İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2025/926 K.2025/713
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/926
KARAR NO: 2025/713
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/04/2025
NUMARASI: 2025/429 D.İş 2025/461 Karar
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ: 24/06/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla ihtiyati haciz talebine ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin talebinin reddine dair verilen karara karşı davacı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili, müvekkilinin fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı şirketten olan alacaklarından 84.506.316,64 USD tutarındaki cezai şart alacağının tahsilini teminen borçlunun hacze kabil her türlü menkul ve gayrimenkul mal ile üçüncü kişiler nezdindeki ve bankalardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece 10/04/2025 tarihli ara karar ile, taraflar arasında ihtilafsız sözleşme, protokoller, ihtarnameler, karşı tarafın savunması, savunmada ileri sürülen icra takipleri yönünden ödemelere bağlı takiplerin infazen kapanmasına ve hacizlerin kaldırılmasına ilişkin deliler, ihtiyati haciz isteyen tarafından başlatılan hapis hakkına ve rehne dayalı takipler, ticaret sicil kayıtları, özellikle 4 nolu protokol hükümleri, 4 nolu protokol ile sözleşme bedelinin maliyet esaslı olarak belirleneceğinin kabul edilmiş olması, protokollerin sözleşmenin yorumlanmasına muhtemel etkilerinin esas hakkında tahkim yargılaması ile aydınlanacak mahiyeti, ileri sürülen cezai şart alacağının miktarı ve muacceliyetinin ötesinde varlığının sözleşme ve protokollerin yorumlanmasına ve esas hakkında görülecek yargılamaya bağlı olarak aydınlatılacak bütünlüğün bir parçasına bağlı olması, hapis hakkı ve rehin ile ilgili hususlar, iyi niyet kuralları, yakın ispat kuralları, ihtiyati haciz isteyenin emsal olduğu belirtilerek dayandığı BAM kararının yakın ispat kurallarına ilişkin olması, karşı tarafın dayandığı BAM kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde somut olayın özelliklerine bağlı olarak dayanılan delillerin yakın ispat kuralları karşısında alacağın varlığı ve muacceliyeti yönünden yeterli olmayıp bu hususların yargılamayı gerektirmesi; mal kaçırma iddiası yönünden de ileri sürülen hususların tek başına yeterli olmadığı gibi karşı tarafın savunmasına ve delillerine göre dosyaya yansıyan icra takiplerine göre ödemelerin yapılmış olması, nihayetinde taraflar arasındaki büyük boyutlu işin tamamlanmış olduğunun ihtilafsız olması karşısında yakın ispat kuralları yönünden bu yöndeki iddianın varid olmaması, kaldı ki yukarıda açıklandığı üzere iddia edilen cezai şart alacağının miktarı ve muacceliyetinin ötesinde varlığının yargılamaya ve yoruma bağlı nitelikte olması karşısında ve sonuçta İİK Madde 257 düzenlemesinde ihtiyati haciz için ön görülen şartlar ve bunların varid olmasına ilişkin yakın ispat kuralları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yasal ve maddi şartların olayda gerçekleşmediği sonucuna varıldığından ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, ihtiyati haciz talepli dilekçesini tekrar ederek borçlunun her ne kadar teminat verildiğini beyan etse de verilen teminatın fazla ödemelere yetmediğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İİK'nın 257. maddesinde; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ancak borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya mallarını gizleme, kaçırma, kaçma gibi alacaklının haklarını ihlal eden eylemlerde bulunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir. Aynı kanunun 258. Maddesinde de; ihtiyati haciz talep eden tarafın, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini belirtmesi ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ve yasal delillerle ispat etmesi gerektiği belirtilmiştir.
DEĞERLENDİRME Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Taraflar arasında 01/12/2021 tarihli Adana PTA kompleksi projesine ilişkin sözleşme akdedilmiştir. Davacı sözleşme kapsamındaki cezai şart alacağı için, borçlunun mal kaçırma ihtimali de gözetilerek tebligat ve duruşma yapılmadan, öncelikle teminatsız olarak, mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülecek teminat karşılığında borçlunun hacze kabil her türlü menkul ve gayrimenkul mal ile üçüncü kişiler nezdindeki ve bankalardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine talep etmiştir. Mahkemece gerekçesinde de belirtildiği üzere İİK madde 257 de vd maddelerinde ihtiyati haciz şartları belirtilmiştir. Davacı tarafla arasındaki sözleşme ve protokollere göre cezai şart alacağına ilişkin ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur. Sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın oluşup oluşmadığı yargılama sonucu belirlenecektir. Muaccel olmuş miktarı belli bir alacak mevcut olmadığından mahkemenin davacının ihtiyati haciz talebinin reddine dair verdiği karar yasal düzenlemeye ve mevcut uygulamaya göre isabetli olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1 - İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/04/2025 tarih ve 2025/429 D.İş sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE, 2 - İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3 - davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4 - İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince KESİN olmak üzere 24/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.