İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/677 K.2025/197
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/677
KARAR NO : 2025/197
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/11/2021
KARAR TARİHİ : 24/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından davacı şirket aleyhine----. İcra Dairesi----Sayılı dosyası ile davaya konu ilamsız icra takibi başlatıldığını. İcra takibinden davacı şirket tarafından takip kesinleştikten sonra 26/10/2021 tarihinde haberdar olunduğunu 26/10/2021 öğrenme tarihi itibari ile icra dosyasına borca itiraz dilekçesi sunulduğunu aynı zamanda tebligatın iptali için ---. İcra Hukuk ----- esas sayılı dosyası ile dava açılmış olup dava derdest olduğunu, davacı şirketin miras yolu mirasçılara intikal ettiğini. Muris ---- 14.11.2018 tarihinde vefat etmiş “olup -----. Sulh Hukuk Mahkemesinin 03.12.2018 tarih ve ----- sayılı kararı ile veraset ilamı alındığını. Söz konusu davacı şirket ekteki veraset ilamından görüleceği üzere murisin ikinci eşi ---- ve çocukları --- , , ---- ve murisin ilk eşinden olma---- ve ...'e miras yolu ile intikal ettiğini, Murisin vefatı üzerine intikaller yapılmış ve davalı şirkete ortaklar kurulu kararı ile çift imza müteselsil yetki ile ----ve Davalı ... İtekin temsil ve ilzam yetkisi ile 19/12/2018 tarihinde atandığını, murisin ölümünün ardında miras paylaşımına ilişkin -----. Sulh Hukuk Mahkemesi -----. Sayılı mirasın taksimi konulu tereke dosyası ile dava açılmış dava devam ederken mirasçılar sulh görüşmeleri yaparak veraset ilamındaki oranlar doğrultusunda hisselerinin paylaşımı yapılmıştır. Şöyle ki davalınında içerisinde olduğu tüm mirasçılar ve mirasçıların vekilleri ; 17/07/2020 tarihinde terekenin paylaşımına ilişkin esasların belirlenmesi paylaşım safhaları sözleşmesi imzalamış ve ----Sulh Hukuk Mahkemesi ----- esas sayılı dosyaya da sunularak tüm taraflarca kabul edilmiş ve dosya kapatıldığını, sonrasında paylaşım konusunda mirasçılar mutabık kalmış ve 26/08/2020 tarihli miras taksim sözleşmesi yapmışlar ve---- Sulh Hukuk Mahkemesi ----- Esas sayılı dosyaya sunularak tüm taraflarca kabul edilmiş ve dosya kapatıldığını, işbu sözleşmenin 5. maddesinde "Taraflar, hakkın rahmetine kavuşan ----- adına olan iki şirket ile ilgili paylaşımı veraset ilamında belirtilen oranlarda anlaşarak yapmışlardır. sözleşme tarihi itibari ile şirket ortaklarının işbu şirketlerden herhangi alacağı söz konusu değildir"; ibaresi yer aldığını, dolayısıyla davalının ve aynı zamanda vekilinin de imzasının bulunduğu işbu sözleşmenin yalnızca 5. Maddesi bile davalının davacı şirketten hiçbir alacağı olmadığını ispatlar nitelikte olduğunu, davaya konu icra takibinde ilamsız icranın eki niteliğinde sunulan dayanak belge olarak gösterilen sayfada 01/07/2019 tarihi ve rakamlar yazdığını, taraflar arasında yapılan terekenin paylaşım safhaları sözleşmesi 17/07/2020 tarihinde yapıldığını, davalı sözleşmenin imzalandığı 17/07/2020 tarihi itibari ile davacı şirketten herhangi bir alacağı olmadığını doğruladığını, davalı davacı şirketten alacağı bulunmadığını beyan ettiği sonrasında ise bizzat imzalamış olduğu sözleşmeyi görmezden gelmiş ve haksız ve kötü niyetli bir şekilde kendisinin ortak , yetkili ve müdür sıfatının bulunduğu davacı şirket aleyhine icra takibi başlattığını, bu nedenlerle; davanın kabulü ile davacı müvekkil şirketin davalıya borçlu olmadığının tespitine, ---İcra Müdürlüğü ---- Sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline, hacizlerin kaldırılmasına, davalı aleyhine dosya borcunun %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin dava dilekçesinde dayanak olarak sunmuş olduğu "terekenin paylaşımına ilişkin esasların belirlenmesi ve paylaşım safhaları sözleşmesinin" herhangi bir kısmının taraflarınca kabul görmesi mümkün olmadığını, Davalı ve dava dışı ---- 19.12.2018 tarihinde şirket ortaklarınca oy birliği ile alınan kararlar doğrultusunda aksi karar alınıncaya kadar davacı şirkete şirket müdürü olarak atandığını. şirket müdürlüğüne atanan davalı ve dava dışı ---- şirketi her hususta müşterek imzası ile temsil ve ilzam etmek üzere yetkili kılındığını, davalı, davacı şirketin müdürü olarak seçildiği dönemlerde davacı şirketin vadesi gelmiş borçlarının bulunması ve şirket hesaplarında ve kasasında para bulunmaması sebebiyle, şahsi hesabından davacı şirket hesabına borç olarak 01.07.2019 tarihinde 265.253,29-TL ödemiş olup davacı şirket borçlarını kapattığını, ancak akabinde bu tutar davacı şirket tarafından davalıya ödenmemiş olup, ilgili tutarın ödenmemesi sebebiyle davalı tarafından ---- İcra Müdürlüğü'nün ----sayılı dosyası başlatılmak zorunda kalındığnı, bu nedenle davacı şirket müvekkil şirkete en az icra takibindeki tutar kadar borçlu olduğunu, davalı alacağının tahsili amacıyla, tarafımızca ---- İcra Müdürlüğü'nün -----. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, işbu takibe ilişkin ödeme emri, davacı şirketin ---- Gazetesi'nde yer alan----- Gazetesi'nde yer alan güncel MERSİS adresi) 09.09.2021 tarihinde gönderilmiş ve tebligat 24.09.2021 tarihinde bila döndüğünü, bunun üzerine de tarafımızca ödeme emrinin, davacı şirketin son güncel adresine T.K. mad.35'e göre tebliği talep edilmiş ve ödeme emri 01.10.2021 tarihinde yine davacı şirketin --- Gazetesi'nde yer alan-----" adresine, davacı şirketin kapısına yapıştırılmak suretiyle tebliğ edildiğini, yapılan ödeme emrine davacı şirket tarafından zamanında itiraz edilmemesi ile yanılan icra takibinin kesinleştiğini, bu nedenlerle; haksız davanın reddine, davacı şirketin kötü niyet tazminatı talebinin reddi ile takibe konu alacak miktarının %20'sinden az olmamak kaydıyla müvekkil lehine tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
---- İcra Dairesi ---- Esas sayılı dosyası----- Sulh Hukuk Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyası, ----Sulh Hukuk Mahkemesinin ----Esas sayılı dosyası, ----Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Esas ve ----Esas sayılı dosyası, ---- Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- Esas ve ----- Esas sayılı dosyası, banka dekontları, bilirkişi raporu.
----. İcra Müdürlüğü’nün ----- Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davalı takip alacaklısı tarafından davacı takip borçlusu aleyhine 358.331,75 TL asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı yönünden 09.09.2021 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak "MÜVEKKİL TARAFINDAN GÖNDERİLEN BEDELİN İADESİ TALEBİDİR. 265.253,29 TL" gösterildiği, yasal süresi içerisinde takibe itiraz edilmediği için icra müdürlüğünce borçlunun itirazının reddine karar verildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ----. İcra Dairesi ----- Esas sayılı dosyasına kkonu borçtan kaynaklı borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkindir.Davalı tarafın şirket yetkililerinden olması nedeniyle davacı şirkete temsil kayyımı atanmasına ilişkin tensip ara kararı uyarınca davacı vekili tarafından ----. Asliye Ticaret Mahkemesinin -----açıldığı, şirkete temsil kayyımı atandığı, ancak yargılama devam ederken davalının davacı şirketi temsil yetkisinin sona erdiği menfaat çatışması ortadan kalktığı için temsil kayyımının davaya katılımı beklenmeksizin ön inceleme duruşmasının icra edildiği görülmüştür.Zamanaşımı define ilişkin yapılan değerlendirmede;TBK m 147/1-4 gereği; "Bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki; bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar." 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu beliritlmiştir.
TBK m. 154 gereği; "Aşağıdaki durumlarda zamanaşımı kesilir:
1. Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse.
2. Alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa."
Buna göre yapılan değerlendirmede; davalı tarafça 01.07.2019 tarihinde 265.253,29 TL nin davacı şirkete ödendiği, 09.09.2021 tarihinde davacı aleyhine icra takibinin başlatıldığı ve 03.11.2021 tarihinde huzurdaki davanın ikame edildiği, yapılan işlemlerle zamanaşımının kesildiği ve dava tarihi itibariyle zamanaşımının henüz dolmamış olduğu anlaşılmakla zamanaşımı itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.Somut olayda; muris ---- 14.11.2018 tarihinde vefat etmesi üzerine-----Sulh Hukuk Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyası ile veraset ilamı alındığı, davacı ... ----- murisin ikinci eşi ---- ve çocukları -----ve ... miras yolu ile intikal ettiği, davalı şirkete ortaklar kurulu kararı ile çift imza müteselsil yetki ile ------ ve Davalı ... temsil ve ilzam yetkisi ile 19/12/2018 tarihinde atandığı, murisin miras paylaşımına ilişkin --- Sulh Hukuk Mahkemesi -----. Sayılı mirasın taksimi konulu tereke dosyası ile dava açıldığı ve mirasçıların sulhen veraset ilamındaki oranlar doğrultusunda hisselerinin paylaşıldığı görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; her ne kadar davacı taraf tarafından mirasçılar arasında miras taksim sözleşmesi yapıldığı ve davalının mirasçılar arasında sulhen yapılan taksim sözleşmesi ile artık davacı şirketten herhangi bir alacağının kalmadığını iddia etmiş ise de işbu sözleşmenin muristen kalan mirasın paylaşımına ilişkin olduğu, dava konusu alacağın ise miras paylaşımına konu malvarlığından bağımsız olarak davalının davacı şirkete borç olarak gönderdiğini iddia ettiği bedele ilişkin olduğu yani davalı ile davacı şirket arasındaki ilişkiden kaynaklı olduğu, miras taksim işleminin mirasçıların şahsen şirket ile aralarındaki alacak borç ilişkisini etkilemeyeceği görülmektedir.
Huzurdaki dava ile davalı tarafça davacı şirkete 01.07.2019 tarihinde gönderilen 265.253,29 TL nin davacı şirketten tahsili amacıyla başlatılan icra takibine konu borçtan sorumlu olunmadığının tespitinin istendiği, davalı tarafça davacı şirkete gönderilen 265.253,29 TL ye ilişkin sunulan 65.000,00 TL ve 178.000,00 TL bedelli banka dekontlarının açıklama kısmında herhangi bir ibareye yer verilmediği, gönderilen paranın şirket ticari hesaplarında ne amaçla kullanıldığının anlaşılabilmesi için davacı şirket defterlerinin incelenmesine ihtiyaç duyulduğu ancak 19.07.2024 tarihli duruşmada davacı tarafa şirket ticari defter ve kayıtlarını sunmak üzere kesin süre verilmiş ve defterlerin sunulamaması halinde HMK m.219-222 hükümlerinin uygulanacağı ihtar edilmiş ise de defter ve kayıtların sunulmadığı, bu nedenle gerekli incelemenin yapılamadığı görülmüştür.
Bununla birlikte davacı tarafça açıkça dava konusu ödemelerin şirkete yapılmadığına ilişkin bir iddiada da bulunulmadığı, yalnızca miras taksim sözleşmesine dayanılarak davalının davacı şirketten alacak talep edemeyeceğinin belirtildiği, her ne kadar davalı tarafça sunulan dekontlar incelenmesinde ödemenin havale (borç ödeme) olarak nitelendirilebilecek ise de ispat yükü kendisinde olan davalının savunmalarını ispat için davacı şirket defter ve kayıtlarına delil olarak dayandığı, dava konusu ödemenin şirkete ne için gönderildiğinin, hangi hesapta takip edildiğinin, ödeme sonrasında paranın nereye aktarıldığının ya da davacı şirketin davalı tarafa daha evvel borç gönderip göndermediğinin anlaşılabilmesi için defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılmasının elzem olduğu, davacı tarafa gerekli ihtaratlar yapılmasına rağmen bilirkişi incelemesine yönelik ara karar gereğinin yerine getirilmediği, bu haliyle HMK m. 220/3 gereği artık davacı tarafça davalı tarafın savunmaları kabul edilmiş sayılacağından ispat edilemeyen davanın ve yine ispat edilemeyen kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
Yargılama giderleri bakımından yapılan değerlendirmede; 6100 sayılı HMK'nin 331/1, 332/1 maddeleri gereğince aynı yasanın 323.maddesinde sayılan yargılama giderlerinin, davanın red edilmiş olması nedeniyle HMK m. 326 gereği davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
-İspat edilemeyen kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
2-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının baştan alınan 6.119,42 TL peşin harçtan mahsubu ile 5.504,02 TL nin karar kesinleştiğinde iadesine,
4-Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 maddesi gereğince 57.333,08 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.