İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2024/1736 K.2024/1596
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1736
KARAR NO: 2024/1596
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 31/05/2024
NUMARASI: 2019/514 Esas - 2024/472 Karar
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/11/2024
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacılar vekili, müvekkili şirketin davalı bankadan kullandığı kredi borçlarını temine yönelik şirket ortakları olan diğer müvekkillerin taşınmazlarını davalı bankaya ipotek verdiği ,ayrıca senet teslim ettikleri davalı bankanın, 05.01.2016 tarihinde hesabı kat ederek İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığı,yine verilen 05.07.2012 tanzim, 25.01.2016 vade tarihli 1.200.000-TL bedelli keşidecileri ..., ..., ..., ... ve lehtarı şirket olan senedin ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibe konu edildiği,davalı bankanın senede konu alacak kredi sözleşmesinden ari başka bir hukuki ilişkinin ve bağımsız bir alacağın konusu olduğunu ileri sürdüğünü , müvekkillerin senede dayalı takipten borçlu olmadıklarının tespiti ile yapılan 515.000-TL tahsilatın davalı bankadan ticari avans faizi ile istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, Davacı şirket tarafından müvekkil bankaya devir ve temlik edilen bono vadesinde ödenmemesi üzerine protesto edildiği, İstanbul ... İcra Dairesinin ...-esas sayılı dosyası ile şirket dışındaki davacı/borçlular hakkında takibe geçildiği, dosya derdest olup icra işlemleri devam ettiği,davacı asillerin sorumluluğunun bonodan kaynaklanan borç bitinceye kadar devam edeceğini ileri sürerek davanın reddine, borçlunun takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, İstanbul ... İcra Dairesi tarafından gönderilen tahsilat makbuzları ve davacılar vekilinin açıklamaları kapsamında 24/09/2019 tarihli 533.748,55-TL'lik tahsilatın içinden masrafların düşülerek neticesinde 515.000-TLnin bankaya ödendiğini, 370.000-TL'lik tahsilatın ise dava konusu olan ... İcra dosyasındaki haciz konulan taşınmazı alacağına mahsuben ihaleyle aldığı ve 370.000-TL tahsilat yapıldığı, satışı yapılan iki taşınmaz olup 515.000-TL'lik tahsilatın yapıldığı taşınmazın ...'a, 370.000-TL'lik tahsilatın yapıldığı taşınmazın ...'e ait olduğu anlaşılmakla davacı ... yönünden 515.000-TL bedelin tahsilat tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan istirdatına, bu davacıya ödenmesine, davacı ... yönünden 370.000-TL bedelin tahsilat tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan istirdatı ile bu davacıya ödenmesine, davacı tarafın kötüniyet tazminatı isteminin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmşitir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili,mahkemenin eksik inceleme ile verdiği karar ile müvekkili bankanın hak ve menfaatlerini telafisi mümkün olmayacak şekilde zarara uğrattığını,bankanın davacılardan hak ve alacağı devam ettiğini, havale işlemi iptal edilmesinden sonra iade edilen tutarın tahsilat olarak değerlendirilemeyeceğini, söz konusu tutar sehven virman yapıldığından yanlışlık farkedilir farkedilmez işlemin iptali gerçekleştirildiğini ve iptal dekontuna virman talimatını veren ... şirketi yetkilisi ...’den imza alındığını, havalenin iptalinden dolayı 530.000-TLnin borca mahsup edilmediğini,havale işlemin iptali nedeniyle tahsilat olarak değerlendirilemeyeceğini kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, menfi tespit davası olup, icra dosyasında takibe konu edilen senedin teminat senedi olup olmadığı ve bu nedenle müstakilen takibe konu olacak şekilde kambiyo senedi niteliğine haiz olup olmadığı, teminat senedi olması halinde davalı şirketin GKS'den kaynaklanan borcunun daha önceki İst. ... İcra Dairesi dosyasında yapılan tahsilat ile dava dışı ...'nin yaptığı 530.000-TLödeme ve ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan tahsilat miktarları da düşüldüğünde bu sebepten dolayı ayrıca davalıya, davacıların borcunun kalıp kalmadığı, davalı tarafın fazladan tahsilat yapıp yapmadığı ve istirdatı gerekip gerekmediği ve tazminat şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.Somut olayda, davacı ...'in yargılama sırasında karar tarihinden önce 06/02/2023 tarihinde vefat ettiği incelenen nüfus kaydından anlaşılmıştır. Şu halde, ölümle vekalet ilişkisi sona ereceğine göre, davayı davacı adına takip eden ve kararı tebliğ alan avukat ile davacı arasındaki vekalet ilişkisi sona ermiş, davacı vekili tarafından ...'in mirasçılarından alınmış vekaletname dosyaya ibraz edilmediği halde mahkemece davanın, mirasçıları tarafından takip edilmesi gerektiği göz ardı edilerek bu husus üzerinde durulmamıştır.Hal böyle olunca, öncelikle, ölüm ile vekalet ilişkisi son bulan vekile, ...'in mirasçılarına ait vekaletnameleri sunmak üzere süre tanınması, sunulmadığı taktirde mirasçılara tebligat yapılmak suretiyle davaya devam etmeleri halinde işin esasına girilerek karar verilmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle; HMK'nin 114. maddesi gereğince taraf ve dava ehliyeti dava şartı niteliğinde olduğundan bu hususun yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekir. Davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri incelenmeksizin kararın kaldırılarak, müteveffa davacının mirasçıları davaya katılarak taraf teşkili sağlanarak dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye iadesine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/514 Esas - 2024/472 Karar sayılı 31/05/2024 tarihli kararının, HMK m.353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Yatırılan 20.493-TL peşin istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/11/2024