İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2024/2009 K.2024/1935
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2024/2009
KARAR NO:2024/1935
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:12/11/2024 (Ara Karar)
NUMARASI:2024/565 Esas
TALEP:İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ:27/12/2024
İhtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin 12/11/2024 tarihli ara kararın davacı temlik alan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
DAVA VE TALEP:Davacı vekili; müvekkilinin ... A.Ş.nin %50 pay sahibi olduğunu, bu payını menfaatleri ve talimatı doğrultusunda devretmesi için ... isimli şahsa vekaletname verdiğini, adı geçen şahıs ise, müvekkile bilgi vermeden ve satış şartlarını konuşmadan vekalet yetkilerini kötüye kullanarak müvekkile ait şirket hissesini davalılara devrettiğini, müvekkilinin yıl içinde daha çok iş nedeniyle yurt dışında bulunduğunu, zaman zaman Türkiye'ye geldiğini, bu nedenle devirden henüz bilgisi olduğunu, aradan geçen sürede kendisine hiçbir bilgi verilmediğini, hiçbir hisse bedelinin bugüne kadar ödenmediğini, Ticaret Sicil Gazetesinden yaptığı kontrol sonucunda şirkette yeni hissedarların davalılar olduğunu gördüğünü, adı geçen vekil davalıların hissedar ve/veya ilişkili olduğu şirketlerde ücretli çalışan olup davalılarla fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiğinden aynı şekilde davalılar hakkında şikayet hakkını saklı tuttuklarını, müvekkile ait hissenin hileli şekilde bedelsiz olarak gerçekleştirilen devir işleminin iptal edilerek, müvekkilin devir öncesi hissesi olan %50 oranında hissedar sayılmasına, karar kesinleşinceye kadar dava konusu olan hisselere ilişkin genel kurul oy hakkı, temettü, yönetim, şirketin adına kayıtlı taşınmaz ve araçların satışı ve benzeri hakların kullanılmasının ihtiyati tedbir kararı verilerek durdurulmasına kararı verilmesini, talep etmiştir.
ARA KARAR: Mahkemece; 12.11.2024 tarihli ara kararı ile tashih edilen 11.11.2024 tarihli ara kararı ile "davanın hisse devrinin iptaline ilişkin olduğu, gayrimenkulün tapu kaydına ve ... AŞ'nin dava konusu hisselerine ilişkin hakların kullanılmasından kaynaklı alacak istemine ilişkin olduğu, ihtiyati tedbir kararı verilmesi, talep edilen gayrimenkulün işbu davanın konusunu oluşturmaması, ihtiyati tedbirin ise ancak "dava konusu" hakkında verilebilecek olması karşısında koşulları oluşmayan tedbir talebinin reddine " karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı temlik alan vekili; dava konusu hisselerin devri tarihindeki rayiç değerin yaklaşık yirmide biri gibi fahiş düşük olarak kararlaştırılan bedel de kağıt üzerinde kaldığını, hisse devrinin gerçekte bedelsiz olarak yapıldığını, kötü niyetli devreden vekil ile devralan davalının “beyanlarına itibar edilerek” bedelin ödendiğinin kabul edilmesini talep ettiğini,fahiş miktarda düşük bedelin ödendiğine dair kötü niyetli kişilerin beyanlarına dayanmayan objektif delillerin sunulması gerektiğini davalı taraf ödemeye dair belge sunamadığını, açıklama dahi getirmediklerini, 21.000.000-TL paranın hayatın olağan alışına göre elden ödenmesi söz konusu olamayacağına göre banka dekontu veya benzeri bir objektif delilin gösterilmesi gerektiğini, uzun yıllardır çok sayıda anonim şirkette pay sahibi ve yönetici konumunda davalı ... ile anonim şirketlerde mali müşavirlik yapan ...’ın bu miktarda bir paraya ilişkin ödeme işlemini kayıt altına almadan tamamen profesyonellik dışında yaptıklarını iddia etmeleri ise itibar edilecek bir beyan olmak bir tarafa ayrı bir kötü niyet göstergesi olarak kabul edilebileceğini, hisselerin bedelsiz devredildiğinin kabul edilmesi gerektiğini, ileri sürerek ara kararın kaldırılmasını ... AŞ'nin dava konusu olan hisselere ilişkin haklarının kullanılmasının (genel kurul oy hakkı, temettü, yönetim, şirketin adına kayıtlı taşınmaz ve araçların satışı ve benzeri hakların kullanılmasının) ihtiyati tedbir kararı verilerek durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava; davalılara vekaletname ile devir edildiği ileri sürülen şirket hisselerinin vekalet görevinin kötüye kullanılması suretiyle devri edildiği ileri sürülerek şirket hisselerinin davacı adına tescili istemine ilişkindir. HMK'nın 389. maddesi "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından yada tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklindedir.HMK 390/3 maddesi ise "tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirterek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." düzenlemesini içerir. Davacıya ait hisselerin davacının vekili ile anlaşan davalılara devir edildiği ileri sürülmüştür.Somut olayda davacının hisse devri için vekaletname verdiği vekilin karşı tarafla anlaşarak hisselerin satımı konusunda kendisine henüz talimat vermeden bedelsiz olarak devri edildiği iddiasına dayalı olup, davacı tarafça davanın esası bakımından haklılığın ortaya konulduğunu kabule yarar bir delil gösterilmemiştir.Davacının iddialarının doğruluğu ancak yapılacak tahkikat neticesinde belirlenecektir. Açıklanan nedenlerle;hisseler dava konusu ise de HMK nın 390/3 maddesinde yazılı koşullar sağlanmadığından istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davacı temlik alan vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı (temlik alan) vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/12/2024