İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2025/551 K.2025/570

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/551 📋 K. 2025/570 📅 27.03.2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/551
KARAR NO: 2025/570
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 14.01.2025 Tarihli ara karar
NUMARASI: 2024/527 Esas
DAVA: Alacak (Ticari satımdan kaynaklı)
Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davaLı vekilinin ihtiyati haciz kararına itirazın reddine dair verilen ara karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; asıl dava, ticari satım ilişkisi kapsamında faturaya bağlı alacağın tahsili talebine ilişkin olup davacı vekili, dava içinde, dava sonuçlanıncaya kadar alacağı temin etmek üzere, dava konusu alacağı karşılamaya yeter miktarda davalının banka hesaplarına, menkul ve gayrimenkul malları üzerin, öncelikle teminatsız olarak, eğer bu talep kabul görmezse mahkemenin takdir edeceği uygun bir teminat karşılığında ihtiyati konulmasına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince ihtiyati haciz talebinin değerlendirildiği 11.09.2024 tarihli ara kararla ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuş, Dairemizin 14.11.2024 tarih 2024/1652 E 2024/1618 K sayılı kararı ile ilk derece mahkemesinin delilleri değerlendirmeden karar verildiği gerekçesiyle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.Bu karar üzerine ilk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda, 17.12.2024 tarihli ara kararla, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiştir. Bu son ara karara karşı, İİK'nın 265.maddesi uyarınca davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir. İlk derece mahkemesinin itirazı değerlendirdiği 14.01.2025 tarihli murafaa üzerine verdiği ara kararla; "...İhtiyati haciz kararının reddine yönelik yeniden yapılan değerlendirmede, ihtiyati haciz talep eden tarafça iddiasının yaklaşık ispatına yönelik irsaliye faturaları sunulmuş olmakla birlikte, irsaliyelerde teslim edilen mal ve hizmetin bedeline ilişkin miktarın da belirtildiği ve bu hususta taraflar arasındaki yazışmaların da sunulduğu anlaşılmaktadır. Davalı yanca teslime yönelik itiraz yapılmış ise de bu husustaki değerlendirmenin SGK kayıtları da dahil yargılama aşamasında yer alacak kayıtlar ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği, bu aşamada aksi yönde delil sunulmadığı..." gerekçesiyle ihtiyati hacze itirazın reddine, karar verilmiştir. Bu son ara karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı tarafından ürünlerin teslimi ve alacağın varlığı ispat olunmadığını, gerekçeli kararda dosyada mübrez delillerin değerlendirilmesi ve haksız kararın gerekçesi bulunmadığını, Müvekkil şirkete ürün teslim edildiğini ispatlayan herhangi bir yazılı delil sunulmadığını, bu hususun mahkeme başkanlığınca değerlendirilmediğini, Tüm bunların sonucunda, ihtiyati haciz talep eden taraf alacak ve ihtiyati haciz sebepleri hakkında kanaat getirecek yaklaşık delillerin sunulmadığını, ancak, ihtiyati haciz talep eden davacı tarafından sunulan belgelerden borç-alacak durumu anlaşılamadığını ve en önemlisi imzalı herhangi bir irsaliye sunamamakla birlikte müvekkili şirket tarafından da söz konusu malların tesliminin kabulü söz konusu dahi olmadığını, davacı tarafından haksız düzenlenen fatura içeriğindeki malların müvekkiline teslim edilmediği ve sevk irsaliyesinde müvekkilinin malları teslim aldığını gösterir herhangi bir dayanak belge bulunmaması ve bu hususlar değerlendirilmeden ihtiyati haciz kararı verilmiş olması sebebiyle iş bu karara karşı itiraz ettiklerini, emsal nitelikteki Yargıtay kararlarını da sunduklarını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ara kararın kaldırılmasına ve ihtiyati hacze itirazın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satımdan kaynaklı faturaya bağlanmış alacağın tahsili istemine; istinaf başvurusu ise dava sırasında verilen ihtiyati haciz kararına yöneltilen itirazın reddine ilişkin ara karara ilişkindir. İlk derece mahkemesince, ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiş, davalının ihtiyati haciz kararına itirazının reddine dair ara karar verilmiş; bu ara karara karşı, ihtiyati hacize itiraz eden davalı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.İlk derece mahkemesince dairemiz kaldırma kararından sonra davacı yanın ihtiyati haciz talebinin 17.12.2024 tarihli ara kararı ile tekrar değerlendirildiği ve ihtiyati haciz talebinin teminat karşılığı kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekilince yöneltilen itirazın ise ilk derece mahkemesince 14.01.2025 tarihli ara karar ile reddine karar verildiği, iş bu karara karşı davalı vekilince istinaf edildiği anlaşılmaktadır. İİK'nın 257. maddesinde, ihtiyati haciz üst başlığı altında ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent hâlinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir. İİK'nın 258. maddesi hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı ve miktarı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekilince delil olarak fatura, teslime dair belgeler ve cari hesap özeti kapsamında dairemizin yukarıdaki kaldırma kararı uyarınca yeniden yapılan değerlendirme sonucu yaklaşık ispatın mevcut olduğu kabulü ile teminat karşılığı verilen ihtiyati haciz kararı isabetli görülmüştür. Her ne kadar davalı vekilince malların teslim ve teslim şekline ilişkin itirazlar ileri sürülmüş ise de ilk derece mahkemesinin itirazın reddi karar gerekçesinde işaret edildiği üzere, bu husustaki değerlendirmenin esasa ilişkin yargılamada, SGK kayıtları da dâhil, yargılama aşamasında toplanacak deliller ışığında esastan değerlendirilecek hususlar olduğu dikkate alındığında, davalı vekilinin bu yöndeki istinafı yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/5 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davalı vekili vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/5 maddeleri uyarınca esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irad kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/5 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 27.03.2025