İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi E.2024/1924 K.2025/250

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1924 📋 K. 2025/250 📅 17.02.2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
19. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1924
KARAR NO: 2025/250
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/04/2024
NUMARASI: 2022/493 Esas - 2024/283 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 17/02/2025
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04/04/2024 tarihli, 2022/493 Esas, 2024/283 Karar sayılı dosyasında verilen karar istinaf incelemesi için dairemize tevzi edilmekle Dairemiz yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapıldı.Dosya incelendi. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ile davalı şirket arasında 2014 yılında bila tarihli Gayrimenkul Satış Temsilciliği Ve Komisyon Sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin ticari işletmeleri geniş olduğundan bu iş ile ilgili vekil olarak ...'u tayin ettiğini, sözleşme düzenleme yetkisi de dahil tüm yetkileri kapsayan bir vekaletnameyi 17/06/2014 tarihinde Gaziosmanpaşa ... Noterliği'nden ... yevmiye numarası ile çıkarttığını, müvekkilinin vekilinin müvekkilinin talimatı doğrultusunda davalı şirket ile söz konusu sözlşemeyi birlikte hazırladıklarını ve imzaladıklarını, akdin düzenlenmesi esnasında müvekkilinin çıkarttığı vekalet örneğinin davalı şirkete verildiğini, sözleşmeye ay ve gün olarak tarih atılmadığının taraflarca fark edilemediğini, müvekkilinin sözleşmenin imzalanmasından sonra sölzşeme gereği faaliyete geçtiğini ve davalı şirkete ait gayrimenkulde temsilci sıfatı ile satış ofisi kurduğunu, ekipmanlar satın aldığını, sözleşme konusu 46 dairenin satışı için tek yetkili olarak temsilci olan müvekkilinin yaptığı çalışmaların karşılığını aldığını ve dairelere alıcılar bulduğunu, dairelerin alıcılara davalı ile mutabık kalınan satış listesi üzerinden satışı yapıldığını, sözleşme ile mutabık kalınan satış fiyatı listesi 2015 yılında yine mutabık kalınarak arttırıldığını, müvekkilinini ihtar tarihine kadar sözleşmeye uygun olarak çaba sarfedip edimlerini yerine getirmesine rağmen davalının edimlerini yerine getirmediğini, sözleşme gereği her satıştan sonra satış listesinde ortak belirlenen her bir daire için belirlenen satış bedelinin %5'inin müvekkiline ödenmesi gerektiğini ancak davalının müvekkilini sürekli olarak oyaladığını ve alacağını ödemediğini, ayrıca sözleşmeye aykırı olarak başka bir firma ile yazılı anlaşma yaptığını da öğrenmesi üzerine müvekkilinin Kartal ... Noterliği vasıtası ile 26/08/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname keşide ederek sözleşmeyi haklı nedenle tek taraflı olarak feshettiğini, davalının Kartal ... Noterliği vasıtası ile 01/09/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile müvekkiline cevabi ihtarname gönderdiğini belirterek alacağın teminat altına alınması açısından davalı şirkete ait İstanbul ... mh. ... ada ... parselde kayıtlı bağımsız bölümlerin tapu kaydına 3. Kişilere devrinin önlenmesi amacı ile ihtiyati tedbir konulmasına, fazlaya ilişkin hak saklı kalmak üzere davalının olay ve dava tarihinden itibaren işleye ek faizleri ile birlikte 20.000,00-TL ödemesine müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan ve ödenmeyen toplam 24 dairenin satış bedeli üzerinden %5 komisyon alacağını, ayrıca satış ofisi kurmak için sarf ettiği gider ve demirbaş bedellerinin tahsili ile müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; davaya konu edilen sözleşmenin tarihsiz bir sözleşme olduğunu, sözleşme metninde belirtilen 1 yıllık sürenin ne zaman başlayacağı hususunda sözleşmede bir hüküm bulunmadığını, anılan sözleşmenin müvekkilince imzalanmış olmasına rağmen pratikte hayatiyet kazanmadığını, sözleşmeyle kararlaştırılan hiçbir edimin davacı tarafça yerine getirilmediğini, davacı tarafın haksız kazanç peşinde olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İstinafa konu karar, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin tarihli 2022/493 Esas, 2024/283 Karar sayılı davanın kısmen kabulüne yönelik kararıdır. Davacı vekili, mahkemenin kısmen kabul kararının yerinde olmadığını, ıslah edilen miktarın esas alınarak karar verilmesi gerektiğini, Kdv oranının eksik belirlendiğini, davalının müvekkiline herhangi bir ödeme yapmadığını, ticari faize hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek istinaf talebinde bulunmuştur. Davalı ... A.Ş. Vekili, mahkeme kararının yerinde olmadığını, daha önce verilen davanın reddine yönelik kararın yerinde olduğunu, davacının aktif husumetinin bulunmadığını, sözleşmenin başlangıç tarihinin yanlış belirlendiğini, alınan bilirkişi raporunun yeterli olmadığını beyan ederek istinaf talebinde bulunmuştur.
GEREKÇE: Dava, simsarlık sözleşmesinden kaynaklanan komisyon alacağının tahsili davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, taraflar arasında simsarlık sözleşmesi kurulup kurulmadığı, davacının komisyon ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususundadır. Mahkemece verilen ilk ret kararının İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesinin 2020/776 Esas, 2022/654 Karar sayılı ilamı ile " ...Davalı tarafça imzalanan sözleşmede açıkça temsilcinin ... olduğu belirtildiğine göre sözleşmeyi ...'un davacıyı temsilen imzaladığını ve buna rıza gösterdiği anlaşılmaktadır. Ayrıca, ...'un davacıyı temsilen telefon aboneliği işlemleri yaptığına dair belgeler dosyada mevcuttur. Bunun yanı sıra davalı tarafça Gaziosmanpaşa ... Noterliği'nin 26/09/2014 tarih ve ... yevmiye nolu vekaletname ile İstanbul İli dahilindeki taşınmazların alım ve satımı konusunda ... ve ... vekil tayin edilmiştir. Bu halde, bila tarihli gayrimenkul satış temsilciliği ve komisyon sözleşmesinin ... tarafından davacıyı temsilen imzalandığının kabulü gerekir. Dava dışı ...'un bir süre davalı şirkette sigortalı çalışan gösterilmesi hususu ... ile davacı arasındaki temsil ilişkisinin ve sözleşmenin geçerliliğine etkisi bulunmamaktadır. Simsarlık sözleşmesinin asli unsuru taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanması veya kurulmasına aracılık edilmesinin üstlenilmesidir. Buna göre sözleşmenin imzalandığı tarih akdin esaslı unsuru olmayıp, sözleşmenin tarihine ilişkin uyuşmazlık mahkeme tarafından işin özelliğine bakarak karara bağlanabilecek niteliktedir. Davacı tarafça, dosyaya sözleşmenin uygulanmasını sağlama amacıyla yapılan bir takım işlemlere ilişkin belgeler sunulmuştur. Mahkemece bu belgeler de nazara alınarak sözleşme tarihi tespit edilmeli ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre uyuşmazlık çözüme kavuşturulmalıdır. Dosyada alınan bilirkişi raporları hüküm vermeye elverişli olmayıp, Mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak, davalının barter yoluyla verildiğini iddia ettiği ve davacının satışını yapmadığını iddia ettiği taşınmazların taraflar arasındaki sözleşme ekinde olan taşınmazlar arasında olup olmadığı ve sözleşme ile davacının münhasır yetkili kılındığı da nazara alınarak davacının satışına aracılık yaptığı taşınmazlar ile sözleşme dönemi içerisinde davacıdan bağımsız satışı yapılan taşınmazlar devir tarihleriyle birlikte tespit edilerek varsa davacının komisyon alacağı tespit olunarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir...." gerekçeleriyle kararın kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür. İlk derece mahkemesince, tarafların sunmuş oldukları deliller dosya arasına alınarak tarafların iddia ve savunmaları kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırıldığı görülmüştür. Kaldırma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda ilk derece mahkemesince " ....Mahkememizin 18/04/2019 tarihli ve 2015/943E., 2019/324K. sayılı kararı ile davacının davalı şirkete ait gayrimenkul satış faaliyetine aracılık ettiğini ve komisyona hak kazandığını ispat edemediği anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında Gayrimenkul Satış Temsilci Komisyon Sözleşmesi akdedildiği, anılan sözleşmenin başlangıç tarihi belli olmamasına rağmen ilk taşınmazın satış tarihinin 05.11.2014 olduğu anlaşılmış, davalı tarafından sözleşmenin bu tarihten önce yapıldığına ilişkin somut bir delil sunulmadığından akdedilen sözleşmenin başlangıç tarihi 05.11.2014 olarak kabul edilmiştir. Davacı tarafından Kartal ... Noterliği vasıtası ile 26/08/2015 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname keşide edilerek taraflar arasındaki sözleşmenin tek taraflı olarak feshedilmiştir. İstinaf tarafından davalının barter yoluyla verildiğini iddia ettiği ve davacının satışını yapmadığını iddia ettiği taşınmazların taraflar arasındaki sözleşme ekinde olan taşınmazlar arasında olup olmadığı ve sözleşme ile davacının münhasır yetkili kılındığı da nazara alınarak davacının satışına aracılık yaptığı taşınmazlar ile sözleşme dönemi içerisinde davacıdan bağımsız satışı yapılan taşınmazlar devir tarihleriyle birlikte tespit edilerek varsa davacının komisyon alacağı tespit olunarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle mahkememiz kararı kaldırılmıştır. Anılan ilam sonrasında yapılan yargılama ve toplanan deliller neticesinde, davacı her ne kadar simsarlık sözleşmesi gereğince münhasır satış yetkisine sahip olduğunu ve sözleşmenin yürürlükte kaldığı dönem boyunca gerçekleşen tüm satışlardan komisyon alması gerektiğini belirtse de davalının sözleşme konusu hizmeti almadığı savunması mevcuttur. Bu durumda, davacının taraflar arasında satışına aracılık edileceği konusunda mutabık kalınan taşınmazların satışını gerçekleştirdiğini ve sözleşme kapsamındaki edimini yerine getirdiğini ispatlaması gerekmektedir. Buna karşılık, davacının sözleşme ekinde yer alan tüm taşınmazların satışına aracılık ettiğini ispatlayamadığı anlaşılmaktadır. Mahkememizce 24.03.2023 tarihli bilirkişi kök ve 25/08/2023 tarihli bilirkişi ek raporları hükme elverişli kabul edilmiş; davacının sözleşmenin yürürlükte kaldığı dönemde satışına aracılık yaptığını ortaya koyduğu taşınmazlar yönünden hesaplanan 220.965,00-'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak (20.000,00-₺'nin dava tarihinden, 200.965,00-₺'nin 20/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte) davacıya verilmesine..." karar verildiği görülmüştür. İncelenen dosyada, bila tarihli gayrimenkul satış temsilciliği ve komisyon sözleşmesinin tarafları müşteri olarak Davalı ... Ltd. Şti ile temsilci olarak davacı ... İnşaat-... olarak gösterildiği ancak bu sözleşmenin ... tarafından imzalanmadığı ve temsilci kısmındaki imzanın dava dışı ...'a ait olduğu taraflar arasında ihtilaf konusu olmadığı ve sözleşmenin süresi ise 1 yıl olarak belirlendiği görülmüştür. TBK'nın 1/1. maddesinde, sözleşmenin, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulacağı, 2. maddesinde ise taraflar sözleşmenin esaslı noktalarında uyuşmuşlarsa, ikinci derecedeki noktalar üzerinde durulmamış olsa bile, sözleşmenin kurulmuş sayılacağı düzenlenmiştir. TBK'nın 40/1. maddesine göre, yetkili bir temsilci tarafından bir başkası adına ve hesabına yapılan hukuki işlemin sonuçları, doğrudan doğruya temsil olunanı bağlar. TBK'nın 46/1. maddesine göre de, yetkisiz temsilcinin yaptığı bir hukuki işlem ise onadığı takdirde temsil olunanı bağlar. Dolayısıyla mahkemece kaldırma kararı doğrultusunda alınan bilirkişi rapor içeriğinde davacı tarafın komisyonculuk sözleşmesine dayanarak hak ettiği ücreti belirlenmiştir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, ayrıca alınan bilirkişi raporlarının taraf, mahkeme ve istinaf kanun yolu denetimine olanak sağlayacak şekilde düzenlenip hükme esas alınmaya yeterli olduğu, mahkemece verilen kararın yerinde bulunduğu anlaşılmakla davacının ve davalının tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan tüm bu nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm tesisi usul ve yasalara uygun görülmüştür.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Dairemiz ilk derece mahkemesi kararını hem maddi olay hem de hukuka uygunluk bakımından incelemeye tabii tutarak yapmış olduğu istinaf incelemesinde; İstinafa konu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b maddesi gereğince davacının ve davalının istinaf kanun yolu başvurularının ESASTAN REDDİNE, İstinaf başvurusu için davacı tarafından yatırılan peşin harcın mahsubuyla bakiye 187,80 TL harcın hazine adına davacıdan tahsiline, İstinaf başvurusu için davalı tarafından yatırılan peşin harcın mahsubuyla bakiye 11.320,58 TL harcın hazine adına davalıdan tahsiline, Davanın ve dosya üzerinde yapılan yargılamanın niteliği ve avukatlık asgari ücret tarifesi göz önünde bulundurularak aleyhine istinaf kanun yoluna başvurulan için vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan yargılama giderlerinin kanun yoluna başvuranlar üzerinde bırakılmasına, artan kısmın talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine, Dair; dosya üzerinde, tarafların ve vekillerin yokluğunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi. 17/02/2025