İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2024/627 K.2024/802

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/627 📋 K. 2024/802 📅 16.05.2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/627
KARAR NO: 2024/802
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 19.01.2024 tarihli ara karar.
NUMARASI: 2023/1237 Esas
DAVA: Alacak
Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ile ... ve ... arasında imzalanan 25/01/2021 tarihli “... A.Ş. - Şirket Hisse Devir Sözleşmesi” hükümlerinin davalılar tarafından ihlal edildiğini, müvekkil ... tarafından farklı tarihlerde ödenen toplam 1.500.000,00 USD’nin 20.000,00 USD'sinin 04/12/2020 tarihinden itibaren, bu kabul edilmediği takdirde, 12/05/2022 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince USD cinsi bir yıllık mevduata kamu bankalarınca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilmesini, sözleşmede kararlaştırılan 5.000.000,00 USD tutarındaki cezai şartın 20.000,00 USD'sinin sözleşmenin fesih tarihi 01/02/2023 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince USD cinsi bir yıllık mevduata kamu bankalarınca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilmesini ve davalıların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 19.01.2024 tarihli ara kararıyla; "...İİK' nın 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İİK 258/1. Maddesinin 2. Cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca İhtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. Maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunun yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır. İİK'nın 257 maddesi hükmü uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunması ön koşuldur. Varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir. Davacı vekilinin dilekçe ekinde sunulan 25.01.2021 tarihli ... A.Ş, şirket hisse devir sözleşmesi 28.05.2021 tarihli protokol asılları ve dava dilekçesi ekinde sunulan ihtarnameler ile alacak ve cezai şart alacağı yargılamayı gerektirdiği, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin bu aşamada yaklaşık ıspat koşulu oluşmadığı... " gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine, karar verilmiştir. Bu ara karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dava dilekçesindeki taleplerini ve ihtiyati haciz talebini aynen tekrarla; Huzurdaki somut olay yönünden, davacı müvekkilinin alacağının varlığı ve muacceliyeti hakkında yaklaşık ispat koşullarının gerçekleşmiş olduğunun tartışmasız olduğunu, davalılardan tahsili istenen 1.500.000 USD’lik para alacağının karşı tarafa ödendiğine ilişkin taraflar arasında Protokol tanzim edildiği gibi, bu protokolde davacı müvekkili tarafından yapılan ödemeler, tarihleri ile birlikte tek tek yazılarak belirtildiğini, ayrıca kayıt altına alınan söz konusu ödemelere dair banka dekontları ve elden yapılan ödeme ilişkin tutanaklar Protokolün de eki yapıldığını, yine sözleşmenin davalılar tarafından ihlal edildiği dosya kapsamında mevcut delillerden rahatlıkla anlaşıldığını, bu sebeplerden ötürü 1.500.000 USD'nin iade edilmesinin yanı sıra 5.000.000 USD cezai şartın ödenmesi gerektiğini, netice olarak, dava konusu alacakların rehinle temin edilmemiş olması da dikkate alınarak, 2004 sayılı İİK 257/1 maddesinde belirtilen ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli koşulların somut olayda mevcut olması nedeniyle davalıların menkul, gayrimenkul ve üçüncü kişilerde bulunan hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini ilk derece mahkemesinden talep ettiklerini, ancak taleplerinin reddine karar verildiğini, İlk derece mahkemesi kararının yerinde olmadığını ve kaldırılması gerektiğini, çünkü İcra ve İflâs Kanunu’nun 258/I hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olmasının yeterli olduğunu, mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmadığını, bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi aranmadığını, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesinin yeterli kabul edildiğini, huzurdaki somut olay yönünden, davacı müvekkilinin alacağının varlığı ve muacceliyeti hakkında yaklaşık ispat koşullarının gerçekleşmiş olduğu da tartışmasız olduğunu, bu sebeplerden ötürü; ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak, 40.000,00 USD tutarında davalıların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczedilmesine karar verilmesi gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ara kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Talep, İİK'nın 258. maddesi uyarınca, ihtiyati haciz talebinin reddi kararının istinafına ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara karar verilmiş; bu ara karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf başuru nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı, davalılar ile dava dış şirketin hisse devri için imzalanan 25.01.2021 tarihli hisse devir sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede tarafların hak ve yükümlülüklerinin belirlendiğini, davalıların sözleşmeye aykırı olarak şirkete ait taşınmazı devrettiklerini, müvekkilinin yaptığı ödemelerin ihtirazı kayıtsız kabul edildiğini, ödemelere ilişkin taraflar arasında protokol de imzalandığını, ancak hisse devrine konu şirket adına kayıtlı taşınmazın sözleşmeye aykırı şekilde davalılarca devrinin yapıldığı, bu nedenle sözleşmenin haklı nedenle fesh edildiğinin kabulü gerektiğini ileri sürmüş, yapılan ödemeler tutarının şimdilik 20.000 USD si ile cezai şart olarak sözleşmede hüküm altına alınan tutarın şimdilik 20.000 USD si olmak üzere toplam 40.000 USD nin tahsili için alacak davası açıldığı belirtilerek, bu tutar yönünden davalılar hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiş, mahkemece bu talebin reddine karar verilmiştir. İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise, iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir. İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir. Bu bilgiler ışığında somut olayın incelenmesinde dosya kapsamında bulunan delillerin bu aşamada yaklaşık ispat için yeterli olmadığı, davacının, vadesi gelmiş muacel bir para alacağı bulunduğuna, davacı iddialarının yerinde olduğuna ilişkin yaklaşık ispat ölçüsünde kanıt bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu hususlar, yargılama içinde toplanıp incelenecek deliller ışığında yargılama sırasında ortaya çıkacaktır. Ara karar tarihi itibariyle yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden, değişen durumlara göre ilk derece mahkemesinde yeniden ihtiyati haciz talep edilmesi de mümkün olduğundan, ihtiyati haciz talebinin reddine dair ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 258/3 ve 353/1.b.1 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin verilen 19.01.2024 tarihli ara karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3. maddeleri uyarınca, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve karar harçlarının Hazineye irat kaydına,3-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 ve 258/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 16.05.2024