İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/181 K.2024/555
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/181
KARAR NO : 2024/555
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 28/11/2022
KARAR TARİHİ : 09/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Maliki ---- sürücüsü ----- olan ----Plakalı Çekici ve ---- Plakalı Tır ın 15.03.2006 tarihinde sebep olduğu kazada ---- ve --- vefat ettiklerini, vefat eden --- ve ----- yakınları olan ve İtirazın İptaline konu icra dosyasına itiraz eden mirasçıları davalılara kaza kapsamında Güvence hesabı tarafından destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini, bahse konu kazada her ne kadar araç maliki ---- ve sürücü ----Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası olmaması sebebi ile kuruma ibraz edilen raporlar kapsamında %100 kusur oranı dikkate alınarak davalıların mirasçılarına ödeme yapılmış olsa da , ödeme sonrası ---- Asliye Hukuk Mahkemesi ( Eski ------Asliye Hukuk Mahkemesi) ----- Esas ---- Karar sayılı kararı kapsamında görülen Tazminat dosyası içeriğindeki raporlar dikkate alındığında kusur oranının 4/8 olarak tespit edildiği ve işbu tespite dayalı verilen kararda da yapılan 83.113,00 TL ödemenin(1/2) 41.556,50-TL sinden sorumlu olacakları hükme bağlandığını, ---- Asliye Hukuk Mahkemesinin vermiş olduğu kısmen kabul kısmen red kararına dayanarak davalılar -----adına karar kapsamında 41.556,50-TL üzerinden ---- İcra Müdürlüğü ----- Esası ile takip başlatıldığını, dosya kapsamındaki davalılara sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak fazla yapılan ödeme için -----İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ve işbu takibe tüm mirasçılar ile birlikte, -----plakalı kazaya karışan miras bırakanların araç sigortasını yapan ------ haksız ve mesnetsiz bir şekilde itiraz ettiğini belirterek, borçluların takibe vaki itirazlarının iptali ile takibin devamına, borçlunun itirazında haksız çıkması halinde %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç,masraf, ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmitir.
SAVUNMA
Davalılar, ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; Davayı kabul etmemekle birlikte müvekkilleri aleyhine ikame edilmiş bulunan davanın zamanaşımı yönünden esastan reddi gerektiğini, davacı yanın sebepsiz zenginleşme nedeniyle eldeki davayı ikame etmişttiğini, sebepsiz zenginleşene karşı, geri alma hakkı bulunan kişinin açacağı davalarda TBK Madde 82 gereği; "Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar." şeklinde olduğunu, Davacı tarafın ödemeyi 01.11.2005 tarihinde yaptığını, ----İcra Müdürlüğünün ------Esas sayılı itiraz ettikleri icra takibi zamanaşımı süresi geçtikten sonra, 01.05.2022 tarihinde açıldığını, Davacı tarafından kusur oranının %50 olduğunu öğrendiği an dahi ----- Asliye Hukuk Mahkemesinin (----- Asliye Hukuk) 03.02.2011 tarihli --- Esas ve ------ sayılı kararı tarihi olup her halukarda sebepsiz zenginleşme zamanaşımı süresi geçtiğini, Davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte kaza tarihinde müvekkillerden ---- sürücüsü bulunduğu ----Plaka sayılı aracın Kaza Tarihi olan 27/04/2005 tarihli Kaza Tespit Tutanağında da belirtildiği üzere ----- numaralı ZMMS Poliçesi ile sigortalı olup, Sigortacısı davalılardan ----, Rücu husumetinin sadece---- yöneltilmesi gerektiğini, -----Plaka sayılı aracın sigortalı olup müvekkillerinin sigorta şirketleri arası rücu davasında bir sorumluluğu bulunmadığından davanın müvekkilleri yönünden reddini talep ettiklerini, Dava konusu kaza gerçekleştikten sonra ölenin desteğinden yoksun kalanlar için kaza kapsamında araç Maliki ---- ve Sürücü ----- Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası olmaması sebebi ile kuruma ibraz edilen raporlar kapsamında % 100 Kusur oranı dikkate alınarak Güvence Hesabı tarafından 01.11.2005 tarihinde müvekkillerine 83.113,00 TL tutarında tazminat ödendiğini, davacı taraf yapılan bu ödemenin ardından sorumlular aleyhine --- Asliye Hukuk Mahkemesinin (----- Asliye Hukuk) ---- Esas sayılı dosyası ile rücu davası ikame ettiğini, yapılan yargılama sonucunda ---- Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.02.2011 tarihli ve ------ Karar sayılı kararı ile tespit olunan %50 kusur oranı nedeniyle Güvence Hesabı ödediği tazminat tutarının 41.556,50 TL sinden sorumlu olacağı hükme bağlandığı, İlgili dosyada alınan ve eldeki dosyada mevcut 17.03.2008 tarihli tazminat hesap raporunda ; 27.04.2005 tarihinde meydana gelen kaza sonucunda vefat eden ve olayın meydana gelmesinde yolcu konumunda olup kusuru bulunmadığı kabul edilen müteveffa ---- ve ---- geriye kalanların Toplam Destekten Yoksunluk Tazminatı Tutarı 143.108,65 TL olduğu buna karşılık teminat limiti ile sınırlı olmak üzere hak sahibi müvekkillerine 01.11.2005 tarihinde 83.113,00 TL ödeme yapıldığı başka bir deyişle hak sahiplerine 60.000,00 TL eksik ödeme yapıldığını, kusur durumu değişmiş olsa bile davacı Güvence Hesabı müvekkillerine zaten eksik ödeme yaptığından dava yoluyla rücu edebileceği bir talep mevcut olmadığını, Bu sebeple de davanın reddinin gerektiğini, Dava konusu olayda 27/04/2005 tarihli Kaza Tespit Tutanağı ve ----Ağır Ceza Mahkemesinin 31/05/2006 tarihli ve ----Sayılı kararı ile de sabit olduğu üzere ----Plaka sayılı araç sürücüsü müvekkil ----- kusuru bulunmadığını, Yargıtay ----Ceza Dairesinin 30.04.2009 tarihli ----- Esas ve ----sayılı kararı ile ----- yönünden kararın onandığını, olayda müvekkile atfedilecek bir kusurun bulunmadığını, bu sebeplerle davanın müvekkiller yönünden reddini talep ettiklerini beyanla; davanın müvekkiller yönünden reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı ----- kendisine yapılan usulüne uygun tebliğe rağmen davacı yanın dava dilekçesine cevap vermemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle,-----İcra Müdürlüğünün ---- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, ---- İcra Müdürlüğünün -----sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından itiraz dilekçesinde borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi tarafından alınan raporda ," Nihai takdir ve karar Mahkemeye ait olmak üzere davacı Güvence Hesabı' nın -----. İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosyası kapsamında başlattığı icra takibinin 41.556,50 TL asıl alacak ve 61.818,99 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 103.375,49 TL üzerinden devamının gerektiği, " şeklinde rapor sunulmuştur.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (-----). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.2918 sayılı yasanın 109/4. maddesinde, motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrayacağı, TBK'nın 154/2. maddesinde mahkemeye başvurulması yahut icra takibinde bulunulmasının zamanaşımı süresini keseceği, aynı yasanın 157/1. maddesinde de bir dava yoluyla kesilmiş olan zamanaşımı süresinin dava süresince tarafların yargılamaya ilişkin her işleminden veya hakimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlayacağı, icra takibinde kesilmiş ise takibe ilişkin her işlemden sonra yeniden başlayacağı hüküm altına alınmıştır.
Maliki ----- Sürücüsü ---olan ----- Plakalı Çekici ve ---- Plakalı Tır ın 15.03.2006 tarihinde sebep olduğu kazada ---- ve ---- vefat ettiği, vefat eden ----- ve ---- yakınları olan davalılara kaza kapsamında davacı tarafından destekten yoksun kalma tazminatı ödendiği, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası olmaması sebebi ile davacıya ibraz edilen raporlar kapsamında % 100 Kusur oranı dikkate alınarak davalı mirasçılara 83.113,00 TL ödeme yapıldığı, ödeme sonrası ----- Asliye Hukuk Mahkemesi ( Eski -----. Asliye Hukuk Mahkemesi) ------ Esas ----- Karar sayılı kararı kapsamında görülen Tazminat dosyası içeriğindeki raporlar dikkate alındığında kusur oranının 4/8 olarak tespit edildiği görülmüştür. İlgili karar karar düzeltme yolundan geçerek 07/10/2020 tarihinde kesinleşmiştir. Eldeki davaya konu icra takibi de 09/05/2022 tarihinde karar kesinleşmesine müteakip 2 yıllık rücu zamanaşımı süresinde açılmış olduğundan davalıların zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiştir. Yukarıdaki açıklamalar dikkate alındığından %100 kusur durumuna göre ödeme yapan davacının, ZMM sigortası olmayan aracın sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olacağı, sonraki aşamalarda ZMMS olmayan aracın sigortacısının davalı-----olduğunun belirlenmesi dikkate alındığında davacının mirasçılara fazladan ödemiş olduğu 41.556,50 TL'yi davalı mirasçılar ve sigortaya rücu edebileceği kanaati ile usul ve yasaya uygun bilirkişi raporuda hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.Eldeki davada tazmini gereken alacak miktarı bilirkişi raporuyla belirlendiğinden bu halde likit alacaktan sözetmek mümkün olmayacağından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
1-Davalının ----- İcra Müdürlüğünün ----Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 41.556,50 TL asıl alacak, 61.818,99 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 103.375,49 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alacak yargılamayı gerektirdiğinden şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Karar harcı 7.061,57-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.250,05-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.811,52-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL başvurma harcı, 1.250,05-TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 1.331,20-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine
5-Davacı tarafından yapılan 755,25-TL tebligat ve müzekkere gideri, 3.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.255,05-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 4.250,05-TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 126,39 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan davalılara verilmesine,
9-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
10-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.280,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 3.275,99-TL.sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 4.01-TL.sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair; davacı vekili ile Bir kısım davalılar vekilinin yüzüne karşı davalı Sigorta şirketinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.