İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2025/1103 K.2025/1305

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1103 📋 K. 2025/1305 📅 16.10.2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1103 Esas
KARAR NO : 2025/1305
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 03/07/2025
NUMARASI : 2024/781 Esas, 2025/610 Karar
DAVANIN KONUSU: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
KARAR TARİHİ: 16/10/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Konkordato talep eden borçlu şirket ve gerçek kişi vekili dava dilekçesinde; müvekkili...San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin Türkiye genelinde yapışkanlı bantlar ve ambalaj malzemeleri konusunda 25 yılı aşkın tecrübesi ile tedarikçi olarak hizmet verdiğini, şirketin 2011 yılında kurulduğunu, diğer müvekkili Cevdet ...'ün ise şirket ortağı ve yetkilisi olduğunu, müvekkili şirketin 2021 ve 2022 yılında artan satışları, 2023 yılında enflasyonist ortamda iç piyasa taleplerinin azalması, 2022 sonrasında özellikle Avrupa'dan gelen taleplerin azalması ve piyasada hammadde üreticileri tarafından direkt tüketiciye ulaşılarak daha uygun fiyatlara ürün satışı yapılması gibi durumların 2023 yılı satış rakamlarını etkilediğini, hem yatırım hem taşınma masraflarını yüksek enflasyon ve yüksek faiz oranlarının bulunduğu bir ekonomide kendi tercihi olmaksızın kısa vadeli krediler ile karşılamak zorunda kaldığını, müvekkili şirketin olası bir iflası halinde alacaklıların ortalama %68 oranında tatmin edilebileceğini, ancak konkordato teklifinin kabulü halinde alacaklıların alacağının tamamına kavuşacağını ve şirketin de faaliyetlerine devam ederek istihdam yaratmaya, ekonomiye değer katmaya devam edeceğini, müvekkili şirketin 2026 yılı başından başlamak üzere borçlarını tenzilat yapmaksızın 24 eşit taksitle, faizsiz olarak ödemeyi hedeflediğini, şirketin öz kaynaklarına doğrudan olumlu yönde katkı sağlayacak sermaye ödemeleri, stokların nakde dönüştürülmesi, şirket esas faaliyetlerinden sağlanacak kârlar, alacaklardan tahsilatların işbu konkordato projesinin başlıca kaynaklarını oluşturduğunu, şirkete ait taşınmaz, taşıt ve diğer duran varlıkların satışının ise ihtimal dahilinde olduğunu, müvekkili Cevdet ...'ün, şirketin bazı borçlarına olan ciro ve kefaletlerinden dolayı müşterek/müteselsil borçlu durumda olduğunu, yine bir kısım borçlarının da şirket faaliyetlerinin devamlılığını sağlamak için şahsi fonlama nedeniyle oluşmuş borçlar olduğunu, müvekkili gerçek kişinin sahip olduğu tapulu taşınmaz varlıklarını tamamen şirketin kredi ihtiyaçlarının teminatı için bankalara ipotekli olduğunu, bunun dışında başkaca bir gelir kaynağı veya mal varlığının bulunmadığını, şirketin konkordato projesi çerçevesinde borçlarını ödemesi halinde müvekkili gerçek kişi yönünden da borçların büyük ölçüde tasfiye edileceğini, buna göre müvekkili Cevdet ...'ün 2025 yılından başlamak üzere borçlarını, anapara tutarlarının tamamını tasdik kararından itibaren 24 ay eşit taksitle ödemeyi hedeflediğini, konkordato sürecinde, Mahkeme müsaadesi ile alacaklıların da lehine sonuç doğurması ihtimali olması halinde, gerek şahsi borçlar gerekse şirkete ait borçların ödenmesinde taşınmazların satılarak konkordato kaynağı olarak değerlendirileceğini, taşınmazların değerlerinın ipotek sınırının üzerinde olduğunu belirterek müvekkilleri bakımından geçici mühlet verilmesine, Mahkemece öngörülen gerekli tedbirlerin alınmasına, kesin mühlet verilmesine, akabinde konkordato talebinin kabulü ve tasdikine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:
İlk derece mahkemesince; 30.04.2025 tarihi itibarıyla şirketin kayıtlı muhasebe değerlerine göre özkaynaklarının 33.437.543,10 TL olduğu, bu verilere göre şirketin borca batık bir durumda olmadığı, ancak aynı tarih itibarıyla varlıkların muhtemel satış fiyatı esas alınarak yapılan rayiç değer değerlendirmesi sonucunda ise özkaynakların (-) 57.151.861,44 TL seviyesinde olduğu, bu durumun borca batıklık durumunun oluştuğunu gösterdiğini, konkordato sürecinde şirketin borçlarını ödemek amacıyla öngördüğü kaynakların temelini, alacak tahsilatları ile faaliyetlerden elde edilmesi planlanan kârların oluşturduğunu, bu doğrultuda adi alacaklar bakımından yapılacak ödeme tutarının (186.335.121,39 TL x %25) 46.583.780,35 TL olarak hesaplandığını, şirket tarafından ileriye dönük kârlılık öngörüleri yapılmış olsa da, bu öngörülerin şirketin geçmiş finansal performansı ile uyumlu olmadığı, son dört yıllık döneme ilişkin yapılan incelemede, şirketin toplamda (-) 6.854.863,18 TL tutarında zarar ettiği, bu veriler dikkate alındığında, gelecekte öngörülen kârlılığın sağlanmasının mümkün görünmediği sonucuna varıldığı, diğer yandan şirketin mevcut kaynakları arasında gayrimenkul ve stok bulunmamakta olup yalnızca toplam rayiç değeri 10.600.000,00 TL olan taşıtların bulunduğu, ancak, mevcut borç stoku ve kaynak açığı dikkate alındığında, bu taşıtların varlık olarak konkordato sürecine anlamlı bir katkı sunamayacağının açık olduğu, her ne kadar şirket ortaklarından birine ait gayrimenkullerin satışından elde edilecek gelirin kaynak yaratmada kullanılacağı yönünde beyanda bulunulmuş olsa da, ilgili şirket ortağının halihazırda şirkete karşı 19.576.500,00 TL tutarında bir sermaye borcunun bulunduğu, bu nedenle sermaye artırımı ve gayrimenkul satışının ayrı ayrı değil, tek bir kaynak olarak değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca, ortağın mülkiyetinde bulunan gayrimenkulün satılması halinde elde edilecek bedelin, üzerinde bulunan rehin nedeniyle doğrudan banka borcuna mahsup edileceği hususunun da dikkate alınması gerektiği, şirket merkezinde 20.05.2025 tarihinde gerçekleştirilen toplantı tutanağı incelendiğinde, şirketin kira ödemelerini gerçekleştiremediği ve bu nedenle mülk sahibi tarafından elektrik şartelinin kapatıldığı, dolayısıyla elektrik kesintisi yaşandığının anlaşıldığı, elektrik kesintisinin üretim faaliyetlerini olumsuz etkilediği, bu sebeple geçici çözüm olarak jeneratör kiralanarak üretimin devam ettirilmeye çalışıldığı, ancak bu tür geçici çözümlerin, şirketin sürdürülebilirliğini ve konkordato projesinin başarısını olumsuz yönde etkilediği, dolayısıyla konkordato sürecini sekteye uğratan bir durum olduğunun değerlendirildiği, Mayıs ayından itibaren elektrik sorununa kalıcı bir çözüm bulunması için şirket yetkililerine süre verilmiş olmasına rağmen, bugüne kadar herhangi bir çözüm geliştirilemediği ve sorunun devam ettiği, jeneratör ile üretimin sürekli bir şekilde sürdürülemeyeceği ve bu durumun alacaklıları doğrudan etkileyeceği, ayrıca projenin başarısızlıkla sonuçlanma riskini artıracağının kesin olduğu, sonuç olarak şirketin konkordato projesinde belirtilen kaynakların önemli bir bölümünün sağlanamayacağı, mevcut kaynakların yetersiz olduğu ve dolayısıyla talep edilen vadelerde borçların tamamının ödenmesinin mümkün olmadığı, ayrıca, borçları ödemek için öngörülen kaynakların yetersiz olduğu, konkordato komiser heyeti tarafından 07.04.2025 tarihli raporda belirtilen ihtarların dikkate alınmadığı, yapılması gereken işlemlerin gerçekleştirilmediği ve haftalık ile aylık toplantılarda verilen uyarıların verilen süreler içinde karşılanmadığı, bu kapsamda, şirketin 09.05.2025 tarihli konkordato revize projesinde öngörülen teklifin gerçekleşme ihtimalinin son derece düşük olduğu, konkordato projesinin başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı sonucuna varıldığı, İİK'nun 292. maddesinde, konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması halinde konkordato talebinin reddi ile iflasa tabi borçlunun iflasına karar verileceğinin düzenlendiği, buna göre komiser heyeti raporları ve dosya içerisindeki tüm bilgi ve belgelerden, borçluların konkordatosunun başarıya ulaşmayacağı anlaşıldığından iflasa tâbi borçlu şirketin İİK'nun 292/1-b,c bentleri uyarınca iflasının derhal açılması ile bu borçlunun malvarlığının tasfiyesi sağlanmak suretiyle daha iyi bir tatmin elde edeceği, İİK'nun 292. maddesinde belirtilen koşulların oluşması dikkate alınarak iflasının açılmasının alacaklılar açısından daha avantajlı olduğu anlaşıldığından borçlu şirkete verilen kesin mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine ve borçlu şirketin iflasına, borçlu gerçek kişnin konkordato talebinin ise feragat nedeniyle reddi ile kesin mühletin kaldırılmasına dair karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Karar yasal süresinde konkordato talep eden borçlu şirket vekili tarafından istinaf edilmiştir.Konkordato talep eden borçlu şirket vekili istinaf dilekçesinde; şirketin revize projesinin uygulanabilir olup olmadığı konusunda yeterli zaman tanımadan ve kötü niyete ilişkin herhangi bir emare yokken sürecin doğal akışına aykırı olarak erken iflas kararı verildiğini, oysa faaliyetin devam ettiğinin komiser raporu ile tespit edildiğini, konkordato projesinin başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığına yönelik kanaate revize projedeki kaynaklar yeterince incelenmeden ve şirketin karşılaştığı dışsal engeller gözardı edilerek varıldığını, komiser raporunda kaynakların yetersiz olduğu ve somut adım atılmadığı belirtilse de, şirketin konkordato sürecinin başından beri kaynak yaratma konusunda azami gayret gösterdiğini, müvekkili şirketin geçici mühlet süresi boyunca faaliyet giderlerini %35 oranında düşürdüğünü, ayrıca üretim maliyetlerini önemli ölçüde azaltacak ve kârlılığını artıracak laminasyon hattı kurulumuna başladığını, kurulumun Temmuz 2025'te tamamlanması ve üretime başlanması beklenmekteyken anılan kararın verildiğini, oysa bu somut projenin, şirket kârlılığını ve üretim kapasitesini doğrudan etkileyeceğini, müvekkili şirketin, Avrasya Ambalaj Fuarı'na katılım sağlayarak yurt içi ve yurt dışından önemli sayıda potansiyel müşteri ile görüşmeler gerçekleştirdiğini ve belirlediği yeni satış stratejilerinin, şirketin satış rakamlarını ve kârlılığını artırıcı yönde pozitif etki yapacağını, şirketin 20.000.000,00 TL arttırılan sermayesinin 423.500,00 TL'sinin halihazırda ödendiğini, ayrıca, şirket ortağı Cevdet ...'e ait gayrimenkullerin satışından veya borç takasında kullanılmasından elde edilecek gelirin şirkete aktarılarak bu kaynağın, şirketin işletme sermayesini desteklemek ve borç ödemelerini gerçekleştirmek için önemli bir finansal destek sağlayacağını, bu nedenle söz konusu gayrimenkullerin satışından elde edilecek gelirin sermaye borcuna mahsup edileceğine yönelik Mahkemenin kabulünün doğru olmadığını, geçici mühlet kararı ile birlikte banka kredilerine faiz işlemesinin durması ve yeni kredi kullanılmamasının müvekkili şirketin finansman giderlerini önemli ölçüde azalttığını, şirketin kârlılığına doğrudan katkı sağlayacak bu durumun borç ödeme kapasitesini artıracağını, kesin mühlet kararının alınmasından bu yana, önceki mali müşavirlerinin şirketin mali kayıtlarını uzun bir süre teslim etmediğini, komiser heyetinin bilgisi dahilinde olan bu durumun şirketin mali tablolarının güncel ve eksiksiz bir şekilde sunulmasında gecikmelere yol açarak projenin değerlendirilmesinde de haksız bir olumsuzluk yarattığını, şirketin faaliyetlerini sürdürdüğü iş yerinde, kira sözleşmesine tamamen aykırı olarak mal sahibi tarafından elektriğin tek taraflı ve haksız bir şekilde kesilmesi sebebiyle üretim faaliyetlerinin durma noktasına geldiğini, ciddi ticari kayıplara ve gecikmelere yol açtığını, 5 gün süren kesinti olmasaydı Mayıs ayı cirosunun 4.950.000 TL olacağını, bu hususu çözebilmek için adli makamlara yapılan başvuruların kabul görmediğini, ayrıca konkordato projesinin başarıya ulaşması için her türlü tedbiri alma yetkisi çerçevesinde başvuruda bulunmalarına rağmen Mahkemeden elektriğin yeniden açılması konusunda gerekli destek alınamadığını, şirketin, kontrolü dışındaki hukuka aykırı eylemler nedeniyle iflasa sürüklenmesinin, hukukun genel ilkeleri ve hakkaniyetle bağdaşmadığını, şirketin bu olumsuzluklara rağmen yüksek maliyetlere katlanarak jeneratörle üretime devam etme gayretini dahi gösterdiğini, müvekkili şirketin kötüniyetli olduğuna dair bir tespit bulunmadığı gibi konkordatonun iflasa nazaran alacaklıların daha çok menfaatine uygun olduğunu, Mahkemece konkordato kaynaklarının yetersiz olduğu kanaatine varılmışsa da, revize proje ve ekli belgelerde bu kaynakların son derece somut ve detaylı bir şekilde açıklandığını, dönem başı hazır değerler toplamı olan 8.179.421,69 TL'nin, ticari faaliyetlerin devamlılığı ile elde edilecek net kârların konkordato kaynağı olarak kullanılacağını, şirketin tüm alacaklarını tahsil etmek için azami gayret gösterdiğini, 29.493.457,24 TL tutarında çek/senet tahsilatının ilgili bankaların hesaplarına aktarıldığını, şirket ortağına ait taşınmazların satışı veya kat karşılığı inşaat sözleşmeleriyle değerlendirilmesi halinde ortalama 14.800.000 TL değerinde kaynak sağlanabileceğinin öngörüldüğünü, taşınmazların satışından elde edilecek bedelin ödenmemiş sermaye borcuna mahsup edilecek aşan tutarların işletme sermayesi olarak şirkette kalacağını, yine duran varlıkların şirket gereksinimleri çerçevesinde kapasite kullanımına uygun şekilde ve işletme zafiyetine yol açmamak kaydıyla satılarak hem borç ödeme için nakit kaynak oluşturulacağını hem de şirketin ekonomik daralma koşullarında ek tasarruf yapabileceğini, Mahkemece, şirketin 31.03.2025 tarihi itibarıyla rayiç değerlere göre borca batık olduğu belirtilmiş ise de, revize projede ve komiser raporunda vurgulandığı üzere, şirket ortağı Cevdet ...'e ait taşınmazın satışı ile elde edilecek 17.500.000 TL'lik gelirin borçların kapatılmasında kullanılacağının ve bu borcun sermayeye ekleneceğinin taahhüt edilmesi karşısında borca batıklık durumunun ortadan kalkacağını, şirket ortağının taahhütleri ve aktif kaynak yaratma çabalarının bu durumu telafi etme potansiyeline sahip olduğunu ayrıca şirketin kaydi değerlere göre borca batık olmadığını, komiser heyetinin ilk raporunda şirketin konkordato projesinin başarıya ulaşma ihtimalinin olduğu belirtilmişken son raporda bu ihtimalin düşük olduğunun ifade edildiğini, ancak müvekkili şirketin, ilk rapordaki ihtarlara uygun olarak revize projeyi sunarak taahhütlerini yerine getirme gayreti içinde olduğunu, bu nedenle verilen iflas kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava, konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Davacılar vekili 23/06/2025 tarihli dilekçesi ile, müvekkili Cevdet ... yönünden konkordato talebinden feragat ettiğini bildirmiştir.Konkordato talepleri ile ilgili 2004 sayılı İİK'nın 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş olup yasada iflasa tabi olan borçlu için, İİK'nın 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu, iflasa tabi olmayan borçlu için ise yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu vurgulanmıştır. Somut olayda, davanın, yetkili olan asliye ticaret mahkemesinde açıldığı ve 6100 sayılı HMK'nun 74. maddesinde belirtilen şekilde borçlu şirket ve gerçek kişiye ilişkin sunulan vekaletnamede konkordato ile ilgili özel yetkinin mevcut olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamından, Mahkemenin 09/09/2024 tarihli tensip ara kararı ile, bu tarihten itibaren geçerli olmak üzere hem şirket hem de gerçek kişi yönünden 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verildiği, 09/12/2024 tarihli duruşmada, bu tarihten itibaren bir yıl süre ile kesin mühlet verilmesine karar verildiği, 03/07/2025 tarihinde yapılan duruşmada ise, borçlu Cevdet ... hakkında verilen kesin mühletin kaldırılarak borçlunun konkordato talebinin feragat nedeniyle reddine; borçlu...San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında verilen kesin mühletin kaldırılarak borçlunun konkordato talebinin reddine ve 03/07/2024 günü saat 11:36 itibariyle iflasına dair karar verilmiştir.04/10/2024 tarihli konkordato geçici mühlet komiser heyeti ön raporunda; şirketin sermayesinin 31.07.2024 tarihi itibariyle 10.000.000,00 TL olup ödendiği, artırılan 20.000.000,00 TL'lik kısmının ise ödenmediği, şirketin Temmuz/2024 döneminde istihdam ettiği personel sayısının 37 kişi olduğu, borçlu şirketin konkordato kaynaklarının sırasıyla, alacak seviyesinin düşürülmesi, faaliyetin devamı ile beklenen kâr, stoklar, ortak taşınmazları satışı, sermaye artırımı, duran varlık satışı, hazır değerler ve diğer dönen varlıklar olarak belirtildiğini, ancak şirketin geçmiş dönem mali verileri dikkate alındığında faaliyetin devamı ile öngörülen kâra ulaşmasının mümkün olmadığı, ayrıca konkordato talebine sunmuş olduğu alacak listesi ile kaynaklarda bulunan alacak tutarının uyuşmadığı, bu nedenle daha gerçekçi ve somut bir şekilde revize etmesi gerektiğinin değerlendirildiği, şirketin kayıtlı değerler esas alınarak düzenlenen 31.07.2024 tarihli bilançosuna göre özkaynaklar toplamının 32.053.897,15 TL, doğrudan kendileri tarafından rayiç değerler esas alınarak hazırlanan aynı tarihli bilançoya göre özkaynaklar toplamının ise 6.607.940,12 TL olduğu ve dolayısıyla her iki durumda da borca batıklık söz konusu olmadığı, borçlu Cevdet ...'ün borçlu şirketin %100 ortağı ve münferit imza yetkilisi olduğu, şirketin banka kredi borçlarına müşterek borçlu müteselsil kefil olduğu, borçlu gerçek kişinin temel gelir kaynağının şirketten olan huzur hakkı olduğu, üzerine kayıtlı 4 adet taşınmaz bulunduğu, ancak taşıt bulunmadığı, borçlu gerçek kişinin kefil olduğu banka kredileri ve şahsi borçları toplamının 4.064.348,00 TL olduğu ve konkordatosunun başarıya ulaşmasının, borçlu şirketin konkordatosunun başarıya ulaşması ile doğru orantılı olduğu ve borçlu şirketin projesi ile sıkı sıkıya bağlı olduğu bildirilmiştir.04/12/2024 tarihli konkordato geçici mühlet komiser heyeti raporunda; şirketin sermayesinin 31.07.2024 tarihi itibariyle 10.000.000,00 TL olup ödendiği, artırılan 20.000.000,00 TL'lik kısmının ise ödenmediği, borçlu şirkete ait makine, tesis, teçhizat, demirbaş, taşıtlar ve stokların rayiç değerlerinin makine yüksek mühendisi Prof. Dr. ... tarafından yapılan incelemeler ve değerlendirmeler sonucunda 02.12.2024 tarihli rapor ile, 31.10.2024 tarihi itibariyle stokların rayiç değerinin 10.695.000,00 TL, taşıtların rayiç değerinin 10.600.000,00 TL, demirbaşların rayiç değerinin 1.124.000,00 TL, makine ve cihazların 28.786.000,00 TL, hakların rayiç değerinin 1.800.000,00 TL ve yapılmakta olan yatırımların rayiç değerinin 20.000.000,00 TL olarak tespit edildiği, şirketin, Eylül-Ekim/2024 döneminde istihdam ettiği personel sayısının sırasıyla 27, 18 kişi olduğu, şirketin, geçici mühlet aldığı 09.09.2024 tarihinden bu yana tahakkuk eden ücret ödemelerini kısmen yerine getirebildiği, ancak SGK ve vergi yükümlülüklerini yerine getiremediği, şirketin geçici mühlet tarihi itibariyle kaydi değerlere göre 32.208.290,15 TL olan özkaynak tutarının 31.10.2024 tarihi itibariyle 32.901.524,04 TL'ye yükseldiği, buna göre şirketin kaydi değerler esas alınarak düzenlenen bilançosuna göre borca batık olmadığı, şirketin 2024 yılının başı ile geçici mühlet aldığı 09.09.2024 tarihi arasında kalan sürede gerçekleştirdiği faaliyeti sonucunda (-) 7.263.154,37 TL zarar ettiği, bu zararın oluşmasında en önemli unsurun 16.713.786,25 TL tutarlı finansman giderleri olduğu, şirketin geçici mühlet alınan 09.09.2024 tarihi ile son mali tabloların düzenlendiği 31.10.2024 tarihlerini kapsayan yaklaşık 50 günlük sürede 1.704.373,22 TL net satış gerçekleştirdiği, 2.318.311,04 TL faaliyet giderlerine katlandığı ve nihai olarak sözü edilen kıst dönem faaliyetinin (-) 1.470.002,15 TL zararla sonuçlandığı, her ne kadar şirket 50 günlük sürede zarar etmiş olsa da sunulan Kasım ayı faturaları incelendiğinde şirketin Kasım ayında 1.095.854,70 TL tutarında satış yaptığının görüldüğü, şirketin rayiç değerlere (Aktiflerin Muhtemel Satış Fiyatı Esasına) göre özkaynakları tespit edilirken, 15.09.2018 tarih ve 30536 sayılı, 26.12.2020 tarih ve 31346 sayılı ve 08.11.2022 tarih ve 32007 Resmi Gazetelerde yayınlanan "6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 376'ncı Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ"lerde yer alan düzenlemelerin de dikkate alınması ve henüz ifa edilmemiş yabancı para cinsinden yükümlülüklerden doğan kur farkı zararlarının tamamı ile 2020 ve 2021 yıllarında tahakkuk eden amortismanlar ile kiralama ve personel giderleri toplamının yarısının hesaplamalarda dikkate alınmaması gerektiği, bu kapsamda şirketin 2020 ve 2021 yılları toplam amortisman giderlerinin 1.204.313,19 TL, personel giderlerinin 2.742.501,14 TL, kiralamadan kaynaklı giderlerinin 710.416,66 TL, kur farkı giderlerinin 2.066.677,70 TL olarak hesaplandığı, buna göre şirketin 2020 ve 2021 yılları amortisman, personel ve kira giderleri toplamı olan 4.657.230,99 TL'nin yarısının 2.328.615,50 TL olduğu, bu bilgiler çerçevesinde zararı artırarak veya kârı azaltarak özkaynaklar üzerinde olumsuz etki yapan söz konusu giderlerin yarısı hesaplanan özkaynak tutarına eklenerek şirketin rayiç değerlere göre özkaynak tutarının ( (-) 5.438.424,25 + 2.328.615,50 + 2.066.677,70 ) (-) 1.043.131,06 TL olarak hesaplandığı, nihai olarak, şirketin TTK'nun 376. maddesi kapsamında aktiflerin muhtemel satış fiyatı esasına göre (rayiç) düzenlenen bilançosuna göre tebliğ istisnalarından yararlanması halinde dahi borca batık olduğunun anlaşıldığı, borçlu şirket adına 04.12.2024 tarihinde sunulan konkordato revize projesinde, konkordatoya tabi borçların 2026 yılı başından itibaren bir kereye mahsus %24 oranında uygulanacak faizi ile 24 ayda ve aylık eşit taksitler halinde ödeneceğinin öngörüldüğü, revize projede alacaklılara yapılacak ödemelerin kaynaklarının, hazır değerler, alacak seviyesinin düşürülmesi, stoklar, faaliyetin devamı ile beklenen kar, taşıt, makine duran varlık satışı, sermaye artırımı, diğer dönen varlıklar ve ortak taşınmazları satışı olarak gösterildiği, ancak şirketin geçmiş dönem mali verileri dikkate alındığında dönem net karlılık oranının %1 civarında olduğu, proforma tabloda ise %4 -%5 oranında olduğu ve her yıl yükselttikleri dolayısıyla faaliyetin devamı ile öngörülen kâra ulaşmasının gerçekçi gözükmediği, daha gerçekçi ve somut bir şekilde revize etmesi gerektiğinin değerlendirildiği, şirketin mali durumunun iyileşmesinin ve konkordato projesinin kabul ve tasdik ihtimalinin projeyi gerçekçi bir şekilde revize etmelerine bağlı olduğunun düşünüldüğü, projede yer alan tedbirlerin gerçekleşmesi halinde şirketin içinde bulunduğu finansal krizden çıkması muhtemel olup bu tedbirlerin borçlunun mali durumunu iyileştirmek için yeterli olduğu, tüm hususlar birlikte değerlendirildiğinde, şirketin sahip olduğu satış ağı, yurtiçi ve yurtdışı müşteri portföyü, istihdam hacmi, potansiyeline göre borçlu şirketin konkordato kapsamında borçlarını ödemesinin ihtimal dâhilinde olabileceği ve nihai olarak borçlu şirkete kesin mühlet verilebileceği kanaatine varıldığı, borçlu gerçek kişiye ait gayrimenkullerin rayiç değerinin yüksek inşaat mühendisi spk lisanlı gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişi ... tarafından 20.11.2024 tarihli rapor ile 38.530.000,00 TL olarak tespit edildiği, revize projede borçlu gerçek kişi tarafından, borçların konkordatonun tasdikinden sonra konkordato teklifine uygun olarak ilk taksit ödemesi 2026 yılı başından itibaren, bir kereye mahsus %24 oranında uygulanacak faizi ile 24 ayda ve aylık eşit taksitler halinde ödenmesi teklif edilmiş ise de, borçlu gerçek kişinin konkordatosunun başarıya ulaşmasının, borçlu şirketin konkordatosunun başarıya ulaşması ile doğru orantılı olduğu ve borçlu şirketin projesi ile sıkı sıkıya bağlı olduğu, Cevdet ...'e kesin mühlet verilebileceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.07/04/2025 tarihli konkordato komiser heyeti raporunda; şirketin çalışma kabiliyetini kaybetmediği, üretim ve satış ağı, demirbaşları, stokları ve personeli ile mevcut çalışma düzenlerini koruduğu, faaliyetine devam ettiği, Kasım-Aralık 2024, Ocak-Şubat 2025 döneminde istihdam ettiği personel sayısının sırasıyla 16, 16, 15, 15 kişi olduğu, geçici mühlet tarihi olan 09.09.2024 tarihli bilanço ile 28.02.2025 tarihli son bilanço mukayese edildiğinde gerek büyüklükte ve gerekse bilanço kalemlerinin dağılımında önem arz eden bir değişim bulunmadığı, kısa vadeli bazı borçların uzun vadeli hesaplara alınmasından kaynaklı olarak cari oran ve asit-test oranlarının değiştiği, şirketin, geçici mühlet aldığı 09.09.2024 tarihinden bu yana tahakkuk eden ücret ödemelerini kısmen yerine getirebilirken SGK ve vergi yükümlülüklerini yerine getiremediği, öne çıkan konkordato kaynağının alacaklardan seviyesinin düşürülmesi, stoklar ve faaliyetin devamı ile beklenen kâr olduğu, şirketin kaynak olarak gösterdiği 20.000.000,00 TL sermaye artışının henüz 284.000,00 TL'lik kısmının ödendiği, kalan 19.716.000,00 TL'lik kısmının ivedilikle ödenmesi gerektiği, şirket tarafından daha önce yazılı olarak sunulan faaliyet raporlarında ve haftalık denetimlerde şifahen beyan edilen laminasyon hattı kurulumuna ilişkin süreçte, bugüne kadar herhangi bir somut adım atılmadığı, yüksek kira giderlerinin de bu yatırıma bağlı olarak sürdürüldüğü dikkate alındığında, ilgili yatırım planının ertelenmesinin, şirketin faaliyetlerini ve konkordato sürecinin sağlıklı işleyişini olumsuz yönde etkileme riski taşıdığı, bu çerçevede, şirketin ön proje, revize proje ve komiser heyetine sunulan faaliyet raporlarında defaatle vurguladığı makine yatırımına yönelik olarak, en geç 1 (bir) ay içerisinde somut adımlar atması gerektiği, şirketin kaynak teminine yönelik çalışmalara devam ettiği ancak somut adımların atılmadığı, özellikle alacaklılardan yapılacak tahsilat olarak gösterdiği kaynak kaleminde en kısa sürede somut adımlar atması ve gerekli hukuki girişimlere başlanması gerektiği, şirketin aylık kira tutarının 600.000,00 TL olduğu, işbu tutarın şirkete bir borç yükü yarattığı, aylık kiralarını düzenli olarak ödeyemediği, mevcut üretim kapasitesinin katlanılan kira gideri ile orantılı olmadığı, önlem alınmasının yerinde olacağının değerlendirildiği, borçlu şirket yetkilileri ile yapılan toplantılarda defaatle İİK 308/h kapsamında rehinli alacaklılarla görüşmelere başlanması gerektiği, zira rehinli alacaklılara faiz işletilmesinin durmayarak devam ettiği göz önüne alındığında her geçen gün işleyen faiz miktarının artmasının kaynak açığına sebep olacağı, satılacak gayrimenkullerin rayiç değerlerinin faiz oranını karşılayamayacak duruma düşmesi riski bulunduğu, dolayısıyla şirketin ivedilikle İİK 308/h kapsamında net ve somut adımlar atması gerektiğinin ihtar edildiği, konkordato kaynağı olarak belirtilen faaliyetin devamı ile öngörülen kâr tutarının gözden geçirilmesi ve daha önce de gerekli olduğu belirtilen revize projenin dosyaya sunulması gerektiği, şirketin 28.02.2025 tarihli kaydi değerlere göre özkaynaklarının 50.471.496,38 TL olduğu ve borca batık durumda olmadığı, 31.10.2024 tarihli rayiç değerlere (Aktiflerin Muhtemel Satış Fiyatı Esasına) göre TTK'nun 376. maddesine istinaden tebliğ istisnalarından yararlanması halinde dahi özkaynaklarının (-) 1.043.131,06 TL olduğu ve borca batık durumda olduğu, borçlu gerçek kişinin ise konkordato projesinin başarıya ulaşmasının, borçlu şirketin konkordatosunun başarıya ulaşması ile doğru orantılı olduğu ve borçlu şirketin projesi ile sıkı sıkıya bağlı olduğu bildirilmiştir.11/06/2025 tarihli konkordato komiser heyeti raporunda; şirketin 31.07.2024 tarihi itibariyle ödenmiş sermayesinin 10.000.000,00 TL olduğu, artırılan 20.000.000,00 TL'nin ise 19.576.500,00 TL'lik kısmının ödenmediği, şirket yetkililerinin dürüstlüğe aykırı eylemleriyle karşılaşılmadığı, ancak şirketin mevcut çalışma düzenini koruyamadığı, bu süreçte haciz ve icra baskısından tam olarak kurtulamadığı, nakit krizini de henüz atlatamadığı, şirketin Kasım, Aralık/2024 Ocak, Şubat, Mart, Nisan/2025 döneminde istihdam ettiği personel sayılarının sırasıyla 16, 16, 15, 15, 16 ve 17 kişi olduğu, şirketin geçici mühlet aldığı 09.09.2024 tarihinden bu yana tahakkuk eden ücret ödemelerini kısmen yerine getirebilirken SGK ve vergi yükümlülüklerini yerine getiremediği, geçici mühlet tarihi itibariyle kaydi değerlere göre 32.208.290,15 TL olan özkaynak tutarının 30.04.2025 tarihi itibariyle 33.437.543,10 TL'ye yükseldiği ve şirketin kaydi değerler esas alınarak düzenlenen bilançosuna göre borca batık olmadığı, şirketin rayiç değerlere göre özkaynak tutarının (-) 57.151.861,44 TL olarak hesaplandığı, buna göre TTK'nun 376. maddesi kapsamında aktiflerin muhtemel satış fiyatı esasına göre (rayiç) düzenlenen bilançosuna göre tebliğ istisnalarından yararlanması halinde dahi borca batık olduğu, geçici mühlet tarihi olan 09.09.2024 ile rapora esas 30.04.2025 tarihli gelir tablosu incelendiğinde, konkordato döneminde geçen 8 aylık süreçte 19.553.445,79 TL brüt, 17.796.512,81 TL net satış gerçekleştirdiği, şirketin 31.12.2024 tarihi itibariyle 98.962.237,63 TL net satış gerçekleştirdiği, 10.597.939,26 TL faaliyet giderlerine katlandığı ve nihai olarak 2024 yılı dönem faaliyetinin (-) 9.152.170,75 TL zararla sonuçlandığı, rapora esas 30.04.2025 tarihli gelir tablosu incelendiğinde, şirketin 4 aylık sürede 7.890.641,28 TL net satış gerçekleştirdiği, 2.934.688,26 TL faaliyet giderine katlandığı ve 4 aylık süre içerisinde (-) 317.614,22 TL zarar raporladığı, şirketin 2024 yılı satışları ve cirosu incelendiğinde 98.962.237,63 TL net satışı aylara bölündüğünde şirketin aylık cirosu yaklaşık olarak 8 milyon civarında iken 2025 yılına gelindiğinde 30.04.2025 tarihine kadar geçen 4 aylık sürede toplam net satışının 7.890.641,28 TL olarak gerçekleştiği, 2024 yılında 1 ay içinde yapılan satış tutarına 2025 yılında 4 aylık süre içinde dahi erişilemediği, dolayısıyla bu durumda şirketin dönem sonu kârlılığını etkilemekte ve konkordato kaynağı olarak gösterilen faaliyetin devamı ile öngörülen kâr kaleminin neredeyse imkansız olduğunun değerlendirildiği, şirketin revize projesinde öngörülen karlılık hedeflerine ulaşılamadığının tespit edildiği, şirketin dönemler itibariyle satış hacmiyle mütenasip olmayan düşük kârlar ettiği veya dönem faaliyetinin zararla sonuçlandığı, buna göre şirketin 2021 yılında 21.376.309,47 TL net satış gerçekleştirdiği, 16.909.472,87 TL maliyete ve 1.016.457,56 TL genel yönetim giderine katlandığı, diğer gelir ve giderlerin ilavesi sonucunda dönem faaliyetlerinin 332.523,87 TL gibi şatış hacmiyle mütenasip olmayan bir kâr tutarıyla sonuçlandığı, şirketin 2022 yılında 64.425.082,99 TL net satış gerçekleştirdiği, 57.341.717,27 TL maliyete ve 2.202.960,49 TL genel yönetim giderine katlandığı, diğer gelir ve giderlerin ilavesi sonucunda dönem faaliyetlerinin 257.651,01 TL gibi satış hacmiyle mütenasip olmayan bir kâr tutarıyla sonuçlandığı, şirketin 2023 yılında 95.233.200,09 TL net satış gerçekleştirdiği, 81.912.893,10 TL maliyete ve 4.936.947,47 TL genel yönetim giderine katlandığı, diğer gelir ve giderlerin ilavesi sonucunda dönem faaliyetlerinin 1.707.132,69 TL gibi satış hacmiyle mütenasip olmayan bir kâr tutarıyla sonuçlandığı, şirketin 2024 yılında 98.962.237,63 TL net satış gerçekleştirdiği, 80.922.020,32 TL maliyete ve 5.628.180,28 TL genel yönetim giderine katlandığı, diğer gelir ve giderlerin ilavesi sonucunda dönem faaliyetlerinin (-) 9.152.170,73 TL zarar tutarıyla sonuçlandığı, şirketin 2025 yılının ilk 4 ayında ise 7.890.641,28 TL net satış gerçekleştirdiği, neredeyse net satışla başa baş olan 7.477.766,42 TL maliyete ve 771.600,03 TL genel yönetim giderine katlandığı, diğer gelir ve giderlerin ilavesi sonucunda dönem faaliyetlerinin (-) 317.614.22 TL zararla sonuçlandığı, şirket kârlılığının düşük olmasında veya zarar oluşmasında finansman gideri, enflasyon düzeltmesi gibi kalemlerin önem arz ettiği, ancak mühletle birlikte finansman giderlerinin büyük ölçüde düşmesi halinde dahi şirketin zarar beyan ettiğinin görüldüğü, dolayısıyla şirketin esas faaliyetlerinin beklenilen ölçüde kârlı olmadığının anlaşıldığı, şirketin brüt satış kârlılığının da faaliyet kârlılığının da düşük olduğu, şirketin 2026 yılı başından itibaren bir kereye mahsus %25 oranında uygulanacak faizi ile 24 ayda ve aylık eşit taksitler halinde ödeme yapılacak şekilde borçlarını ödemeyi teklif ettiği, revize proje ekinde sunulan 31.03.2025 tarihli bilançoya göre şirketin toplam borcunun 224.332.192,47 TL olduğu, bunun 9.847.071,08 TL tutarındaki kısmın imtiyazlı, 28.150.000,00 TL tutarındaki kısmın rehinli, kalan 186.335.121,39 TL'sinin ise adi borç olduğu, şirketin 09.05.2025 tarihli 2. revize projede kaynak olarak gösterdiği 74.719.219,40 TL'lik alacak tutarıyla ilgili konkordato sürecinin başladığı 09.09.2024 tarihinden bu yana geçen 8 aylık süre içerisinde herhangi bir somut yada hukuki adım atmadığı, revize projede adi borçlara %25 ilave faiz ödeneceğinin belirtildiği, bu durumda adi alacaklar için ödenmesi gereken faiz tutarının 46.583.780,30 TL olduğu, imtiyazlı alacaklara hiç faiz ödenmese bile şirketin ödeme taahhüdünü yerine getirebilmesi için 2025, 2026, 2027 yılının sonuna kadar toplam 270.915.972,82 TL kaynak yaratması gerektiği, revize projede 232.918.901,74 TL borç stoku esas alınarak hesaplama yapıldığı ve temel olarak alacak tahsili ve işletme faaliyetinden elde edilecek kârların konkordato kaynağı olarak gösterildiği, buna göre alacak tahsilinden elde edilecek kârın 74.719.219,40 TL, işletme faaliyetinden elde edilecek kârın ise 83.910.341,76 TL olduğu, bu kaynakların toplam kaynakların %66'sını oluşturduğu, alacaklarının %100'ünü tahsil edeceği varsayımıyla hareket edildiğinde, şirketin konkordato kapsamında ödeme taahhüdünü yerine getirebilmesi için 2025, 2026, 2027 yılının sonuna kadar toplam 83.910.341,76 TL vergi sonrası kâr elde etmesi, taşıt makine ve diğer duran varlık satışlarından 10.600.000,00 TL, diğer aktiflerinden de 1.818.038,44 TL konkordato kaynağı yaratmayı öngörmüş olsa da şirketin aktifinde kayıtlı olan taşıt ve makinelerin satılması durumunda faaliyetin devamı ile öngörülen kâra ulaşmanın dahi mümkün olamayacağının değerlendirildiği, bu kaynakta her ne kadar taşıt, makine, duran varlık yazsa da yalnızca bilirkişi raporunda tespit edilen şirket aktifinde kayıtlı taşıtların kaynak olarak eklendiği, ayrıca şirketin aktifinde bulunan tüm taşıtların satışının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, taşıtı bulunmayan bir şirketin nakliye vb. diğer masraflara katlanması gerekeceği ve şirkete yeni bir borç yükü yaratacağı, netice itibariyle şirketin kaynak olarak sunduğu kalemlerin hiçbiri gerçekçi olmamakla birlikte geçici mühlet tarihinden bu yana geçen 9 aylık süreçte kaynak teminine yönelik herhangi bir somut adım da atılmadığı, şirket tarafından geleceğe yönelik kârlılığa ilişkin yapılan öngörülerin şirketin geçmiş performansıyla hiçbir şekilde uyumlu olmadığı, şirketin geride kalan yaklaşık 4 yılda toplam (-) 6.854.863,18 TL zarar elde ettiği, geçmişe ilişkin kârlılık performansı dikkate alındığında öngörülen ileriye dönük kârlılığa ulaşılamayacağının değerlendirildiği, her ne kadar şirket ortağına ait gayrimenkullerin satışıyla elde edilecek gelirin kaynak yaratmada kullanılacağı beyan edilmiş ise de, şirket ortağının halihazırda borçlu şirkete 19.576.500,00 TL sermaye borcu bulunmakta olup esasında sermaye artırımı ve gayrimenkul satışını tek kaynak gibi değerlendirmek gerektiği, şirket merkezinde yapılan 20.05.2025 tarihli toplantı tutanağından da görüleceği üzere, şirketin kiralarını ödeyememesi sebebiyle mülk sahibi tarafından elektrik şartelinin kapatıldığı ve elektrik kesintisi yaşadığı, yaşanan elektrik kesintisi nedeniyle üretim alanında faaliyetlerin aksadığı, jeneratör kiralanarak elektrik kesintisine çözüm bulunmaya çalışıldığı, ancak geçici çözümlerin şirketin sürdürülebilirliğini ve konkordato projesinin başarıya ulaşmasını olumsuz yönde etkilediği, dolayısıyla bu durumun konkordato sürecini sakatlayan bir durum olduğunun değerlendirildiği, Mayıs ayından bu yana elektrik sorununun çözülebilmesi için borçlu şirket yetkililerine süre verilmiş olup bugüne kadar herhangi bir çözüm bulunmadığı, şirketin jeneratör ile üretimi sürdürmesinin devamlı olamayacağı değerlendirildiğinde alacaklıların bu durumdan ve projenin başarıya ulaşamamasından etkilenebilecekleri, bu açıklamalar çerçevesinde şirketin, öngörülen konkordato kaynaklarının önemli bir kısmını yaratamayacağı, kaynakların yetersiz olduğu ve dolayısıyla talep ettiği vadede tüm borçları ödeyebilecek durumda olmadığı, borçları ödemede gösterilen kaynakların yetersiz olduğu, 07.04.2025 tarihli konkordato komiser heyeti raporunun içeriği ve sonuç kısmında belirtilen ihtarların dikkate alınmadığı, atılması gereken adımların atılmadığı, haftalık ve aylık toplantılarda ihtar edilen hususların verilen içerisinde yerine getirilmediği, gelinen aşamada borçlu şirketin 09.05.2025 tarihli konkordato revize projesinde yer alan teklifin gerçekleşmesinin kuvvetle muhtemel olmadığı, konkordato projesinin başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığının kanatine varıldığı, borçlu gerçek kişinin ön projesinde borçlarını hangi mali kaynağı kullanarak ödeyeceğini net bir şekilde belirtmediği, borçlu şirketten bağımsız bir konkordato projesinin bulunmadığı, projenin kendine özgü hiçbir konkordato tedbiri ve hedefi içermediği, tamamen borçlu şirketin ön projesi üzerine temellendirildiği, borçlunun mevcut borçları ödeyebileceği belli bir gelir kaynağının olmadığı, bu nedenle konkordato projesinin başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığının kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Borçlu şirket ortağı Cevdet ...'e ait taşınmazların değeri 20/11/2014 tarihli bilirkişi raporu ile 38.530.000,00 TL olarak tespit edilmiştir. Borçlu şirkete ait stoklar, tesis, makine ve cihazlar, taşıtlar, demirbaşlar, yatırımlar ve hakların (leasing) rayiç değeri ise 02/12/2024 tarihli bilirkişi raporu ile toplam 73.005.000,00 TL olarak tespit edilmiştir.Konkordato talep eden borçlu şirketin konkordato ön projesine göre konkordatonun tasdiki halinde konkordatoya tabi borçlarını, 2026 yılı başı itibariyle 24 ay vade ile eşit taksitlerle, faizsiz ve %100 ödemesi öngörülmüş olup 04/12/2024 tarihinde sunulan konkordato revize projesine göre ise, konkordatoya tabi borçların 2026 yılı başından itibaren bir kereye mahsus %24 oranında uygulanacak faiz ile 24 ayda ve aylık eşit taksitler halinde ödeneceği öngörülmüştür. Son olarak sunulan 09/05/2025 tarihli 2. revize projede de, borçlu şirketin konkordatoya tabi borçlarını 2026 yılı başından itibaren bir kereye mahsus %25 oranında uygulanacak faiz ile 24 ayda ve aylık eşit taksitler halinde ödeyeceği öngörülmüştür.Uyuşmazlık, konkordato projesinin başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığı, buna göre kesin mühletin kaldırılmasını gerektiren şartların oluşup oluşmadığı ve iflas kararı verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. İİK'nun 287. maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" olarak nitelendirilmiştir. İİK'nun 287/5. ve 288/1. maddeleri yollaması ile geçici mühlet içinde uygulanacak olan İİK'nun 292. maddesinde, iflasa tabi borçlu bakımından kesin mühletin verilmesinden sonra anılan maddede sayılan hususların gerçekleşmesi halinde, mahkemenin kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar vereceği düzenlenmiştir. Bu durumlardan birisi aynı maddenin "b" bendinde; konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması hali olarak düzenlenmiştir. Ayrıca borçlunun kesin mühlet içinde komiserin ihtarlarına aykırı davranması halinde İİK'nun 297/3 fıkrasının atfı ile uygulanacak 292. maddesinin 1. fıkrasının "c" bendi uyarınca kesin mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar verilebilecektir. "...Borca batıklık ise, borçlunun malvarlığındaki aktif değerler toplamının, pasif değerler toplamını karşılayamaması durumudur. Şirketin borca batık durumda olup olmadığı TTK’nın 376. maddesi uyarınca rayiç değerlere göre tespit edilmelidir. Mahallinde keşif yapılarak, uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilebilen niteliklerine göre kayıtlardaki malvarlığının (örn; araçlar, model ve yaş gibi diğer özelliklerine göre) rayiç tespitinin yapılması mümkündür. Rayiç değerler ve yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre bilirkişilerce yeniden oluşturulacak şirket bilançosu (borca batıklık bilançosu) da dikkate alınıp bir sonuca gidilmelidir. Dava teorisindeki genel ilkeden farklı olarak konkordato bir dava olmadığından borca batıklık sadece talep tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir..." (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2024/1521 Esas 2024/1969 Karar sayılı ilamı).Somut davada, borçlu şirket 09/05/2025 tarihli 2. revize projesi ile konkordatoya tabi borçlarını 2026 yılı başından itibaren bir kereye mahsus %25 oranında uygulanacak faiz ile 4 ay vade ile eşit taksitlerle ödemeyi teklif etmiştir. Borçlu şirketin toplam 224.332.192,47 TL borcunun, 9.847.071,08 TL'si imtiyazlı, 28.150.000,00 TL'si rehinli ve kalan 186.335.121,39 TL'si ise adi borç olduğu komiser heyeti raporu ile tespit edilmiş olup ayrıca revize projeye göre adi borçların %25 faiz ile ödenmesi öngörüldüğünden toplam borç tutarına ek olarak 46.583.780,30 TL de faiz ödenmesi söz konusudur. Buna göre borçlu şirketin toplamda 270.915.972,82 TL borcu ödemesi için konkordato kaynaklarının yeterli olması gerekir. Ancak ileriye dönük yapılan kârlılık öngörülerinin borçlu şirketin geçmiş yıllara ilişkin performansı ile uyumlu olmadığı, son 4 yılda şirketin toplamda (-) 6.854.863,18 TL tutarında zarar ettiği, buna göre öngörülen kârlılığın sağlanmasının da ihtimal dahilinde olmadığı, mevcut borç ve kaynak açığı gözetildiğinde şirkete ait rayiç değeri 10.600.000,00 TL olan taşıtların satılmasının bir katkısının olmayacağı, yine şirket ortağına ait rayiç değeri toplam 38.530.000,00 TL olan taşınmazlar kaynak olarak gösterilmiş ise de, şirket ortağının borçlu şirkete ödenmemiş 19.576.500,00 TL sermaye borcu bulunduğundan sermaye artırımı ve taşınmazların satışının iki ayrı kaynak olarak değerlendirilemeyeceği gibi ayrıca söz konusu taşınmazların satılması halinde üzerinde bankalar lehine tesis edilen rehinler sebebiyle ele geçecek bedelden banka borçlarının ödeneceğinin de nazara alınması gerektiği, bahsi geçen laminasyon hattı kurulumuna yönelik somut adımlar atılmadığının 07/04/2025 tarihli komiser heyeti raporu ile tespit edildiği, borçlu şirketin Avrasya Ambalaj Fuarı'na katıldığından bahisle potansiyel müşterilerle yaptığı görüşmelerin konkordato sürecine yönelik direk olumlu bir katkı sağlamasının mümkün görülmediği, borçlu şirketin geçici mühlet aldığı 09/09/2024 tarihinden bu yana tahakkuk eden ücret ödemelerini kısmen yerine getirebilirken SGK ve vergi yükümlülüklerini ise yerine getiremediği, 600.000,00 TL olan aylık kira tutarının şirkete bir yük yarattığı gibi şirketin aylık kiralarını düzenli olarak da ödeyemediği anlaşılmakla borçlu şirketin borçlarını ödeyebilmek için gerekli kaynak yaratamadığı gibi gösterdiği kaynakların ise yetersiz olduğu dikkate alındığında konkordato projesinin başarıya ulaşma ihtimalinin bulunduğundan söz edilemez. Bunun dışında şirket merkezinde 20/05/2025 tarihinde gerçekleştirilen toplantıda, üretim alanında faaliyetin olmadığı, borçlu şirket kira ödemelerini gerçekleştiremediğinden mülk sahibi tarafından elektrik şartelinin kapatıldığı, bu nedenle elektrik kesintisinin yaşandığı tespit edilmiş olup sonradan borçlu şirketin geçici çözüm olarak jeneratör kiralayarak üretimi devam ettirmeye çalıştığı, verilen süreye rağmen bu soruna kalıcı bir çözüm bulunamadığı, kiralanan jeneratörün aylık maliyeti dikkate alındığında bu durumun konkordato sürecini ve konkordatonun başarıya ulaşmasını olumsuz etkileyeceği açıktır. Ayrıca komiser heyetinin 07/04/2025 tarihli raporunda, sermayenin ödenmeyen 19.716.000,00 TL'lik kısmının ödenmesi, kaynak temini, alacaklılardan yapılacak tahsilat olarak gösterilen kaynak kalemi ile ilgili gerekli hukuki girişimlere başlanması, rehinli alacaklılarla görüşmelere başlanması ve şirketin ön proje, revize proje ve komiser heyetine sunulan faaliyet raporlarında defaatle vurguladığı makine yatırımı ile ilgili somut adımların atılması yönünde yapılan ihtaratların da yerine getirilmediği dikkate alındığında borçlu şirketin İİK'nun 292. maddesinin 1. fıkrasının "c" bendinde belirtildiği üzere komiserlerin talimatlarına uymadığı anlaşılmıştır. Komiser heyeti tarafından, borçlu şirkete ilişkin sonradan sunulan revize projeler de incelenip değerlendirilerek sunulan ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor çerçevesinde Mahkemenin konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olmadığına yönelik kanaati isabetlidir.Ayrıca rayiç değerlere göre özkaynak tutarı (-) 57.151.861,44 TL olarak hesaplandığından borçlu şirketin borca batık olduğu anlaşılmakla komiser heyeti raporu ile borcu batıklık konusunda yeterli ve gerekli inceleme ile değerlendirmelerin yapılarak borca batıklığın usulünce tespit edildiği, konkordato talep eden borçlu şirket yetkilisinin duruşmaya davet edilerek beyanlarının alındığı da dikkate alındığında borçlu şirket hakkında verilen kesin mühletin kaldırılarak iflas kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla konkordato talep eden borçlu şirket vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/781 Esas, 2025/610 Karar sayılı ve 03/07/2025 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan borçlu şirket vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı borçlu şirket tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Borçlu şirket tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 2004 sayılı İİK'nun 164. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/10/2025