İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2025/646 K.2025/2049
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/646
KARAR NO : 2025/2049
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/11/2022 (Gerekçeli Karar) - 17/03/2025 (Ek Karar)
NUMARASI : 2015/466 Esas - 2022/740 Karar
BİRLEŞEN DOSYA: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2015/1236 ESAS SAYILI DOSYA
BİRLEŞEN DAVADA
ASIL DAVA : Tazminat, Azil, Ortaklıktan Çıkarma
BİRLEŞEN DAVA: Azil, Şirket Kayyım Tayini
ASIL VE BİRLEŞEN
DAVA TARİHİ: 30/03/2015 - 07/05/2015
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025
İstinaf başvurusunun reddine ilişkin ek kararın asıl ve birleşen davada davalı mirasçılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekilince asıl davada dava dışı ... şirketi yöneticisi olan davalı ...'in şirket müdürlüğünden azli, ortaklıktan çıkarılması ve şirkete vermiş olduğu zarar kapsamında 6.190.000-TL ile 810.000-TL'nin davalıdan alınarak dava dışı ... şirketine verilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 8. ATM 2015/1236 E. SAYILI DOSYA
DAVA: Davacı vekilince, davalı ...'in davalı ... ... Ltd. Şti'ndeki yöneticili görevinden azli ile şirkete kayyım atanması talep edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; asıl davada davacı ve davalının eşit hisselerle şirket ortağı olduğu, TTK 640 ve TTK 640/3 maddesi gereğince, şirket ortağının şirketten çıkarılmasını ancak şirketin isteyebileceği, diğer ortağın isteyemeyeceği, bu nedenle davalının ortaklıktan çıkarılması talebi bakımından davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, davalının yargılama sırasında ölümü nedeniyle davacının azil talebinin konusuz kaldığı, şirketin fabrika binasının satılması sebebiyle şirketin gördüğü zararın tazmini isteminin kabulünün gerektiği; birleşen dava bakımından ise, daha önce İstanbul Anadolu 4. ATM tarafından şirkete ihtiyati tedbir niteliğinde denetim kayyımı atandığı, asıl davada yöneticinin azli istenmişken ve artık tedbir niteliğinde de olsa denetici kayyımı atanmışken davacının yönetici kayyımı atanması talebinde herhangi bir menfaatinin bulunmadığı gerekçesiyle, asıl davada davacının ortaklıktan çıkarma talebinin aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, davalının şirket müdürlüğünden azli istemi bakımından davanın konusuz kalması nedeniyle bir karar verilmesine yer olmadığına, davacının tazminat isteminin kabulü ile 7.296.471,22-TL'nin ölen davalı ...'in mirasçılarından müteselsilen ve 29/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsiline, tahsil edilecek bu bedelin ... Çelik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ödenmesine, birleşen davanın ise reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı ... mirasçıları vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
EK KARAR: Mahkemece; istinaf başvurusunda bulunan davalılar vekilince 20/01/2025 tarihli istinaf dilekçesi ile davalılar ..., ..., ..., ... mirasçıları ..., ..., ... ile davalılar ... ve ... adına istinaf başvurusunda bulunulduğu, istinaf başvurusu sırasında yatırılması gereken harçlar ve masraf avansının yatırılmamış olduğunun anlaşılması üzerine harçlar ile istinaf avansının yatırılması aksi taktirde istinaf isteminden vazgeçmiş sayılacaklarına karar verileceği ihtarını içerir 23/01/2025 tarihli muhtıra tanzim edilerek 28/01/205 tarihinde davalılar vekiline tebliğ edildiği, verilen kesin süreye rağmen eksik harçlar ile istinaf avansının yatırılmadığı, süre geçtikten sonra davalılar vekilinin 10/02/2025 tarihinde ... mirasçıları ..., ... ve ... adına, 14/03/2025 tarihinde ise ... mirasçıları adına ayrı ayrı yeniden istinaf başvuru dilekçeleri verdiği, ancak verilen kesin süreye rağmen muhtıra gereği harçlar ile istinaf avansının ödenmemiş olduğu gerekçesiyle, davalılar vekilinin 20/01/2025, 10/02/2025 ve 14/03/2025 tarihli istinaf başvurularının yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı mirasçıları vekili; taraflarınca 21.01.2025 tarihinde ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... adına istinaf başvurusunda bulunulduğunu ve ..., ..., ..., ... ile ... adına ilk defa vekaletname sunulduğunu, her ne kadar gerekçeli karar ... vekili olarak taraflarına tebliğ edilmiş ise de ...'ın gerekçeli kararın tebliğinden önce 04.08.2023 tarihinde vefat etmiş olduğundan gerekçeli kararın mirasçılarına tebliğ edilmesinin talep edildiğini, bu doğrultuda kararın mirasçılara tebliğ edildiğini, zira müvekkilinin vefatıyla vekalet sözleşmesi sona ermiş olup, taraflarına yapılan tebligatın da geçersiz olduğunu, ...'ın mirasçılarına gerekçeli karar tebliğ edildikten sonra mirasçılarca 12.03.2025 tarihinde vekaletname çıkarıldığını, 14.03.2025 tarihinde mirasçılar ..., ..., ..., ..., , ... adına süresinde istinaf başvurusunda bulunulduğunu, buna rağmen istinaf başvurularının yapılmamış sayıldığını, ancak ölen kişiye ya da vekiline yapılan tebligat geçersiz olup, mirasçılarının davaya dahil edilmesinin gerektiğini, davaya dahil edilen mirasçıların da gerekçeli kararın tebliği ile birlikte istinaf yoluna başvuru hakkının olacağını, öte yandan istinaf başvurusunda bulundukları esnada ...'e gerekçeli kararın vekaleten ya da asaleten tebliğ edilmediğini, istinaf süresinin ise tebliğ ile başlayacağını, taraflarınca sonradan vekalet sunulduğunu ve süresinde istinaf başvurusu yapıldığını, mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan, zorunlu dava arkadaşlarından birinin istinaf kanun yoluna başvurması yeterli olup, tamamı hakkında sonuç doğuracağını belirterek, ek kararın kaldırılarak esasa ilişkin istinaf nedenleri incelenmek suretiyle kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Asıl dava, davalılar murisi ...'in şirket müdürlüğünden azli, ortaklıktan çıkarılması ve yönetici sorumluluğuna dayalı tazminat; birleşen dava ise davalının diğer davalı ... şirketi yöneticiliğinden azli ile şirkete kayyım atanması istemine ilişkindir. HMK'nın 344. maddesi uyarınca, istinaf kanun yolu için gerekli harç ve giderlerin istinaf dilekçesi verilirken ödenmesi zorunlu olup, bunların eksik veya hiç ödenmediğinin anlaşılması halinde mahkemece verilecek bir haftalık kesin süre içerisinde tamamlanması gerektiğinin ihtar edilmesi, ihtara rağmen harç ve giderlerin yatırılmaması halinde ise tarafın istinaf başvurusundan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmesi gereklidir. Somut olayda; asıl ve birleşen davanın davalı ... aleyhine açıldığı, ...'in yargılama sırasında 24.08.2018 tarihinde ölümü üzerine mirasçıları ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın davaya dahil edildiği, ...'in 10.02.2021 tarihinde ölümü üzerine mirasçıları ..., ... ve ...'in davaya dahil edildiği, ilk derece mahkemesince 10.11.2022 tarihinde verilen karar sonrasında ...'ın 04.08.2023 tarihinde öldüğü, mirasçıları ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın dosyaya taraf olarak eklendiği, mirasçılar adına davalılar vekilince vekaletnameler sunulduğu anlaşılmaktadır. Davalılar vekilince 20.01.2025 tarihli istinaf dilekçesiyle, ..., ..., ..., ..., ... ile ... mirasçıları olan ..., ... ve ... adına istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, yatırılması gereken istinaf harç ve giderlerinin yatırılmaması nedeniyle mahkemece usulüne uygun olarak 23.01.2025 tarihinde düzenlenen muhtıra, davalılar vekiline 28.01.2025 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen, davalılar vekilince kesin süre içerisinde gerekli harç ve giderlerin yatırılmamış olması nedeniyle mahkemece 17.03.2025 tarihli ek karar ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.Davalılar vekilince 10.02.2025 tarihinde ... mirasçıları olan ..., ... ve ... adına istinaf başvurusunda bulunulmuş, 14.03.2025 tarihinde ise bu kez ... mirasçıları ..., ..., ..., ..., ... ve ... adına istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalı mirasçılar vekiline gerekçeli karar 05.01.2025 tarihinde tebliğ edilmiştir. Kararın tebliğ tarihi itibariyle ... ile ... hayatta olup, aynı vekil tarafından temsil edilmektedir. Bu nedenle bu kişiler adına vekiline yapılan tebligatlar geçerlidir. ... mirasçıları yargılama sırasında davaya dahil edilmiş olup, gerekçeli karar bu kişilere asaleten tebliğ edildikten sonra davalılar vekilince vekaletname sunulmuş olup, bu kişiler davalılar vekilinin 20.01.2025 tarihli ilk istinaf dilekçesinde yer almaktadır. Davalı ... da ilk istinaf başvuru tarihinde hayatta ve davalılar vekilince temsil edilmektedir. ... mirasçısı ...'e gerekçeli karar tebliğ edilmemiş ise de, davalılar vekilinin 20.01.2025 tarihli ilk istinaf başvurusunda bu kişi de yer almakta olup, davalılar vekilince istinaf başvuru dilekçesi ekinde vekaletname sunulmuş durumdadır. Bu durumda davalılar vekilinin 10.02.2025 ve 14.03.2025 tarihli istinaf başvuru dilekçeleri süresinde olmayıp, bu dilekçelere istinaden yeni bir sürenin başlatılması mümkün değildir. Davalılar vekilinin süresinde olan 20.01.2025 tarihli ilk istinaf başvuru dilekçesi bakımından ise, usulüne uygun düzenlenmiş muhtıraya rağmen verilen kesin sürede istinaf harç ve masraflarının yatırılmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince hükmün davalılar vekili tarafından istinaf edilmemiş sayılmasına yönelik ek kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı mirasçılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı mirasçılar vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davalı mirasçılar tarafından yapılan giderlerin kendileri üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 1.349,02-TL istinaf yargı giderinin davalı mirasçılardan alınarak davacıya verilmesine,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde HMK’nın 361/1. maddesi gereği Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 11/12/2025