İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/608 K.2025/26
T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/608 Esas
KARAR NO : 2025/26
DAVA : Genel Kurulun Olağanüstü Toplantıya Çağrılması İstemli
DAVA TARİHİ : 14/10/2024
KARAR TARİHİ : 20/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif (Genel Kurulun Olağanüstü Toplantıya Çağrılması İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... 16. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Tereke sayılı dosyasında 29/03/2024 tarihli ara karar ile '' ... Şirketi, ... Şirketi, ... Şirketi, ... Şirketi, ... Şirketi, ... Şirketi, ... Şirketi, ... Anonim Şirketi ile ilgili önceki tereke temsilcisi yerine görevlendirilen tereke temsilcileri bakımından mahkememizin 23/03/2023 tarihli ara kararı ile yapılan görev tanımında bir daraltılma yapılmadığı da gözetilerek, tereke temsilcileri ... ve...'e şirketlerin yapacakları tüm toplantılara katılmak, bu şirketlerle ilgili muris ...'nun hisselerini temsilen tüm iş ve işlemleri yapmak (payların temsil edilmesi, oy kullanılması, gerektiğinde genel kurulun toplantıya çağrılması) şirketlerin mali tablolarını incelemek ve tereke menfaatlerinin korunması için adli mercilerde yapılacak işlemleri yapmak, tereke ile ilgili duruşmalara katılmak ve icra takiplerinde terekeyi temsil etmek üzere MÜNFERİDEN YETKİLİ KILINMALARINA, tereke temsilcilerine tereke menfaatlerinin gerektirmesi halinde tereke ile ilgili dava ve işlemleri takip etmek üzere avukata vekaletname verme yetkisi verilmesine” denilerek genel kurulun toplantıya çağrılması da dahil olmak üzere tereke temsilcilerine toplantılara katılma yetkisi verildiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından 13/07/2024 tarihinde genel kurul toplantısının yapılmaması ve kar paylarının dağıtılması durumunda tereke zarar göreceği TTK m.5549 vd. Hükümleri uyarınca yöneticilerin hukuku ve cezai sorumlulukları doğacağı gerekçesiyle anılan hükümler uyarınca genel kurlun TTK m.413 hükmünde yer alan gündem maddeleriyle 10. Gün içinde toplantıya çağrılma talebinde bulunduğunu, davalı şirket cevabi ihtarnamede tereke temsilcilerinin genel kurul toplantısına katılma ve toplantı talebinde bulunma yetkilerinin bulunmadığı ifade edildiğini, tereke temsilcileri tarafından temsil edimleri gereğine ilişkin olarak tereke mahkemesinin 29/03/2024 tarihli ara kararının çok açık olduğunu, ayrıca bu yönde açılan pay defterindeki kaydın düzeltilmesine ilişkin verilen kararların da aynı yönde olduğunu, bütün bu kararlara rağmen şirket yöneticilerinin her yılın ilk üç ayında yapmaları gereken genel kurulları yapmadıkları, temettüleri dağıtmadıkları, ayrıca yapılacak genel kurullarda tereke temsilcilerini davet etme eğiliminde olmadıklarını bu bakımdan murisin hisselerinin tereke temsilcileri tarafından temsil edilmelerine ilişkin tereke mahkemesinin kararı dikkate alınarak TTK m.412 hükmü uyarınca şirket genel kurulunun toplantıya çağrılması için tereke temsilcilerine yetki verilmesini talep etme zorunluluğunun doğduğunu beyan ederek TTK m.412 hükmü uyarınca şirket genel kurulunun toplantıya çağrılması için tereke temsilcilerine yetki verilmesine karar verilerek yargılama giderlerinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevabında ;
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: ... idare memurlarının davalı şirketin genel kurulunu toplantıya çağrılması için tereke temsilcilerine yetki verilmesi talepli huzurdaki davayı ikame ettiklerini, ancak mirasçılar vekilinin tereke mahkemesinin 29/03/2024 tarihli ara karar ile verilen yetkinin hukuka aykırı olduğundan bahisle itiraz ettiğini, murisin vefatının ardından müvekkili şirkette ... tarih ve ... sayılı yönetim kurulu kararı alındığını yönetim kurulu kararıyla murisin şirket hisselerinin geçişinin yasal mirasçılara geçişi sağlandığını ve murisin müvekkil şirkette herhangi bir şirket hissesi kalmadığını, ancak tereke mahkemesince yetki aşımı yapılarak terekede dahi bulunmayan hisselere yönelik tereke temsilcilerinin yetkili kılındığını, genel kurul toplantısının yapılmaması ve kar paylarının dağıtılmaması durumunda terekenin zarar göreceği iddiasının gerçekten uzak olduğunu, kar dağıtımının işletmesel bir karar olduğunu, şirketin menfaati ortakların menfaatinden önce olduğunu, şirketin faaliyetini verimli bir şekilde sürdürmesi ve karlılığını artırması, ortakların da menfaatinde olduğunu, bu nedenle piyasa koşulları ve şirketin gidişatı dikkate alınarak kar dağıtılıp dağıtılmayacağına yapılacak genel kurulda pay sahiplerinin karar vereceğini, davacının kar dağıtımına yönelik iddiasının dayanıksız olduğunu, davacı yanın pay defterlerindeki kaydın düzeltilmesine ilişkin verilen kararların da aynı yönde olduğu ifade edildiğini, ancak pay geçişinin derhal mirasçılara yapılmasına yönelik alınan yönetim kurulu kararının butlanının tespiti konulu davalardan hiçbirinin kesinleşmediğini, tereke temsilcisi tarafından grup şirketlerine karşı ikame edilen genel kurul kararlarının butlanı konulu davalarda davanın reddine karar verildiğini, genel kurulu toplantıya çağırma yetkisinin ve görevinin esasen yönetim kuruluna ait olup pay sahibi sıfatı taşımayan tereke temsilcilerinin genel kurulu toplantıya çağırma yetkisi bulunmadığını, ayrıca müvekkili şirketin yönetim kurulunun faal olduğunu yakın zamanda genel kurul çağrısını yaparak ve genel kurul toplantı tarihi ilan edileceğini, akabinde huzurdaki davanın konusuz kalmış olacağını beyan ederek davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
Muris ...'nun mirasçıları ..., ..., ... ve davalı ... 26/12/2024 tarihli dilekçe ibraz ederek dilekçesinde, huzurdaki davayı muris ...'nün tereke temsilcisi tarafından takip edildiğini, 26/12/2024 tarihli protokol ile mirasçılar arasında terekeye temsilci atanmasına sebep olan uyuşmazlık dahil olmak üzere bütün uyuşmazlıkların anlaşma ile sonuçlandığını ve davalardan feragat edildiğini, protokol gereğince murisin terekesinin paylaştırıldığını, bu nedenle huzurdaki davada davacı konumunda bulunan tereke temsilcisinin taraf sıfatı sona erdiğini beyan ettikleri anlaşıldı.
Davacı şirket vekili 16/01/2025 tarihli dilekçe ibraz ederek dilekçesinde ... 16 Sulh Hukuk Mahkemesinin ...Tereke sayılı dosyanın 07/01/2025 tarihli karar celp edilmiş olup, kararda davanın tarafların beyanı doğrultusunda feragat nedeniyle reddine, tereke temsilcisi olarak atanan... ve ...'in feragat kararı doğrultusunda temsilciliğinin sona erdirilmesine ilişkin karar ibraz ettiği görülmüştür.
Tereke Temsilcisi vekili 10/01/2025 tarihli dilekçe ibraz ederek tarafların sulh protokolü çerçevesinde anlaştıklarını, bu hususta feragat beyanlarının taraflarca mahkemeye ibraz edildiğini, yapılan protokole dahlillerinin bulunmadığını, Avukatlık Kanunu 165 md. Gereği ve Yargıtay 3 Hukuk Dairesinin 08/10/2020 tarih... esas... karar sayılı gereğince '' sulh veya her ne suretle olursa olsun taraflar arasında anlaşma ile sonuçlanan ve takipsiz bırakılan işlerde her iki taraf avukatlık ücretinin ödenmesi hususunda avukata karşı akdi ve karşı yan vekalet ücretinden müteselsilen sorumludur, ilamı gereğince lehlerine akdi ve karşı yan vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, TTK md. 412 uyarınca şirketin genel kurulunun toplantıya çağrılmasına yetki ve izin verilmesi taleplerine ilişkindir.
... 16 Sulh Hukuk Mahkemesinin ...Tereke sayılı dosyanın 07/01/2025 tarihli karar celp edilmiş olup, kararda davanın tarafların beyanı doğrultusunda feragat nedeniyle reddine, tereke temsilcisi olarak atanan ...ve ...'in feragat kararı doğrultusunda temsilciliğinin sona erdirilmesine karar verildiği görülmüştür.
Muris ...'nun mirasçıları ..., ..., ... ve davalı ... 26/12/2024 tarihli dilekçe sunmuş olduğu dilekçesi ile davadan feragat etmiştir. ... 16 Sulh Hukuk Mahkemesinin ...Tereke sayılı dosyanın davacısı olan ... da davadan feragat edildiğini belirtmiştir.
Feragat HMK md 309/2 gereği karşı tarafın muvafakatine bağlı olmayıp, kesin hüküm gibi sonuç doğuran taraf işlemidir. Yargılamaya son veren taraf işlemi olan feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Davanın feragat nedeni ile REDDİNE,
2- Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4- mirasçıların anlaşması ile tereke temsilcisinin taraf sıfatının kalmaması ve mirasçıların vekalet ücreti talebi bulunmaması nedeni ile vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
4-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayarak artan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda yargılamaya son veren taraf işlemi olan feragat ve Md.412 uyarınca dosya üzerinden verilen karar aynı madde uyarınca KESİN olmak üzere oybirliğiyle karar verildi 20/01/2025
Başkan
(e-imza)
Üye
(e-imza)
Üye
(e-imza)
Katip
(e-imza)