İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/483 K.2024/549

🏛️ İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2024/483 📋 K. 2024/549 📅 17.07.2024

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/483 Esas
KARAR NO: 2024/549
DAVA: Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)
DAVA TARİHİ: 04/04/2024
KARAR TARİHİ: 17/07/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin muris eşi ---------- 15/02/2024 tarihinde vefat ettiğini, mirasçısı olarak eşinin %50 hissesine sahip olduğunu, --------- Şirketi'nin hisselerinin devri işlemi sırasında oğlu ... --------- yaşından küçük olması sebebiyle mahkeme kararı ile yasal temsilci atanması gerektiğini, bu sebeple küçük oğlu ... yasal temsilcisi olarak atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava kayyımlık (ticari şirkete kayyım atanması) ilişkindir. İşbu davanın 04/04/2024 tarihinde Vesayet davası olarak -------- Sulh Hukuk Mahkemesinde açılmış olduğu, mahkemece dava dilekçesinin içeriğinin incelenmesi sonucu küçük ... vefat eden abası --------- 15/02/2024 tarihinde vefat etmesi nedeniyle mirasçı olarak kaldığı murisin % 50 hissesine sahip olduğu şirketin hisselerin devri sırasında küçüğe yasal temsilci atanması talepli olduğunun tespitine karar verildiği görülmüştür. -------- sayılı kararı ile görevsizlik kararı verildiği, görevli mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu gerekçesi ile dosya mahkememize gönderilmiş olup yukarıda belirtilen esasa kaydı yapılmıştır. --------- sayılı ilamının incelenmesinde " Kayyım tayinine ilişkin davada ... Sulh Hukuk Mahkemesi ve ... Asliye Ticaret Mahkemesince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi. Dava, şirkette hissesi bulunan ve annesi ile menfaat çatışması olabilecek yaşı küçük çocuklar için kayyım tayini istemine ilişkindir.Sulh hukuk mahkemesi, kayyım atanması istenilen mirasçıların ticari şirketin ortaklarından olduğu, asliye ticaret mahkemelerinin ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerinde görevli olduğu, TMK'nın 426 ve devamı maddelerinde, ticari şirketlere kayyım tayini yapılacağına dair bir düzenleme bulunmadığı, bu tür davalara bakma görevinin asliye ticaret mahkemelerinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.Asliye ticaret mahkemesi ise, talebin şirkete kayyım atanması talebine ilişkin olmadığı, yasal temsilci ile mirasçı olarak şirkette pay sahibi olan çocuklara kayyım atanması istemine ilişkin olduğu ve TMK'nın 426/2 maddesi göreğince vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.4721 sayılı Türk Medenî Kanununun İkinci Kitabının Üçüncü Kısmında vesayet, kayyımlık ve yasal danışmanlıkla ilgili hükümler bulunmaktadır.Adı geçen kanunun ikinci kitabının üçüncü kısmında yer alan 397. maddesinin ikinci fıkrası gereğince “vesayet makamı, sulh hukuk mahkemesi; denetim makamı, asliye hukuk mahkemesidir.”O halde, konusu Medenî Kanunun 2. Kitabının Üçüncü Kısmında yer alan davaya sulh hukuk mahkemesi bakmakla görevlidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince ... Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 29/09/2015 gününde oy birliğiyle karar verildi. " şeklinde karar verildiği görülmüştür. Davacının, kayyım atanmasını istediği kendi çocuğunun ortağı olduğu şirket hissesi işlemleri için kayyım atanmasını talep ettiği ve bu talebi değerlendirme görevinin 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Sulh Hukuk Mahkemesine ait olduğu anlaşılmaktadır. Kaldı ki, dava konusu talepte davacının velayeti altında bulunan çocuğuyla arasında herhangi bir menfaat çatışması olmayıp, çocuğunun şirket ortaklığı ile ilgili velisi olan annesinin, velayet hükümleri çerçevesinde işlem yapmasına hukuki bir engel olmadığından bu davada hukuki yarar şartı da olmadığı kanaatine varılmıştır. Ancak öncelikle dava şartları incelenmesi gerekmekte olup, görev hususu ilk önce değerlendirilmesi gereken dava şartı olduğundan ve mahkememiz bu talepte görevli olmadığından karşı görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, görevli mahkemenin -------- Sulh Hukuk Mahkemesi olduğuna,
2-Karşılıklı görev uyuşmazlığı nedeniyle dosyanın İstinaf edilmeksizin kesinleşmesi durumunda resen --------- Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
3-Yargılama giderleri, harç ve masrafların görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair; gerekçeli kararın davacıya tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu oybirliği ile karar verildi.17/07/2024