İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/842 K.2023/642

🏛️ İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2022/842 📋 K. 2023/642 📅 11.10.2023

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/842 Esas
KARAR NO: 2023/642
DAVA: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ: 24/10/2023
BİRLEŞEN ----- ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ -- SAYILI DOSYASI
DAVA: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ: 24/10/2022
KARAR TARİHİ:11/10/2023
Mahkememizde görülen Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin babası -----, ticari araç almak maksadıyla ------ ticari araç için kredi kullandığını, ancak daha sonra ödeme güçlüğü içine düşmesinden dolayı borçlarını ödeyememiş ardından da 17.02.2015 tarihinde vefat ettiğini, davalı banka da borçlunun mirasçıları oldukları gerekçesiyle müvekkili aleyhine ----- ile takip başlattıklarını, başlatılan icra takibinden sonra müvekkili tarafından reddi miras süresi içerisinde -----Sayılı Mirasın Reddi davası açıldığını ve söz konusu davada 27.05.2015 tarihinde Mirasın Reddi kararı verilmiş olup iş bu karar 06.07.2015 tarihinde kesinleştiğini, bunun üzerine müvekkili ---------- dosya münderecatında da görüleceği üzere reddi miras kararı da olan, mirasın gerçek reddi kararı nedeniyle takibin durdurulmasına ilişkin bir itiraz dilekçesi gönderdiğini, Ancak bu itiraz süresi geçtiği gerekçesiyle ilgili icra müdürlüğü ve tarafından davalı banka tarafından dikkate alınmadığını ve takibe devam edildiğini, borcun kaynağı müvekkilinin babası ile davalı banka arasında akdedilmiş olan müvekkilinin babası tarafından alınmış olan ticari araç nedeniyle bankanın vermiş olduğu ticari kredi olduğunu, bu borca karşılık davalı bankanın öncelikle---- Sayılı Dosyası ile müvekkilinin eşi müteveffa-------------------- hakkında --------- icra takibi başlattıklarını, daha sonra karşı tarafın bu sefer aynı miktar üzerinden müvekkili aleyhine -------- Sayılı Dosyası ile -------- başlattıklarını, görüldüğü üzere tek borç kaynağına aynı miktar üzerinden iki icra takibi yaparak haksız kazanç sağlamaya devam ettiğini, Kaldı ki müvekkil iki dosyaya da reddi miras kararını göndermesine rağmen karşı taraf takibe devam ettiğini belirterek haklı davalarının kabulü ile birlikte; müvekkilinin süresinde reddi miras yapmış olması ve murisin borçlarından sorumluluğu kalmadığına dair evrakları---- Sayılı dosyaya sunmuş olması nedenleriyle söz konusu icra takip dosyasında borçlu olmadığının tespitine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile müflis -------- imzalandığını, bu sözleşmedeki miktar muflis tarafından ödenmediğinden dolayı----------Numaralı ihtarnamesi ile borçlu muflis borcun ödenmesi konusunda ihtar edildiğini, Akabinde taraflarınca ---------- dosyayla 16.02.2015 tarihinde Taşınır rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi açıldığını, yapılan bu takipde 16.04.2015 tarihinde borçlu muflis ----- vefat ettiğinden ötürü tebligat yapılamadığını, yapılan icra takibi usul ve yasaya uygun olduğunu, Müteveffa ---- ölümünden önce mirasçılara takip açılmadığını, -----vefat ettikten sonra taraflarınca --------- araştırma yapılarak borçlunun miraşçılarına icra takibi yöneltildiğini, Ödeme emri ve takip talebi Davacı ----------- tarihinde -------- takibi açıldığını, aynı alacak için farklı takip yollarına başvurulmasına tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla yasal bir engelin bulunmadığının ortada olup, bu bakımdan da davacının iddialarının yersiz ve mesnetsiz olduğunu, davacı tarafından dilekçesinde icra dosyasına itirazlarını 12/02/2016 tarihinde sunduğunu belirttiğini, dava konusu takibin 12/02/2016 tarihinden önce kesinleştiğini, mirasçıların icra takibinin kesinleşmesinden sonra icra dairesine mirası reddettiklerine ilişkin belge sunduklarını, dolayısıyla takip başlatılırken mirası reddetmediklerinin bilindiğini, mirasçılara takip talebi ve ödeme emri 27.07.2015 tebliğ edildiğini, Ancak Davacı taraf itirazını 12.02.2016 tarihinde yaptığını, Bu bakımdan icra dosyasının kesinleştiğini, süresi geçtikten sonra yapılan itirazın geçersiz olduğunu, bu durumun son derece normal olup Müvekkili banka tarafından herhangi bir kötü niyet olmadığını, İcrai işlemlerin tamamen usul ve yasaya uygun bir şekilde yapıldığını, borçlunun reddi miras sebebiyle borçtan sorumlu olmayacağına dair itirazların itiraz süresi geçtikten sonra yapılmasının takibi durdurmayacağını, hukuki dinlenilme hakkı ve usul ekonomisi ilkesi gereği ------- esas sayılı dosyasının aynı hukuki sebepten doğduğu, birinden verilecek kararın diğerini etkileyeceğinden ikisi arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğundan işbu dosyayla birleştirilmesine ve diğer borçlu mirasçılardan ---- tarafından da ------- esas sayılı dosyasıyla menfi tespit davası ikame edilmiş olup; işbu dosyaların birleştirilmesine karar verilmesini, davanın reddi ile davacı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin babası ------- ticari araç almak maksadıyla ------ticari araç için kredi kullandığını, ancak daha sonra ödeme güçlüğü içine düşmesinden dolayı borçlarını ödeyemediği ardından da 17.02.2015 tarihinde vefat ettiğini, davalı banka da borçlunun mirasçıları oldukları gerekçesiyle müvekkili aleyhine İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığını, başlatılan icra takibinden sonra müvekkili tarafından sunmuş oldukları reddi mirasın süresi içerisinde ------- Mirasın Reddi davası açıldığını ve söz konusu davada 27.05.2015 tarihinde Mirasın Reddi kararı verilmiş olup iş bu kararın 06.07.2015 tarihinde kesinleştiğini, bunun üzerine müvekkilinin--------------- dosya münderecatında da görüleceği üzere 12.02.2016 tarihinde sunmuş oldukları eklerinde reddi miras kararı da olan, mirasın gerçek reddi kararı nedeniyle takibin durdurulmasına ilişkin bir itiraz dilekçesi gönderdiklerini, ancak bu itirazın süresi geçtiği gerekçesiyle ilgili icra müdürlüğü ve tarafından davalı banka tarafından dikkate alınmadığını ve takibe devam edildiğini, borcun kaynağı müvekkilinin babası ile davalı banka arasında akdedilmiş olan müvekkilinin babası tarafından alınmış olan ticari araç nedeniyle bankanın vermiş olduğu ticari kredi olduğunu, bu borca karşılık davalı bankanın öncelikle----------Sayılı Dosyası ile müvekkilinin eşi müteveffa-------- hakkında----------- icra takibi başlattıklarını, daha sonra karşı tarafın bu sefer aynı miktar üzerinden müvekkili aleyhine ------- Sayılı Dosyası ile ----- başlattıklarını, tek borç kaynağına aynı miktar üzerinden iki icra takibi yaparak haksız kazanç sağlamaya devam ettiğini, kaldı ki müvekkilinin iki dosyaya da reddi miras kararını göndermesine rağmen karşı taraf takibe devam ettiğini belirterek haklı davalarının kabulü ile birlikte; müvekkilinin süresinde reddi miras yapmış olması ve murisin borçlarından sorumluluğu kalmadığına dair evrakları ------------ Sayılı dosyaya sunmuş olması nedenleriyle söz konusu icra takip dosyasında borçlu olmadığın tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile müflis --------- imzalandığını, bu sözleşmedeki miktar muflis tarafından ödenmediğinden dolayı, -------Numaralı ihtarnamesi ile borçlu muflis borcun ödenmesi konusunda ihtar edildiğini, Akabinde----------- dosyamızla 16.02.2015 tarihinde Taşınır rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi açıldığını, yapılan bu takipde 16.04.2015 tarihinde borçlu muflis ---------------vefat ettiğinden ötürü tebligat yapılamadığını, yapılan icra takibinin usul ve yasaya uygun olduğunu, Müteveffa ----- ölümünden önce mirasçılara takip açılmadığını, ---------- vefat ettikten sonra ------- araştırma yapılarak borçlunun miraşçılarına icra takibi yöneltildiğini, Ödeme emri ve takip talebi Davacı ---- tebliğ olunduğunu, ------------- açıldığını, aynı alacak için farklı takip yollarına başvurulmasına tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla yasal bir engelin bulunmadığı ortada olup bu bakımdan da davacının iddialarının yersiz ve mesnetsiz olduğunu, dava konusu takibin 12/02/2016 tarihinden önce kesinleştiğini, mirasçıların icra takibinin kesinleşmesinden sonra icra dairesine mirası reddettiklerine ilişkin belge sunduklarını takip başlatılırken mirası reddedip reddetmediklerinin bilinmediğini, Mirasçılara takip talebi ve ödeme emrinin 27.07.2015 tebliğ edildiğini, ancak davacı tarafın itirazını 12.02.2016 tarihinde yaptığını, bu bakımdan icra dosyasının kesinleştiğini, süresi geçtikten sonra yapılan itirazın geçersiz olduğunu, hukuki dinlenilme hakkı ve usul ekonomisi ilkesi gereği ----------- dosyasının aynı hukuki sebepten doğduğu, birinden verilecek kararın diğerini etkileyeceğinden ikisi arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğundan işbu dosyayla birleştirilmesine ve diğer borçlu mirasçılardan ------ tarafından da -------------- dosyasıyla menfi tespit davası ikame edilmiş olup işbu dosyaların birleştirilmesine karar verilmesini, davacının haksız ve mesnetsiz taleplerinin, tamamen müvekkili kurumun alacağını sürüncemede bırakmak amacını taşıyan kötüniyetli talepler olduğunu, davanın reddi ile %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatı da ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:Asıl davanın hukuki niteliği itibariyle --------- sayılı dosyasında davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemiyle açılmış menfi tespit davasıdır.Birleşen davanın hukuki niteliği itibariyle------ sayılı dosyasında davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemiyle açılmış menfi tespit davasıdır.Davacı vekili davalarının kabulünü, davalı vekili de davanın reddini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davacının murisi ---- davaya konu edilen takip tarihlerinden sonra 17/02/2015 tarihinde vefat etmesi nedeniyle davalı tarafından kendileri aleyhine murislerinin borçlarının tahsili amacıyla halefiyet ilkesi gereğince icra takibi başlatıldığını, kendilerinin murislerinden intikal eden mirası reddettiklerini, mirası reddetmeleri nedeniyle dava açtıklarını, bu nedenle davalıya borçlu olmadıklarının tespitini talep ettikleri, davacının murisi vefat etmesi üzerine mirasçısı olan davacının----- başvurarak mirası reddettiği, ------- sayılı mirasın reddi davası açıldığını ve söz konusu davada 27/05/2015 tarihinde mirasın reddi kararı verildiğini ve 06/07/2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Mirasçılar murisin borcundan karine olarak sorumludur. Bunun istisnası mirasın gerçek reddidir. Miras gerçekten reddedilmiş olup mahkeme hükmü mevcuttur. Bizce mirasın red sebepleri gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılamaz. Davalı banka tarafından reddin kaldırılması için bir dava açılmadığından artık davacımız murisin borcundan kaynaklı iki adet icra takibinden dolayı borçtan sorumluluğu kalkmıştır. Bu nedenle asıl davanın ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Ayrıca davanın açıldığı tarih itibarıyla davacılar hakkında davalı tarafından başlatılan icra takibinin olması, asıl borçlu konumunda bulunan davacılar murisinin vefat etmesi ve davacıların mirası reddetmek için usule uygun şekil ve zamanda yetkili mahkemeye başvurmaları karşısında, davalı taraça mirasın reddi süresi için belirlenen yasal süre dahi beklenilmeden davacı mirasçılar hakkında icra takibine girişilmesi eldeki davanın davacılar tarafından haklı nedenle açılması sonucunu doğurduğundan, asıl ve birleşen dosya yönünden yargılama gideri ve vekalet ücretinden davalı tarafın sorumlu tutulması gerektiği anlaşılmış; aşağıdaki şekilde karar kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Asıl davanın KABULÜ ile;
1-Davacı -----mirası reddettiğinden dolayı muris borcundan dolayı hakkında başlatılan -------- sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine,
2-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 7.592,30 TL harçtan, peşin alınan 1.898,08 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.694,22 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı taraf yararına AAÜT uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 80,70 başvurma ve 1.898,08 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
Birleşen Mahkememizin ------ karar sayılı dosyasındaki davanın KABULÜ ile;
6-Davacı ---- mirası reddettiğinden dolayı muris borcundan dolayı hakkında başlatılan -------- dosyası ile başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine,
7-Birleşen davada Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 7.592,30 TL harçtan, peşin alınan 1.898,08 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.694,22 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Birleşen davada davacı taraf yararına AAÜT uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
9-Birleşen davada davacı tarafından dava açılırken yatırılan 80,70 başvurma ve 1.898,08 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
10-Davacının yaptığı yargılama gideri olarak toplam 68,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
11-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
12-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 1.360,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
13-Kullanılmayan gider avansı varsa hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ------- Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere huzurda bulunan davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. . 11/10/2023