olduğunun, değerlemede %10 yanılma payının bulunduğunun belirtildiğini, aynı gayrimenkule ilişkin olarak daha önce ... Bankası A.Ş. tarafından yaptırılan 05.05.2011 tarihli değerleme raporunda da gayrimenkulün değerinin benzer tutarda tespit edildiğini, yine gayrimenkul sahibi ...'nun talebi üzerine 2010 yılında ... tarafından yapılan değerleme kapsamında gayrimenkulün metrekare birim bedelinin 400 TL olduğunun tespit edildiğini, yine ... A.Ş. tarafından 17.02.2014 tarihinde yapılan değerleme kapsamında gayrimenkulün değerinin 27.000.000 TL olarak tespit edildiğini, ilerleyen süreçte Başbakanlık Özelleştirme İdare Başkanlığı tarafından alınan... tarih ve ...sayılı karar kapsamında ...'nin özelleştirme kapsam ve programına alındığını, bu kapsamda gayrimenkulün bulunduğu bölgeleye yatırımların artacağı makul beklentisinin oluştuğunu, ... raporunu takriben davacı şirketin başka şirketlerden aldırdığı raporların... raporunun etkisinde kalan dayanaktan yoksun ve tarafsız olmayan, müvekkili şirketin raporu hazırladığı tarihteki koşulları değil kendi hazırladıkları rapor tarihindeki olumsuz koşulları yani kredi borçlusunun davacı bankadan aldığı kredileri ödeyememesi ve bu süreçte gayrimenkul üzerindeki takyidatların artmış olması nedeniyle olumsuz bir itibarla hazırlandığını, kronolojik olarak müvekkili şirketin değerleme raporunun hazırlandığında var olmayan ve öngörülemez olan söz konusu olumsuz durumun değerleme kuruluşlarının sonraki tarihli raporlarında hatalı ve geriye etkili olacak şekilde yansıtıldığını, 2013 yılında davacı tarafından dava dışı malik... ve Kredi Borçlusu şirkete karşı 2.887.353,94 TL borç tutarında icra takibi başlatıldığını, bu kapsamda dava dışı malik ...'nun ... 4. İcra Müdürlüğü'nün... Talimat dosyası kapsamında yaptırılan kıymet takdirine karşı yapmış olduğu şikayet başvurusu üzerine ... 1. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda gayrimenkulün kıymetinin 23.355.560 TL olduğuna hükmedildiğini, bu karar üzerine ... 4. İcra Dairesi tarafından taşınmazın 23.355.560 TL takdir edilen değer üzerinden açık arttırmaya çıkarılacağına dair ilan verildiğini, gayrimenkulün gerçek değerinin tespitinin davacı şirketin menfaatleri ile çelişmesi nedeniyle davacının haksız iddialarla taşınmazın değerini düşük göstermeye çabaladığını, davacı tarafın ... 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin kesin nitelikli kararına rağmen... A.Ş.'den gayrimenkule ilişkin değerleme raporu temin ettiğini, bu rapor kapsamında gayrimenkulüne piyasa değerinin 1.650.000 TL olarak belirlendiğini, bu raporun da ...'nun etkisinde kaldığını, müvekkili şirketin ilk raporunu hazırladığı tarih olan 2011 yılındaki durum ve koşulları dikkate almayıp raporun hazırlandığı tarihteki şartları dikkate aldığını, davacı tarafın kredi borcunu tahsil edemeyeceğini inerek gayrimenkulün gerçek piyasa değerini yansıtan değerlere itiraz ettiğini, nitekim gayrimenkulün yapılan açık artırma ile davacı tarafa 1.235.000 TL bedelle ihale edildiğini, gerçek değerinden uzak bir bedel üzerinden davacıya satışının gerçekleştiğini, müvekkili şirketin üzerine düşen sadakat ve özen yükümlülüğünü eksiksiz yerine getirdiğini, davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, kendi özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, iddialarının aksine müvekkili şirketin raporunun hukuka ve gerçeğe uygun olduğunu, davacının uğradığını iddia ettiği zarar ile müvekkili şirketin hazırlamış olduğu raporlar arasında hiçbir şekilde illiyet bağının bulunmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere bir an için davacının müvekkili şirket tarafından hazırlanan raporda hata olduğu iddiasının Mahkeme tarafından kabul edilmesi ihtimalinde dahi her halükarda TBK'nin 478. maddesi uyarınca iki yıllık dava açma süresi zamanaşımına uğradığını, yine davacı tarafın dayanmış olduğu... Raporu bağımsız olmadığından Mahkemece bu dosya kapsamında dikkate alınmaması gerektiğini savunarak, açılan davanın reddine, Mahkeme masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, bu nedenle zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, yine yetki yönünden davanın reddi gerektiğini, düzenlenen poliçenin şartları gereği davacı bankanın taleplerinin teminat dışı olduğunu, sigortalı ... A.Ş.'nin bir an için kusurlu olduğu ve uyuşmazlık konusu zararın poliçe teminatın girdiği düşünülse dahi poliçe üst limitinin olay başı 500.000 TL olduğunu, ayrıca her hasarda uygulanmak üzere 150.000 TL muafiyet bulunduğunu, davacının uğramış olduğu zararı belgeleri ile ispatlayamadığını, bu sebeple davanın reddi gerektiğini, davacının kendi kusurlu eylemi poliçe teminatına girip girmediğine ilişkin hasar miktarını belirlemeye yarar tüm bilgi ve belgelerin ulaştığı tarihten itibaren işleyecek faizden sorumlu olacağını savunarak, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı karşı davacı ...A.Ş. karşı dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı-karşı davalı banka arasında düzenlenen sözleşmeye istinaden müvekkilinin 2011-2012 ve 2013 yıllarındaki değerleme hizmetlerinden doğan 157.314,00-₺ tutarında alacağının bulunduğunu, müvekkilinin sağlamış olduğu hizmet bedellerini ödemeyerek davacı karşı davalı bankanın temerrüde düştüğünü, yine sözleşme kapsamında müvekkili şirket tarafından davacı-karşı davalı şirkete 250.000,00-TL tutarında teminat mektubu verildiğini, ilgili teminat mektubunun davacı-karşı davalı tarafından haksız olarak tahsil edildiğini, bu anlamda davacı karşı davalının bu ediminin sebepsiz zenginleşme teşkil ettiğini beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili şirketin gerçekleştirmiş olduğu hizmet karşılığı olan 157.314 TL'nin temerrüt ve ticari faizi ile birlikte davacı karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı-karşı davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; davalı-karşı davacı tarafın müvekkili bankadan 157.314,00-₺ hizmet bedeli alacağını iddia etmiş ise de alacağının hangi hizmet bedelinden kaynaklandığını açıklamadığını ve belgelerini sunmadığını, müvekkili banka tarafından nakde çevrilen teminat mektubu tutarının talep edilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin teminatlar orantısız kredi tahsis ettiğini ve geriye dönüşünün teminatla karşılanmaması sebebi ile zarara uğradığını savunarak, karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, 05/03/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacı lehine sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri ile tedavi gideri tazminatına ilişkin koşulların oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarının tespiti ile davalının bu tazminatlardan sorumlu olup olmadığının tespiti talebine ilişkindir.
Uyuşmazlığın çözümü için taraflarca dosyaya sunulan tüm deliller, talimat yoluyla alınan bilirkişi raporu ve davalı ... A.Ş'nin dava konusu döneme ilişkin ticari defter ve kayıtları ile davacı banka kayıtlarının incelenerek asıl davadan davacı bankanın tazminat talebinde haklı olup olmadığının haklı ise talep edebileceği tazminat tutarının bu tutardan her bir davalının sorumlu olduğu miktarın tespiti için ve karşı dava tarihi itibariyle davalı ... A.Ş'nin davacı bankadan hizmet karşılığı alacağı olup olmadığının, ayrıca banka teminat mektubunu tahsil etmesinin sebepsiz zenginleşme teşkil edip etmediğinin tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. 29.11.2019 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında "...ASIL DAVA BAKIMINDAN; 1) Davacı/Banka'nın, davalı/Makro $irketi'nden dava tarihi itibariyle 7.515.000 TL tutarında tazminat alacağının bulunduğu; Davacının davalı/... Şirketi'nden olan 7.515.000 TL'lik tazminat alacağının kanaatimizce, talep gibi zararın oluştuğu 30.05.2016 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile tazmini gerektiği (TBK.md.117/f.2'de haksız fül sorumluluğu için getirilmiş olan temerrüt kuralının akdi sorumluluğa da kıyasen uygulanması suretiyle); buna karşılık, davacı/Banka'nın oluşan zararını ... 26.Noterliğinden ... tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname ile talep etmesi ve ödeme süresi vermiş olması nedeniyle, davalının 13.02.2017 tarihinde temerrüde düştüğü Mahkemece kabul edilecek olursa, davacı alacağının 13.02.2017 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsili gerektiği yönünde sonuca varılabileceği hususunda takdirine Mahkemeye ait olduğu; 2) Davacı/Banka'nın uğradığı zararın sigorta poliçesi kapsamında olduğu ve bu nedenle de davalı/Sigorta Şirketi'nin de davacı zararının 500.000 TUlik kısmını tazmin etme yükümlüğü altını girdiği kabul edilecek olursa; davacı zararının 500.000 TL'lik kısmından, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalı/Sigorta Şirketi'nin de, davalı/Makro Şirketi ile birlikte müteselsilen sorumlu olacağı; davalı/sigorta şirketi dava tarihinden önce temerrüde düşürülmemiş olduğundan, davalı/Sigorta Şirketi'nden olan alacağın, dava tarihinden itibaren işletilecek temerrüt faizi ile birlikte tahsili gerekeceği; KARŞI DAVA BAKIMINDAN; Pavalı/Makro Şirketi'nin (karşı davacının) davacı/Banka'dan (karşı davalıdan), karşı dava tarihi itibariyle 157.314,39 TL alacağı bulunduğu; bu alacağın talep gibi 16.05.2017 talep tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ili birlikte tahsili gerektiği..." yönünde görüş belirtilmiştir. Tarafların itirazlarının değerlendirilmesi için ek rapor alınmasına karar verilmiş, 27.08.2021 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunun sonuç kısmında kök rapordaki kanaatlerin değişmediği yönünde görüş belirtilmiştir. Davalı karşı davacı ... A.Ş.'nin ek bilirkişi raporuna ilişkin itirazlarının incelenmesi ve karşı davaya konu alacağın tespiti hususunda davacı bankanın ... şubesi nezdindeki ... numaralı vadesiz ticari hesabın üzerinde dava konusu döneme ilişkin yerinde inceleme yapılmak sureti ile rapor tanzim edilmesi hususunda bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. 29.09.2022 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunun sonuç kısmında "...ASIL DAVA BAKIMINDAN; 1-Dava konusu parselin Kasım 2011 tarihinde m2 bedeli 428,65-TL olabileceği, dava konusu parselin toplam değerinin (46.533,00 m2 x 428,65-TL) — 19.946.370,40-TL olabileceği, dava dosyası kapsamında davalı tarafından düzenlenen 29.11.2011 tarihli Değerleme Raporundaki 14.000,000,00-TL bedelin makul olduğu, 2-Heyetimize dahil olan Gayrimenkul Değerleme Uzmanı tarafından ilgili bölümde yapılan inceleme ve tespitlere göre, dava tarihi itibariyle davacı Bankanın Davalı... şirketinden alacağının oluşmayacağı görüşüne varılmakla birlikte, Mahkeme aksi görüşte olması halinde, kök rapordaki tespitlerimizde herhangi bir değişiklik oluşmadığı, TBK 147/6. Md. gereğince 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, 3-Davalı sigorta şirketi yönünden öncelikle, sigortalısı ... A.Ş. tarafından düzenlenen değerleme raporunun gerçeğe aykırı düzenlenmediğinin değerleme uzmanı bilirkişi tarafından belirlenmekle, sorumluluğun doğmayacağı, Değerleme raporunun gerçeğe aykırı olduğunun kabulü halinde ise, zararın oluştuğu 30.05.2016 ve bildirim yapıldığı 02.02.2017 tarihlerini kapsayan 20.03.2016-20.03.2017 vadeli mesleki sorumluluk poliçesinin düzenletilmemesi nedeniyle sigorta şirketi sorumluluğundan bahsedilemeyeceği...KARŞI DAVA BAKIMINDAN;Karşı Davalı Bankanın sunduğu Karşı davacı Şirketin ... Şubesi nezdindeki ... no.lu vadesiz ticari hesabı ekstreleri incelenmiş, ancak Karşı davacının talep ettiği alacağı bu kayıtlardan tespit edilemediği, Karşı Davacı Şirkete ödenmediği beyan edilen ekspertiz hizmetinden kaynaklanan fatura alacağının tespit edilebilmesi bakımından karşı dava dilekçesinde talep ettiği 157.314,59 TL alacağına ilişkin tahsil edilemeyen faturaların örnekleri yanında ayrıca ödenmeyen faturaların Tarih, Fatura No, İşlem Şubesi-Müşteri İsmi, Fatura Bedeli excel tablosunda göstermek suretiyle dosyaya sunması halinde değerlendirilebileceği, Kök raporda Karşı Davacı Şirket kayıtlarında bu tutarda bir alacak kaydı olduğu belirtilmesine karşılık Karşı davacı şirketin bu tutarın dayanağı olan faturaları dosyaya sunması gerektiği, aksi halde 157.314.59 TL lık talebin ispatlanamamış olacağı, Yine Karşı davacı şirketin tarafların imzaladığı sözleşmeye dayalı olarak verdiği ve 31.10.2016 tarihinde nakde dönüştürülen 250.000,00 TL.lık teminat mektubundan dolayı karşı Davalı Bankanın sebepsiz Zenginleştiği yönündeki talebinin, Karşı Davacı Şirketin asıl davada haklı görülmesi halinde sebepsiz zenginleşmeye sebep olacağı..." şeklinde görüş belirtilmiştir. Davalı karşı davacı ... A.Ş. vekilinin mali bilirkişiden ek rapor alınması talebinin kabulü ile davalı karşı davacı vekilinin rapora itirazları değerlendirilmek kaydı ile mali bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. 04.06.2023 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmında "...Davalı-Karşı davacı tarafından tahsil edilmediğini iddia ve beyan ettiği 400 adette 155.146,20 TL.lık fatura tespit edildiği, sunulan faturalar içinde 8 adette 3.009,00 TL.lık faturanın dava dışı şirketler adına düzenlendiğinden dikkate alınmadığı, Davacı-Karşı Davalı Bankadan Davalı-Karşı Davacı Şirketin fatura bedellerinin ödendiği ... Şubesi nezdindeki ... no.lu Vadesiz TL Ticari Mevduat Hesabının sunulan 2011-2015 yılları arasındaki ekstrelerinde 400 adet faturanın yer alıp almadığı incelenmiş, 385 adette 150.517,60 TL.lık fatura bedelinin söz konusu ekstrelerde yer almadığı, dolayısıyla bu tutarda faturanın ödenmediğinin tespit edildiği, Buna göre, davalı-karşı Davacı Şirketin davacı-Karşı davalı Bankadan Teminat mektubu dışında dava tarihinde 150.517,60 TL alacaklı olduğu..." şeklinde görüş belirtilmiştir. Tarafların rapora karşı beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi için mali bilirkişiden ek rapor alınmıştır. 02.10.2024 tarihli bilirkişi 2. ek raporunun sonuç kısmında "...Önceki raporda tespit edilen hususlardan ayrılmamı gerektiren bir hususun bulunmadığı, 31.10.2016 tarihinde nakde çevrilen 250.000,00-TL'lık teminat mektubuna ilişkin işlemin 29.09.2022 tarihli heyet raporunda değerlendirildiğinden tarafımca eklenecek bir husus bulunmadığı..." şeklinde görüş belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi sonucunda; davacı banka ile davalı ... A.Ş. arasında hizmet sözleşmesi imzalandığı anlaşılmaktadır. Bu sözleşmeye göre, davalı değerleme şirketi bankanın bildirdiği taşınmazların o tarihteki yaklaşık rayiç değerini belirlemekte, banka da kullandırdığı krediler bakımından bu değeri referans alarak teminatlandırma yapmaktadır. Somut olayda, Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı tarafından yatırım teşvik belgesi verilmiş olan “ “..... Yolu, ... ada, ...parsel” adresindeki 46.533 m2 yüzölçümüne sahip gayrimenkulün 28.11.2011 tarihindeki satış değerinin 14.000.000,00 TL olduğu yönünde hazırlanan rapor davalı bankaya sunulmuştur. Bunun üzerine davalı banka tarafından, söz konusu taşınmaz üzerine 9.000.000,00- TL ipotek tesis edilerek dava dışı ...Ltd. Şti. ile kredi sözleşmesi imzalanmıştır. Dava dışı şirkete anılan teminat kapsamında 2.000.000,00- TL kredi kullandırılmıştır. Dava dışı şirketin kredi borcunu ödememesi üzerine davacı banka tarafından ... 10. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatılmış; ... 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Talimat sayılı dosyasında yapıla ihale sonucunda bankaya 1.235.000 TL bedelle alacağa mahsuben satılmıştır. Bunun üzerine davacı banka tarafından huzurdaki dava ikame edilmiş; davalı değerleme şirketiyle aralarında mevcut sözleşmeden kaynaklı bulundurulan 250.000 TL tutarındaki teminat mektubu nakde çevrilmiştir. Ayrıca davalı değerleme şirketi tarafından hizmet sözleşmesi kapsamında düzenlenen bir kısım faturaların ödemesi yapılmamıştır. Davacı banka, davalılardan ... A.Ş.den 7.515.000 TL, değerleme şirketinin mesleki sorumluluk sigortası bulunması nedeniyle sigorta şirketi ...Şirketinden de olay başı poliçe bedeli tutarı olan 500.000 TL talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. ise usulüne uygun olarak süresi içinde açtığı karşı dava dilekçesinde ödenmeyen fatura bedelleri tutarı olan 157.314,00-₺ ve nakde çevirilen 250.000 TL teminat mektubu bedelinin talep etmiştir.
Taraflar arasındaki temel uyuşmazlığın çözümü için “...” adresindeki 46.533 m2 yüzölçümüne sahip gayrimenkulün 28.11.2011 tarihindeki yaklaşık değerinin tespit edilerek davalı değerleme şirketinin taraflar arasındaki sözleşmeye, özen yükümlülüğüne ve dürüstlük kuralına aykırı davranıp davranmadığının ortaya konulması gerekmektedir. Dosya kapsamında mevcut, bilirkişi raporlarında yer verilen çeşitli değerleme rakamları incelendiğinde, anılan taşınmazın değerinin 1.500.000 TL ile 27.000.000 TL arasında birbirinden oldukça farklı rakamlara değerlendiği görülmektedir. Öte yandan, anılan taşınmazın, icra takibi neticesinde yapılan ihalede oldukça düşük bir bedel karşılığında banka tarafından alındığı da göz ardı edilmemelidir. Dosyada mevcut 29.09.2022 imza tarihli bilirkişi raporunda, taşınmazın o tarihteki değerinin yaklaşık 19.000.000,00 TL olabileceği ve davalı şirketin yaptığı değerlemenin makul kabul edilmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir. Nitekim, o tarihte ... Odasından alınan görüşte taşınmaz metre kare fiyatının yaklaşık 400,00 TL olabileceğinin bildirildiği anlaşılmaktadır. İcra takibi neticesinde bir taşınmazın satıldığı bedelin o taşınmazın rayiç değerinin belirlenmesinde tek başına ölçü olarak kabul edilmesi veya bir başka ifadeyle icra satış bedelinden yola çıkarak rayiç bedel değerlemesinin hatalı olduğunu söyleyebilmek mümkün değildir. Somut olay bağlamında, taşınmazın yüksek metre kareye sahip olması, turizm ve kayak tesislerine yakınlığı nedeniyle gelişim potansiyeli, yakın tarihte farklı bankalar tarafından yapılan değerlemelerde de benzer rakamlara ulaşılmış olması karşısında davalının bankanın zarara uğramasına sebebiyet verdiği yönündeki iddianın ispatlanamadığı sonucuna ulaşılmış; bankanın ilgili taşınmazı değerlemede belirlenen bedelden daha düşük bir bedelle icra yoluyla satın alması tazmin isteminin haklılığı için yeterli görülmemiştir. Bu nedenle, davacı banka tarafından açılan asıl davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Diğer taraftan, davalılardan ... A.Ş. karşı dava dilekçesinde ödenmeyen fatura bedelleri tutarı olan 157.314,00-₺ ve nakde çevirilen 250.000 TL teminat mektubu bedelinin talep etmektedir. Asıl davanın reddine karar verilmiş olması karşısında, davacı bankanın hapis hakkını kullanarak fatura bedellerini ödememesi ve teminat mektubunu paraya çevirmesi hukuka aykırıdır. Tarafların ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde, karşı davacı her ne kadar 157.314,00-₺ tutarındaki hizmet bedeli faturasının ödenmediğini belirtmiş ise de ödenmeyen fatura bedellerinin toplamı 150.517,60-₺ olarak tespit edilmiştir. Bunun yanında, taraflar arasında imzalanan 24.01.2011 tarihli Değerleme Hizmet Sözleşmesi kapsamında teminat olarak davacı bankaya verilen 250.000 TL tutarındaki banka teminat mektubunun, yukarıda ulaşılan sonuç karşısında bankanın herhangi bir alacağı bulunmamasına rağmen nakde çevrilmiş olduğu kabul edilmiştir. Karşı dava tarihinden önce bir temerrüt bildirimine dosya kapsamında rastlanmadığından lan 17.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte karşı davalı ...T.A.O. Genel Müdürlüğü'nden tahsili ile karşı davacı ... Şirketi'ne verilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A)1-Asıl davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 128.337,42-₺ peşin harçtan mahsubu ile bakiye 127.909,82-₺ harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan 629.450,00-₺ vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile ...Anonim Şirketi'ne verilmesine,
6-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan 79.000,00-₺ vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı...Sigorta Şirketi'ne verilmesine,
B)1-Karşı davanın KISMEN KABULÜNE,
150.517,60-₺ ödenmemiş fatura bedeli ve 250.000,00-₺ teminat mektubu bedelinin karşı dava tarihi olan 17.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte karşı davalı ...Bankası T.A.O. Genel Müdürlüğü'nden tahsili ile karşı davacı ... Şirketi'ne verilmesine,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 27.359,36-₺ nispi harçtan peşin alınan 6.956,00-₺ harcın mahsubu ile bakiye 20.403,36-₺ nispi karar harcının karşı davalı...Bankası T.A.O.dan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Karşı davacı tarafından yapılan 6.500,00-₺ bilirkişi ücreti, 200,00-₺ tebligat posta gideri olmak üzere toplam 6.700,00-₺ üzerinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 6.588,20-₺ ile 6.956,00-₺ harç gideri olmak üzere toplam 13.544,20-₺ yargılama giderinin karşı davalı ... Bankası T.A.O.dan tahsili ile karşı davacı ... Şirketi'ne verilmesine, kalan kısmın karşı davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden karşı davacı vekili lehine hesaplanan 64.077,64-₺ nispi vekalet ücretinin karşı davalı ...Bankası T.A.O.dan tahsili ile karşı davacı... Anonim Şirketi'ne verilmesine,
5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi md. 13/2 uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden karşı davalı ...Bankası T.A.O. Genel Müdürlüğü vekili lehine hesaplanan 6.796,40-₺ nispi vekalet ücretinin karşı davacı ... Şirketi'nden tahsili ile karşı davalı ... Bankası T.A.O.ya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi gereğince ilgili tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/12/2024
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza