İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/831 K.2025/588

🏛️ İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2024/831 📋 K. 2025/588 📅 17.07.2025

T.C.
İstanbul Anadolu
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/831 Esas
KARAR NO : 2025/588
DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ : 07/10/2024
KARAR TARİHİ : 17/07/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız --------- Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I.DAVA: Davacı dava dilekçesinde; davalı tarafından -------- Banka Alacakları Dairesinin ---------- Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra işleminin haksız olduğunu, hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalıya herhangi bire borcu olmadığını, icra takibi tebligatlarının davacının yurt dışında bulunduğu esnada ailesine teslim ettiğini, öğrenci olduğunu ve maddi durumunun yetersizliği nedeni ile icra takibine konu edilen borcu ödemeye imkanının bulunmadığını beyan ederek davalıya borçlu olmadığının tespiti ile hakkında başlatılan icra takibinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ll. CEVAP: Davalı vekili; müvekkili ile --------- arasında genel kredi sözleşmesi imzalanmış ve bu genel kredi sözleşmesine istinaden taksitli kredileri kredili mevduat hesabı ve çek defteri kullandırıldığını, işbu borçlara ---------- müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, işbu kullandırılan ürünlere ilişkin ödemelerin yapılmaması sebebiyle borçlu ve kefillere ihtarnameler gönderilmiş ancak çekilen ihtarlar sonucu da borcun ödenmediğini, bunun sonucunda müvekkili kurumca çekilen krediler ve çek borçları için müşterek borçlu ve müteselsil kefillere karşı icra takibi başlatıldığını, bu takibe geçildikten sonra borçlu ---------- vefat ettiği öğrenilmiş ve bu sebeple veraset ilamı alınarak takibin mirasçılara yönlendirildiğini, işbu mirasçılardan birisinin de davacı ---------- olduğunu, menfi tespit davasının reddini, yüzde 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesini talep etmiştir.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, menfi tespit davasıdır.Dava ilk olarak asliye hukuk mahkemesinde açılmış, anılan mahkemece görevsizlik kararı verilmesi üzerine dava dosyası mahkememize gönderilmiştir.Uyuşmazlık: Davalı banka ile Dava dışı ------------ arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, bu kredi sözleşmesinden kaynaklı borca dava dışı -------- kefil olduğu, ------------ vefat etmesi nedeniyle davacının bu borçtan mirasçı sıfatıyla borçlu olup olmadığı, davalıya ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği, bu kapsamda davacının davalı bankaya ---------- Banka Alacakları İcra Dairesi ----------- E. Sayılı dosyası kapsamında borçlu olup olmadığı hususundadır.Dava öncelikli olarak dava şartları yönünden değerlendirilmiştir.19/12/2018 günlü ----------- de yayımlanarak 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 06/12/2018 tarih 7155 sayılı Kanunun 20. maddesiyle Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesi "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmünü içermektedir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu' nun 18/A-2 maddesi uyarınca, Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.Bu kapsamda, davacının asliye hukuk mahkemesinde arabulucuya başvurmadan dava açtığı, akabinde anılan bu mahkemece görevsizlik kararı verilip mahkememizce işin esasına girilene kadar arabulucuya başvurulmadığı anlaşılmakla, davanın 6325 sayılı Yasa’nın 18/A-2 maddesine göre davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine,
2-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının, davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 33.934,82 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
7-Adli yardım nedeniyle hazineden karşılanan 360,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair; davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde---------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/07/2025