İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2023/1574 K.2023/1537
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1574
KARAR NO: 2023/1537
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30.05.2023
NUMARASI: 2023/302 E. - 2023/556 K.
DAVANIN KONUSU: Zayi Belgesi Verilmesi
Taraflar arasındaki zayi belgesi talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle talebin reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket yetkilisinin 20.04.2023 tarihinde müvekkil şirkete ait karar defterinin de içinde bulunduğu evrak çantasını tüm dikkatine rağmen keybettiğini fark ettiğini, bu nedenle müvekkili şirkete ait karar defterinin zayi olduğunu,20.04.2023 tarihinden bu yana karar defterini bulamadığını iddia ederek, müvekkili şirkete ait karar defterinin zayi olduğuna dair belgenin verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davacı zayi nedenini 'müvekkil şirketin yetkilisi 20.04.2023 tarihinde müvekkil şirkete ait karar defterinin de içinde bulunduğu evrak çantasını tüm dikkatine rağmen keybettiğini fark etmiştir.' şeklinde açıklamış olup, bahsi geçen nedeninin TTK 82/7. Maddesinde geçen sebeplere uymadığı, zayi belgesi verilmesi için gereken koşulların oluşmadığı anlaşılmakla... " gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirket yetkilisinin 20.04.2023 tarihinde şirkete ait karar defterinin içinde bulunduğu evrak çantasını tüm dikkatine rağmen kaybettiğini fark ettiğini, bu sebeple müvekkili şirkete ait karar defterinin zayi olduğu gerekçesiyle zayi belgesi verilmesi talepli dava açıldığını, mahkemece davanın reddine karar verdiğini, TTK'nın 82/7 maddede sayılan hallerin sınırlı olmadığını, tacirin defter ve belgelerinin kusuru ve iradesi dışında herhangi bir sebeple de zayi olma ihtimalinin bulunduğunu, basiretli tacir olarak gerekli dikkat ve özeni gösterip göstermediğinin irdelenmesi gerektiğini, inceleme yapılmaksızın kanunda sayılan haller dışında kaldığı gerekçesiyle davanın reddi kararının hukuka aykırı olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasına ve talebin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 82/7. maddesi gereğince zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçeyle talebin reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.TTK'nın 82/1. maddesi gereğince, "Tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür." Saklama süresi on yıl olup sürenin başlangıcı da kanunda belirtilmiştir (TTK m.82/5-6). Defter ve belgelerin saklanması yükümü, gerçek kişi tacirlerde ticaretin terk edilmesinden sonra sürdüğü gibi, tacirin ölümü halinde mirasçılar bakımından da devam eder. Mirasın resmi tasfiyesi veya tüzel kişiliğin sona ermesi durumlarında, defter ve belgeler Sulh Hukuk Mahkemesince saklanır (TTK m.82/8).Saklanması gereken defter ve belgeler, saklama süresi içinde, yangın, deprem, su baskını gibi bir afet veya hırsızlıktan dolayı zayi olursa, tacirin (ölmüşse mirasçılarının), durumu öğrendikten itibaren on beş gün içerisinde işletmenin olduğu yerdeki mahkemeye başvurarak zayi belgesi alması gerekir. Kanun’da “isteyebilirler” denmiş ise de bu bir zorunluluk niteliğindedir.Zayi belgesi için açılan dava, çekişmesiz yargı işidir (TTK m.82/7).Tacirin yukarıda bahsedilen kanun maddesinden yararlanabilmesi için ticari defter ve belgelerinin korunabilmesi amacıyla gerekli dikkati ve ihtimamı göstermiş olması gerekmektedir. Ayrıca, ziya durumunun tacirin iradesi dışında meydana gelmesi zorunludur.Somut olayda; şirketin karar defterininde içinde bulunduğu evrak çantasının kaybedildiği iddia edilmiştir. Olayın nasıl meydana geldiğine dair herhangi bir açıklamaya veya bilgi ve belgeye yer verilmemiştir. İddianın muhafaza kusuru niteliğinde bir davranış olduğunun kabulü gerekmiştir. Tacir davacının defterlerinin muhafazası konusunda gerekli özeni göstermediği davacının iddiasından anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince verilen karar isabetli olup aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 05.10.2023 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.ç maddesi uyarınca karar kesindir.