İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/684 K.2024/410

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 📁 E. 2021/684 📋 K. 2024/410 📅 14.03.2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/684
KARAR NO: 2024/410
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/09/2020
NUMARASI: 2018/1269 E. - 2020/626 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Bankacılık İşleminden Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki itirazın iptlai davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin muris ...'ın 29.11.2011 tarihinde vefat ettiğini, davalı bankaca İskenderun ...İcra Müdürülüğünün ... Esas sayılı dosyasında muris aleyhine başlatılan takibin, müvekkili ile diğer mirasçılara yöneltildiğini, murisin mal varlığı bulunmadığı gibi borçları bulunduğunu, İstanbul 21.AHM'nin 2016/380 Esas sayılı dosyasında borçluların hasım gösterilerek terekenin borca batık olduğunun tespiti davasının devamı sırasında, haksız haksız şekilde haciz uygulanarak müvekkilinin kıdem ve ihbar tazminatından 20.765,94 TL'nin tahsil edildiğini, müvekkili bakımından hükmen red koşullarının oluştuğunun mahkeme kararı ile belirlendiğini, kararla birlikte geçmişe etkili olarak mirasçılık sıfatının sona erdiğini, müvekkilinin babasının borçlarından sorumlulu olmadığını, icra dosyasına yapılan ödemenin müvekkilinin çalıştığı iş yerince yapılması nedeniyle ödemeden sonradan haberdar olunduğunu ve yapılan haksız tahsilatın iadesi gerektiğini, İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 20.765,94 TL asıl alacak ve 2.964,69 TL işlemiş faiz toplamı 23.730,63 TL alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının murisi ... aleyhine İskenderun İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, takip devam ederken 29.11.2011 tarihinde borçlu ...'ın vefat ettiğini ve takibin yasal mirasçılarına karşı devam edildiğini, mirasçılara İİK'nın 71, 33, 33/a maddeleri gereğince gönderilen 14.09.2015 tarihli ihtarla, borçlunun mirasçısı olmadıkları, mirası reddettikleri, borcu imhal yahut itfa ettikleri ya da borcun zamanaşımına uğradığına dair itirazları hakkında mahkemeye başvurmalarının bildirildiğini, ihtarın 17.09.2015 tarihinde davacıya tebliğ edildiğini, davacının ihtara itiraz etmediğini ve borcu 16.02.2017 tarihinde ödediğini, davacının icra mahkemesine itirazda bulunmaksızın iradesi ile ödeme yaptıktan uzun süre sonra terekenin borca batık olduğunun tespit edildiğini, bu tespitin, karardan önce yapılan bu ödemeyi etkilemeyeceğini ve davacı tarafından icra dosyasına yapılan ödemenin iadesine karar verilemeyeceğini savunarak, davanın reddi ile %20 oranında tazminata karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...İskenderun ... İcra Müdürlüğünün ... esasında davacı murisi ...'ın davalı bankaya olan borcundan dolayı takip yapıldığı, davacı murisinin 29.11.2011 tarihinde vefatı üzerine takibe takip borçlusunun mirasçıları yönünden devam edildiği, bu kapsamda ... San Tic. A.Ş. de çalışan davacının maaşı üzerine haciz konulduğu, davacı maaşından yapılan kesintilerin davacının çalıştığı bu şirketçe dosyaya yatırıldığı, yine bu şirket tarafından 16.02.2017 tarihinde 20.765,94-TL miktarında kesintinin yapılarak icra dosyasına ödendiği icra dosyasının uyap kaydının incelenmesinden anlaşılmakta olup davacı tarafça icra dosyasına rızaen ödeme yapılmadığı görülmektedir. Bu itibarla davacının mirası ve dolayısıyla murisin borcunu örtülü olarak kabullendiğine ilişkin bir delil ve kayıt bulunmamakta olup yapılan tahsilatlar cebri icra yoluyla tahsil edilmiş ve ayrıca ödemeler davacının çalışmış olduğu şirket tarafından yapılmıştır. Davacı murisi ...'ın mirasının vefatı tarihi itibariyle borca batık olduğu yönündeki kesinleşmiş mahkeme kararı bulunması ve davacı tarafça davacı murisinin borcunun örtülü olarak kabullenildiğine ilişkin iradi bir eylemi bulunmamasına göre davacının şirketten olan şahsi alacağının davalı tarafça cebri icra yoluyla tahsili dayanaksız bulunmakta olup tahsilat tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya iadesi gerekmektedir. Belirtilen sebeplerle davalı tarafın İstanbul Anaolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazı yerinde bulunmayarak davanın kabulüne davalının takibe yönelik itirazının iptalinine, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada dikkate alınarak takibin aynı şartlarla devamına, İskenderun ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına ödenen tutar ve takip tarihi itibariyle davacı murisi terekesinin davacı yönünden borca batık olduğunun tespitine yönelik kesinleşmiş mahkeme kararı bulunması dolayısıyla takip tarihi itibariyle takip konusu alacağın belirli olduğu, mahkeme kararı uyarınca iade edilmesi gerektiğinin açık olduğu hususları da göz önüne alınarak takip konusu asıl alacak tutarının %20 oranında icra inkar tazminatının... " gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yönelik itirazının iptaline, takibin devamına, takip konusu asıl alacağın % 20'si oranında 4.153,19 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacının murisin aleyhine İskenderun İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin devamı sırasında, borçlunun 29.11/2011 tarihinde vefat ettiğini, takibin yasal mirasçılara karşı devam ettirilmesine karar verildiğini ve mirasçılara gönderilen muhtıra ile borçlunun mirasçısı olmadıkları, mirası reddettikleri, borcu imhal yahut itfa ettikleri ya da borcun zamanaşımına uğradığına dair itirazlarının icra mahkemesine bildirilmesinin istenildiğini, 14.09.2015 tarihli ihtarın davacıya 17.09.2015 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen mahkemeye başvurulmadığını, davacının 16.02.2017 tarihinde borcu ödediğini, borcu iradesi ile ödeyen davacının bu ödemeden sonra İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/380 E. 2018/23 K. Sayılı dosyasında verilen terekenin borca batık olduğuna ilişkin karardan faydalanamayacağını, takibe haklı olarak itiraz edildiğini ve alacağın likit olmadığını Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davacının murisinin kredi borcu nedeniyle yapılan takipte mirası reddeden davacıdan yapılan haksiz kesintinin tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davalı banka ile davacının murisi ... arasında düzenlenen kredi sözleşmeleri kapsamında verilen kredi kartınını, borcunun ödenmemesi üzerine, bankaca İskenderun İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatılmıştır. Dosya daha sonra yenilenme ve icra müdürlüklerinin birleşmesi ile ... ve ... Esas numaralarını almıştır. Murisin 29.11.2011 tarihinde ölmesinden sonra, davalı bankaca 14.09.2015 tarihli ihtarla, icra takibi, borçlunun mirasçılarına yöneltilmiş ve muhtıra davacıya 17.09.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Takibin davacı yönünden kesinlemesi üzerine, davacının hak ve alacakları haczedilmiştir. 16.02.2017 tarihinde 20.765,94 TL davacının çalıştığı ... San. ve Tic. AŞ tarafından icra dairesine ödenmiştir. Davacı ve diğer mirasçıların 06.04.2016 tarihinde davalı banka ile bir kısım alacaklılar aleyhine mirasın hükmen reddi istemi ile İstanbul 21.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/380 Esas sayılı dosyasında dava açmışlardır. Mahkemenin 16.01.2018 tarih ve 2018/23 Karar sayılı ilamı ile davanın kabul edilerek, terekenin borca batık olduğunun tespitine karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Alına kararda, murisin 29.11.2011 tarihinde vefat ettiği, üzerine kayıtlı hacizli bir araç bulunduğu, kayıtlı taşınmazının bulunmadığı, murisin ölüm tarihi itibariyle acz halinde bulunduğu, terekesinin borca batık olduğu, mirasın sahiplenildiğine ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı belirlenmiştir. Görüldüğü gibi davacı ve diğer mirasçılar 06.04.2016 tarihinde davalıya karşı terekenin borca batıklığının tespiti ve mirasın hükmen reddi talepli dava açmışlardır. Davalı banka ise mirasçılara karşı olan takibi devam ettirmiş ve 16.02.2017 tarihinden davacının işçilik alacaklarından dosya borcunu tahsil etmiştir. Yapılan tahsilat, cebri icra sonucu olup, dosya borcu davacı tarafından kendi iradesi ile ödenmemiştir. Davacı haciz sonucu tahsil edilen 20.765,94 TL ile takip tarihine kadar işlemiş 2.964,69 TL faiz olmak üzeri toplam 23.730,63 TL alacağın tahsili amacıyla İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ilamsız takip başlatmıştır. Davalının takibe yönelik itirazının iptali için de eldeki dava açılmıştır. Türk Medenî Kanununun 605/1. maddesinde "gerçek ret", 605/2. maddesinde ise "hükmen ret" düzenlenmiştir. TMK'nın 605/1. maddesi uyarınca miras ancak üç ay içinde reddolunabilir. (TMK m. 606) “Ölümü tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise miras reddedilmiş sayılır.” Bu hüküm çerçevesinde, mirasın hükmen reddi bir süreye tabi olmayıp, mirasçılar, alacaklılara karşı açacakları tespit davası ile terekenin borca batık olduğunun tespitini her zaman isteyebilecekleri gibi, mirasçılara karşı açılacak davada defi olarak da her zaman terekenin borca batık olduğu ileri sürülebilecektir. Ayrıca TMK'nın 609.maddesine göre, ayırt etme gücüne sahip ve ergin olan mirasçıların yazılı veya sözlü olarak mirası reddettikleri yönündeki kayıtsız ve şartsız beyanlarını miras bırakanın son yerleşim yeri Sulh Hukuk Mahkemesine bildirmeleri ile miras reddedilir. Bu haklarını kullanabilmeleri için miras bırakanın ölümü ve mirasın intikal etmiş olması gerekir. Bu ret beyanı herhangi bir şekil şartına tabi değildir. Yazılı veya sözlü olarak mahkemeye bildirilmesi yeterlidir. TMK'nın 605.maddesine göre, Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilirler. Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır. Davacı ve bir kısım mirasçılar anılan maddenin ikinci cümlesine göre, alacaklılara husumet yönelterek mirasın hükmen reddini talep etmişlerdir. Mahkemece, gerçek redden farklı olarak, mirasın hükmen reddi yargılamasında terekenin aktif ve pasifleri belirlenerek terekenin borca batıklığı tespit edilmiştir. Mirasın hükmen reddinde görevli mahkemece, davalı bankanın da hasım olarak gösterildiği bir yargılama sonucu terekenin borca batıklığı belirlendiğinden mirasçının artık murisin borçlarından sorumlu tutulması mümkün değildir. Bankaca, mirasın hükmen reddi davasından sonra, haciz işlemlerinin devam ettirilerek, cebri icra ile alacakların tahsil edilmesi nedeniyle yapılan haksız tahsilatın iadesi gerekir. Mahkemece, yapılan ödeme ile bankanın sebepsiz zenginleşmesi dikkate alınarak TBK'nın 117. maddesine göre takip tarihine kadarki işlemiş faize hükmedilmesi yerindedir. Diğer yandan, bankaca tahsil edilen miktarın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatına ilişkin mahkeme hüküm ve gerekçesi yerinde olduğundan, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin esastan reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 427,60‬ TL istinaf karar harcı ve 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının davalıdan tahsiline, 4-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 6-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.14.03.2024