İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/438 K.2025/542
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/438 Esas
KARAR NO: 2025/542
DAVA: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/04/2025
KARAR TARİHİ: 04/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkillerinin dedesi--------- tarihinde vefat ettiğini, geriye davacı müvekkilleri de dahil olmak üzere 11 mirasçı kaldığını, muris vefat ettiğinde terekesine dahil araç, tapu, ziynet eşyaları, altın, çeşitli bankalarda bulunan para, tahvil, hisse senedi, fon ve şirket hisseleri mevcut iken, vefattan sonra murisin erkek çocuklarının terekeye yönelik anlaşmazlıklar yarattığını ve kız kardeşlerine ve kız kardeşlerinin çocuklarına miras hakları olmadığı belirterek murisin terekesi hakkında bilgi vermekten kaçındıklarını, murisin sağlığında kız çocuklarını mirastan yoksun bırakmak amacıyla bir takım menkullerini ve gayrimenkullerini muvazaalı işlem yapmak suretiyle devrettiğini, bu muvazaalı devirlerden birinin de --------- %95'lik hissesi olduğunu, hisse devir işleminin 12/10/20202 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayınlandığını, devir işleminin görünürde olduğunu, asıl amacın bağışlama olduğunu, bu nedenle işbu devir işleminin muvazaa nedeni ile geçersiz olduğunu, iptalinin gerektiğini, pay defterinin pay senedinde olsun devir borcunu doğurmakta olan işlemlerin noter onaylı şekilde yazılı olarak yapılması halinde geçerli olduğunu, hisse devrinin muvazaa nedeniyle hükümsüz olduğunun tespiti ile hisse devrinin iptaline, tescil talebinin kabul görmemesi Tescil talebinin kabul görmemesi halinde iptali istenen hisselerin davacıların miras oranına isabet eden kısmının dava tarihi itibari ile piyasa rayiç bedellerinin belirlenerek, dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacılara ödenmesi, mahkememizce, muvazaalı işlem yönünden taleplerimizin kabul görmemesi ihtimalinde de davacı mirasçıların saklı payları zarar gördüğünden, bu kere, mahkemenizce tenkise gidilmesinin gerektiğini, -------- ile gerçekleştirilen pay devri ile her halükarda davacı mirasçıların saklı payları zarar gördüğünü, davacıların mirastan mahrum kaldığını ve davacı mirasçıların saklı payına açıkça tecavüz edildiğini, Tüm bu nedenlerle de, saklı paya vaki tecavüzün tenkisi ile ------ gerçekleştirilen pay devrinde saklı paya tecavüz edilen kısmın iptalini talep ettiklerini, İptal taleplerinin kabul görmemesi ihtimalinde yine saklı paya vaki tecavüzün tenkisi ile muris ----- %95 oranındaki hissesinin dava tarihi itibari ile değerinin belirlenmesini ve davacı mirasçıların payına denk düşen hisse bedelinin avans faizi ile davacılara ödenmesini talep ettiklerini, Bu nedenle de ivedilikle ------ hisselerinin tamamına üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir şerhi işlenmesini, işbu talebimizin kabul görmemesi halinde davalıdır şerhi işlenmesini, ------ aktifinde yer alan araçların ve tapuların sorgulanarak ---- sistemine kaydedilmesini ve işbu araç ve tapulara da üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir şerhi işlenmesini, işbu talebimizin kabul görmemesi halinde davalıdır şerhi işlenmesini, -----tarafımızca ekteki listede sunulan ve ---- tespit edilecek bankalarda hesabı olup olmadığının sorgulanmasını ve tespit edilen bankalara müzekkere yazılarak,----- başta olmak üzere tüm hesaplarına ihtiyati tedbir şerhi işlenmesini talep ettiklerini, Tüm bu nedenlerle Muris ---- istinaden yapmış olduğu, ---- hisselerinin devir işleminin; muvazaa nedeniyle hükümsüz olduğunun tespiti ile hisse devrinin iptaline, taleplerinin kabulü halinde, devre konu hissenin muris ------ terekesine ait olduğunun tespiti ile şirket hisselerinin miras payı oranında davacılar adına tesciline ve/veya tescil işlemlerinin yapılabilmesi için davacılara yetki verilmesine, Tescil talebinin kabul görmemesi halinde iptali istenen hisselerin davacıların miras oranına isabet eden kısmının dava tarihi itibari ile piyasa rayiç bedellerinin belirlenerek, dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacılara ödenmesine, birinci maddedeki taleplerinin kabul görmemesi durumunda devir işleminde konu hisse bedellerinin saklı payı aşan kısım yönünden tenkisi ile muris ---- %95 oranındaki hissesinin dava tarihi itibari ile değerinin belirlenmesini ve davacı mirasçıların payına denk düşen hisse bedelinin avans faizi ile davacılara ödenmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, HMK m.110 hükmü kapsamında yığılma şeklinde açılan muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak şirket pay devrinin iptali ile talebin kabul görmediği takdirde tenkisi ile (3) davacıların bu sebeple oluşan zararlarının tazmini istemine ilişkindir. HMK. 138. maddesinde; "Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir." hükmü yer almaktadır. Her ne kadar ----- kararında da davanın tensip ile birlikte dava şartı noksanlığından usulden reddedilmesinde HMK 30. maddesi de gözetildiğinde bir isabetsizlik olmadığı kabul edilmiştir." yönünde karar verilmiş ise de basit usule tabi iş bu davada teati aşamasının tamamlanması beklendikten sonra dosya ele alınmış ve ilk olarak dava şartları ve ilk itirazlar bakımından incelenmiştir. Uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü olup bu muvazaa türünde, miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemekte ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği malvarlığını devretmektedir. Böyle hâllerde genel muvazaa hükümlerinin uygulanması gerekir. Gerçekten de TBK m. 19 hükmünde genel muvazaa düzenlenmiş olup, “…..tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır” hükmü getirilmiştir. Mirasçı sözleşmenin tarafı olmadığından sözleşmenin muvazaalı olarak yapıldığı iddiası her türlü delille kanıtlanabilir. Özellikle, resmi sicillere bağlı tutulan malların muvazaalı devrinde TBK'nın 19. maddesinin uygulanabileceği ve muvazaa iddiasının araştırılacağı yasal ve yargısal uygulama gereğidir. ---- Yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda davacının birbirinden bağımsız birden fazla talebini aynı dava dilekçesinde ileri sürerek yığılma şeklinde açtığı davada şirket hisseleri hakkındaki istemini muris muvazaası hukuksal nedenine dayandırdığı, istemin olmadığı takdirde tenkis talep ettiği , muris muvazaasına dayalı taleplerin TTK m.4 ve 5 hükümleri gereğince mutlak ve nispi ticari dava hükmünde olmadığı dolayısı ile bu davaların görülmesinde HMK m.2 hükmü gereğince Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu, yerleşik içtihatların da bu yönde olduğu ------ zira bu iddialar yönünden görevli mahkemenin belirlenmesinde temel ölçütün, muris muvazaasına ve tenkise konu malvarlığı haklarını oluşturan unsurların niteliği değil, murisin mirasçılarının hukukunu zedeleyen malvarlığı haklarına yönelik muvazaalı bir işlemi olup olmadığının belirlenmesi olduğu dolayısı ile uyuşmazlığın bütünüyle TTK kapsamında kaldığı söylenemeyeceği kanaatine varılarak davanın HMK 114/1-c maddesi gereğince göreve ilişkin dava şartı noksanlığından usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın HMK m. 1 ve 2, TTK m. 4, 5/3 ve HMK m. 114/1-c ve 115/2 hükümleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığından usulden reddine, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunun tespitine,
2-HMK m. 20 hükmü uyarınca, iş bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içerisinde başvuru yapılması halinde, dava dosyasının görevli ------- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK m. 331/2 hükmü uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda tarafların yokluğunda verilen gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 04/06/2025