İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2024/933 K.2024/861

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/933 📋 K. 2024/861 📅 03.06.2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/933
KARAR NO: 2024/861
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/04/2024 (Ara Karar)
NUMARASI: 2024/258 Esas
TALEP: İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/06/2024
İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin 26/04/2024 tarihli ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, davalı şirketin 08.03.2024 tarihinde yapılan genel kurulunda Müdürler Kurulu üyelerinin her birine aylık 400.000-TL huzur hakkı ödenmesine karar verildiğini, 2023 yılı yıllık kârının 3.000.000-TL seviyesinde olması, ihtiyaten durdurulması istenen genel kurul kararın icrası halinde 2024 yılında müdürlere toplam 15,5 milyon TL’yi geçen ödeme yapılacak olması, bu kapsamda dava konusu genel kurul kararının icrası halinde hem müvekkilinin haklarının büyük ölçüde ve geri dönülemez şekilde zarara uğrayacak olması ve hemde davalı şirketin konusu şirket de iflas tehdidi ile karşı karşıya gelecek olması nedenleriyle ihtiyati tedbir kararı verilmesini, kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI: Mahkemece, ihtiyati tedbir kararı verebilmek için hâkimin somut sebep göstermesi ve ihtiyati tedbir kararının haklılığını ortaya koyacak delil değerlendirmesi yapması ve yaklaşık ispat ölçüsüne yaklaşması gerekli olup haklılık konusunda yaklaşık ispat ölçüsü kriterine uyulmadığı, davanın niteliği gereği konunun yargılamayı gerektirdiği, dosyada henüz rapor da alınmadığı gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, davalı şirketin 27.000-TL sermayeli bir şirket olduğunu, 9.000-TL’lik sermayenin müvekkiline ait olup, kalanın yine eşit şekilde iki ortağa ait olduğunu,şirket ortağı ...'nın ve diğer ortağın oğlunun şirket müdürleri olduğunu, şirketin 08.03.2024 tarihli genel kurulunda alınan 4 numaralı ara kararı ile, şirket müdürlerinin her birine ayrı ayrı 400.000-TL huzur hakkı verilmesine, müvekkilin aleyhe oyuna rağmen diğer ortakların olumlu oyları ile oy çokluğu ile karar verildiğini, kâr payı alma hakkı ortaklar için müktesep bir hak olup, kâr payı dağıtılmasına karar verilmesi halinde kâr payının tüm ortaklara payları oranında dağıtılması zorunlu olduğunu, müdürler kurulu üyelerine ayrı ayrı 400.000-TL huzur hakkı ödenmesine ilişkin olarak alınan karar açıkça örtülü kâr payı dağıtımı niteliğinde olduğunu, 400.000-TL olarak belirlenen huzur hakkı bedelinin brüt olarak şirkete maliyeti her bir müdür için 651.451,73-TL x 2 = 1.302.458,21-TL olduğunu, şirket kayıtlarının celbi ile tespit edilebileceği üzere davalı şirkette huzur hakkı bedellerinin aylık olarak ödendiği de göz önüne alındığında, şirkete yıllık maliyetinin 15.629.498,50-TL’den fazla olacağını, son olarak düzenlenen 2023 yılı finansal tablolarına bakıldığında ise, şirketin toplam kârı yalnızca 3.305.577,98-TL olduğunu ileri sürerek kararın icrasının durdurulmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: 6100 sayılı TTK'nin 449. maddesi ''Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkeme, YK üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir'' hükmünü içermektedir. Anılan madde de hangi hallerde bu geçici hukuki koruma kararı verileceği özel olarak düzenlenmediğinden, tamamlayıcı yorum kuralı olarak HMK'nin ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinden yararlanılabilir. HMK'nın 390/3 maddesi ise, ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Davacı tarafça icrasının durdurulması talep edilen 4 nolu karar şirket Müdürler Kurulu üyelerinin her birine aylık 400.000-TL huzur hakkı ödenmesine ilişkindir. Davalı şirketin paydaşlarından davacının yönetim yetkisi olmadığı, diğer iki ortağın ise birinin şirket müdürü, diğer ortağın bir yakınının şirket müdürü bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı şirketin dahil olduğu sektör, yöneticilerin nitelikleri, yönetim kurulu üyesinin şirket için harcadığı mesai hususunda kararın objektifliğini tespite yarar bir veri dosyada bulunmamaktadır. Tüm bu hususlar nihai karara varış aşamasında incelenecektir. Ne var ki şirketin 2023 yılı bilançosu incelendiğinde, her bir yöneticiye ödenecek brüt ücretin şirket karının diğer ortaklara aktarılmasına, davacı ortak zararına olabileceği hususunda kanaat verici delile/ kanaate ulaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, genel kurul kararının icrasının durdurulması gerekirken ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ara kararın kaldırılmasına, teminat alınmaksızın kararın icrasının durdurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/258 Esas sayılı 26/04/2024 tarihli ara kararın HMK'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "İhtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile; davalı şirketin 08.03.2024 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan 4 nolu kararın icrasının durdurulmasına ilişkin İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLMESİNE, HMK'nın 392. maddesi uyarınca, davacının şirket ortağı oluşu, kararın mahiyeti dikkate alınarak, takdiren teminat alınmasına yer olmadığına, HMK 393(1) maddesi uyarınca Dairemiz kararının tebliğinden itibaren bir hafta kesin süre içinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması talep edilmediği takdirde tedbir kararının kendiliğinden kalkacağının ihtiyati tedbir talep eden davacıya bildirilmesine,kararın infazı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/06/2024