İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2024/840 K.2024/831
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/840
KARAR NO: 2024/831
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/03/2024 (Ara Karar)
NUMARASI: 2023/197 Esas
TALEP: İhtiyati Tedbir
İhtiyati tedbir talebinin kısmen kabul, kısmen reddine ilişkin kararın ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TALEP: Davacılar vekili ihtiyati tedbir istemli dava dilekçesi ve 19.03.2024 tarihli dilekçesinde; davalı şirketin 28.02.2023 tarihli olağan genel kurulunda yönetim kurulu üye seçimine ilişkin 7 no'lu ve yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395 ve 396. maddeleri uyarınca yetki ve izin verilmesine ilişkin 8 no'lu kararlar alındığı, bu kararların yok hükmünde olduğunu, şirketin yönetim kurulunun azli ve seçilmesinin gündem olarak belirlendiği 27.02.2020 tarihli yönetim kurulu kararlarının batıl olduğunun İstanbul 9. ATM'nin 2020/229 esas sayılı dosyasında tespit edilerek kararın kesinleştiğini, aynı konuda 23.03.2020 tarihli genel kurulda alınan kararların yoklukla malul olduğunun İstanbul 1. ATM'nin 2020/238 esas sayılı dosyasında verilen karar ile tevsik edildiğini, yönetim kurulunun seçilmesi ve görev sürelerinin belirlenmesine ilişkin 04.03.2021 tarihli genel kurul toplantısı yoklukla malul olup bu konuda İstanbul 16. ATM'nin 2021/397 esas sayılı dosyasının derdest olduğunu, bu dosyada alınan bilirkişi raporunda bu toplantıda alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespit edildiğini ve yönetim kurulu seçimine ilişkin kararın uygulanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini, çağrıya ilişkin yönetim kurulu kararı geçersiz olduğundan genel kurul toplantısının da yok hükmünde olduğunu, toplantıda faaliyet raporları ile finansal tabloların görüşülmesi ve ibranın görüşülmesinin TTK'nın 420. maddesi gereğince ertelenmesine rağmen,bağlantılı yönetim kurulu seçiminin görüşülmesinin iptal sebebi olduğunu, bir kısım ortakların 2013 yılında imzalanan sözleşme gereği payı kalmamasına rağmen oylamaya katıldıklarını belirterek, 28.02.2023 tarihli genel kurulda alınan 7 ve 8 numaralı kararların batıl olduğunun tespitine, aksi halde iptaline,alınan kararların yürütülmesinin geri bırakılmasına ve davalı şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini istemiştir.
ARA KARARI: Mahkemece; 28.02.2023 tarihli dava konusu genel kurul toplantısının 2018-2019 faaliyet yıllarına ilişkin olup finansal tabloların ertelenmesi talebi genel kurulca kabul görse de, yönetim kurulu üyelerinin ertelenen bu toplantıda seçildiği uyuşmazlık konusu olmayıp, yönetim kuruluna seçilen ... ve ...'ın 04.03.2021 tarihli genel kurul toplantısında da yönetim kuruluna seçildiği, bu yönüyle eski yönetim kurulu üyesi sıfatlarının bulunduğu, huzurdaki genel kurul toplantısında istenilen finansal tablolar 2018-2019 yıllarına ait olsa da yönetim kurulu üyesi ...'ın 21.02.2017 tarihli genel kurulda da yönetim kurulu üyesi seçilmiş olup, eski yönetim kurulu üyesi sıfatının bu suretle de bulunduğu, TTK 413/3 maddesi uyarınca da yönetim kurulu üye seçiminin finansal tablolarla ilgili sayıldığı, diğer seçilen üye ...'ın 2018-2019 faaliyet yılı ile ilgili üyeliği bulunmasa da, aşamalardaki genel kurul kararlarının akıbeti ve süreçleri nazara alındığında davacının üye seçilmesine dair 7 no'lu kararın yürütülmesinin durdurularak geri bırakılmasında TTK 449 ve HMK 389 maddeleri uyarınca ciddi zarar veya tehlike ihtimaline dair hukuki yarar bulunduğu, yönetim kurulu seçiminin yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilmiş olmakla, 8 no'lu maddenin yürütülmesinin devamında bir sakınca bulunmadığı gerekçesiyle, davacıların ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile genel kurulun 7. maddesinde alınan yönetim kurulu üyelerinin seçimi kararının yürütülmesinin geri bırakılmasına, şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanmasına, 8. maddesinde alınan kararının yürütülmesinin durdurulması talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: İhtiyati tedbir isteyen davacılar vekili; davalı şirketin 04.03.2021 tarihli genel kurul kararlarının yoklukla malul olması nedeniyle işbu dava konusu 28.02.2023 tarihli genel kurulda alınan yönetim kurulu seçimine ilişkin 7 ve TTK'nın 395 ve 396. maddeleri uyarınca izin verilmesine ilişkin 8 no'lu kararların da yoklukla malul olduğunu, 27.02.2020 tarihli yönetim kurulu kararlarının yoklukla malul olduğuna ilişkin İstanbul 9. ATM'nin 2020/229 esas sayılı dosyasında verilen kesin hüküm bulunduğunu, bu yönetim kurulu kararları batıl olduğundan bu kararlara dayalı olarak yapılan 23.03.2020 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların yoklukla malul olduğunun İstanbul 1. ATM'nin 2020/238 esas sayılı dosyasında verilen karar ile tespit edildiğini, buna bağlı olarak usulüne uygun çağrı bulunmayan 04.03.2021 tarihli genel kurulda alınan kararların da yoklukla malul olduğunu, 04.03.2021 tarihli genel kurulda seçilen yönetim tarafından yapılan çağrı geçersiz olduğundan işbu dava konusu genel kurulda alınan kararların da tümüyle yoklukla malul olduğunu, 8 no'lu kararın icrasının durdurulması gerektiğini, yönetim kurulu üyelerine şirketle işlem yapma ve rekabet etme izni verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak, 8 no'lu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Talep, TTK'nın 449. maddesi uyarınca genel kurul kararının iptali istemli davada, genel kurul kararlarının yürütmesinin tedbiren geri bırakılması istemine ilişkindir. TTK'nın 449. maddesi ''Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir'' hükmünü içermektedir. Anılan maddede hangi hallerde geçici hukuki koruma kararı verileceği özel olarak düzenlenmediğinden, tamamlayıcı yorum kuralı olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinden yararlanılabilir. HMK'nın 390/3 maddesi ise, ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. TTK'nın 449. maddesi uyarınca, ihtiyati tedbir kararı verilmeden önce yönetim kurulu üyelerinin görüşlerinin alınması yasal zorunluluktur. Ancak somut olayda mahkemece yönetim kurulu üyelerinin görüşleri alınmadan karar verildiği anlaşılmakta olup, bu husus usule aykırıdır. Açıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin diğer istinaf nedenleri incelenmeksizin istinaf başvurusunun kabulü ile yasal zorunluluk yerine getirildikten sonra ihtiyati tedbir istemi karara bağlanmak üzere ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin ara kararın kaldırılarak, dava dosyasının ara kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/197 Esas sayılı 25/03/2024 Tarihli ara kararın HMK'nın 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA; "İhtiyati tedbir talebi eksiklik giderildikten sonra incelenmek üzere dosyanın ara kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacılara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/05/2024