İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2023/2397 K.2023/2096
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/2397
KARAR NO: 2023/2096
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 13.10.2023 tarihli ara karar
NUMARASI: 2023/400 Esas
DAVA: Şirket Genel Kurul Kararının Butlanı
Taraflar arasındaki şirket genel kurul kararının butlanının tespiti davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, ihtiyati tedbir istemli dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin, 21.03.2023 tarihinde gerçekleştirilen 2021 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan kararların TTK'nın 449. maddesi uyarınca yürütülmesinin geriye bırakılmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında 13.10.2023 tarihli ara kararla; "...Somut olayda; 21/03/2023 tarihinde gerçekleştirilen 2021 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan kararların yürütmesinin geri bırakılması hususunda, davacı tarafça hangi dayanılan gerekçeler ile davalı tarafça sunulan beyanlar kapsamına ve beyanları alınan yönetim kurulu üyelerinin çoğunluğunun olumsuz görüş bildirmiş olmaları karşısında yaklaşık ispat olgususunun bu aşamada gerçekleşmemiş olduğu, ayrıca dava konusu genel kurul kararı kararının üzerinden geçen uzun süre dikkate alındığında tedbir kararı verilmemesi halinde davacının hakkını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden şu aşamada bahsedilmesinin mümkün olmadığı, tedbir kararı verilmemesi halinde ciddi bir zararın doğacağına dair emarelerin de bulunmadığı, tarafların menfaat dengelerinin de gözetilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak..." gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; TTK'nın 640.maddesindeki düzenleme gereğince ve yerleşik Yargıtay içtihatlarında istikrarla ifade edildiği üzere tereke mirasçılar arasında paylaştırılmadığı, bir başka deyişle terekeye ait hak ve borçlar üzerinde miras ortaklığı devam ettiği müddetçe mirasçıların somut ve bağımsız payları söz konusu olmayacağını, mirasçıların tümünün beraber hareket etmesi ve terekeye dahil tüm malvarlıkları yönünden gerçekleştirilecek tasarruf işlemleri için oy birliğiyle karar alınması gerekeceğini, zira terekeye dahil malvarlığı üzerinde tüm mirasçıların elbirliği mülkiyeti söz konusu olduğunu, müteveffa ..’nun Beşiktaş ... Noterliği’nce düzenlenen 28.12.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı mirasçılık belgesine göre müteveffadan geriye yasal mirasçıları olarak ..., ..., ... ve ... kaldığını, müteveffanın mirasçıları arasında terekeye dahil hak ve borçların paylaştırılması hususunda mutabakat sağlanamadığından mirasçı ... tarafından TMK’nın 640. maddesinin 3. fıkrası kapsamında İstanbul 16. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2023/1 Tereke sayılı dava dosyasıyla paylaşma yapılana kadar müteveffanın terekesine temsilci atanması talep edilmiş olup işbu derdest dosyada müteveffa ...nun terekesinin tespiti ve korunmasına yönelik işlemler yürütülmekte olup müvekkilinin de tereke memuru olarak atandığını, somut olayda henüz terekeye ait hak ve alacaklar paylaştırılmadığı, dolayısıyla tereke üzerindeki elbirliği mülkiyet devam ettiği ve mirasçılar arasında terekeye dahil şirket hisselerinin paylaştırılmasına dair oy birliğiyle alınmış bir karar olmadığı halde mirasçı ...’nun başvurusu üzerine davalı şirket yönetim kurulunun 06.01.2023 Tarih ve 2023/1 kararı ile müteveffa ... ’nun hisselerinin mirasçıları arasında miras payları oranında paylaştırılmasının emredici nitelikteki TMK 640 madde hükmüne aykırı olmakla batıl olduğunu, Nitekim somut olay ile bire bir örtüşen şekilde, müteveffa ...’nun hissedarı olduğu bir diğer şirket olan ... San. ve Paz. Dış Tic. A.Ş.’deki hisselerinin mirasçıları arasında miras payları oranında paylaştırılmasına dair 10.01.2023 tarih ve 2023/2 sayılı yönetim kurulu kararının batıl olduğunu tespiti ve pay defterindeki hukuka aykırı kaydın düzeltilmesi talebiyle mirasçı ... tarafından açılan İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2023/60 E. sayılı dava dosyasından verilen 07.06.2023 tarihli karar ile davanın kabulüne, davalı şirket yönetim kurulu tarafından alınan 10.01.2023 tarih ve 2023/2 sayılı mirasın paylaştırılmasına dair kararın batıl olduğunun tespitine ve pay defterinin intikal öncesi duruma getirilecek şekilde düzeltilmesine karar verilmiş olup bu suretle müteveffaya ait hisselerin pay defteri kayıtlarının düzeltilmesinin sağlandığını, netice itibariyle batıl olan 06.01.2023 tarih ve 2023/1 sayılı yönetim kurulu kararına dayanılarak düzenlenen pay defteri esas alınarak gerçekleştirilen 21.03.2023 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararlar da TTK’nın 447. maddesi gereğince batıl olmakla iptalini ve TTK 449.maddesi kapsamında söz konusu kararların yürütülmesinin geriye bırakılmasını talep etme gereği doğduğunu, mevcut durumda yönetim kurulunca icra edilen ve edilecek işlemlerin geriye döndürülmesi mümkün olmadığından mahkemenin aksi yöndeki tespitinin hatalı olduğunu, bu yönüyle müteveffanın terekesi yönünden hakkın elde edilmesinin önemli derecede zorlaşacağı veya tamamen imkansız hale gelme durumunun bulunduğu sabit olduğunu, bunun yanı sıra huzurdaki davada ihtiyati tedbirin bir diğer şartı olan yaklaşık ispat koşulunun da taraflarınca yerine getirilmiş olduğu kanaatinde olduklarını, nitekim emsal olarak ekte sunduğumuz tarafları aynı olan benzer konuda müteveffanın ortağı olduğu ...San.ve Tic AŞ.’nin genel kurul kararlarının iptali konulu davada İstanbul BAM 13.Hukuk Dairesinin 2023/1731-1472 sayılı 06/10/2023 tarihli kararında ihtiyati tedbirin kabulüne şeklinde şeklinde hüküm kurulduğunu, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ara kararın kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 447. maddesi gereğince anonim şirket genel kurul toplantısında alınan kararlarının batıl olduğunun tespitine ilişkin olup, esas dava içinde aynı Kanun'un 449. maddesi uyarınca, dava konusu genel kurul kararlarının ihtiyati tedbir yoluyla yürütülmesinin geri bırakılması talep edilmiştir. İlk derece mahkemesince, 13.10.2023 tarihli arala ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş; bu ara karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamından ve benzer uyuşmazlıklar yönünden dairemize intikal eden dava dosyaları kapsamından, müteveffa ... mirasçılarından ...'nun talebi üzerine, Beşiktaş ... Noterliğinde düzenlenen 28.12.2022 tarihli mirasçılık belgesine göre, müteveffanın 24.12.2022 tarihinde vefatı üzerine mirasçısı olarak, ..., ..., ... ve ...'nun birer pay ile mirasçı olduklarına dair mirasçılık belgesinin düzenlendiği, mirasçılardan ... tarafından tereke dosyasına sunulan 20.03.2023 tarihli dilekçeyle müteveffanın hissedarı olduğu şirketlerin 2021 yılı genel kurullarının 21.03.2023 tarihinde yapılacağının beyan edilerek müteveffanın el birliği hâlinde mirasçılara intikal eden hisselerin temsil ve idaresi için yetki verilmesini talep ettiği, 20.03.2023 tarihli yetki belgesinin düzenlendiği anlaşılmaktadır. Benzer uyuşmazlıklar kapsamında davacı ... terekesi memuru tarafından müteveffanın hissedar olduğu şirketlerden ... A.Ş nin 21.03.2021 tarihinde gerçekleştirilen 2021 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan kararların iptaline dair İstanbul 20 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/378 E sayılı dosyasında ve İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/408 Esas sayılı dosyada, müteveffanın hissedar olduğu şirketlerden ... AŞ'nin 25.03.2023 tarihinde gerçekleştirilen 2021 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan kararların iptaline dair açılan davada ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın istinaf edilmesi üzerine, dairemizin 2023/2373 E 2023/2051 K14.12.2023 tarihli ve İstanbul BAM 13 Hukuk Dairesinin 2023/1731 E- 2023/1472 K sayılı ve 05.10.2023 tarihli karar içeriklerinde açıklanan gerekçelerle tedbir talebinin kabulü ile genel kurul toplantısında alınan kararların yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. İş bu davadaki davalı şirketin 21.03.2023 tarihli 2021 yılı olağan genel kurul toplantısının aynı mahiyette olduğu, 24.01.2023 tarihinde yapılması gereken genel kurul toplantısının pay sahiplerinin talebi üzerine TTK'nın 420. maddesi gereğince 21.03.2023 gününe ertelendiği, toplantı tutanağına, müteveffa ...'na ait hisseleri temsil etmek üzere İstanbul 16. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/1 tereke dosyasında verildiği iddia edilen yetki belgesi doğrultusunda tereke temsilcisi olduğunu beyan eden Av. ...'ün katılmayı talep ettiği ve ilgili mahkeme kararını şirket yönetim kuruluna sunduğu ve TTK'nın 420. maddesi gereğince toplantının ertelenmesini talep ettiği, ancak yönetim kurulu kararının yürürlükte olduğu belirtilerek ...'nun bir hissesi ya da terekenin söz konusu olmadığı, bu sebeple tereke temsilcisinin genel kurulda oy kullanamayacağının ifade edildiği, terekeye ait payların tereke temsilcisi tarafından temsil edilmesi gerektiğini, toplantıyı kabul edilmemesini doğru bulmadığını belirterek muhalefet ettiği, toplantıda alınan kararların hükümsüzlüğüne dair tereke temsilcisinin butlan nedeniyle iptal ve yürütmenin geri bırakılmasına dair iş bu davayı açmış olduğu anlaşılmıştır. TTK'nın 449/1. maddesine göre; Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilecektir. TMK'nın 640. Maddesine göre; Birden çok mirasçı bulunması halinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi, miras ortaklığına paylaşmaya kadar bir temsilci atayabilir.HMK'nın 389/1. maddesine göre; Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Yine aynı Kanunun 390/3 maddesine göre; Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. İhtiyati tedbir için yaklaşık ispat yeterli görülmüş olup sunulan belgelerle talep edenin, davada haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi ve diğer şartlarında varlığı hâlinde ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir. Somut olayda, davacı ve dava dışı mirasçıların açmış olduğu davalar ile ilk derece ve istinaf mahkeme kararları ve dava dilekçesine ekli bilgi ve belgelerden, davacının davada haklılığını yaklaşık olarak ispat etmiş olduğunun kabulü ile davacının 21.03.2023 tarihinde gerçekleştirilen genel kurul toplantısında alınan kararların yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, talebin reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş, bu nedenle davacının istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir. Her ne kadar davalı vekilince istinafa cevap dilekçesinde, davacı tereke temsilcisinin görevinin İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi kararı ile kaldırıldığı belirtilmiş ise de aynı kararda terek temsilcisinin değiştirildiği, davaya yeni tereke temsilcisi tarafından devam edilebileceği dikkate alındığında, ihtiyati tedbir karar verilmesine engel bulunmadığı değerlendirilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 391/3 ve 353/1.b.2 maddeleri gereğince dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu 13.10.2023 tarihli ara kararın kaldırılmasına, ihtiyati tedbir talebi hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede ihtiyati tedbir talebinin kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle; İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2 ve 391/3 maddeleri uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair istinafa konu 13.10.2023 tarihli ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbir talebi hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; 1-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin HMK'nın 389 ve TTK'nın 449. maddeleri uyarınca kabulü ile davalı şirketin 21.03.2023 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların yürütülmesinin dava sonuna kadar geri bırakılmasına, 2-HMK'nın 392. maddesi uyarınca, davacı şirkette hissedar oluşları, genel kurul toplantı tutanağı içeriği ve kararın mahiyeti ile konuyu düzenleyen mevzuat hükümleri uyarınca, takdiren teminat alınmasına yer olmadığına,3-Kararın HMK'nın 394. maddesi uyarınca davacı vekiline tebliği üzerine anılan maddede gösterilen süre içinde kararın uygulanmasının talep edilmesi hâlinde, ihtiyati tedbir kararının Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmesi ve kararın yerine getirilmesiyle ilgili diğer işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 3-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden;a-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,b-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,c-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.2 ve 391/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 20.12.2023