İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/518 K.2025/291

🏛️ İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2022/518 📋 K. 2025/291 📅 07.04.2025

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/518 Esas
KARAR NO: 2025/291
DAVA: İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177))
DAVA TARİHİ: 23/09/2019
KARAR TARİHİ: 07/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ---------- tarafından 20.08.2014 tarihinde “Ön Talep ve Ön Ödeme Belgesi” çerçevesinde davalı ---------Ş.'ye 100.000.00 TI. tutarında nakit ödeme yapıldığını, müvekkili ile davalı şirket arasında ------------ Noterliğinin 22.07.2016 tarihli ------------ yevmiye numaralı “Düzenleme şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi” imzalandığını, bu sözleşme uyarınca müvekkilinin davalı şirkete 22/07/2016 tarihinde 337.985 TL. ödeme yaptığını, toplamda 437.985,00 TL tutarında ödeme yaptığını, ilgili sözleşmeye göre davalı şirketin --------- İli, ---------- İlçesi, ---------- Mahallesi, ----------- Pafta, ---------- Ada, ---------- Parsel, ----------- Kat, ---------- bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazı 24 ay içerisinde müvekkiline teslim etmesi gerekirken davalı şirket tarafından söz konusu taahhüdün yerine getirilmediğini. davalı şirket aleyhine ikame edilen çok sayıda dava ve icra dosyası bulunduğunu, davalı şirketin sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmesinin mümkün gözükmediğini, müvekkili tarafından davalı ile akdedilen sözleşmenin -----------Noterliğinin 28.03.2018 tarihli ve ---------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshedilerek müvekkili tarafından davalıya yapılan toplam 437.985,00 TL tutarındaki ödemenin ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren en geç 3 gün içerisine ödenmesinin talep edildiğini, davalı şirketin ihtarnamenin tebliğinden sonra müvekkiline herhangi bir ödeme yapmadığını, ayrıca davalı şirketin faaliyetini uzun süredir durdurduğunu ve taşınmazlarını hileli yollarla 3.şahıslara devrettiğini, davalı şirketin ödemelerini tatil ettiğini, davalı şirketin ------- --------- bölgesinde yapacağı inşaatları yapamadığını bu sebeple bir çok kişinin mağduriyetine sebep olduğunu belirterek davalı şirketin iflasına, avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili şirket arasında tanzim edilen Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesinin tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olduğunu, sözleşmenin tek taraflı irade beyanı ile feshinin mümkün olmadığını, sözleşmenin feshi için ya iki tarafın bu hususta anlaşması ya da dava yoluyla ileri sürülmesi gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşme usulüne uygun dava yoluyla feshedilmeden ve dava yoluyla davacının müvekkilinden alacaklı olduğu tespit edilmeden müvekkiline karşı iflas davası açmasının mümkün olmadığını, sözleşme kapsamında başlanan inşaatın 3.bodrum seviyesine kadar getirildiğini, temel inşaatın tamamlandığını, inşaata başlama süresinin ruhsat tarihinden itibaren 2 yıl olduğunu, inşaata başlanması akabinde de imar kanuna göre normal şartlarda inşaatın yasal bitiş tarihinin 25/06/2021 olduğunu, inşaata başlanması ve normal şartlarda bitirilmesi için yasal sürenin henüz dolmadığını, her ne kadar müvekkili şirket hakkında gerçeği yansıtmayan ve asılsız iddialar ile alıcıların mağdur edildiği izlenimi oluşturulmuş ise de müvekkili şirket aleyhine gerçekleştirilen dolandırıcılık, sahtecilik, şirket yöneticilerinin örgüt faaliyeti çerçevesinde kasten şirketin zararına eylemler yapması ve bir çok suç nedeniyle müvekkilinin mağduriyetinin söz konusu olduğunu, ancak bu hususun inşaatın tamamlanmayacağı anlamına gelmediğini, satış vaadi sözleşmesi akabinde ülke çapında OHAL ilan edildiğini, ekonomik kriz nedeniyle özellikle inşaat sektöründe ciddi bir zarar meydana geldiğini, davacının iddia ettiği ödemelere ilişkin sadece 337.985 TL için dosyaya dekont sunulduğunu, diğer ödeme için herhangi belge ibraz edilmediğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava; davalı şirketten bağımsız bölümü gayrimenkul satış vaadi sözleşmesiyle satın alan ve tüm bedeli ödediğini iddia eden davacının gayrimenkulün teslim edilmemiş olması sebebiyle sözleşmeden dönerek ödediği paranın kendisine iadesi için İİK. nun 177. maddesine göre faaliyetini durdurduğu ve taşınmazları hileli yollarla devrettiği iddiasıyla davalının iflasına karar verilmesi istemine ilişkindir.Mahkememizin 15/12/2021 tarih ve --------- Esas ----------- Karar sayılı kararı ile --------- Ticaret Sicil Müdürlüğünün --------- sicil sırasında kayıtlı ---------Ş.'nin İİK'nun 177 f-1, bent 2 hükmü gereğince bugün yani 15/12/2021 günü, saat 14:13 İtibariyle İFLASINA karar verildiği, davalı tarafından istinaf edildiği ve ---------- sayılı ilamıyla kaldırılarak dosya mahkememiz işbu esasına kaydedilmiştir.----------- sayılı ilamı ile; "...Davalı vekili tarafından, davacının dayandığı delilleri arasında, müvekkilinin ödemelerini tatil ettiğine dair bir delil yer almadığı ileri sürülmüş ise de gerek dava dilekçesindeki gerekse beyan dilekçesindeki açıklamaları nazara alındığında, davacının iddiasının ispatı yönünden 3.kişilerin açtığı dava ve başlattıkları icra takiplerine dayandığı anlaşılmakla bu yöndeki itirazlarının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Ancak bu hususlarda mahkemece ayrıntılı bir araştırma ve değerlendirme yapılmadığı da açıktır. Zira mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde taraflar arasında imzalanan sözleşmeye konu taşınmaz üzerinde çok sayıda haciz olduğu sadece tapu kayıtları incelenerek tespit edilmiş, mali yönden inceleme sadece taraflar arasındaki ilişki nazara alınarak yapılmıştır. Yukarıdaki açıklamalar uyarınca ödemelerin tatil edilip edilmediğinin sadece taraflar arasında ilişki ile sınırlı olarak değil genel olarak incelenerek değerlendirilmesi gerekmektedir.
--------- sayılı ilamında; "...İcra ve İflâs Kanunu'nun 177/2 hükmü uyarınca, borçlunun ödemelerini tatil ettiğinin kabulü için borçlunun ödeme güçlüğü hâlinde bulunması nedeniyle açık veya zımni iradesiyle genel ve sürekli nitelikte borcunu ödememe durumunda olması gerekir. Vadesi gelmiş borçlarının sayı ve miktar itibarıyla genel olarak ödenmemesi ve bu durumun geçici veya arızi bir mali sıkıntıdan kaynaklanmaması hâlinde borçlunun ödemelerini tatil ettiği sonucuna ulaşılabilir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, alacaklının genel haciz yoluyla yapmış olduğu takip dosyası incelenerek, borçlunun kesinleşmiş icra takibi neticesinde borcunu takip tarihinden dava tarihine kadar ödemediği, borçlu şirketin araçlarından birinin vergi dairesine borcu nedeniyle satılarak paraya çevrildiği belirtilerek borçlunun ödemelerini tatil ettiği sonucuna ulaşılmıştır. Davalı vekili ibraz ettiği defter ve kayıtlara göre müvekkilinin ödemelerini tatil etmediğini, borçlarını ödediğini, mal alışverişlerinin devam ettiğini savunmuştur. Bu durumda mahkemece, iflası istenen davalı şirketin ticaret sicili kaydının dosyaya celbi ile davalı şirketin ticari defterleri üzerinde ehil bilirkişi incelemesi yaptırılarak, borçlunun ödemelerini yukarıda açıklandığı şekilde genel ve sürekli şekilde tatil edip etmediği araştırılıp, varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır." Açıklanan nedenlerle, davalı şirketin ödemelerini tatil edip etmediğinin, taraflar arasında ilişki ile sınırlı olmaksızın, davalı şirketin tüm kayıtlı borçlarının, hakkında başlatılan takiplerin, açılan davalara ilişkin dosyaların incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde tespiti mümkün olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına," şeklinde karar verilerek dosya mahkememize gönderilmiştir.
İstinaf ilamında belirtilen gerekçeye istinaden tensip zaptı ile duruşma günü verilmiş ve taraflara tebliğ edilmiştir.Mahkememizin 06/11/2024 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın rapor düzenleyen önceki bilirkişi heyetindeki mali müşavir bilirkişiye tevdi ile taraf beyan ve itirazları da değerlendirilmek ve davalı şirketin 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 ve gerek görülmesi halinde diğer yıllara ait ticari defter ve dayanakları üzerinde inceleme yapılarak borçlunun ödemelerini genel ve sürekli şekilde tatil edip etmediği hususunda istinaf kaldırma kararı da gözönüne alınarak ek rapor düzenlemesi için mali müşavir bilirkişi ---------- tevdi edilmiş, dosyanın bilirkişiden dönüşü ve raporun sunulması beklenmeden davacı vekili tarafından mahkememize sunulan 07/04/2025 tarihli dilekçe ile; iş bu davadan feragat ettiklerini, davalıdan herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığını, dosya üzerinden duruşma günü beklenmeksizin davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili tarafından mahkememize sunulan 07/04/2025 tarihli dilekçe ile; davacı tarafın feragati nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını beyan ettiği görülmüş, mahkememizce taraf vekillerinin beyanları doğrultusunda dosyanın bilirkişiden işlemsiz olarak iadesi talep edilmiştir.Davacı vekilinin vekaletnamesinin incelemesi sonucu davadan feragate yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır. HMK'nun 307-309 ve devamı maddeleri gereğince feragat davayı kesin hüküm gibi sonuçlandıran, karşı taraf ve mahkemenin muvafakatına bağlı olmayan taraf işlemi olmakla, davacı yanın feragati nedeniyle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Feragat nedeniyle reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan, maktu karar ve ilam harcının üçte ikisi olan harçtan 185,97-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Talep gibi taraflar lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
5-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 07/04/2025