İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2025/12 K.2025/789
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2025/12 Esas
KARAR NO:2025/789
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:04/10/2022
NUMARASI:2014/414 Esas, 2022/779 Karar
DAVA-KARŞI DAVA:MENFİ TESPİT-İTİRAZIN İPTALİ
KARAR TARİHİ:29/05/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili 15/12/2003 havale tarihli dava dilekçesinde; müvekkilinin 1994 yılından beri davalı kooperatifin üyesi olduğunu, üye olduğu yıl 22 adet bono ile bir bağımsız bölüm karşılığı olarak 550.000.000 TL ödeme yaptığını, kooperatifin inşaatlarının kat karşılığı yapılması için dava dışı .... Şti.'ye ihale edildiğini, inşa edilecek 14 adet konuttan 6 adetinin inşaat bedeli olarak anılan şirkete tapuda devredildiğini, kooperatifin sahibi olduğu taşınmazların üyelere eşit dağıtılmadığını, müvekkilinin de aralarında bulunduğu 5 kişiye konut tahsis edilmediğini, ancak diğer üyeler gibi kendisinden ödenti talep edildiğini, diğer üyeler herhangi bir ödeme yapmadıkları halde sadece müvekkilinin ihracı yoluna gidildiğini, ihracın iptaline ilişkin açılan davaların derdest olduğunu, davalı kooperatifin, genel kurul üye ödentilerinin USD cinsinden yapılmasını bidayetten itibaren karara bağladığını, müvekkilinin 1994 yılında ödediği 550.000.000 TL'nin USD cinsinden 17.000 USD olduğunu, USD cinsinden faizin hariç olduğunu, kooperatifin, müvekkilinden aidat miktarı olarak ancak genel yönetim giderleri talep edebilecekken şimdiye kadar ihtarnamelerle 34.000 USD talep ettiğini ve bu nedenle ihracına karar verdiğini, kooperatifin, davacıdan 1997 Ağustos ayından 2003 Ocak ayına kadar 32.500 USD'nin faizi ile ödenmesini resmen talep ettiğini, bu meblağın ödenmesinin sadece müvekkilinden istendiğini, zira bu hususun 2001 ve 2002 yılı bilançolarından anlaşıldığını, müvekkilinin 1994 yılında ödediği 550.000.000 TL'nin USD'ye çevrildikten sonra kooperatif kayıtlarının incelenerek ve üyeler arasındaki eşitlik ilkesi de gözetilerek müvekkilinin kooperatife borçlu olup olmadığının, borçlu ise miktarının tespitinde hukuki yararının bulunduğunu belirterek müvekkilinin, üyeliği sebebiyle davalı kooperatife borçlu olup olmadığının ve borçlu ise miktarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili 22/01/2004 havale tarihli cevap dilekçesinde; davacının kooperatif üyeliğinden ihraç edilmesi sebebiyle aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, işbu davanın davacı ve bir kısım davalı hakkında açılan Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2003/379 Esas sırasında kayıtlı dava ile birleştirilmesini talep ettiklerini, davacının talebinin dava dilekçesine göre müvekkili kooperatif tarafından talep edilen 32.500 USD tutarında borçlu bulunmadığının tespitine yönelik olması sebebiyle harca esas değerin 550.000,00 TL olarak gösterilmesinin bir anlam ve gerekçesi olmadığını, davacının 1/32 pay karşılığı ödediğini iddia ettiği 550.000.000 TL ile kooperatif üyeleri tarafından inşa ettirilen ve her biri 250.000 USD değerindeki 14 villadan birini sahiplenme arzusunda olduğunu, kooperatifin kaba inşaatlarının ihale ile yapıldığını, ince işlerin ise bizzat tahsis sahibi kooperatif üyelerinin şahsi harcamaları ile yapıldığını, kooperatifin inşaat giderleri dışında ayrıca işletme, emlak vergi, elektrik, su, ortak alanlarda peyzaj düzenlemesi, bitki alımı, bahçe bakımı, kooperatif sitesinin korunması, genel hizmetler, yönetim gibi konularda istihdam edilen personelin giderlerinin mevcut olduğunu, bu giderlerin ise kooperatif genel kurulunda alınan kararlar uyarınca üyelerden talep ve tahsil edildiğini, davacının bugüne kadar kooperatife tek kuruş ödeme yapmadığını, 550.000.000 TL ödeme iddiasının gerçek dışı olduğunu, zaten bu miktarda ödemenin yapılıp yapılmadığının Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2003/379 Esas sayılı dosyasında tartışıldığını, bahsi geçen genel giderler payı karşılığı her üyenin aylık 500 USD karşılığı TL genel gider payı ödemesinin karara bağlandığını, bu kararın ayrıca davacıya tebliğ edildiğini, davacı borçlarını ödemediğinden kendisine noter aracılığıyla ihtarnameler keşide edilmiş ise de, buna rağmen ödeme yapılmadığından kooperatiften ihracına karar verildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
BİRLEŞEN KADIKÖY ASLİYE 1. TİCARET MAHKEMESİNİN 2004/594 ESAS SAYILI DAVASI:Davacı karşı davalı vekili 30/09/2004 tarihli dava dilekçesinde; davalı kooperatifin 07/04/2003 tarihinde yapılan 2002 olağan genel kurulunda ve tutanağın 6. maddesinde "kooperatif genel giderlerinin (site ortak yerleri, bahçe peyzaj-bitkilendirme, bakım, havuz, deniz tesisleri, su, elektrik, personel ücretleri, SSK primleri, muhtasar vergi, harç ve sair giderler) karşılanması amacıyla üyeler tarafından 500 USD karşılığı TL ödemenin tasfiye uzadığı takdire 15 ay süreyle devamına, ödemenin 10/04/2003 tarihinden itibaren takip eden ayların aynı günlerinde yapılmasına, ödemenin yapıldığı tarihteki TCMB döviz satış kuru üzerinden TL karşılığı tutarının bağımsız bölüm (kat) mülkiyetine geçiş tarihine kadar ve tasfiye işlemleri süresi ile sınırlı olmak üzere üyelerden tahsiline..." şeklinde karar verildiğini, bu karara karşı müvekkilinin karşı çıkarak muhalefetini tutanağa yazdırdığını, daha önceki genel kurulda da üyelerden aylık 500 USD toplanmasına dair genel kurul kararın iptali için açılan Kadıköy Asliye 3. Ticaret Mahkemesinin 2002/1354 Esas sayılı sırasında kayıtlı davada, müvekkilinden 32.500 USD aidat alınmasına dair kararın iptal edildiğini ve hükmün kesinleştiğini, davalı kooperatifin 2002 olağan genel kurulunda alınan söz konusu kararının iptali için açılan Kadıköy Asliye 2. Ticaret Mahkemesinin 2003/352 Esasında kayıtlı davanın derdest olduğunu, yine müvekkilinin, kooperatife borçlu olmadığına yönelik açtığı Kadıköy Asliye 4. Ticaret Mahkemesinin 2003/262 Esasında kayıtlı davanın, davalı tarafından açılan Kadıköy Asliye 2. Ticaret Mahkemesinin 2003/379 Esasında kayıtlı dava dosyasında birleştiğini, her iki davanın da reddine karar verildiğini, dosyanın Yargıtaya gideceğini, açılan bu davalar sürerken davalı kooperatif tarafından keşide edilen Kadıköy ... Noterliğinin 20/05/2014 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile Nisan 2013 - Mayıs 2014 tarihleri arasındaki 14 aylık (aylık 500 USD) toplam 7.000 USD karşılığı 10.500.000.000 TL'nin ödenmesinin ihtar edildiğini, aynı noterliğin 27/08/2014 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ödemenin ihtar edildiğini, bu nedenlerle müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespiti için Mahkemeye başvurmak zorunda kalındığını, müvekkilinin, davalı kooperatife üye olurken 1 villa karşılığı olarak 550.000.000 TL ödediğini, bu paranın ödendiği 1994 tarihinde USD cinsinden karşılığının 17.193,74 olduğunu, kooperatifin inşaatı kat karşılığı yaptırdığını, kooperatife ait arsa ve üzerindeki binaların halen kooperatif tasfiye memurları olan ... ve... tarafından otel olarak işletildiğini ve gelirlerinin de bu kişiler tarafından paylaşıldığını, ... Şti.'nin bu kişiler tarafından kurulduğunu ve kooperatif taşınmazlarına da ...isminin takıldığını, şirketin merkezinin de kooperatifin yönetim merkezi olduğunu, genel kurullarda üyelerden toplanmasına karar verilen ancak diğer üyelerden toplandığı şüpheli bulunan aidatların otelin güzelleştirmesi için harcandığını, bu nedenle genel kurul tutanaklarında yazılı masraflar için toplanan paraların kimin yararına harcandığının Mahkemenin takdirine bırakıldığını belirterek müvekkilinin, davalı kooperatife borçlu bulunmadığının tespitine (7.000 USD karşılığı 10.500.000,00 TL) karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP:Davalı kooperatif vekili 30/12/2004 havale tarihli cevap ve karşı dava dilekçesinde; müvekkili kooperatifin 2002 yılında yapılan olağan genel kurul toplantısında gündemin 6. maddesi ile aylık olarak 500,00 USD genel giderler payı ödenmesine karar verildiğini, karara ret oyu veren davacının sadece tutanağın son sayfasında madde numarası gösterilmeksizin muhalefet ettiğinin belirtildiğini, davacının işbu davasının niteliği itibariyle genel kurul kararının iptaline ilişkin olduğunu, ancak bu dava da süresi içerisinde açılmadığı gibi dava şartlarının da oluşmadığını, kooperatif ortaklığının devamı süresince ortak hak ve yükümlülüklerinin devam edeceğini, genel gider paylarının ödenmesine ilişkin genel kurul kararları iptal edilmedikçe yürürlükte olduğunu, bu nedenle davacının ödeme yükümlüğü bulunduğu gibi keşide edilen ihtarnameler ile temerrüde düştüğünü, kooperatife ait binaların kaba inşaatlarının kat karşılığı yaptırıldığını, binalara ait ince işler, sosyal tesisler ve çevre düzenlemesinin kooperatif ortakları tarafından yapılan ödemeler ile gerçekleştirildiğini, kooperatifin bir site olması sebebiyle elektrik, taşıma su, çalışan personel, bakım idame, SSK, vergi ve sair giderlerinin mevcut olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş olup davalı vekili karşı dava dilekçesinde ise; davacının Mahkeme kararı ile 2001 yılında hükmen kooperatif ortağı olduğunu, davacının kooperatife 550.000.000 TL ödeme yaptığı iddiası dışında başkaca bir ödeme yapmadığının çekişmesiz olduğunu, 2002 yılında yapılan olağan genel kurul toplantısında gündemin 6. maddesi ile kararlaştırılan ödemelerin davacı tarafından yapılmadığını, genel kurul kararlarının iptal edilmediği sürece tüm ortakları bağlayacağını, davacıya keşide edilen ihtarnamelere rağmen ödeme yapılmaması sebebiyle ... sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davacının itirazı üzerine durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %40'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:İlk derece mahkemesince; tüm dosya kapsamına göre, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 1997/1125 esas, 1999/136 karar sayılı kararı ile, davacı ...'ın kooperatif ortağı olduğunun tespiti talebinin kabul edildiği, kararın, karar düzeltme talebinin reddi ile 01/02/2001 tarihinde kesinleştiği, davacı mirasçılarının İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/602 esas, 2016/924 karar sayılı dosyasında, davalı kooperatif aleyhine açtığı tapu iptali ve tescil davasında, dava konusu Muğla ili Bodrum ilçesi ... mahallesi, ... ada ... parsel (eski parsel no: ...) sayılı taşınmazda kayıtlı bulunan kat irtifaklı 4 nolu bağımsız bölümün veraset ilamındaki payları oranında ... mirasçıları adına tapuda tesciline karar verildiği, kararın 06/04/2021 tarihinde kesinleştiği, kooperatifin üyelerine dağıttığı taşınmazlarla ilgili davacının payına isabet eden taşınmazı konu ederek İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığı davada, davacı mirasçılarının herhangi bir bedel ödemesine hükmedilmeksizin tapu iptali ve tescil kararı verildiği, bu davada davacının kooperatife karşı parasal yükümlülüğünün bulunmadığının tespit edildiği, bu kararın Yargıtayca onandığı ve karar düzeltme talebinin reddi ile 06/04/2021 tarihinde kesinleştiği, davacının aidat kaynaklı borcu olsaydı, tapu iptal ve tescil kararı verilemeyeceği gerekçelerine istinaden asıl davanın kabulü ile, davacının, davalı kooperatife 17.000,00 USD borçlu olmadığının tespitine; birleşen davada davacı karşı davalının davasının kabulü ile, davalı karşı davacı kooperatife 10.500 TL borçlu olmadığının tespitine, davalı karşı davacının davasının reddine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde birleşen davalarda davalı-karşı davacı kooperatif vekili tarafından istinaf edilmiştir.Birleşen davalarda davalı-karşı davacı kooperatif vekili istinaf dilekçesinde; müteveffa ...'ın yargı kararı ile kooperatif üyesi olduğunu, adı geçenin bizzat katıldığı kooperatifin 07.04.2003 tarihli genel kurulunda, tüm kooperatif üyelerinin, kooperatif genel giderleri karşılığı olarak aylık 500 USD ödemelerine, tasfiyenin uzaması halinde 15 ay süre ile devamına karar verildiğini, kooperatif üyelerinin arsa payı, inşaat gideri ve sair adlar altında yaptıkları ödemelerin dışında genel kurulu tarafından her yıl belirlenen genel giderler katılım payının ödenmesinin zorunlu olduğunu, müteveffanın düzenlediği senetler karşılığında kooperatife 550 TL ödemiş göründüğünü, başkaca bir ödemesinin ve bu yönde bir iddiasının bulunmadığını, ancak bu ödemenin 2003 yılı genel kurulu ile belirlenen genel giderler ile bir ilgisinin bulunmadığını, bu nedenlerle itirazın iptali davasının reddine karar verilmesinin hukuka, yasaya aykırı olduğunu, müteveffanın kooperatife karşı genel gider katılım payı dahil borcunun kesinleştiğini, ancak ödenmediğini, kaldı ki aylık 500 USD genel gider katılım payı borcu olmadığına yönelik bir itiraz ve beyanının da söz konusu olmadığını, bu nedenlerle itirazın iptali davasının kabulü ile, takibin devamına, %40'tan az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi gerektiğini, müteveffanın borçlu olmadığı iddiasının dayanaksız olduğunu, ayrıca müteveffa mirasçılarının vekâletnamelerinin geçersiz hale geldiğini, zira demans hastalığı nedeniyle uzun süreden beri ...’ın eylemleri ve işlemleri yasal olarak geçersiz, hükümsüz hale gelduğundan 1994 ve 2006 yılında diğer mirasçılar ... ve ...’e tevkilen düzenlemiş vekâletnameler ile Av. ...’ın ve vekil tayin ettiği diğer avukatların yetkilerinin de günümüzde hükümsüz, geçersiz hale geldiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının tümden kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Asıl ve birleşen davalarda davacı-karşı davada davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Asıl ve birleşen dava, kooperatife borçlu olmadığının tespiti; birleşen davada açılan karşı dava ise genel gider alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Mahkemece tesis edilen karara karşı temyiz kanun yolu açılmış olup dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2023/1510 Esas 2024/3907 Karar sayılı kararı ile, birleşen davada verilen kararın tarihinin 20/07/2016 tarihinden sonra olması ve verilen karar ile ilgili daha önceden Yargıtay denetiminin de söz konusu olmaması sebebiyle kararın istinaf kanun yoluna tabi olduğu, bu nedenle birleşen dosyaya ilişkin sunulan temyiz başvuru dilekçesinin istinaf başvuru dilekçesi olarak kabulü gerektiği, birleşen dosya yönünden istinaf incelemesi yapıldıktan sonra asıl ve (temyiz edilmesi halinde) birleşen dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi gerektiğinden bahisle dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmiş olup akabinde dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiştir.Yargıtay ilamı gereği, istinaf incelemesi sadece birleşen davada verilen karara yönelik yapılmıştır.Birleşen davada davacı karşı davalı ... 09/09/2006 tarihinde ölmüş olup geriye mirasçıları olarak ..., ... ve ... kalmıştır.Davacı tarafından açılan asıl dava (istinaf konusu olmayan dava) ilk olarak Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2003/262 Esas sayılı sırasında açılmış olup Mahkemenin 2004/191 Karar ve06/04/2004 tarihli kararı ile davanın Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2003/379 Esas sırasında kayıtlı dava ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Söz konusu 2003/379 Esas sayılı dava ise, kooperatif tarafından davalı ... ve bir kısım davalıya karşı açılmış olup açılan dava kapsamında, ... tarafından düzenlenen 22 adet emre muharrer senedin tanzim tarihi ile adı geçenin üye adayı olduğuna ilişkin kooperatif yönetim kurulu kararının karşılaştırılarak üye olmadan önce kooperatife senet verildiği iddiasının hayatın olağan akışına uygun olup olmadığının tespitine; 22 adet emre muharrer senet karşılığında ortaklara bedelsiz devre mülk verilmiş olup kime, kaç adet verildiğinin ve ...'a verilen devre mülklerin kaç adet olduğunun tespitine; ...'ın ibraz edeceği belgeler ile kooperatife yaptığı ödemelerin tarihleri, belgeleri ve tutarlarının tespitine; ...'ın kooperatife üye olma konusunda yapılan ihtarlara rağmen belgelerini ibraz suretiyle üye olma başvurusunun olup olmadığının tespitine; ... tarafından üyeliğin tespitine ilişkin açılan İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 1997/1125 Esas sayılı davasında üyelik dahil kooperatiften herhangi bir talebinin olup olmadığı,Mahkemece verilen karar uyarınca kooperatifte üyelik payının 1/32 olup olmadığı hususunun tespitine; ...'ın 1/32 payının kooperatif inşaat ruhsatı, projeleri ve diğer ilgili belgeler, genel kurul kararları nazara alınarak gerçekleşmiş bulunan 14 bağımsız bölümde mevcut olup olamayacağının tespitine; 16/06/1997 tarihli protokol uyarınca kooperatif üyelerinin kimler olduğunun tayin ve tespitine karar verilmesi talep edilmiştir. Yapılan yargılama neticesinde Mahkemenin 30/06/2004 tarih ve 2003/379 Esas 2004/637 Karar sayılı kararı ile, hukuki yarar koşulunun gerçekleşmemesi ve eda davasına konu olabilecek nitelikteki işlemler yönünden tespit davası açılmış olması sebebiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir. Karar asıl dava davalısı ve birleşen dava davacısı ... tarafından temyiz edilmiş olup Yargıtay 11. HD'nin 2005/10130 Esas 2006/11136 Karar sayılı kararı ile, birleşen davaya yönelik istemin menfi tespite ilişkin olduğu, mahkemece harcın ikmal ettirilmesinden sonra işin esasına girilerek, bu taleple bağlantılı olduğu ileri sürülen genel kurul kararının iptali ve ihraç kararının iptali dava dosyalarının da incelenmek ve tarafların tüm delillerinin toplanarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile birleşen davaya yönelik kararın bozulmasına karar verilmiştir. Akabinde dosya Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/189 Esas sırasına kaydedilmiş olup Mahkemenin 28/05/2007 tarihli celsesinde bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir (Dosya bu mahkemenin kapanması ile İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/19 Esas sırasına kaydedilmiş, bu mahkemenin de kapanması ile de eldeki İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/414 Esas sırasına kaydedilmiştir).Davacı ... tarafından, Muğla ili, Bodrum ilçesi, ...'de bulunan dava konusu 4 holu bağımsız bölümün tapu iptali ve adına tescili için davalı ...'a karşı açılan davada, Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20/12/2005 tarih ve 2002/335 Esas 2005/699 Karar sayılı kararı ile, davacının parasal yükümlülüklerini yerine getirdiğinden bahisle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davalı adına olan kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Davalı tarafından kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. HD'nin 2006/9136 Esas 2007/12437 Karar sayılı kararı ile, kooperatif merkezi İstanbul'da olduğundan ve dava üyelik hakkına dayalı açıldığından yetkili mahkeme taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi olmayıp yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Akabinde Mahkemenin 12/03/2009 tarih ve 2008/585 Esas 2009/74 Karar sayılı kararı ile Kadıköy Asliye Hukuk Mahkemesi yetkili olduğundan bahisle yetkisizlik kararı verilmiştir. Dosyanın tevzi edildiği Kadıköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04/02/2010 tarih ve 2009/505 Esas 2010/22 Karar sayılı kararı ile, kooperatife parasal yükümlülüğü bulunmadığından ve kendisine pay verilmediğinden davanın kabulü ile, dava konusu taşınmazın davalı adına olan kaydının iptali ile veraset ilamındaki paylar nispetinde davacının mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Davalı tarafından kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 23. HD'nin 2011/4988 Esas 2012/1727 Karar sayılı kararı ile, dava sonucunda verilecek karar kooperatifin hak ve hukukunu ilgilendireceğinden davacıya, kooperatife karşı dava açması içen süre verilmesi, dava açıldığı takdirde açılan davanın bu dava ile birleştirilerek görülmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bozmadan sonra dosya İstanbul Anadolu 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/420 Esas sırasına kaydedilmiş olup bozma ilamı gereği kooperatife karşı açılan İstanbul Anadolu 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/615 Esas sayılı dava da işbu dava ile birleştirilmiştir. Mahkemenin 04/12/2014 tarih ve 2012/420 Esas 2014/473 Karar sayılı kararı ile, Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiştir. Akabinde dava İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/602 Esas sırasına kaydedilmiştir. Yapılan yargılama neticesinde Mahkemenin 14/12/2016 tarih ve 2015/602 Esas 2016/924 Karar sayılı kararı ile, davacıların murisinin kooperatife parasal yükümlülüğü bulunmadığından ve kendisine pay verilmediğinden asıl ve birleşen davanın kabulü ile, dava konusu taşınmazın davalı ... adına olan kaydının iptali ile veraset ilamındaki paylar nispetinde davacı ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Asıl ve birleşen dava davalıları tarafından kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 23 HD'nin 2017/1802 Esas 2020/3870 Karar sayılı kararı ile kararın onanmasına karar verilmiş olup karar düzeltme talebi ise Yargıtay 15 HD'nin 2021/3247 Esas 2021/1443 Karar sayılı kararı ile reddedilmiştir.Birleşen dava kapsamında davalı karşı davacı kooperatif tarafından davalı karşı davacı aleyhine açılan itirazın iptali davasına konu ... sayılı dosyasında; davalı karşı davacı kooperatifin, davacı karşı davalı mirasçıların murisi olan ... hakkında 7.000,00 USD karşılığı 10.500.000.000 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, takibe ve borca karşı yasal süresinde itiraz edildiği, itirazın alacaklıya tebliğine dair bir belgeye rastlanmadığından itirazın iptali davasının yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Kooperatifin 07/04/2003 tarihli 2002 yılı olağan genel kurulunun 6. maddesi ile, kooperatif genel giderlerinin karşılanması amacıyla üyelerden aylık 500,00 USD'nin tahsiline karar verilmiş olup söz konusu takip de bu karara dayalı 14 aylık (Nisan 2003-Mayıs 2004) alacağın tahsiline ilişkindir. Birleşen davada davacı karşı davalı vekili, kooperatif tarafından keşide edilen ihtarnamelerle 07/04/2003 tarihli 2002 yılı olağan genel kurulunun 6. maddesine dayalı Nisan 2013 - Mayıs 2014 tarihleri arasındaki 14 aylık (aylık 500 USD) toplam 7.000 USD karşılığı 10.500.000.000 TL'nin ödenmesinin ihtar edilmesi sebebiyle müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespitini talep etmiş olup birleşen davada davalı karşı davacı kooperatif vekilinin ise, ihtarnamelere rağmen ödenmediğinden bahisle söz konusu tutarın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itiraz üzerine itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.Davalı kooperatifin 07/04/2003 tarihinde yapılan 2002 olağan genel kurulunun 6. maddesi ile "kooperatif genel giderlerinin (site ortak yerleri, bahçe peyzaj-bitkilendirme, bakım, havuz, deniz tesisleri, su, elektrik, personel ücretleri, ... primleri, muhtasar vergi, harç ve sair giderler) karşılanması amacıyla üyeler tarafından 500 USD karşılığı TL ödemenin tasfiye uzadığı takdire 15 ay süreyle devamına, ödemenin 10/04/2003 tarihinden itibaren takip eden ayların aynı günlerinde yapılmasına, ödemenin yapıldığı tarihteki TCMB döviz satış kuru üzerinden TL karşılığı tutarının bağımsız bölüm (kat) mülkiyetine geçiş tarihine kadar ve tasfiye işlemleri süresi ile sınırlı olmak üzere üyelerden tahsiline..." şeklinde karar verilmiştir. Müteveffa davacı ... tarafından davalı kooperatife karşı açılan Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2003/352 Esas sayılı sırasında kayıtlı davada, 07/04/2003 tarihli genel kurulda alınan kararların ve kooperatiften ihracına yönelik kararın iptaline karar verilmesi talep edilmiş olup Mahkemece yapılan yargılama neticesinde 11/07/2005 tarih ve 2005/505 karar sayılı karar ile, anılan genel kurul toplantısında 5 sayılı gündem maddesi ile alınan ibra kararının iptaline; davacının, davalı kooperatiften ihracına ilişkin 7 sayılı gündem maddesi ile alınan kararın iptaline; genel kurul toplantısında alınan diğer kararların iptaline yönelik talebin reddine dair karar verilmiştir. Kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. HD'nin 2005/12481 Esas 2006/13320 Karar sayılı kararı ile kararın onanmasına karar verilmiştir. Kooperatifin 7 numaralı gündem maddesi, kooperatife herhangi bir ödeme yapmadığından bahisle davacı ...'ın ihracına ilişkindir."...Yapı kooperatiflerinde kooperatife karşı parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen, başka bir anlatımla kooperatife borcu bulunan ortakların, tapu iptali ve tescil isteme hakları bulunmamaktadır. Ancak kooperatife genel gider borcu bulunan ortağın kooperatiften tapu istemeye hakkı vardır. Başka bir ifadeyle genel gider borcu tapu istemine mani değildir..." (Yargıtay 23. HD 2016/2284 Esas 2019/1046 Karar sayılı ilamı).Somut olayda, Mahkemece, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/12/2016 tarih ve 2015/602 Esas 2016/924 Karar sayılı kesinleşen kararı ile, Muğla ili, Bodrum ilçesi, ...'de bulunan ... nolu bağımsız bölümün davacı ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiğinden bahisle davacının aidat kaynaklı borcu olması halinde tapu iptal ve tescil kararı verilemeyeceği gerekçesine istinaden birleşen dava kapsamında menfi tespit talebinin kabulüne ve itirazın iptali davasının reddine karar verilmiş ise de, emsal Yargıtay ilamından da anlaşılacağı üzere, kooperatife genel gider borcu bulunan ortağın kooperatiften tapu isteme hakkı olup genel gider borcu tapu istemine engel değildir. Bu nedenle Mahkemenin yanılgılı değerlendirmeye dayalı kabulü yerinde değildir.Öte yandan, kooperatifin 07/04/2003 tarihli genel kurulunda alınan kararların iptali talebi ile açılan davada, sadece 5 ve 7 numaralı gündem maddelerinin iptaline karar verilmiş olup birleşen davanın konusu olan 6. numaralı gündem maddesinin iptali talebi ise reddedilmiştir. Karar Yargıtay 11. HD'nin 2005/12481 Esas 2006/13320 Karar sayılı kararı ile onanmıştır. Genel kurul kararları tebliğe ihtiyaç göstermeden genel kurula katılan, katılmayan bütün ortakları bağlayacağından iptal edilmedikçe tüm ortakların bu kararlara uyması gerekir (Yargıtay 23 HD'nin 2016/5766 Esas 2018/4726 Karar sayılı ilamı). O halde, birleşen davada davacı karşı davalının, ödenmesi 6 numaralı gündem maddesi ile kararlaştırılan genel giderler bakımından sorumluluğunun bulunduğu sabit olduğundan birleşen dava davacı karşı davalısının açtığı menfi tespit talebinin reddine; birleşen dava davalı karşı davacısının açtığı itirazın iptali davasının ise kabulüne karar verilmesi gerekirken tam aksine olarak Mahkemece tesis edilen karar isabetli olmamıştır. İtirazın iptali davalarında İİK'nun 67/2 maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının icra hakimliğine başvurmadan, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması yada borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması gerekir. Yapılan açıklamalar gözetildiğinde, dava ve takip konusu genel gider borcu genel kurul kararı ile belirlenmiş olup buna göre davacı karşı davalının borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün olduğundan dava ve takip konusu alacağın likit olduğunu kabul etmek gerekir. Bu nedenle davalı karşı davacının icra inkar tazminatı talebi de yerindedir. Açıklanan nedenlerle, birleşen davanın davalı karşı davacısının istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nun 353/1-b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesinin birleşen davaya yönelik kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında menfi tespit talebine ilişkin asıl davanın reddine; itirazın iptali talebine ilişkin karşı davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;1-Asıl davada (Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2007/189 Esas) davalı kooperatifin kanun yolu incelemesi bozma ilamı gereği Yargıtay 6. Hukuk Dairesi tarafından yapılacağı anlaşılmakla, 2-Birleşen davada (Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2004/594 Esas) davalı-karşı davacı kooperatif vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/414 Esas, 2022/779 Karar sayılı ve 04/10/2022 tarihli birleşen davada tesis edilen kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 3-A)Davacı-karşı davalının menfi tespit talebine ilişkin davasının REDDİNE,-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın davacı-karşı davalı tarafından peşin olarak yatırılan 141,75 TL'den mahsubu ile bakiye 473,65 TL harcın davacı-karşı davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,-Davalı-karşı davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince hesaplanan 10.500,00 TL vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya VERİLMESİNE,-Davacı-karşı davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,B)Davalı-karşı davacının itirazın iptali talebine ilişkin davasının KABULÜNE,-Davacı-karşı davalının ... sayılı dosyasında yaptığı İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 10.500,00 TL üzerinden takip talebinde belirtilen şartlarla DEVAMINA,-Hükmolunan alacağın %40'ı oranında hesaplanan 4.200,00 TL icra inkar tazminatının davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya VERİLMESİNE,-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 717,26 TL harcın davalı-karşı davacı tarafından peşin olarak yatırılan 141,75 TL'den mahsubu ile bakiye 575,51 TL harcın davacı-karşı davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,-Davalı-karşı davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince hesaplanan 10.500,00 TL vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya VERİLMESİNE,-Davalı-karşı davacı tarafından başlangıçta yatırılan 141,75 TL peşin harç ile yapılan 1.176,50 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 1.318,25 TL'nin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya VERİLMESİNE,İstinaf Giderleri Yönünden;4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davalı-karşı davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacı-karşı davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davalı-karşı davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacı-karşı davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 6-Davalı-karşı davacı tarafından yatırılan toplam 2.133,40 TL istinaf harçları ile yapılan 1.038,50 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 3.171,90 TL'nin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya VERİLMESİNE,7-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE,8-Asıl dava (Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2007/189 Esas) yönünden kanun yolu incelemesi yapılması için dosyanın Yargıtay 6. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.29/05/2025