İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2024/30 K.2024/159

🏛️ İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 📁 E. 2024/30 📋 K. 2024/159 📅 28.05.2024

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/30
KARAR NO : 2024/159
DAVA : Marka (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 23/11/2020
KARAR TARİHİ : 28/05/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ----ve -----tescil numaralı "-----" esas unsurlu markalarının TPMK'da tescilli olduklarını, davalı tarafın------ marka tescil başvuru numarası ile “------” markasını 35, 36 ve 37. sınıflarda tecsil edilmesi için TPMK’na başvuruda bulunduğu, yine ---- marka tescil başvuru numarası ile “-----Şekil” markasının 35, 36 ve 37. Sınıflarda tescili için başvuruda bulunduğu, davacının markaları ile iltibasa yol açacak şekilde ---- başvuru numaralı "----+Şekil" markasını ------ alan adlı internet sitesinde ve ticari faaliyetlerinde ve ticaret unvanında kullandığını, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz niteliğinde olduğunu, öncelikle davalı şirket tarafından tescil başvurusunda bulunulan ---- başvuru numaralı marka ile ---- başvuru numaralı markanın yargılama hakkında verilecek kararın kesinleşmesine kadar üçüncü kişilere devrinin önlenmesine, kötüniyetli davalı yanın, varsa ülkenin her yerindeki işletmelerindeki ticaret unvanı ile işletme adında, fiziki ve dijital ortamlardaki iş ve tanıtım evrakıyla internet alan adı ve içeriğinde "----" ibareli tanıtım işaretini kullanmasının, davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, davalının davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan tüm fiillerinin önlenmesi ve durdurulmasına, kaldırılmasına, men’ine, ref’ine, davalının tescilli veya tescilsiz varsa ticaret unvanında ve işletme adıyla -----alan adlı internet sitelerinde, iş ve tanıtım evrakında, ürün mahfazalarında, ----- ibareli tanıtım işaretini kullanmasının önlenmesine, alan adı ve içeriği ihlal oluşturan ----- alan adını taşıyan internet sitesine erişimin engellenmesine, alan adının iptaline, terkinine; bunun yanında varsa aynı işareti taşıyan sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesine ve iptaline, davalının tüm işletmelerinde bulunan ve "-----" tanıtım işaretini içeren ürünler ile sabit veya taşınır tabela, kartvizit, fatura, irsaliye, afiş, broşür, tanıtım dergilerinin ve bu cümleden olarak tüm iş ve tanıtım evrakı ile tanıtıcı tüm materyallere el konulmasına, üzerlerinden tecavüz oluşturan işaretin silinmesine, silinemiyorsa imhasına, masrafları davalıya ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesine, belirsiz alacak niteliğindeki zararlara karşılık şimdilik 500,00 TL maddi tazminat ile seçimlik hakları daha sonra bildirilmek üzere belirsiz alacak niteliğindeki yoksun kalınan kazancın şimdilik 500,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacının faaliyet alanlarının ve hitap ettikleri tüketici kitlesinin farklı olduğunu, davacı tarafın hizmetlerinin daha çok eğitim - öğretim ve servis faaliyetlerinde yoğunlaşmışken müvekkilinin sunduğu hizmetin ise müşterilerinin konut ve araç sahibi olmalarını sağlamaktan ibaret olduğunu, hitap ettikleri kitlenin tamamen farklı kategorilerde bulunduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin doğabilmesi için işaret benzerliğinin yanı sıra sınıfsal anlamda da bir benzerliğin söz konusu olması gerektiğini, nitekim "-----" ibaresini barındıran sayısız ticaret şirketi bulunduğunu, tarafların markaları arasında iltibas oluşacak şekilde bir benzerlik söz konusu olmadığını, müvekkili şirkete ait markada yer alan "-----" harfinin bir evin çatısını anımsatacak şekilde "-----" harfine bağlandığını, bu durumun müvekkilinin ticari faaliyeti ve sunduğu hizmet ile yakinen ilgili olduğunu, davanın kötü niyetli olarak açıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalının ticaret unvanı ile internet sitesinde ve ticari faaliyetlerinde kullandığı "-----" markasının davacının "-----" esas unsurlu markaları ile karışıklığa neden olacak derecede benzer olup olmadığı, davalının "-----" markasını kullandığı mal ve hizmetlerin davacının markalarının tescilli olduğu mal ve hizmetler ile aynı ya da benzer olup olmadığı, davacının markalarının tanınmış marka olup olmadıkları, davalının bu markayı kullanmasının ve markayı tescil ettirmek için başvuruda bulunmasının davacının marka haklarına tecavüz teşkil edip etmediği, davacının bu nedenle maddi ve manevi tazminat talep edip edemeyeceği ve tazminat tutarının ne kadar olacağı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde;
02/03/2018 başvuru, 13/08/2018 tescil tarihli, ---- tescil numaralı “-----Şekil” markası 16. Sınıfta, 20/03/2017 başvuru, 10/08/2017 tescil tarihli, ---- tescil numaralı ----Şekil” markası 09, 16, 18, 24, 25, 26, 39. sınıflarda,14/03/2016 başvuru, 13/11/2017 tescil tarihli, ----- tescil numaralı “-----Şekil” markası 41. sınıfta, 20/03/2014 başvuru, 01/12/2014 tescil tarihli, ----- tescil numaralı “----” markası 35. sınıfta, 10/08/2014 başvuru, 13/09/2005 tescil tarihli, ------tescil numaralı -----Şekil” markası 39, 41 ve 44. Sınıflarda, 27/08/1993 başvuru, 20/09/1993 tescil tarihli, ---- tescil numaralı “-----Şekil” markası 09, 14, 16, 18, 24, 25, 26. Sınıflarda, 27/08/1993 başvuru, 20/09/1993 tescil tarihli, ----- tescil numaralı ------Şekil” markası 09, 14, 16, 18, 24, 25 ve 26. sınıflarda davacı adına tescilli oldukları tespit edilmiştir.Yine Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları incelendiğinde; davalı tarafından ------ başvuru numaralı "-----" markasının 35, 36 ve 37.sınıflarda tescili için 02/06/2020 tarihinde, ---- başvuru numaralı "------ Şekil" markasının 35, 36 ve 37.sınıflarda tescili için 31/08/2020 tarihinde başvuruda bulunulduğu, tescil işlemlerinin tamamlanmadığı anlaşılmıştır.
Taraflara ait ticaret sicil kayıtları dosya içine getirtilmiş, incelendiğinde davacı şirketin 20/01/1988 tarihinde “Eğitim, kültür, sağlık, inşaat, servis taşımacılığı, kiralık vasıtalarla ilgili alanlarda hizmetler yapmak, yaptırmak, tesis kurmak” için ticaret sicile tescil edildiği, davalı şirketin ise 26/12/2019 tarihinde "gayrimenkul alım satımı, kiralanması, tapu işlemleri....Otomotiv sanayi ile ilgili olarak otobüs, minibüs, midibüs, kamyon, kamyonet, traktör, taksi, motorsiklet, bisiklet, trayler ve bunlara benzer motorlu ve motorsuz kara, hava, deniz taşıtlarının, grayder, silindir v.b. ağır iş ve sanayi makinelerinin, yükleme, boşaltma iş makinelerinin yurt içinde ve yurt dışında imalatını ve ticaretini yapmak, acente, bayilik ve mümessilliğini almak, ithalat, ihracat, toptan ve perakende ticaretini yapmak. Her türlü nakil vasıtası edindirme organizasyonu yapmak suretiyle nihai tüketicilere hizmet vermek v.b." faaliyetler için ticaret sicile tescil edildiği tespit edilmiştir.
Mahkememizce ihtiyati tedbir talebinin değerlendirilmesi yönünde ön inceleme aşamasında bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, bilişim uzmanı ----- oluşan bilirkişi heyeti 28/12/2020 tarihli raporda; davalı tarafın ----- alan adlı internet sitesi incelendiğinde internet sitesinin üst bölümünde (internet sitesinin title/başlık bölümü), alan adında, internet sitesinde kullanılan logoda ve internet sitesinin içeriklerinde "----" ve "-----" ibarelerinin marka olarak kullanıldığı,-----alan adı kimlik bilgileri incelemesinde, alan adı kimlik bilgilerinin gizli olduğu, alan adının 11/11/2019 tarihinde kayıt ettirildiği ve 11/11/2021 tarihine kadar kayıtlı olduğu, davalı internet sitesindeki "---- şekil", "------" ibareli marka kullanımlarının, davacı ----- sayılı markaları ile benzer olduğu, ancak davacı markalarının tescilli olduğu mal ve hizmetler| ile davalı internet sitesindeki kullanımlarına konu hizmetlerin benzer olmadığı, dolayısıyla davacının tescilli markaları ile davalı kullanımları arasında ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.Dava konusu teknik bilgi gerektirdiğinden, tarafların delillerinin sunulmasından sonra Mahkememizin 06/07/2021 tarihli ara kararı ile, bir marka uzmanı, bir gayrimenkul sektörü uzmanı ve bir eğitim sektörü uzmanından oluşan bilirkişi heyetinden davalının kullandığı "-----" markasının ve ticaret unvanının davacının "----" esas unsurlu markaları ile iltibasa neden olacak derecede benzer olup olmadığı, davalının markayı kullandığı mal ve hizmetlerin davacının markalarının tescilli oldukları mal ve hizmetler ile aynı ya da benzer olup olmadıkları, benzer veya aynı olan mal ve hizmetler mevcutsa bunların ayrı ayrı tespiti, davacının markasının tanınmış marka olup olmadığına dair rapor alınmasına, toplam 3.900,00 TL bilirkişi ücretinin davacı tarafça iki haftalık kesin süre içerisinde yatırılmasına karar verilmiş ise de, davacı tarafça verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücreti yatırılmadığından bilirkişi delilinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:
6769 sayılı SMK'nın 7/2, 29., 149,150 ve 151. Maddeleri.
GEREKÇE:
Dava, davacı adına tescilli "------" markasının davalı tarafça ticaret unvanı ve marka olarak iltibasa ve karışıklığa yol açacak şekilde kullanıldığı iddiası ile açılan marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i ve ref'i, alan adının iptali ile maddi tazminat davasıdır.Davacı taraf, davalı tarafın ---- marka tescil başvuru numarası ile “-----” markasını 35, 36 ve 37. sınıflarda tecsil edilmesi için TPMK’na başvuruda bulunduğu, yine ----- marka tescil başvuru numarası ile ----Şekil” markasının 35, 36 ve 37. Sınıflarda tescili için başvuruda bulunduğu, davacının markaları ile iltibasa yol açacak şekilde ----başvuru numaralı ------Şekil" markasını----- alan adlı internet sitesinde ve ticari faaliyetlerinde ve ticaret unvanında kullandığını, bu durumun davacının "-----" markası yönünden marka haklarına tecavüz niteliğinde olduğunu, bu sebeple tecavüzün tespiti ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Mahkememizce ---- BAM. ----HD'nin ----- Sayılı kaldırma kararı öncesi yapılan yargılamada; "davacı adına tescilli markaların hepsinin, "-----" ibaresi büyük harfle ve ön plana çıkartılacak şekilde farklı kelime ve şekil unsurları kullanılarak oluşturulduğu, bu nedenle markaların esas unsurunun "-----" ibaresi olduğu tespit edilmiştir. Davalının ticaret unvanında da yer alan, markasal olarak kullandığı ve tescil ettirdiği "--- -" ibaresinde de "-----" kelimesi tanımlayıcı nitelikte olduğundan esas unsur davacının markalarında olduğu gibi "-----" ibaresidir. Davacının markalarında diğer kelime ve şekil unsurlarının mevcut olması, davalının kullandığı markayı davacının markalarından farklı kılmamaktadır. Bu durumda davalının kullandığı marka ve ticaret unvanının çekirdek unsuru davalının markalarının esas unsuru ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak aynıdır. Ancak markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olması için ayrıca davalının "------" markasını davacının markalarının tescilli oldukları mal ve hizmetlerde de kullanması gerekir. Davalının ticaret sicil kaydında yer alan faaliyet alanına bakıldığında "gayrimenkul alım satımı, kiralanması, tapu işlemleri....Otomotiv sanayi ile ilgili olarak otobüs, minibüs, midibüs, kamyon, kamyonet, traktör, taksi, motorsiklet, bisiklet, trayler ve bunlara benzer motorlu ve motorsuz kara, hava, deniz taşıtlarının, -, silindir v.b. ağır iş ve sanayi makinelerinin, yükleme, boşaltma iş makinelerinin yurt içinde ve yurt dışında imalatını ve ticaretini yapmak, acente, bayilik ve mümessilliğini almak, ithalat, ihracat, toptan ve perakende ticaretini yapmak. Her türlü nakil vasıtası edindirme organizasyonu yapmak suretiyle nihai tüketicilere hizmet vermek v.b." konularda faaliyet göstermek için kurulduğu, marka kullanımlarının da gayrimenkul ve menkul alımlarında finansal kredi sağlanması hizmetlerine ilişkin olduğu, bu hizmetlerin de 36. sınıfta yer alan "finansal ve parasal hizmetler" kapsamında kaldığı, davacının bu hizmetler ve gayrimenkul alımı, satımı, kiralanması, tapu işlemleri için tescilli bir markasının bulunmadığı, bu nedenlerle SMK'nun 7/2-b maddesinde tanımlanan markaya tecavüzün söz konusu olmadığı tespit edilmiştir. Davalının --- ve ----- tescil numaralı markalarının 39. sınıfta "Gemi acente hizmetleri. Kara, hava ve deniz taşıtlarının kiralanması hizmetleri. Araba park hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri" için tescilli oldukları, ancak davalının marka kullanımının bu hizmetlerle ilgisinin bulunmadığı, davalı şirketin iştigal konuları arasında benzer hizmetler mevcutsa da, SMK'nın 29/1-a hükmü ile yapılan yollama gereği 7/3-e maddesinde yer alan "işaretin ticaret unvanı ve işletme adı olarak kullanılması" hükmünün işaretin markasal kullanılması durumunda uygulanabileceği, zira 7/3. maddede işaretin ticaret alanında kullanılması halinde yasaklanabileceğinin hükme bağlandığı, marka hukuku kapsamında işaretin ticaret alanında kullanılması ifadesi ile kastedilenin işaretin markasal olarak kullanılması olduğu, ---- sayılı A.B. Marka Yönergesi'nin 3. maddesinde yer alan hükme ve Yönerge'nin genel gerekçesinin 19'. bendindeki açıklamalara göre, ticaret unvanının ancak tescilli bir markanın tescili kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden ayırt ediciliği sağlayıcı bir işaret olarak kullanılması halinde, marka hakkına tecavüz oluşturacağı açıklaması karşısında, Kanun Koyucunun amacının ticaret unvanının tescilli marka ile karıştırılmaya yol açacak şekilde kullanılması halinin marka hakkına tecavüz olarak kabul edilmesi gerektiği, davalının ticaret unvanının davacının markalarının kapsamındaki mal ve hizmetler için kullanılmadığı, ayrıca davalının tescilli ticaret unvanını kullanmasının yasal hakkı olduğu, davacı tarafça davalının kötü niyetli olduğunun ve davacının markasının tanınmış marka olduğunun da ispatlanamadığı, bu nedenle davalının marka ve ticaret unvanı kullanımının davacının marka haklarına tecavüz teşkil etmediği, davalının tescilli ticaret unvanına uygun-----alan adını "finansal ve parasal hizmetler" için kullanmasının da davacının marka haklarına tecavüz oluşturmadığı" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, bu kararın istinaf edilmesi sonrasında ---- BAM. ----. HD'nin------ Sayılı kararı ile " Yargılamanın 15.02.2022 tarihli duruşmasına davacı tarafın katılmadığı, mahkemece bu durumun duruşma tutanağında "Davacı vekilinin duruşma gün ve saatinden haberdar olmasına rağmen hazır olmadığı görüldü." içeriğiyle tespit edilmiştir. Bu durumda HMK 150/2. maddesindeki "Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır." hükmü gereğince mahkemece duruşmada hazır olan davalı vekiline davaya devam etme iradesinin sorularak, sonucuna göre yargılamaya devam edilmesi veya dosyanın işlemden kaldırılması gerekirken, davalı tarafa devam iradesi sorulmadan yargılamaya devam edilmesi usule aykırıdır. Davacı vekilinin 05.07.2021 tarihli dilekçe ile "BDDK kararı ile davalı şirketin faaliyetine son verildiğinin ve şirketin tasfiye sürecine girdiğinin." bildirildiği, dilekçe ekinde BDDK kararı ile ----- ilgili sayısının da sunulduğu, mahkeme gerekçeli kararının başlığında da davalı şirketin Tasfiye halinde olduğu belirtilmesine rağmen, mahkemece tasfiye ile ilgili kayıtların getirtilerek ilgili tasfiye memurlarına davetiye gönderilmesi veya tasfiye memurları tarafından verilmiş bir vekaletnameye dayalı olarak vekil ile temsil için davalı tarafa süre verilmesi gerekirken, yargılamaya mevcut haliyle devam edilmesi de usule aykırı olduğu" gerekçesi ile Mahkememizin kararı kaldırılmakla dosya Mahkememizin yeni esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni
olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler SMK'nın 149. Maddesinde düzenlenmiş, bu hükme göre; (1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. ....g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi, şeklinde belirtilmiş, yine SMK'nın 150 ve 151. Maddesinde hak sahibinin oluşan zararlarının tazmini talep edebileceği belirlenmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 29/1 ve 7/2-d maddelerinde, marka sahibinin izni olmaksızın, tescilli olan markayı kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimde kullanılması marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır. Yine Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.Kaldırma kararında belirtilen davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları celp edilmiş, tasfiye halindeki TASFİYE HALİNDE----- ŞİRKETİ'nin tasfiye memurlarına usulüne uygun tebligat yapılmış, ve davalı taraf -----. Noterliği'nin 29.09.2021 tarih ve ------ yevmiye numaralı vekaleti gereği vekil ile temsil edilmiş ve yargılamaya devam olunmuştur.----BAM. ---- HD'nin ---- -. Ve------ Sayılı kaldırma kararı gereği usulü eksiklik giderildikten sonra yapılan esasa ilişkin değerlendirmede, er ne kadar mazeretsiz olarak davacı tarafça duruşmalara katılınmayarak dava takipsiz bırakılmış ise de davalı tarafın davayı takip etmesi sonrasında dava esas yönünden incelenmiştir.Dava konusu somut uyuşmazlıkta; davacı adına tescilli markaların hepsinin, "----" ibaresi büyük harfle ve ön plana çıkartılacak şekilde farklı kelime ve şekil unsurları kullanılarak oluşturulduğu, bu nedenle markaların esas unsurunun "------" ibaresi olduğu tespit edilmiştir. Davalının ticaret unvanında da yer alan, markasal olarak kullandığı ve tescil ettirdiği "-----" ibaresinde de "-----" kelimesi tanımlayıcı nitelikte olduğundan esas unsur davacının markalarında olduğu gibi "-----" ibaresidir. Davacının markalarında diğer kelime ve şekil unsurlarının mevcut olması, davalının kullandığı markayı davacının markalarından farklı kılmamaktadır. Bu durumda davalının kullandığı marka ve ticaret unvanının çekirdek unsuru davalının markalarının esas unsuru ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak aynıdır. Ancak markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olması için ayrıca davalının "----" markasını davacının markalarının tescilli oldukları mal ve hizmetlerde de kullanması gerekir. Davalının ticaret sicil kaydında yer alan faaliyet alanına bakıldığında "gayrimenkul alım satımı, kiralanması, tapu işlemleri....Otomotiv sanayi ile ilgili olarak otobüs, minibüs, midibüs, kamyon, kamyonet, traktör, taksi, motorsiklet, bisiklet, ---- ve bunlara benzer motorlu ve motorsuz kara, hava, deniz taşıtlarının, ----, silindir v.b. ağır iş ve sanayi makinelerinin, yükleme, boşaltma iş makinelerinin yurt içinde ve yurt dışında imalatını ve ticaretini yapmak, acente, bayilik ve mümessilliğini almak, ithalat, ihracat, toptan ve perakende ticaretini yapmak. Her türlü nakil vasıtası edindirme organizasyonu yapmak suretiyle nihai tüketicilere hizmet vermek v.b." konularda faaliyet göstermek için kurulduğu, marka kullanımlarının da gayrimenkul ve menkul alımlarında finansal kredi sağlanması hizmetlerine ilişkin olduğu, bu hizmetlerin de 36. sınıfta yer alan "finansal ve parasal hizmetler" kapsamında kaldığı, davacının bu hizmetler ve gayrimenkul alımı, satımı, kiralanması, tapu işlemleri için tescilli bir markasının bulunmadığı, bu nedenlerle SMK'nun 7/2-b maddesinde tanımlanan markaya tecavüzün söz konusu olmadığı kabul edilmiştir.Davalının --- ve ----- tescil numaralı markalarının 39. sınıfta "Gemi acente hizmetleri. Kara, hava ve deniz taşıtlarının kiralanması hizmetleri. Araba park hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri" için tescilli oldukları, ancak davalının marka kullanımının bu hizmetlerle ilgisinin bulunmadığı, davalı şirketin iştigal konuları arasında benzer hizmetler mevcutsa da, SMK'nın 29/1-a hükmü ile yapılan yollama gereği 7/3-e maddesinde yer alan "işaretin ticaret unvanı ve işletme adı olarak kullanılması" hükmünün işaretin markasal kullanılması durumunda uygulanabileceği, zira 7/3. maddede işaretin ticaret alanında kullanılması halinde yasaklanabileceğinin hükme bağlandığı, marka hukuku kapsamında işaretin ticaret alanında kullanılması ifadesi ile kastedilenin işaretin markasal olarak kullanılması olduğu, ------ sayılı A.B. Marka Yönergesi'nin 3. maddesinde yer alan hükme ve Yönerge'nin genel gerekçesinin 19'. bendindeki açıklamalara göre, ticaret unvanının ancak tescilli bir markanın tescili kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden ayırt ediciliği sağlayıcı bir işaret olarak kullanılması halinde, marka hakkına tecavüz oluşturacağı açıklaması karşısında, Kanun Koyucunun amacının ticaret unvanının tescilli marka ile karıştırılmaya yol açacak şekilde kullanılması halinin marka hakkına tecavüz olarak kabul edilmesi gerektiği, davalının ticaret unvanının davacının markalarının kapsamındaki mal ve hizmetler için kullanılmadığı, ayrıca davalının tescilli ticaret unvanını kullanmasının yasal hakkı olduğu, davacı tarafça davalının kötü niyetli olduğunun ve davacının markasının tanınmış marka olduğunun da ispatlanamadığı, bu nedenle davalının marka ve ticaret unvanı kullanımının davacının marka haklarına tecavüz teşkil etmediği, davalının tescilli ticaret unvanına uygun-----alan adını "finansal ve parasal hizmetler" için kullanmasının da davacının marka haklarına tecavüz oluşturmadığı kabul edilmiş ve davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davalı yararına "markaya tecavüz davası" üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
4-Davalı yararına "haksız rekabetin tespiti, men'i ve ref'i davası üzerinden" Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Davalı yararına maddi tazminat davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
6-Davalı yararına yoksun kalınan kazanç davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından yapılan 51,50 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
9-Kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Dair; davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı .