İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2024/1920 K.2024/2018
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2024/1920
KARAR NO:2024/2018
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:12/09/2024
NUMARASI:2024/1278 D.İş Esas - 2024/1731 Karar
KARAR TARİHİ:12/12/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Bankası A.Ş'e tarafından düzenlenmiş lehtarın müvekkili ..Şirketi ve muhatabı ....A.Ş. olan ... A.Ş. nin 03.10.2018 tarihli 2.408.221,00 USD bedelli ve... Ref. Nolu, ... A.Ş.nin 0.08.2018 tarihli 1.589.514,00 USD bedelli ve ... Ref. Nolu, ... A.Ş.nin 22.09.2017 tarihli 778.963,00 USD bedelli ve ... Ref. Nolu teminat mektuplarının ve .. A.Ş. tarafından düzenlenmiş lehtarı Müvekkili ... Şirketi ve muhatabı .... A.Ş.nin 03.07.2017 tarihli 1.787.708,00 USD bedelli ve ... A.Ş.nin 03.07.2017 tarihli 5.178.260,00 USD bedelli teminat mektuplarının Türk Borçlar Kanunu, Türk Ticaret Kanunu uyarınca haksız rekabetin meni, refi, teminat mektuplarının iadesi, borçsuzluğun tespiti ve tazminat talebi için esas başvuru öncesinde İstanbul Ticaret Odası Tahkim ve arabuluculuk Merkezine başvuruda bulunulduğunu, söz konusu başvuruda ... tarafından ... nolu dosya uyarınca ekte sunulan ara karar hakem heyeti tarafından alındığını, uygun görüldüğü takdirde de tarafların birinin isteği üzerine geçici hukuki koruma tedbirine karar verme yetkisi tanıdığını, Sayın mahkemece görüleceği üzere, Tedbir talebinin niteliği, usuli zaman çizelgesinin hazırlanarak taraf dilekçelerinin sunulmasına ilişkin geçecek süre dikkate alınarak yargılama sonunda verilecek kararı etkin ve infaz edilebilir kılmak için deliller toplandıktan sonra tekrar değerlendirilmek kaydıyla geçici koruma talebinin kabulüyle ... Bankası 03.07.2017 tarihli 1.787.708,00-USD bedelli, .... Bankası 03.07.2017 tarihli 5.178.260,00-USD bedelli,..bank 03.10.2018 tarihli 2.408.221,00-USD bedelli, ...bank 10.08.2018 tarihli 1.589.514,00-USD bedelli,...bank 22.09.2017 tarihli 778.963,00-USD bedelli, teminat mektuplarının davalı tarafça paraya çevrilmesinin tedbiren önlenmesine oy çokluğu ile karar verildiği, denilmek suretiyle tedbir kararı verildiğini, ve sayın mahkememizden ekte sunmuş oldukları 16/07/2024 tarihli İTOTAM HAKEM HEYETİ E. 2024/804 nolu dosya üzerinden verilen 1. Nolu ARA Karar’ ına icra edilebilirlik şerhi verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 12/09/2024 tarih ve 2024/1278 D.İş Esas - 2024/1731 Karar sayılı kararında;"Mahkememizce İstanbul Ticaret Odası Tahkim Ve Arabuluculuk Merkezinden (İTOTAM) celp edilen 2024/804 esas sayılı dosyanın incelenmesinde ... Şirketi vekili tarafından muhatabı ....A.Ş. olan ...bank A.Ş. nin 03.10.2018 tarihli 2.408.221,00 USD bedelli, ...bank A.Ş.nin 10.08.2018 tarihli 1.589.514,00 USD bedelli, ...bank A.Ş.nin 22.09.2017 tarihli 778.963,00 USD bedelli teminat mektuplarının ve ... A.Ş. tarafından düzenlenmiş lehtarı ... Şirketi ve muhatabı ... San. Ve Tic.A.Ş. olan ... Bankası A.Ş.nin 03.07.2017 tarihli 1.787.708,00 USD bedelli ve ... A.Ş.nin 03.07.2017 tarihli 5.178.260,00 USD bedelli teminat mektuplarının Türk Borçlar Kanunu, Türk Ticaret Kanunu uyarınca haksız rekabetin meni, refi, teminat mektuplarının iadesi, borçsuzluğun tespiti ve tazminat talebi için esas başvuru öncesinde acil durum hakeminden ihtiyati tedbir istemi ile İstanbul Ticaret Odası Tahkim ve arabuluculuk Merkezine başvuruda bulunulduğu, başvurunun 2024/804 nolu dosya üzerinden incelenerek 16/07/2024 tarihinde 1 nolu ara karar ile " İTOTAM Tahkim Kurallarının 37. Maddesinde Hakem Kuruluna, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, dosyanın kendisine iletilmesinden sonra, taraflardan birinin isteği üzerine uygun gördüğü geçici hukuki koruma tedbirine karar verme yetkisi tanınmıştır.Tedbir talebinin niteliği, usuli zaman çizelgesinin hazırlanarak taraf dilekçelerinin sunulmasına ilişkin geçecek süre dikkate alınarak yargılama sonunda verilecek kararı etkin ve infaz edilebilir kılmak için deliller toplandıktan sonra tekrar değerlendirilmek kaydıyla geçici koruma talebinin kabulüyle (i) ... Bankası 03.07.2017 tarihli 1.787.708,00-USD bedelli, (ii) ... Bankası 03.07.2017 tarihli 5.178.260,00-USD bedelli, (iii) ... 03.10.2018 tarihli 2.408.221,00-USD bedelli, (iv) ... 10.08.2018 tarihli 1.589.514,00-USD bedelli, (v) ... 22.09.2017 tarihli 778.963,00-USD bedelli, teminat mektuplarının davalı tarafça paraya çevrilmesinin tedbiren önlenmesine oy çokluğu ile karar verilmiştir." şeklinde hükme bağlandığı görülmüştür. İcra edilebilirlik şerhi talep eden ... Şirketi vekili HMK. 414/2 maddesi gereğince icra edilebilirlik şerhi verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasında imzalanan 01/01/2016 tarihli Doğalgaz Alım Satımı başlıklı sözleşmenin 16. Maddesinde; " İşbu kontrat'tan ya da bununla bağlantılı olarak doğabilecek tüm ihtilaflar ve uyuşmazlıklar ya da talepler konusunda taraflar arasında makul bir süre içerisinde ( ki bu makul süre 2 ayı geçmeyecektir ) uzlaşma yoluyla bir çözüme varılamazsa, bu ihtilaflar, uyuşmazlıklar ya da talepler İstanbul Ticaret Odası (İTO) Tahkim Uzlaştırma Hakem Bilirkişilik Yönetmeliği uyarınca kurulacak Hakem Kurulu tarafından Türkiye Cumhuriyeti mevzuatına göre çözümlenecektir.Tahkim, Türkçe dilinde yürütülecek ve İstanbul, Türkiye'de gerçekleşecektir..." hükmü yer almaktadır.HMK'nın 407. maddesinde "Bu Kısımda yer alan hükümler, 21/6/2001 tarihli ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanununun tanımladığı anlamda yabancılık unsuru içermeyen ve tahkim yerinin Türkiye olarak belirlendiği uyusmazlıklar hakkında uygulanır."HMK'nın 414. maddesinde; "(1) Aksi kararlaştırılmadıkça, tahkim yargılaması sırasında hakem veya hakem kurulu, taraflardan birinin talebi üzerine, bir ihtiyati tedbirin alınmasına veya delil tespitine karar verebilir. Hakem veya hakem kurulu, ihtiyati tedbir kararı vermeyi, uygun bir teminat verilmesine bağlı kılabilir. (2) Mahkeme hakem veya hakem kurulunca verilen tedbir kararının, geçerli bir tahkim sözleşmesinin var olması kaydıyla taraflardan birinin talebi üzerine icra edilebilirliğine karar verir. (3) Hakem veya hakem kurulunun ya da taraflarca görevlendirilecek bir başka kişinin zamanında veya etkin olarak hareket edemeyecek olduğu hâllerde, taraflardan biri ihtiyati tedbir veya delil tespiti için mahkemeye başvurabilir. Bu hâller mevcut değil ise mahkemeye başvuru, sadece hakem veya hakem kurulundan alınacak izne veya tarafların bu konudaki yazılı sözleşmesine dayanılarak yapılır. (4) Tahkim yargılaması öncesi veya tahkim yargılaması sırasında taraflardan birinin talebi üzerine mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararı, aksine karar verilmedikçe, hakem veya hakem kurulu kararının icra edilebilir hâle gelmesiyle ya da davanın hakem veya hakem kurulu tarafından reddedilmesi hâlinde kendiliğinden ortadan kalkar. (5) Mahkemenin verdiği ihtiyati tedbir kararı, hakem veya hakem kurulu tarafından değiştirilebilir veya ortadan kaldırılabilir." düzenlemesi yer almaktadır. Somut uyuşmazlığa uygulanan HMK md. 414/1'in açık hükmü uyarınca tahkim yargılaması sırasında ihtiyati tedbir talebinde bulunulması halinde, hakem heyetinin ihtiyati tedbir kararı verme yetkisi bulunmaktadır. HMK md. 414/3'te belirtilen hallerde ise, ihtiyati tedbir talep eden tarafın doğrudan mahkemeye başvurma, bu haller mevcut değilse de hakem heyetinin izni ile başvurma hakkı saklıdır. Somut olayda gerek İTOTAM Tahkim Kurallarının 37. Maddesinde Hakem Kuruluna, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, dosyanın kendisine iletilmesinden sonra, taraflardan birinin isteği üzerine uygun gördüğü geçici hukuki koruma tedbirine karar verme yetkisi tanınmış olması, gerekse de HMK 414/1'in açık hükmü dikkate alındığında Hakem Heyeti'nin ihtiyati tedbir kararı almaya yetkili olduğu kanaatine varılmıştır. Nitekim uyuşmazlığın ortaya çıkması ile hakemin seçimi veya hakem kurulunun oluşturulması arasında bir süre geçmektedir. Bu süre içinde kurumsal tahkimde tarafların daha önceden kararlaştırmaları şartıyla ön/acil durum tahkim kurallarına başvurulması ile geçici hukuki koruma tedbirleri talep edilebilir. Seçimi veya ataması yapıldıktan sonra hakem veya oluştuktan sonra hakem kurulu, yargılamanın tek hakimidir. Kural olarak tüm geçici hukuki koruma tedbirleri belirtilen aşamadan sonra hakemden istenilmelidir. Zira tahkim sözleşmesi ile uyuşmazlığın esası hakkında nihai kararı verecek merci hakemdir. Aksi kararlaştırılmadıkça, tahkim yargılaması sırasında hakem, taraflardan birinin talebi üzerine, bir ihtiyati tedbirin alınmasına veya delil tespitine karar verebilir (m. 414/1). Hakemin bu kararın verebilmesi için geçerli bir tahkim sözleşmesi olmalıdır. Zira geçerli bir tahkim sözleşmesi varsa hakemin de tedbir kararı vermekte yetkisi vardır. Yargılamanın erken aşamalarındaki tedbir talepleriyle ilgili olarak yapılacak inceleme ilk görünüş incelemesi şeklinde yapılacaktır. İncelemede yaklaşık ispat yeterlidir. Hakem uygulama imkanı olan her türlü ihtiyati tedbir delil tespiti kararı verebilir. Hakem, tarafın bir işi veya şeyi yapmasına veya yapmamasına karar verebilir. Mahkeme, hakem tarafından verilen tedbir kararının, geçerli bir tahkim sözleşmesinin var olması kaydıyla taraflardan birinin talebi üzerine icra edilebilirliğine karar verir (m. 414/2). Geçerli tahkim sözleşmesine ilişkin mahkemenin yapacağı inceleme ilk görünüş incelemesi olup yaklaşık ispat yeterlidir... (Pekcanıtez Usul, Prof. Dr.Hakan Pekcanıtez, Prof.Dr. Muhammet Özekes, Doç.Dr.Hülya Taş Korkmaz, Doç.Dr.Mine Akkan, Cilt.III, s.2715, 2716, 2717). Somut olayda talep eden tarafından, hakem tarafından verilen tedbir kararına icra edilebilirlik şerhi verilmesi talebinde bulunulduğu, HMK'nın 414/2. maddesi uyarınca, hakem veya hakem kurulunca verilen tedbir kararının, geçerli bir tahkim sözleşmesinin var olması kaydıyla taraflardan birinin talebi üzerine icra edilebilirliğine dair mahkemece karar verileceği, geçerli bir tahkim sözleşmesinin varlığından söz edebilmek için; tahkim sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmış olması, tarafların tahkim iradesinin tahkim sözleşmesinde tereddüde yer vermeyecek derecede açık bir şekilde tecelli etmiş olması ve uyuşmazlık konusunun tahkime elverişli olması gerektiği, taraflar arasında akdedilen 01/01/2016 tarihli sözleşmenin 16. maddesinde uyuşmazlıkların çözümü konusunda İstanbul Ticaret Odası Tahkim Merkezi'nin yetkili kılındığı, tarafların bu sözleşmeyle ilgili olarak ortaya çıkacak uyuşmazlıkların tahkim yoluyla çözüleceğine dair açık ve kesin iradelerini ortaya koydukları, uyuşmazlık konusunun tahkime elverişli olduğu, sunulan kayıt ve belgeler ile taraflar arasında geçerli bir tahkim sözleşmesinin bulunduğu anlaşıldığından HMK.'nın 414/2. maddesi hükmü gereği acil durum hakemi tarafından İTOTAM hakem heyetinin 2024/804 esas sayılı dosyası üzerinden 1 nolu ara karar ile verilen 16/07/2024 tarihli tedbir kararının icra edilebilir olduğuna karar verilmiştir.Yargılama sırasında dava dışı ... A.Ş. vekilleri tarafından 11/09/2024 tarihli dilekçe ile dosyaya davalı yanında feri müdahil olarak katılma talebinde bulunulmuş ise de talep doğrultusunda mahkememizce teminat mektuplarının içeriğine ya da tedbir kararının içeriğine ilişkin bir değerlendirme yapılmayacak olup, yalnızca HMK 414/2 maddesi gereğince değerlendirme yapılacağından icra edilebilirlik şerhi verilmesine ilişkin talep çekişmesiz yargı işi olup, çekişmesiz yargıda feri müdahale olmadığından, talebin reddine, karar verilmiştir. ... A.Ş. vekili tarafından 11/09/2024 tarihli değişik iş başvuru dilekçesi tarafında tebliğe çıkarılması talep edilmiş ise de mahkememizce yapılan 06/08/2024 tarihli tensip tutanağı gereğince değişik iş başvuru dilekçesinin, tensip ve duruşma gününün karşı taraf vekiline 13/08/2024 tarihinde tebliğ edildiği anlaşıldığından, talebi yerinde görülmeyerek tedbir kararının icra edilebilir olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir..."gerekçesi ile, ''1-Feri müdahale talebinin çekişmesiz yargıda feri müdahale olmadığından reddine, 2-Talebin kabulü ile İTOTAM hakem heyetinin 2024/804 esas sayılı dosyada 1 nolu ara kara ile 16/07/2024 tarihinde vermiş olduğu ihtiyati tedbir kararının İCRA EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,'' karar verilmiş ve karara karşı karşı taraf vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Karşı taraf vekili istinaf dilekçesinde özetle; Talep edenin başvuru dilekçesinin kendilerine tebliğ edilmediğini, müvekkilinin savunma hakkının elinden alındığını, Başvurucu karşı taraf şirket yukarıda sayısı yazılı değişik iş başvurusu ile başvuruda bulunduğunu ve mahkemece tanzim edilen tensip zaptının 1 nolu ara kararında; "1-Istanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 2018/1911 Esas, 2018/1337 karar sayılı,15.11.2018 tarihli emsal kararında da belirtildigi üzere karsı tarafa savunma hakkı verilebilmesi bakımından dava dilekçesinin ... A.S.'ne tebliğine, cevap vermesi için tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta süre verilmesine" karar verilmişse de başvuru dilekçesinin kendilerine tebliğ edilmediğini, Yerel mahkemece işbu dilekçe ekinde sunulan başvurucu tarafından mahkemeye hitaben yazılan belge tedarikinde elden takip yetkisi verilmesi talepli bir dilekçe tebliğ edildiğini, (EK- Mahkeme tarafından müvekkile tebliğe çıkarılan dilekçe) İşbu dilekçenin müvekkile 08.08.2024 tarihinde tebliğ edilmiş olup aynı gün asıl başvuru dilekçesinin görüntülenmesi için dosyaya UYAP vekil kaydı talebi sunulduğunu,Huzurdaki dosyanın değişik iş dosyası olduğundan UYAP vekil kaydımız yapılsa da dosya içindeki belgeler taraflar ve vekillerince görüntülenemediğini, ekte UYAP ekran görüntüsünü sunduklarını, Bu kapsamda tensip zaptının 1 nolu ara kararı ve bu kararda emsal olarak gösterilen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 2018/1911 Esas, 2018/1337 karar sayılı, 15.11.2018 tarihli kararı ve benzer mahiyetteki Antalya BAM. 11.HD. 2021/2869 E. 2021/2094 K. 07.12.2021 T. Kararı uyarınca: "Mahkemenin itiraz üzerine tarafları davet edip gelenleri dinledikten sonra karar vermek yerine, değişik gerekçeyle dosya üzerinden karar vermesi emredici nitelikteki düzenlemeye aykırı olduğu gibi savunma hakkının kısıtlanması niteliğindedir. Bu nedenle aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen davalı ... A.Ş. Vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına..."Diğer yandan bu durumun 11.09.2024 tarihli ... iş emir numaralı dilekçe ile mahkemeye bildirildiğini, değişik iş başvuru evrakı başlıklı tebligat içinde tebliğ edilen evrakın talep dilekçesi olmadığı, İTOTAM'dan dosyaya celp edilecek evraklara ilişkin talep eden tarafından sunulan elden takip yetkisi verilmesi konulu bir dilekçe olduğu, her ne kadar dilekçenin görüntülenebilmesi adına UYAP vekil kaydı yapılmışsa da değişik iş dosyalarında UYAP üzerinden evrakların görüntülenemediği ve bu sebeple başvuru dilekçesi hakkında bilgi sahibi olunamadığı mahkemeye bildirildiğini, (EK- 11.09.2024 tarihli dilekçe) Buna rağmen 12.09.2024 tarihli duruşmada mahkeme başkanı başvuru dilekçesinin karşı taraf müvekkile tebliğ edildiğini aksi durumda dahi kendilerinin UYAP vekil kaydını yaptığını ve başvuru dilekçesine UYAP üzerinden ulaşabileceklerini ulaşamıyorlarsa bile son tahlilde ise fiziken mahkeme yazı işleri müdürlüğüne başvurarak dilekçeyi elden tebliğ almaları gerektiğini ifade ettiklerini, heyet halinde verilen karar ile talebin kabulü ile icra edilebilirlik şerhi verilmesine karar verildiğini, Müvekkilin ve avukatların kendilerine tebligat yapılmadığı durumlarda mahkeme yazı işlerine başvurarak elden tebligat alma gibi bir yükümlülükleri bulunmadıklarını, mahkemenin bizzat kendi hazırladığı tensip zaptında verdiği ara karara ve ara kararda atıf yaptığı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 2018/1911 Esas, 2018/1337 karar sayılı kararına muhalefet ettiklerini ve müvekkilin savunma hakkının elinden alındığını, müvekkilin hali hazırda hala başvuru dilekçesi hakkında bilgi sahibi olmadıklarını, bu nedenle verilen kararın usule ve yasaya aykırı olup kaldırılması gerektiğini,Her ne kadar başvuru dilekçesinin kendilerine tebliğ edilmemesi sebebiyle yerel mahkeme kararı usule ve yasaya aykırı olup kaldırılmalıysa da verilen karar esas yönünden de ayrıca hatalı olduğunu ve kaldırılması gerektiğini; İşbu yargılamaya konu olan karar nihai ihtiyati tedbir kararı olmayıp ihtiyati tedbir talebi hakkında nihai olarak karar verilinceye dek geçici olarak verilmiş bir tedbir kararı olduğunu, bu geçici kararın icrası ve üçüncü kişiler hakkında hüküm ve sonuç doğurabilmesinin mümkün olmadığını, geçici tedbir kararlarının sadece taraflar arasında etki doğurduğu, üçüncü kişiler hakkında hüküm ve sonuç doğurmadığı bizzat acil durum hakemi tarafından belirtildiğini, 16.07.2024 tarihli hakem kararında harfiyen; "Tedbir talebinin niteliği, usuli zaman çizelgesinin hazırlanarak taraf dilekçelerinin sunulmasına ilişkin geçecek süre dikkate alınarak yargılama sonunda verilecek kararı etkin ve infaz edilebilir kılmak için deliller toplandıktan sonra tekrar değerlendirilmek kaydıyla geçici koruma talebinin kabulüyle (i)... Bankası 03.07.2017 tarihli 1.787.708,00-USD bedelli, (ii) ... Bankası 03.07.2017 tarihli 5.178.260,00-USD bedelli, (iii) ... 03.10.2018 tarihli 2.408.221,00-USD bedelli, (iv) ... 10.08.2018 tarihli 1.589.514,00-USD bedelli, (v) ...bank 22.09.2017 tarihli 778.963,00-USD bedelli, teminat mektuplarının davalı tarafça paraya çevrilmesinin tedbiren önlenmesine oy çokluğu ile karar verilmiştir." (EK- Geçici Tedbir Kararı ve muhalefet şerhi) denildiğini,Nitekim talep eden huzurdaki talebini ikame ettikten sonra Hakem Heyeti yargılamanın safhalarını ve tarafların dilekçeleri için öngörülen azami süreleri gösterdiği "Usuli Zaman Çizelgesi"ni oluşturduklarını, ihtiyati tedbir hakkındaki nihai ara karar verilmeden icra edilebilirlik şerhi talebinde bulunulması ve bu talebin kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu,Geçici tedbir kararının metninden anlaşılacağı üzere talep edenin ihtiyati tedbir talebi hakkında nihai olarak hüküm verilmemiş olup verilen karar nihai karar verilene dek geçici olarak verilmiş bir karar olduğunu, bu geçici kararın yargılamanın tarafları dışındaki üçüncü kişiler hakkında hüküm ve sonuç doğurmasının, icra edilebilmesi mümkün olmadığını, bu nedenle talep edenin icra edilebilirlik şerhi verilmesi talebinin reddedilmesi gerektiğini,Talep edenin hakem heyeti oluşturulmadan evvel İTOTAM'dan Acil Durum Hakemi tayini talep ettiğini ve aynı ihtiyati tedbir talebinde bulunduğunu, Acil Durum Hakemi olarak atanan Prof. Dr. ... ilk etapta tedbir talebinin benzer şekilde nihai olarak karar verilene dek geçici olarak kabulüne karar vermişse de sonradan tedbir talebini reddettiğini, Acil Durum Hakemi kararı paylaştığı e-mailin devamında geçici tedbir kararının bilahare kaldırılmasına gerek olmadığını çünkü talebin nihai olarak reddedildiğini ve geçici tedbirin üçüncü kişiler nezdinde hüküm ve sonuç doğurmayacağını sadece taraflar arasında etkili olduğunu ifade ettiğini, (EK- Acil Durum Hakemi Kararı ve e-maili) Talep edenin bu durumu da mahkemeden gizlediğini, Acil Durum Hakemi tarafından verilen kararlar ve taraflara gönderilen e-maillerden de ayrıca anlaşılacağı üzere talep edenin tedbir talebi hakkında verilmiş nihai bir karar olmadığını ve geçici olarak verilen karar yalnızca taraflar arasında hüküm ve sonuç doğurabilecek olup geçici kararın icra edilebilmesinin olanaksız olduğunu, Her dava açılış anındaki koşullar göz önüne alınarak değerlendirilmesi gerektiğini, talep tarihi itibariyle sunulan karar, karar vafsını dahi taşımayan eksik bir karar olduğunu, ayrıca talep edenin huzurdaki geçici tedbir kararını henüz imzaları ve muhalefet şerhi eksikken icra edilebilirlik şerhi almaksızın icraya konu ettiğini, ve tedbirin infazını sağladığını, bu nedenle huzurdaki talepte davacının hukuki yararı olmadığını, Huzurdaki yargılamada talep tarihinin 19.07.2024 tarihi olduğunu, talep konusu geçici tedbir kararını veren hakem heyeti üç kişiden oluştuğunu, bu kişilerin başhakem ..., taraf hakemi... ve yine taraf hakemi ... olduğunu, Geçici tedbir kararı udf formatında hazırlanmış ve e-imza ile imzalanmış olup taraflar ile e-mail üzerinden 17.07.2024 günü paylaşıldığını (EK- e-mail), E-imza ile imzalanan işbu belgenin incelenmesinde belgenin başvurucu taraf hakemi ... tarafından 16.07.2024 saat 21:46’da hazırlanıp imzalandığı, başhakem ... tarafından ise aynı gün saat 23:11’de imzalandığı, üçüncü hakem ...’in ise söz konusu karara muhalif kaldığı belirtilerek imzası alınmadan taraflarla paylaşıldığının görüldüğünü, Divan Sekreteryası tarafından aynı mailde hakem ... tarafından kaleme alınacak karşı oy yazısı hazır olunca paylaşılacağının belirttiğini, Bilindiği üzere hakem kararları muhalefet şerhleriyle ve tüm hakem imzalarıyla birlikte bir bütün olduğunu, kararların hakemlerin bir kısmı tarafından muhalefet şerhi yazılmadan imzalanıp paylaşılması, sonradan kalan kısmının tamamlanıp ayrı imza edilip ayrıca paylaşılması gibi bir uygulamanın usulümüzde bulunmadığını,Bu minvalde geçici ihtiyati tedbir kararı olarak paylaşılan sözde karar natamam ve eksik bir karar olup ayrıca icra edilebilir bir hakem kurulu kararı vasfı veya bağlayıcılığı bulunmadığını, Nitekim muhalif üye ... 22.07.2024 tarihinde muhalefet şerhini hazırlayarak ve imzalayarak İTOTAM sekreteryasına sunduğunu, Buna rağmen talep edenin önce 19.07.2024 tarihinde icra edilebilirlik şerhi olmaksızın natamam, muhalefet şerhi ve imzaları eksik olan geçici tedbir kararını İstanbul... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile icra takibine konu ettiğini ve icra müdürlüğünden aynı gün ...bank ve ... bankalarına ihtiyati tedbirin infazı için müzekkere yazdırılmasını sağladığını, bu nedenle talep edenin hukuki yararı olmadığını, (EK- Takip Talebi ve İcra Müdürlüğü Yazısı) İcra edilebilirlik şerhi olmaksızın, imzaları ve muhalefet şerhi eksik olan geçici tedbir kararının hukuka aykırı bir şekilde infazını gerçekleştiren talep eden diğer yandan da yerel mahkemeye başvurarak icra edilebilirlik şerhi verilmesini talep ettiğini, talep tarihinin 19.07.2024 olup bu tarih itibariyle ortada imzaları ve muhalefet şerhi tamamlanmış nihai bir tedbir kararı bulunmadığını, talep edenin tüm davranışlarının kötüniyetli olduğunu, 19.07.2024 talep tarihi itibariyle talep eden tarafından nihai, imzaları ve muhalefet şerhi tamamlanmış bir karar sunulmamış olduğundan talep edenin icra edilebilirlik şerhi verilmesi talebinin bu sebeple de ayrıca reddedilmeliyken tebligatlar dahi yapılmadan usuli eksikliklere rağmen alelacele talebin kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu,Geçici tedbir kararının verildiği tarihte kararın HMK mı yoksa MTK uyarınca mı verildiğinin kararda belirtilmediğini, Milletlerarası Tahkim Kanunu’nun 6/2 maddesi uyarınca; “Hakem veya hakem kurulu, cebrî icra organları tarafından icrası ya da diğer resmî makamlar tarafından yerine getirilmesi gereken ihtiyatî tedbir veya ihtiyatî haciz kararı veremeyeceği gibi, üçüncü kişileri bağlayan ihtiyatî tedbir veya ihtiyatî haciz kararı da veremez.”Diğer yandan HMK’nun 414/2 maddesi uyarınca; “Mahkeme hakem veya hakem kurulunca verilen tedbir kararının, geçerli bir tahkim sözleşmesinin var olması kaydıyla taraflardan birinin talebi üzerine icra edilebilirliğine karar verir.” Geçici tedbir kararının verildiği tarihin 16.07.2024 tarihi olup bu tarih itibariyle kararın MTK uyarınca mı HMK uyarınca mı verildiğinin kararda belirtilmediğini, MTK 6/2 maddesinde görüleceği üzere MTK uyarınca verilen ihtiyati tedbir kararları üçüncü kişiler hakkında hüküm ve sonuç doğuramayacak olup bu durumda talep konusu geçici tedbir kararının icra edilebilirliğine karar verilemeyeceğini, bu kapsamda İTOTAM Hakem Heyetine müzekkere yazılarak geçici tedbir kararının MTK mı yoksa HMK uyarınca mı verildiğinin sorulması gerekmekteyken hiçbir araştırma yapılmadan talebin kabulüne karar verilmesinin de hukuka aykırı olduğunu beyanla, başvuru dilekçesinin kendileri tarafına tebliğ edilmediğinden, talep tarihi itibariyle tedbir talebi hakkında hakem heyetince nihai karar verilmediğinden, yine talep tarihi itibariyle talep eden tarafından hem icraya hem huzurdaki yargılamaya konu edilen geçici tedbir kararının, imzalarının ve muhalefet şerhinin eksik olması gibi eksiklikler sebebiyle karar vasfını dahi taşımadığından, geçici tedbir kararının karar tarihi itibariyle HMK mı yoksa MTK uyarınca mı verildiği karardan anlaşılamadığından ve MTK uyarınca verilen tedbir kararları üçüncü kişiler (bankalar) hakkında hüküm ve sonuç doğuramayacağından, bu araştırma yükümlülüğü yerine getirilmeksizin tüm usuli eksikliklere rağmen talep edenin icra edilebilirlik şerhi verilmesi talebinin kabul edilmesi usule yasaya içtihatlara aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, usuli eksiklikler giderilerek yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin talep eden üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, İTOTAM Hakem Heyeti'nce 2024/804 Esas nolu dosya üzerinden 16/07/2024 tarihinde 1. nolu ara Karar ile verilen ihtiyati tedbir kararına icra edilebilirlik şerhi verilmesi istemine ilişkindir.Mahkemece, Talebin kabulü ile İTOTAM hakem heyetinin 2024/804 esas sayılı dosyada 1 nolu ara kara ile 16/07/2024 tarihinde vermiş olduğu ihtiyati tedbir kararının İCRA EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,'' karar verilmiş ve karara karşı karşı taraf vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.HMK 414/2 Maddesinde; (2) Mahkeme hakem veya hakem kurulunca verilen tedbir kararının, geçerli bir tahkim sözleşmesinin var olması kaydıyla taraflardan birinin talebi üzerine icra edilebilirliğine karar verir, '' hükmü düzenlenmiştir.HMK 394/1 Maddesinde ise; '' Karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir. Aksine karar verilmedikçe, itiraz icrayı durdurmaz, '' hükmü düzenlenmiştir.Somut olayda, talep eden vekili talep dilekçesi ile; İTOTAM Hakem Heyeti'nce 2024/804 Esas nolu dosya üzerinden 16/07/2024 tarihinde 1. nolu ara karar ile verilen ihtiyati tedbir kararına icra edilebilirlik şerhi verilmesi talep edilmiş, ilk derece mahkemesince 06/08/2024 tarihli tensip tutanağının 1 nolu ara kararı uyarınca; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 2018/1911 Esas, 2018/1337 karar sayılı, 15.11.2018 tarihli emsal kararında da belirtildiği üzere karşı tarafa savunma hakkı verilebilmesi bakımından dava dilekçesinin ... A.Ş.'ne tebliğine, cevap vermesi için tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta süre verilmesine, 2 nolu ara kararı ile de; Talebin duruşmalı olarak değerlendirilmesine karar verilip duruşmanın 12/09/2024 günü saat 15:15'de yapılmasına karar verilmiştir. Mahkemece, tensip ara kararı uyarınca karşı taraf .... A.Ş.'ye tensip zaptı ve Değişik İş Başvuru Dilekçesi - (... Şirketi ) ekli duruşma gün ve saatini bildirir 08/08/2024 tarihinde e tebligat yolu ile davetiye çıkartıldığı, davetiyenin karşı tarafa e tebligat yolu ile 13.08/2024 saat: 23:59'da tebliğ edildiği görülmekle, karşı taraf vekilinin başvuru dilekçesinin kendilerine tebliğ edilmediğine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. İTOTAM Hakem Heyeti'nce 2024/804 Esas nolu dosya üzerinden 16/07/2024 tarihli, davacı tarafın tedbir talebine ilişkin ara karar oluşturulması konulu karar ile ;''.... deliller toplandıktan sonra tekrar değerlendirilmek kaydıyla geçici koruma talebinin kabulüyle (i) ... Bankası 03.07.2017 tarihli 1.787.708,00-USD bedelli, ii) Türkiye ... Bankası 03.07.2017 tarihli 5.178.260,00-USD bedelli, (iii) ... 03.10.2018 tarihli 2.408.221,00-USD bedelli, (iv) ... 10.08.2018 tarihli 1.589.514,00-USD bedelli, (v) ...kbank 22.09.2017 tarihli 778.963,00-USD bedelli, teminat mektuplarının davalı tarafça paraya çevrilmesinin tedbiren önlenmesine oy çokluğu ile karar verildiği, karşı taraf vekilinin ihtiyati tedbir kararına itirazı üzerine İTOTAM Hakem Heyeti'nce 2024/804 Esas nolu dosya üzerinden 21.08.2024 tarihli davalı tarafın 19.07.2024 tarihli dilekçesinde yer alan ihtiyati tedbir kararına itiraz talebi hakkında karar oluşturulması konulu kararı ile; Davacı tarafından tahkim dosyasına sunulan belgelerin ihtiyati tedbir kararı için yaklaşık ispat şartını sağladığı, henüz dava dilekçesinin ve eklerinin tahkim dosyasına sunulmadığı için dava dilekçesi ve ekleri sunulduktan sonra Hakem Kurulunca yeniden değerlendirmek üzere, Hakem Kurulunun 16.07.2024 tarih ve 1 nolu ara kararında belirtilen hususlar doğrultusunda, davalı tarafın ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazın reddine oy çokluğu ile karar verildiği,İTOTAM Hakem Heyeti'nce 16.07.2024 tarihinde verilen kararın içeri gözetildiğinde, ihtiyati tedbir kararı olup karşı taraf vekilinin işbu yargılamaya konu olan kararın nihai ihtiyati tedbir kararı olmadığına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Milletlerarası tahkime tabi uyuşmazlıklar açısından geçici hukuki koruma tedbirlerine ilişkin düzenleme MTK’nın 6. Maddesinde; milli tahkime ilişkin uyuşmazlıklar yönünden ise, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 414. Maddesinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.İTOTAM Hakem Heyeti'nce 2024/804 Esas nolu dosya üzerinden iş bu istinafa konu tedbir kararından sonra, 12.08.2024 tarihli, davalı tarafın 09.08.2024 tarihli talebi ile davacı tarafın 12.08.2024 tarihli talebine ilişkin ara karar oluşturulması konulu kararı ile; Tahkim yargılamasında MTK anlamında yabancılık unsuru bulunmadığından; bu yöndeki davalı tarafın talebinin reddine ve tahkim yargılamasında 6100 sayılı HMK’nın tahkimle ilgili emredici hükümlerinin uygulanmasına oybirliği ile karar verildiği, buna göre tedbir kararının HMK. Hükümleri uyarına verildiği anlaşılmakla, karşı taraf vekilinin tedbir kararının HMK. mı yoksa MTK. mı uyarınca verildiğine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Mahkemece, İTOTAM'a yazılan 26/07/2024 tarihli müzekkere ile, Hakem kararının aslının veya hakem heyetince onaylı sureti istenilmiş, 29/07/2024 tarihli cevabi müzekkere ekinde ihtiyati tedbir kararının onaylı suretinin gönderildiği belirtilmiş olup, mahkemece verilen karar tarihinden önce talep konusu kararın onaylı sureti dosya içerisine alındığından karşı taraf vekilinin talep dilekçesi ekinde imzalı karar örneğinin ibraz edilmediğine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Mahkemece, talep eden tarafça, hakem tarafından verilen tedbir kararına icra edilebilirlik şerhi verilmesi talebinde bulunulduğu, HMK'nın 414/2. maddesi uyarınca, hakem veya hakem kurulunca verilen tedbir kararının, geçerli bir tahkim sözleşmesinin var olması kaydıyla taraflardan birinin talebi üzerine icra edilebilirliğine dair mahkemece karar verileceği, geçerli bir tahkim sözleşmesinin varlığından söz edebilmek için; tahkim sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmış olması, tarafların tahkim iradesinin tahkim sözleşmesinde tereddüde yer vermeyecek derecede açık bir şekilde tecelli etmiş olması ve uyuşmazlık konusunun tahkime elverişli olması gerektiği, taraflar arasında akdedilen 01/01/2016 tarihli Doğalgaz Alım Satımı başlıklı sözleşmenin 16. Maddesinde uyuşmazlıkların çözümü konusunda İstanbul Ticaret Odası Tahkim Merkezi'nin yetkili kılındığı, tarafların bu sözleşmeyle ilgili olarak ortaya çıkacak uyuşmazlıkların tahkim yoluyla çözüleceğine dair açık ve kesin iradelerini ortaya koydukları, uyuşmazlık konusunun tahkime elverişli olduğu sunulan kayıt ve belgeler ile taraflar arasında geçerli bir tahkim sözleşmesinin bulunduğu gerekçesiyle HMK.'nın 414/2. maddesi hükmü gereği talebin kabulü ile İTOTAM hakem heyetinin 2024/804 esas sayılı dosyada 1 nolu ara kara ile 16/07/2024 tarihinde vermiş olduğu ihtiyati tedbir kararının icra edilebilir olduğuna karar verilmiştir.Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, mahkemece verilen kararın yerinde bulunduğu anlaşılmakla, mahkemenin kabul ve gerekçesine göre karşı taraf vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, karşı taraf vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Karşı taraf vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/12/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.