İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/890 K.2024/1752
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/890 Esas
KARAR NO:2024/1752 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI:2016/772 Esas - 2021/784 Karar
TARİH:26/11/2021
DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)
KARAR TARİHİ:07/11/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacılar ..., ... ve ... vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ...'nin yasal mirasçıları olduğunu, müvekkillerinin, yıllar sonra ...'ye ait belge ile hissedar olduklarının ...'nin oğlunun evinde bulunan belge ile öğrendiklerini, hisse senetlerinin sayısı ve değerinin tespit edilemediğini, davalı bankaya yapılan başvuru neticesinde verilen cevapta 0,0002 adet A Grubu ve 189,874 adet C Grubu senet hak edişi ile kaydileştirme işleminin yapıldığının ve birikmiş kar payı tutarının 187,50.-TL olduğunun bildirildiğini, kaç adet kök hissenin bulunduğunun, kök hisse bedelinin bedelli-bedelsiz sermaye artırımı sonucunda bugün kaç adet yaptığının, hisse senetlerinin değerinin kaç Türk Lirası olduğunun, hisse senetlerinin geçmişe dönük ne kadar kar payı getirdiğinin bildirilmediğini, bu durumun davalı banka kayıtları incelenmeden müvekkilleri tarafından kendilerince tespit edilebilecek bir husus olmadığını, davalı bankanın kaç kez sermaye artırımına gittiğinin, bu sermaye artırımlarından usule uygun tebliğ yapılıp yapılmadığının, neden iki farklı hisse senedi olduğunun, bunların değer farkı bulunup bulunmadığının, kök hissenin kaç lira değerinde olduğunun tespitinin mümkün olmadığının tartışmasız olduğunu, yasal düzenlemeler gereği hissedarlar tarafından kaydileştirme işleminin yapıldığının banka tarafından verilen cevap ile sabit olduğunu, ancak kök hissenin kaç adet olduğu ve değeri hususunda bilgi verilmediğini, bu nedenle muris ...'nin davalı banka nezdinde bulunan hisse senedinin kök hissesinin kaç adet olduğunun ve ne kadar ödeme yapıldığının, bedelli bedelsiz sermaye arttırımları sonucunda bugün kaç adet ve değerinin kaç lira olduğunun ve geçmişe dönük ne kadar kar payı getirdiğinin hesap edilerek davacılara ödenmesini talep etmek zorunluluğunun doğduğunu iddia ve beyan ederek ...'nin davalı bankada bulunan hisse senedinin kök hissesinin kaç adet bulunduğunun ve ne kadar ödeme yapıldığının, bedelli-bedelsiz sermaye artırımları sonucunda bugün kaç adet ve değerinin kaç lira olduğunun ve geçmişe dönük ne kadar kar payı getirdiğinin tespit edilmesine, 1.000,00.-TL kar payının bankalar arası uygulanan en yüksek avans faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı banka üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tüm mirasçıların birlikte dava açması gerektiğini, davanın bütün mirasçılar ya da atanmış tereke temsilcisi tarafından açılmamış olması halinde reddinin gerektiğini, davacıların müvekkili banka nezdinde 189,874 adet C Grubu ve 0,002 adet A Grubu kaydileştirilmiş hisse senedi bulunduğunu, davacıların bunun dışında müvekkili banka nezdinde her ne ad altında olursa olsun herhangi bir hisse senedinin bulunmadığını, geçmişe dönük kar payının en yüksek faizi ile tahsilinin talep edildiği, son beş yılın öncesi için herhangi bir ödeme yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, 31/12/2012 tarihi itibariyle kaydileşen davaya konu hisse senedinin son beş yıllık kar payının ve 2012, 2013, 2014 ve 2015 dönemleri itibariyle toplam 187,50.-TL birikmiş kar payı bulunduğunu, daha önceki yıllara ait kar paylarının mevzuat gereğince Hazineye intikal ettiğini, davacının dilekçesinde yer verdiği aleyhe tüm iddiaların, beyanların, anlatımların, yorumların ve taleplerin gerçek dışı ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu iddia ve beyan ederek davanın usulden reddine, davanın ve davacının tüm taleplerinin reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 26/11/2021 tarih ve 2016/772 Esas - 2021/784 Karar sayılı kararında; "Dava, davacıların murisinden intikal ettiği iddia olunan davaya konu ...'nin davalı bankada bulunan hisse senedinin kök hissesinin kaç adet bulunduğunun ve ne kadar ödeme yapıldığının, bedelli-bedelsiz sermaye artırımları sonucunda bugün kaç adet ve değerinin kaç lira olduğunun ve geçmişe dönük ne kadar kar payı getirdiğinin tespit edilmesine ve dağıtılmayan kar payı var ise tahsili istemine ilişkin olduğu görülmüştür. Davacıların murisi olduğu iddia edilen ... ait hisse senedinin varlığı, miktarı ve değeri hakkında bilgi verilmesi için ... Bankası Şirketi'ne yazılan müzekkere cevabı dosya kapsamına kazandırılmıştır.Davacılar ..., ... ve ...'ın murisi ... ile Bala Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2000/357-373 sayılı veraset ilamında adı geçen muris ...'nın aynı kişiler olup olmadığının araştırılarak Mahkememize bilgi verilmesi için Bala İlçe Nüfus Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevabı dosya kapsamına kazandırılmıştır.Ankara 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/429 Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celbedilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.Ankara İli, Bala İlçesi, ... Mahallesi/Köyü, Cilt No:..., Hane No:...'da nüfusa kayıtlı ...ve ...'den olma ... doğumlu ... ile ...nin aynı kişiler olup olmadığının araştırılarak, ...'nın nüfus kaydına esas belgelerinin gönderilmesi için T.C. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevabı dosya kapsamına kazandırılmıştır.22/07/2016 dava tarihine kadar yapılmış olan tüm bedelli bedelsiz sermaye artırımı miktarının ve tarihlerinin bildirilmesi için ... Bankası ... Şirketi'ne yazılan müzekkere cevabı dosya kapsamına kazandırılmıştır.Davacılar vekili 13/10/2021 havale tarihli dilekçesi ile özetle; davada tahsilini talep ettikleri belirsiz alacak miktarında bedel artırımı yaparak dava değerini 120.000,00.-TL'ye yükselttiklerini beyan ederek 120.000,00.-TL alacağın bankalarda mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Bala İlçe Nüfus Müdürlüğü'nün 12.06.2017 tarihli müzekkere cevabında Ankara ili Bala ilçesi sınırları dahilinde yapılan bilgisayar taramasında ... adında herhangi bir kişiye rastlanmadığından yazı ekinde gönderilen Bala SHM 2000/357 sayılı veraset ilamında adı geçen muris ...'nın aynı kişiler olup olmadığı yönünde bilgi verilemediği belirtilmiştir. Dava konusu olayda davacıların iddiası, davacıların ...nin yasal mirasçıları olduğu ve ... ile ... isimli kişilerin aynı kişi olduğu yönündedir. TMK'nun 6. Maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir.Davacının murisi ...'nın Ankara ili, Bala ilçesi, ... Köyü, cilt no: ... kütük sıra no:... de nüfusuna kayıtlı ... ve ...'den olma 1... doğumlu olduğunun veraset ilamında belirtildiği, davaya konu ... no'lu hisse senedinde hisse sahibi olarak Ankara'da ... ismi olarak belirtildiği, davaya konu hisse senedinde ...nin kimlik ve adres bilgilerinin bulunmadığı, hisse senetlerinin sahibi ... ile davacıların murisi ...nın aynı kişi olduğunun açık olarak belirlenememesi ve davaya konu hisse senetlerinin davacıların murisi ...'ya ait olduğu hususunun ispat edilemediği anlaşıldığından davacılar tarafından açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile,'' Davanın REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı Davacılar..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,... vekili ile Tereke Temsilcisi ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar..., ...,..., ..., ..., ... ..., ..., .., ..., ..., ...'ın sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilleri tarafından ...'nin yasal mirasçıları olarak; ...'ye ait ...Bankasının hisse senedi belgesi gereği, kaç adet kök hissenin bulunduğunun, hisse senetlerinin değerinin kaç Türk Lirası olduğunun, hisse senetlerinin geçmişe dönük ne kadar kar payı getirdiğinin, ne kadar ödeme yapıldığının tespit edilmesi ve kar payındaki alacakların tahsili maksadı ile iş bu davanın ikame edildiğini, Mahkeme; ...'nın Ankara ili, Bala ilçesi, ... Köyü, cilt no: ... kütük sıra no:... de nüfusuna kayıtlı ... ve ...'den olma ... doğumlu olduğunun veraset ilamında belirtildiği, davaya konu ... no'lu hisse senedinde hisse sahibi olarak Ankara'da ... ismi olarak belirtildiği, davaya konu hisse senedinde ...nin kimlik ve adres bilgilerinin bulunmadığı, hisse senetlerinin sahibi ... ile davacıların murisi ...'nın aynı kişi olduğunun açık olarak belirlenememesi ve davaya konu hisse senetlerinin davacıların murisi ....'ya ait olduğu hususunun ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verdiğini; kararın mevcut fiili duruma, usul ve yasaya aykırı olmakla kaldırılması talebi ile istinaf kanun yoluna başvurduklarını,Mahkeme dosyasında bulunan noter tarafından tasdik edilmiş olan HİSSE SENEDİ BELGESİNDE ; açıkça belge sahibinin ... olduğu, belge üzerinde ...'nin Bala nüfusuna kayıtlı ve ... oğlu olduğunun belirtildiğini; mahkeme tarafından bu belgenin incelenmediğini, dikkate alınmadığını ve nitekim belgedeki bu bilgilere gerekçeli kararda da yer verilmediğini; belgede açıkça bala nüfusuna kayıtlı ve ... oğlu olduğu belirtilen belge sahibinin ... olduğu yer almakta iken ve müvekkillerinde ...an molla ...nin) mirasçıları olduğu dosyadaki mirasçılık belgeleri ile sabit iken davanın reddinin yasal düzenlemeye ve belgelere aykırı olmakla kaldırılması gerektiğini,Davaya konu belgenin; SOYADI kanunu olmadığı dönemde düzenlenmiş bir belge olduğunu; soyadı kanunu olmadığı dönemde düzenlenen belgede kimlik bilgileri ve açık adres olamayacağının tartışmasız olduğunu; soyadı kanunu olmadan düzenlenen tüm diğer belgeler gibi, belge sahibine ait ayırt edici bilgileri olan, belge sahibinin ... olduğu, belge üzerinde ...nin Bala nüfusuna kayıtlı olduğu ve ... oğlu olduğunun açıkça belirli olduğunu; Soyadı kanunundan önce ismi ... geçen kişinin belge kenarında da görüldüğü gibi ... olması nedeni ile soy adı kanununda .. soyadını aldığını ve buna dair belgenin dosyaya ibraz edildiğini; BALA ilçesi muhtarlığı tarafından düzenlenen; ... olarak bilinen kişinin ... olduğuna dair belgenin de dosyada mevcut olduğunu, Nitekim davalı tarafın sunduğu cevap dilekçesinde müvekkillerin mirasçı olmadıkları yönünde bir itirazları bulunmadığı gibi davalı .. BANKASI müvekkiller adına belgeyi teslim alarak kayda aldığını; belge aslı müvekkili ... tarafından davalı bankaya ibraz ve kayıt ettirildiğini, Davalı Banka tarafından dosyaya verilen 21/04/2021 tarihli cevabi yazının ilk paragrafında müvekkilin ... mirasçısı olarak kabul edilerek evrakın kayda geçirildiğinin açıkça beyan edildiğini; sadece bu hususun dahi müvekkillerin yasal mirasçı olduğu hususunun ihtilafsız ve davalı tarafından kabul edilmiş olduğunun yazılı belgesi olduğunu; aynı nedenle Mahkemenin davayı red nedeninin hukuka aykırı olduğunu, Davalı bankanın bizzat mirasçı olarak kaydettiğini ve resmi kayıtlarına geçirdiğini, bu konuda bir itirazda bulunmamış olmakla, aynı zamanda hisse senedi belgesindeki bilgiler ve mirasçılık belgeleri karşısında ispat edilmesi gereken bir durum söz konusu olmadığını; mirasçı müvekkiller tarafından dedeleri ...' nın sandığından çıkan davaya konu evrağın bizzat sunulduğunu ve kayda alındığını; sadece belge aslının müvekkiller elinde olması hususunun dahi ...nin müvekkillerin murisi olduğunun yeter delili olduğunu; belge üzerinde başkaca bir hak iddiasının da mevcut olmadığını; davaya konu belge aslının bizzat . (...) nin sandığından ölümünden sonra bulunduğunu ve davalı bankaya teslim edildiğini, Davaya verilen cevapta ;"... davacıların banka nezdinde 189,874 adet C Grubu ve 0,002 adet A Grubu kaydileştirilmiş hisse senedi bulunduğu, davacıların bunun dışında banka nezdinde her ne ad altında olursa olsun herhangi bir hisse senedinin bulunmadığı, son beş yılın öncesi için herhangi bir ödeme yapılmasının hukuken mümkün olmadığı, son beş yıllık kar payının ve 2012, 2013, 2014 ve 2015 dönemleri itibariyle toplam 187,50.-TL birikmiş kar payı bulunduğu.." belirtilmiş olup husumete yönelik bir itiraz olmadığı gibi müvekkillerin mirasçı olduklarına dair bir ihtilafta mevcut olmadığını,Müvekkillerin açtığı yada müvekkillere açılan iştirak halindeki mülkiyetin sonlandırılmasına ilişkin bir dava bulunmadığını; aynı nedenle vekaletnamesini ibra ettikleri mirasçılar yönünden her türlü fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı tutularak;...nin kaç adet kök hissesinin bulunduğu, kök hisse bedelinin bedelli-bedelsiz sermaye artırımı sonucunda bugün kaç adet yaptığı, hisse senetlerinin değerinin kaç Türk Lirası olduğu, neden birden fazla hisse senedi çeşidi bulunduğu, hisse senetlerinin geçmişe dönük ne kadar kar payı getirisinin tespit edilmesi alacağa karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduklarını, Davalı vekili dilekçesinde müvekkilin halen müvekkillerin murisinin bankada 189.874 adet C grubu ve 0,002 adet A grubu hissesi bulunduğunu savunduğunu ve hissenin hesaplanmasına ilişkin örnek bir tablo sunduğunu; bu rakamları kabulünün mümkün olmadığını; örnek listede 1967 yılında 80 adete ulaşan hisse 1981 yılında %2400 oranında bedelsiz sermeye artırımı ile 192.000 olması gerekir iken 2.000 olarak hesaplandığını; verilen hissenin bedelsiz sermeye artırımı oranı ile paralel değil çok daha düşük olduğunu; üstelik neden böyle düşük bir hesaplamaya gidildiğine ilişkin de hiçbir açıklamada bulunulmadığını, Müvekkillerin murisi ...’nin 1928 yılında 1 hisse senedi 10 TL karşılığı hissesi bulunmakta olduğunu; bankanın bu tarihte sermeyesinin 400.000 TL olup 1 hisselik 7190 adet hisse bulunmakta olduğunu; müvekkilin banka sermayesinin 400.000 TL (ETL) iken 10 TL (ETL) eden hissesinin şuan sermayesinin 4.500.000.000 TL (YTL) olan bankada karşılığının 1.125.000 TL (YTL) etmekte olduğunu; kar payı tutarının da 187,50 TL gibi çok düşük bir bedel olmasının mümkün olmadığını,Yine yapılan sermaye artırımının, kar payı ödemelerinin yasaya uygun olup olmadığının denetlenmesinin zaruri olduğunu; müvekkillerin murisi adına davalı bankada kaç adet kök hissesi bulunduğu, kök hisse bedelinin dava tarihindeki değeri, hisse senetlerin hangi çeşit hisse senedi olduğunun tespiti, söz konusu hisselerin geçmişe dönük olarak getirdiği kar payının tespit edilmesine yönelik talepleri için davalı banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmadığını; dosyada eksik inceleme söz konusu olup eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, İleri sürerek, yukarıda kısaca izah edilen ve yargılama sırasında resen dikkate alınacak nedenlerle; istinaf kanun yoluna başvuru talep ve dilekçelerinin kabulüne, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/772 Esas ve 2021/784 K. Sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekil eden adına talep etmiştir. Tereke Temsilcisi ... istinaf dilekçesinde özetle; ...nin mirasçıları olarak yapılan başvuruda davanın reddedildiğini; kararın kaldırılmasını talep ettiklerini, Banka hisse senetlerinin sahibi ... ile muris...'nın aynı kişi olduğunu; bu konunun tüm kayıtlarla ortada olduğunu; her şeyden önce belgenin dedelerinin evinde bulunduğunu; belgenin kenarında kamanlı olarak belirtimesi o dönemde soyadı olmaması nedeni ile lakap olması nedeni ile zaten tanınmak ve bilinmek için eklendiğini; ...'ye ait ... Bankasının hisse senedi noter tarafından tasdik edilmiş belgenin bankaya sunulduğunu; belgede bala nüfusuna kayıtlı ve Kamanlı oğlu olduğunun belirli olduğunu; ... mirasçısı olduklarının zaten veraset ilamları ile açıkça ortada olduğunu; nüfustan gelen yazıda da durum ortada iken mahkeme yerel bilgiye sahip kişiler ile Nüfus Müdürlüğüne yazılan yazılarla konuyu ortaya çıkarma yetkisine sahip iken delil toplamadığını, Hisse senedinin; SOYADI kanunu olmadığı dönemde düzenlendiğini; soyadı kanunu olmadan düzenlenen tüm diğer belgeler g belge sahibine ait ayırt edici bilgileri taşıyor olması, belge sahibinin ... olduğunun, belge üzerinde ...nin Bala nüfusuna kayıtlı olduğunun ve ... oğlu olduğunu açıkça ortaya koyduğunu; BALA ilçesi muhtarlığı tarafından düzenlenen; ... olarak bilinen kişinin ... olduğuna dair belgenin de dosyada mevcut olduğunu, Davalı Bankanın cevap dilekçesinde temsilcisi olduğu mirasçılar adına belgeyi alıp kayda geçtiğini beyan ettiğini; belge aslının mirasçı ... tarafından davalı bankaya kayıt ettirildiğini, Davalı Banka tarafından da bu durumun 21/04/2021 tarihli yazı ile kabul edildiğini; dolayısı ile husumet sorunu bulunmadığını; davalı banka mirasçı olarak kaydettiğini ve resmi kayıtlarına geçirdiğini, itirazda bulunmadığını; kayıtlı bir belge ve hisse senedinin aslı açıklayıcı bilgiler bulunması nedeniyle ve mirasçılık belgeleri gereği ispat edilmesi gereken bir husumet durumu söz konusu olmadığını; belge üzerinde başkaca bir hak iddiası da olmadığı gibi dedelerinin sandığında bulunan ve yasal mirasçılar tarafından davalı banka kaydına aldırılan hisse senetleri gereği davalı bankada tüm mirasçıların hak sahibi olduğunu; ... Bala nüfusuna kayıtlı ve kamanlı olarak tanınan ve soyadı kanunundan sonrada kamanlı soyadını alan kişi olduğunu; bu konuda nüfus bilgileri, hisse senetleri,muhtarlık kayıtları ve yerel kişilerin mevcut olduğunu; dosyada eksik inceleme yapıldığını ve husumete ilişkin bir itiraz yada şüphe uyandıracak durum olmamasına karşın bu sebeple reddedildiğini, Davalı taraf murisinin bankada 189.874 adet C grubu ve 0,002 adet A grubu hissesi bulunduğunu savunduğunu ve hissenin hesaplanmasına ilişkin örnek bir tablo sunduğunu; örnek listede 1967 yılında 80 adete ulaşan hisse 1981 yılında 402400 oranında bedelsiz sermeye artırımı ile 192.000 olması gerekir iken 2.000 olarak hesaplandığını; verilen hissenin bedelsiz sermeye artırımı oranı ile paralel değil çok daha düşük olduğunu, Muris adına davalı bankada kaç adet kök hissesi bulunduğu, kök hisse bedelinin dava tarihindeki değeri, hisse senetlerin hangi çeşit hisse senedi olduğunun tespiti için davalı banka kayıtları üzerinde incelemesi yapılmadığını; dosyada eksik inceleme ve hatalı değerlendirme söz konusu olup eksik inceleme nedeni verilen kararın yasaya aykırı olduğunu, İleri sürerek, yukarıda kısaca izah edilen nedenlerle; istinaf dilekçesinin kabulüne, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/772 Esas ve 2021/784 K. Sayılı kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; davacıların murisi ... ile ...'nin ayrnı kişi oldukları iddiası ile, muris ...'ye ait olan davalı banka hisselerinin, tüm sermaye artışları ile birlikte gerçek değerinin tespiti ve geçmişe dönük kar payı getirilerinin tespiti ile davacılara ödenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı bir kısım davacılar vekili ile tereke temsilcisi tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Mahkemece dava ve cevap dilekçesinin sunulması akabinde, murisin davacılar ..., ... ve ... dışında da mirasçılarının bulunduğu gerekçesi ile bu mirasçıların açılan davaya katılımlarının sağlanması veya terekeye temsilci atanması için davacı vekiline süre verilmdiği, mirasçılardan bir kısmının dosyaya muvafakat kimlik tespiti içermeyen muvafakat beyanı sundukları, bunlardan bir kısmı yönünden ilk dava açan davacılar vekili tarafından dosyaya vekaletname sunulduğu, ayrıca murisin terekesine temsilci atanması için Ankara 3 Sulh Hukuk Mahkemesi nezdinde dava açıldığı, mahkemece mirasın taksiminin henüz yapılmamış olması nedeniyle, tereke temsilcisi olarak ...'in atandığı, aynı zamanda davacı da olan tereke temsilcisine tebligat yapılarak yargılamaya devam edildiği anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, davacıların murisi ...'nın Ankara ili, Bala ilçesi, ... Köyü, cilt no: ... kütük sıra no:... de nüfusuna kayıtlı . ve ...'den olma ... doğumlu olduğunun veraset ilamında belirtildiği, davaya konu ... no'lu hisse senedinde hisse sahibinin Ankara'da ... olarak belirtildiği, davaya konu hisse senedinde ...nin kimlik ve adres bilgilerinin bulunmadığı, hisse senetlerinin sahibi ... ile davacıların murisi ...'nın aynı kişi olduğunun açık olarak belirlenememesi ve davaya konu hisse senetlerinin davacıların murisi ...'ya ait olduğu hususunun ispat edilemediği gerekçesi ile dava reddedilmiştir.Dosyaya mübrez mirasçılık belgesine göre; muris ...'nın dava ikame eden davacılar ..., ... ve ... dışında da yasal mirasçıları da mevcuttur. Murisin vefatı ile terekeden doğan tüm hak ve borçlar, TMK'nun 640 maddesi uyarınca miras paylaşılıncaya dek ve elbirliği halinde miras ortaklığına geçer. Miras ortaklığını oluşturan yasal mirasçılar terekeden doğan hakları elbirliği ile kullanmak durumundadırlar. Buna göre davalı bankaya karşı murisin hak sahibi olduğu hisselerin adet ve değerinin, ayrıca kar payı getirilerinin tespiti ile bu tutarların terekeye ödenmesi talebi ile açılacak bir davanın TMK'nun 640/2 fıkrası uyarınca tüm yasal mirasçılar tarafından birlikte açılması zorunludur. Şayet böyle bir dava bir kısım mirasçılar tarafından ve tereke adına açılmış ise, diğer mirasçıların tamamının bu davaya muvafakatleri ile taraf teşkili sonradan sağlanabilir. Ne varki bir kısım mirasçının elbirliği rejiminin geçerli olduğu terekeye ait bir haktan doğduğunu iddia ettikleri alacağın kendilerine ödenmesi talebi ile dava açmaları mümkün değildir. Böyle bir taleple açılan davada diğer yasal mirasçıların muvafakati ile yargılamaya devam olunmasına da yasal olanak bulunmamaktadır. Somut olayda da, dava dilekçesini ikame eden davacılar ..., ... ve ..., muris ...'nin davalı banka nezdinde bulunan hisse senedinin kök hissesinin kaç adet olduğunun ve ne kadar ödeme yapıldığının, bedelli bedelsiz sermaye arttırımları sonucunda dava tarihi itibariyle bu hisslerin kaç adet ve değerlerinin kaç lira olduğunun ve geçmişe dönük ne kadar kar payı getirdiklerinin hesap edilerek kendilerine ödenmesini talep ettikleri, tereke adına açılmamış olan davadaki talep yönünden, diğer yasal mirasçıların davaya muvafakatlerinin sağlanarak yargılamaya devam olunmasının mümkün olmadığı, mahkemece davanın bu gerekçe ile reddi gerekirken, davacıların murisi ile hisse senedinde adı geçen kişinin aynı kişi olduğunun ispatlanamadığı gerekçesi ile reddedilmiş olması yerinde olmamış ise de, kararın sonucu itibariyle doğru olduğu anlaşılmıştır, bir kısım davacılar vekili ile tereke temsilcisinin istinaf sebepleri bu nedenle yerinde bulunmamıştır. (bkz. Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 2013/7447 esas, 2013/22205 karar sayılı ilamı).Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi kararı sonucu itibariyle doğru olmakla, davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., .., ..., ..., ..., ..., ... vekili ile tereke temsilcisinin istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili ile tereke temsilcisinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, istinaf eden davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 586,70-TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan bakiye 159,10-TL harcın talep halinde istinaf eden davacılara iadesine, 4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, istinaf eden tereke temsilcisi tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL harcın tereke temsilcisinden tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 07/11/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.