İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/778 K.2025/66

🏛️ İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2024/778 📋 K. 2025/66 📅 30.01.2025

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/778
KARAR NO: 2025/66
DAVA: Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)
DAVA TARİHİ: 22/10/2024
KARAR TARİHİ: 29/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı----- yılında, beş kardeş ------tarafından eşit paylı olarak kurulduğunu, ---- tarihinde ortaklıktan ayrılmış olup payını diğer dört kardeşe eşit olarak devrettiğini,---- vefatından sonra mirasçıları olan müvekkillerinin şirkete ortak olduklarını, müvekkillerinden ---- ise eşi olduğunu, ----- davalı şirketin iki kişiden ibaret müdürler kurulunda üye olduklarını, müvekkillerinin miras bırakanı ve kardeşleri tarafından ----- kurulduğunu, bahse konu tüm grup şirketlerinin yöneticisi ve müdürünün ----- olduğunu,----- vefatından sonra miras yoluyla pay sahibi olan müvekillerine amcaları ------ tarafından sürekli olarak aile şirketlerindeki hisselerinin kendilerine satılarak ortaklıktan ayrılmaları için hakkaniyete ve gerçeğe uymayan yöntemler ile türlü tekliflerde bulunulduğunu, teklifleri kabul görmediğinde ise bu kez müvekkillerinin şirket yetkilileri olan amcaları tarafından şirket işleyişinin dışında bırakıldığını, ---- olağan genel kurulunun hemen arkasından gerçeğe aykırı sebepler ileri sürerek ilk olarak müvekkili ---işten çıkarttıklarını, -------çıkarttıklarını, davalı şirketin müdürlerinin rekabet yasağına aykırı davranarak; mevcut aile şirketinin içini boşaltmak, ortak oldukları diğer ticari faaliyetleri minimum düzeye indirmek ve mal varlığını aktarmak maksadıyla müvekkillerinden gizli ------ kurduklarını, şirket yöneticilerinin yeni şirket kurması ve birçok işlemi yeni şirket üzerinden devam ettirmesinin yasaya aykırı olduğunu, bütün kardeşlerin kuruluşundan itibaren ortak olduğu 3 şirketin genel merkezi olan binanın da yaklaşık 22 yıldır aile şirketlerinden davalı şirket üzerinden kira kontratı devam ediyorken ------ tarihinde kontrat yenilenerek grup şirketlerinin kira bedelinden daha yüksek bedeller ile alt kiracı yapılarak zarar ettirildiğini, haksız kazanç ve menfaat sağladıklarını, yine kurulan şirket ile -----faaliyet alanlarının örtüşmekte olduğunu, ürün çeşidi ve pazarlama alanlarının aynı olduğunu, ---- davalı şirketin ve diğer grup şirketlerinin araç personel ve depolarını kullanarak haksız fayda sağladığını, şirket kurulduktan sonra davalı şirketin satışlarının hızla düştüğünü ve faaliyetlerinin sonlandığını, rekabet yasağına aykırı olarak yeni bir şirket kurulması ve halihazırda müdürleri oldukları, ortak oldukları aile şirketlerinin uzun yıllar oluşturduğu -------------- aracı kullanarak haksız kazanç elde ettiklerini, şirket müdürleri tarafından kurulan yeni şirketin adresinin, diğer ------- ------- olduğunu, TTK 396 maddesindeki rekabet yasağına ilişkin davanın ve ilgili davaların şirket adına açılabilmesi için davalı şirkete temsil kayyımı atanmasını, şirket müdürleri tarafından haksız rekabet eylemlerine devam edilmesinin şirketin ve diğer ortakların nezdinde ekonomik olarak güç ve hatta imkansız zararlara sebep olacak mahiyette olduğunu, bu sebeple öncelikle tedbiren davalı --------arasındaki iş ve işlemler ile ticari faaliyetin tedbiren durdurulmasını, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulünü, TTK md. 235 uyarınca tedbiren müdürlerin temsil yetkisinin kaldırılarak dava devam ederken bu yetkinin bir kayyıma verilmesini, temsil kayyımının rekabete aykırı fiillerin önlenmesi ve bağlı davaların açılması konusunda yetkilendirilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;-------yılında beş kardeş tarafından eşit paylarla kurulduğu, sermayesinin zamanla artırılarak ------- itibarıyla 10.000.000 TL’ye ulaştığını, ortaklardan ---- yılında paylarını devrederek ayrıldığını, ---- yılında vefat etmesi üzerine paylarının mirasçılara intikal ettiğini, mevcut ortaklık yapısında hiçbir kişinin tek başına hâkimiyet kurmadığını, ------ ürünlerin alım-satımı ve dağıtımıyla başladığı ticari faaliyetlerini zamanla büyüttüğünü, birçok marka ürünün tedarik ve pazarlamasını üstlenerek bayiilik ve distribütörlük yaptığını, ------faaliyet gösterdiğini, çalışan sayısının ------ itibaren bağımsız denetime tabi olduğunu, ----- vefatına kadar ortaklar arasında herhangi bir hukuki ihtilaf yaşanmadığını, tüm genel kurul kararlarının oybirliği ile alındığını, ancak --- yılında şirketten ayrılmak istediğini, diğer ortakların bu talebe olumsuz yaklaşmadığını, ancak -----makul olmayan taleplerde bulunduğu için anlaşmaya varılamadığını, ---- vefatından sonra ---- ayrılma talebini yinelediğini, ancak taraflar arasında resmi bir görüşme yapılmadığını, davacı mirasçıların da ---- birlikte hareket ettiğini, taleplerinin kabul edilmemesi üzerine huzursuzluk çıkardığını, ihtilaflar yarattığını ve dava açmak için şirket içinde gerilim oluşturduğunu,------- davacı mirasçıların, şirket yönetim kurulunun rekabet yasağını ihlal ettiğini öne sürerek hukuki süreç başlatmak istediklerini, ancak şirket genel kurulunun bu iddiaları reddettiğini, genel kurulda oylama yapıldığı ve eşit oy dağılımı nedeniyle bir karar alınamadığını, ---- faaliyet alanlarının farklı olduğunu, ---- gıda ve temizlik ürünleri satışı yaparken, ---------müsterilerine satıs yaptığını, dolayısıyla rekabet yasağının ihlal edilmediğini, ayrıca, şirketin uzun yıllardır aynı yöneticiler tarafından yönetildiğini, ortakların daha önce bu duruma itiraz etmediğini, rekabet yasağına ilişkin herhangi bir ihlal bulunmadığını, şirketin kötü yönetilmediği ve ekonomik olarak zarar görmediğini, davacıların şirket yönetimine kayyım atanması talebinin hukuki dayanağının olmadığı, kayyım atanmasını gerektiren koşulların oluşmadığı, davacıların kendilerinin de rekabet yasağına ilişkin dava açma yetkisinin bulunduğu, bu nedenle kayyım atanmasının gereksiz olduğu beyanla, davanın reddi talep edilmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibari ile davalı şirkete temsil kayyımı atanması talebine ilişkindir. Davacılar ortağı oldukları davalı şirketin yöneticilerinin rekabet yasağına aykırı davrandıklarını ,davalı şirketi zarar uğrattıklarını, TTK 396 maddesindeki rekabet yasağına ilişkin dava ve ilgili diğer davaların şirket adına açılabilmesi için davalı şirkete temsil kayyımı atanmasını taleple dava açmışlardır.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin 29/01/2025 tarihli ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiştir.Davalı şirkete ait sicil dosyası getirtilmiş davacıların şirket ortağı oldukları , şirket merkezinin mahkememi yargı alanı içinde kaldığı anlaşılmıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 626/2. Maddesinde, şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemiş veya diğer tüm ortaklar yazılı olarak izin vermemişse, müdürlerin şirketle rekabet oluşturan bir faaliyette bulunamayacakları kabul edilmiştir.Limited şirkette müdürlerin rekabet yasağına aykırı hareket etmeleri durumunda tazminat sorumluluğuna ilişkin TTK’de açık bir hüküm bulunmamaktadır. TTK'nın 396. maddesine göre anonim şirketlerde,yönetim kurulu üyelerinin rekabet yasağına aykırı hareket etmeleri durumunda şirketin yönetim kurulu üyelerinden, tazminat isteme veya söz konusu işlemi şirket adına ve hesabına yapılmış olarak değerlendirilmesini talep etme hakkının bulunduğu kabul edilmiştir. Söz konusu seçimlik hakkın limited şirketler için de aynı şekilde kıyas yoluyla uygulanması yargı kararlarıyla kabul edilmekte olup ancak bu istemler şirket tarafından ileri sürülebilecektir. Limited şirket ortağının müdürün haksız rekabeti nedeniyle dava açma hakkı ise bulunmamaktadır. Buna karşılık TTK 396/4 maddesinde yönetim kurulu üyelerinin sorumluluklarıyla ilgili hükümlerin saklı olduğu da ifade edilmiştir.TTK'nın 644/1-a maddesinin yollaması ile limited şirket müdürlerinin sorumlulukları hakkında da uygulanacak olan TTK'nın 553/1. maddesi uyarınca, kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. Bu durumda şirketin uğradığı zararı şirket veya pay sahibi isteyebilir. Pay sahipleri açtıkları davada tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilir. Somut olayda da davacı ortaklar tarafından mahkememiz dosyasında ileri sürülen iddialarla davalı şirketin müdürleri aleyhine -------- dosyasında dava açıldığı yargılamanın sürdüğü anlaşılmıştır. Davacı ortakların esasen haksız rekabet iddiası ile yöneticiler hakkında haklı sebeple azil davası açma hakları da mevcuttur. Bu durumda davacıların, yasanın yalnızca şirkete hak tanıdığı, şirket ortaklarının aktif dava ehliyetine sahip olmadığı TTK 396 maddesinde düzenlenen davalar için şirkete kayyım tayin ettirmek suretiyle bu yolu kullanmalarında ve bu amaçla şirkete temsil kayyımı atanmasını talep etmekte hukuki yararlarının bulunmadığı , kayyım tayini için koşulların oluşmadığı mahkememizce kabul edilmiş, davanın HMK 114/1-h maddesi uyarınca hukuki yarar dava şartı yokluğundan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın HMK 114/1-h maddesi uyarınca hukuki yarar dava şartı yokluğundan reddine,
2-Karar harcı 615,40 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL harcın davacıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
4- Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı ve davalı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı ve davalı tarafa iadesine,
HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/01/2025