İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2025/676 K.2025/748

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/676 📋 K. 2025/748 📅 02.05.2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2025/676 Esas
KARAR NO:2025/748 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
ESAS NO:2023/81 Esas - 2024/157 Karar
TARİHİ:24/10/2024 Tarihli Ek Karar
DAVA:Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
KARAR TARİHİ:02/05/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin 07.08.2007 tarihinden bu yana ...'nin ortağı olduğunu, ortaklığın başladığı tarihten bugüne kadar şirketin iş ve işleyişiyle ilgili diğer ortaktan bilgi alamadığını, kâr dağıtımı yapılmadığını, bilançoların gösterilmediğini, şirketin sicilde kayıtlı gösterilen adreslerde faaliyette olmadığının tespit edildiğini, müvekkilin T.T.K. gereğince haklı sebeplerle şirketin ortaklığından ayrılmak istediğini, davalı şirketin sürekli zarar ettiğini, mal varlığını israf ettiğini, hakkında icra takipleri yapıldığını, şirket faaliyetinin tamamen durduğunu, şirketin ticaret sicilde kayıtlı adresinde olmadığının tespit edilmiş olduğunu, davalı ...'ın sahte belge ile şirket müdürü tayini kararı almış olduğunu, müvekkil şikâyeti üzerine İstanbul Anadolu 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/975 E. 2013/192 K. sayılı kararı ile hakkında ceza kararı verilmiş olduğunu, ortaklar arasındaki güven ilişkisinin sona erdiğini, ve sürekli güvensizlik ortamı oluşmuş olduğunu, diğer ortak kendi kusurundan kaynaklı şirketin kuruluş gayesinin gerçekleşmesinde hukuki ve ekonomik imkânsızlık meydana gelmiş olduğunu, "TTK. nin 638'inci maddesinin ikinci fıkrasında 'Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir.' denildiğini, TTK m. 245'te, "Bir ortağın şirketin yönetim işlerinde veya hesaplarının çıkarılmasında şirkete ihanet etmiş olması" veya "bir ortağın kendisine düşen asli görevleri ve borçları yerine getirmemesi" ve bunlara benzer haller haklı sebep olarak nitelendirilmiş olduğunu, Müvekkilin haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini, arz ve talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 28/02/2024 tarih ve 2023/81 Esas - 2024/157 Karar sayılı kararında;"....Somut olayda,davalı olan ... hakkında da, bu dosyanın davacısının yürütmüş olduğu tahkikat neticesinde, İstanbul 18. Asliye Ceza Mahkemesi 2021/975 Esas ve 2013/192 Karar sayılı kararı ile ceza kararı verilmiş olması, bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere şirket faaliyetlerinin artık devam etmemesi, gerekli organlarının mevcut olmaması, genel kurulun uzun bir süreden beridir toplanmamış olması ve şirket ortakları arasında meydana gelen anlaşmazlık sebeplerinin ortaklıktan çıkmayı haklı kılan sebepler olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşılmakla, davalı şirket yönünden davanın kabulüne, davanın sadece şirkete yöneltilmesi gerektiğinden, diğer davalı ortağın davada taraf sıfatı bulunmaması nedeniyle de davalı gerçek kişi yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur...."gerekçesi ile,''1-Davanın davalı ... üzerinden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE ,
2-Davanın davalı şirket yönünden KABULÜNE;Davacının ... ŞTİ'de %50 oranındaki ortaklıktan çıkma koşullarının oluşması nedeniyle TTK'nun 638/2. Maddesi uyarınca çıkma talebinin KABULÜNE ve bu şirketin ortaklığından çıkmasına,3-Karar kesinleştiğinde kararın ÖZETİNİN TİCARET SİCİL TESCİL VE İLANINA,'' karar verilmiş, tarafların kararı istinaf etmemesi üzerine hükmün 30/05/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Davacı vekili 04.10.2024 tarihli dilekçe ile; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 23/09/2024 tarihli yazısında şirketten ayrılan ortağın payının ne şekilde tasarruf edileceğine ilişkin hüküm bulunmadığından tescil ve ilan işleminin yapılamadığından şirketten ayrılan ortağın payının diğer ortağa devrine ve bu hususun da tescil ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ 24/10/2024 TARİH VE 2023/81 ESAS SAYILI EK KARARI İLE;"Mahkememiz dosyasında 28/02/2024 tarihli karar ile davanın davalı ... üzerinden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı şirket yönünden kabulüne, davacının ...Şti. De %50 oranındaki ortaklıktan çıkma koşullarının oluşması nedeniyle TTK'nun 638/2 maddesi uyarınca çıkma talebinin kabulüne ve bu şirketin ortaklığından çıkmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.HMK 305/A maddesi "...Taraflardan her biri, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebilir. Bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir..." hükmünü içermekte olup, davacı vekili tarafından 1 aylık süre içerisinde bir talepte bulunulmadığı, dava dilekçesinde iş bu talep dilekçesindeki hususları ileri sürmediği ve talep etmediği gibi davacının talebinin şirketin iç işleyişiyle ilgili olduğu anlaşılmakla Mahkememiz dosyasında ek karar verilmesi şartları oluşmadığından davacı talebinin REDDİNE," karar verilmiş ve ek karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili ek karara yönelik istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 23/09/2024 tarihli cevabi yazısında, "İlgili mahkeme kararında, şirketten ayrılan ortağın payının ne şekilde tasarruf edileceğine ilişkin hüküm bulunmadığından" gerekçesi ile tescil ve ilan işlemi yapılmadığını bildirdiğini, konu ile ilgili olarak mahkemeden Ek Karar taleplerinin 305/A maddesinde yazılı bir aylık süre içinde talepte bulunulmadığı gerekçesi ile reddedildiğini, mahkemece verilen 24/10/2024 tarihli Ek Kararın usule ve yasaya aykırı olduğunu, talep konusu olan tescil ve ilan işleminin yapılmamasına ilişkin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 23/09/2024 tarihli yazısının taraflarına tebliğ edilmediğini, kararın infazı sürecinde meydana gelen ve kararın uygulanmamasına neden olanın mahkeme kararı değil, uygulanmayan İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü olduğunu, bu nedenle Ek Karar talebi konusunda HMK 305/A maddesinde yazılı olan bir aylık sürenin ek karar taleplerine ilişkin işleme esas alınamayacağını, mahkemece verilen ek kararın eksik incelemeye dayalı olduğunu, usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek 24/10/2024 tarihli ek kararın davacı müvekkil lehine kaldırılarak ek karar taleplerinin kabulünü talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, haklı nedenle limited şirket ortaklığından çıkma istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi 28/02/2024 tarih ve 2023/81 Esas - 2024/157 Karar sayılı kararı ile;1-Davanın davalı ... üzerinden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE , 2-Davanın davalı şirket yönünden KABULÜNE; Davacının ... ŞTİ'de %50 oranındaki ortaklıktan çıkma koşullarının oluşması nedeniyle TTK'nun 638/2. Maddesi uyarınca çıkma talebinin KABULÜNE ve bu şirketin ortaklığından çıkmasına, karar verilmiş, tarafların Kararı İstinaf Etmemesi Üzerine hükmün 30/05/2024 tarihinde kesinleştiği 10/09/2024 tarihli kesinleşme şerhinden anlaşılmıştır.İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğününden ilk derece mahkemesine gönderilen 23/09/2024 tarih ve ... sayılı müzekkere ile; Sayın Mahkemenizin 2023/81 Esas sayılı 28.02.2024 tarihli kararında, davacı ...'un şirket ortaklığından çıkmasına karar verilmiş ise de; şirketten ayrılan ortağın payının ne şekilde tasarruf edileceğine ilişkin hüküm bulunmadığından ilgi yazınız gereğince, konuya ilişkin alınacak genel kurul kararı ile başvuru yapılması ile ilgili olarak 19.09.2024 Tarih ...-... sayılı yazımız ihtaren şirkete bildirilmiştir. Bu bağlamda; ortaklıktan çıkma/çıkarılmanın tescil edilebilmesi için yukarıda ifade edilen şekilde şirket tarafından alınacak karar ile Müdürlüğümüze başvurulması ya da Sayın Mahkemenizce verilen kararda ortaklıktan çıkarılan/çıkan davacıya ait sermaye payının ne şekilde tasarruf edileceğinin, bu payın kime kaldığı ve bu hususların tescil ve ilanına hükmedildiği ifadelerinin yer alması halinde tescil işleminin yapılabileceği belirtilmiştir.Davacı vekili 04.10.2024 tarihli dilekçe ile; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 23/09/2024 tarihli yazısında şirketten ayrılan ortağın payının ne şekilde tasarruf edileceğine ilişkin hüküm bulunmadığından tescil ve ilan işleminin yapılamadığından şirketten ayrılan ortağın payının diğer ortağa devrine ve bu hususun da tescil ve ilanına karar verilmesi için ek karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesi 24/10/2024 Tarih ve 2023/81 Esas - 2024/157 Karar sayılı ek karar ile;''...Davacı vekili tarafından 1 aylık süre içerisinde bir talepte bulunulmadığı, dava dilekçesinde iş bu talep dilekçesindeki hususları ileri sürmediği ve talep etmediği gibi davacının talebinin şirketin iç işleyişiyle ilgili olduğu anlaşılmakla Mahkeme dosyasında ek karar verilmesi şartları oluşmadığından davacı talebinin reddine, " karar verilmiş ve ek karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.HMK'nın 305. Maddesindeki düzenlemeye göre; hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Yapılan incelemede, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğününden ilk derece mahkemesine gönderilen 23/09/2024 tarih ve ... sayılı müzekkere içeriğinden ilk derece mahkemesinin 2023/81 Esas sayılı 28.02.2024 tarihli kararında,şirketten ayrılan ortağın payının ne şekilde tasarruf edileceğine ilişkin hüküm bulunmadığından tescil ve ilan işleminin yapılamadığı ve kurulan hüküm fıkrasında infazda tereddüt yarattığı, açık ve net olmadığı belirtilmiştir.Hukuki nitelendirme mahkemeye ait olup İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğününden ilk derece mahkemesine gönderilen 23/09/2024 tarih ve ... sayılı müzekkeresi ile davacı vekilinin talebi birlikte değerlendirildiğinde davacı vekilinin talebinin mahiyeti itibariyle 6100 Sayılı HMK. nın 305/A Maddesinde düzenlenen hükmün tamamlanması değilde tavzih talebi olduğu, bu durumda mahkemece davacı vekilinin Mahkemenin 2023/81 Esas sayılı 28.02.2024 tarihli kararında,şirketten ayrılan ortağın payının ne şekilde tasarruf edileceğine ilişkin hüküm bulunmadığından bu yönde karar verilmesine ilişkin talebinin tavzih talebi olarak kabul edilip talebin tavzih hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekirken yukarıdaki gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesinin 24/10/2024 Tarihli ek kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yukarıdaki şekilde işlem yapılmak üzere dosyanın mahkemesine iadesine, karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/10/2024 Tarih ve 2023/81 Esas -2024/157 Karar sayılı ek kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 02/05/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.