İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/401 K.2025/775
T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/401 Esas
KARAR NO : 2025/775
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/06/2025
KARAR TARİHİ : 12/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA VE TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalıların mirasçısı olduğu ... ile müvekkili şirket arasında akdedilen abonelik sözleşmeleri gereği ödenmesi gereken fatura dönemlerine ait elektrik faturalarının ödenmediğini, söz konusu fatura bedelinin tahsili amacıyla ... 3. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosya üzerinden takip başlatıldığını ve karşı yan tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, Borçlu ile müvekkili şirket arasında akdedilen sözleşmeler gereği ödenmesi gereken elektrik faturalarının son ödeme tarihi geçmiş olmasına rağmen ödenmediğini, taraflarınca ibrazı sağlanan son ödeme tarihi geçmiş fatura ve taraflar arasında imzalanan sözleşme ile ihtiyati haciz kararı için aranan yaklaşık ispat hususunun sağlandığını, borcun muaccel olduğuna ve yaklaşık ispat şartı yerine getirildiğine yönelik herhangi bir şüphe bulunmadığını, alacaklarının miktarı da göz önüne alındığında davalı tarafın borçtan kurtulma maksadıyla mal kaçırma, adres değiştirme ve kaçma ihtimaline karşın, hüküm ve icra takibi kesinleşinceye kadar İİK m. 257 vd. maddeleri uyarınca dava ve takip kesinleşinceye kadar teminatsız veya Mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini ve esasa ilişkin olarak da davanın kabulü ile, ... 3. İcra Dairesi ... Esas sayılı takip dosyasına yapılmış olan haksız ve yersiz itirazın iptali ile takibin devamına, Davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, Yargılama giderleri, vekâlet ücreti ile arabuluculuk vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalılar vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Müteveffa ...'nün 04.01.2010 tarihinde vefat etmiş olup, geriye eşi ve çocuğunun kaldığını, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarından da açıkça görüleceği üzere, murisin altsoyu ve sağ kalan eşi mirası reddettiklerinden, müvekkilleri olan anne ve babasının mirasçı konumuna gelmediiğni, zira murisin mirasının altsoyu ve eşi tarafından reddedilmiş olması halinde mirasın müvekkillerine geçmesinin söz konusu olmadığını, müvekkillerinin mirasçı sıfatı bulunmadığını, müvekkillerinin mirasçı sıfatı bulunmadığından kendilerine yöneltilen icra takibi ve akabinde işbu davanın ikame edilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine,
Davacının talep ettiği alacağın, TBK m.146 uyarınca zamanaşımına uğramış olması ve İİK m.67/1’de öngörülen bir yıllık dava açma süresinin geçmiş bulunması sebebiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, müvekkillerinin mirasçı olmadığından herhangi bir borçtan sorumlu tutulamayacaklarını, bu itibarla davacı tarafın talep ettiği ihtiyati haczin haksız ve mesnetsiz olması nedeniyle ihtiyati haciz talebinin reddine, yetki ve görev itirazlarının dikkate alınmasına,
Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalıların tacir olup olmadıkları yönünde bilgi istenmesi hususunda ... Vergi Dairesi Müdürlüğü, Ticaret Sicil Müdürlüğü ile Esnaf ve Sanatkarlar Odasına yazılar yazılmıştır. Ticaret Sicil Müdürlüğü ve Esnaf Sanatkarlar Odasınca davalıların kayıtlarının bulunmadığı bildirilmiştir.
... Vergi Dairesi Müdürlüğünce " ... T.C. kimlik numaralı ... dairemizde 01/04/1988 tarihinde, ... adresinde işe başlamış olup 31/12/1991 tarihinde işini terk ettiği,ödevlinin hangi usule göre tutmuş olduğu defterlerin tespiti yapılamamıştır. ... T.C. kimlik numaralı ... ise dairemiz mükellefi olmadığı kayıtlarımızın tetkikinden anlaşılmıştır..." şeklinde cevap verildiği görülmüştür.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4.maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı kanunun 5.maddesinin 2. fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4.maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.
Bir hukuki işlemin veya fiilin TTK'nun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukuki işlemin veya fiilin olması gerekir.
Somut olayda davalılar " ... T.C. kimlik numaralı HULUSİ MÜNÜKLÜ dairemizde 01/04/1988 tarihinde, ...adresinde işe başlamış olup 31/12/1991 tarihinde işini terk ettiği,ödevlinin hangi usule göre tutmuş olduğu defterlerin tespiti yapılamamıştır. ... T.C. kimlik numaralı ... ise dairemiz mükellefi olmadığı..." bildirilmiş olup, davalıların tacir olmadığı anlaşıldığından, görev hususunun mahkemece resen her aşamada değerlendirilebileceği, davanın niteliği itibari ile 6102 Sayılı Kanunun 4-5.md kapsamında kalmadığı bu haliyle 6100 Sayılı Kanunun 2.maddesinde yer alan ''Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir.'' hükmü gereğince davaya bakma görevi Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğundan Mahkememizin Görevsizliğine, dosyanın talep halinde ve karar kesinleştiğinde, yetkili ve görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne Gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın talep halinde ve karar kesinleştiğinde, yetkili ve görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
2-HMK 20/1 maddesi gereğince, mahkememiz kararının kesinleşme tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi durumunda DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
3-Harç, vekâlet ücreti, arabuluculuk ücreti, yargılama giderleri konusunda görevli mahkemece karar verilmesine,
4-Davacı tarafından, HMK 20/1 maddesi gereğince işlem yapılmaz ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilirse; davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
5-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde, davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın davacıya iadesine,
Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/11/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır