İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/2588 K.2025/1258

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2588 📋 K. 2025/1258 📅 13.05.2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/2588
KARAR NO: 2025/1258
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/02/2024
NUMARASI: 2024/127 E - 2024/138 K
DAVANIN KONUSU: Tazminat
KARAR TARİHİ: 13/05/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin aracılar vasıtasıyla tanıştığı ... adlı kişinin Edirne ve İstanbul'daki iki adet gayrimenkulünü satın almak için talip olduğunu," satıcının" gayrimenkullerin satışını çocuklarının duymasını istemediği için şimdilik satışını yapamayacağını, İsviçre hükü- metine olan çok acil vergi borçlarını ödemesi gerektiğini, bu nedenle paraya ihtiyacı olduğunu ,gayrimenkul- lerine biçtiği 433.000,00TL kadar senet vereceğini ve 6 aylık süre için tapulara haciz konmasına muvafakat edeceğini, 6. ayın sonunda gayrimenkulün satış işlemini yapabileceğini" belirttiğini, müvekkilinin -Noter'in kimlik tespiti yapacağını düşünerek- bu kişiden noterden imza sirküleri getirmesini istediğini, belirtilen kişi Edremit ... Noteri'nden imza sirküleri alıp getirmiş ise de, davalı noterin nüfus cüzdanını ibraz eden kişinin, nüfus cüzdanında yer alan fotoğraftaki gerçek ... olmadığını fark etmediğini, meçhul kişinin ... olduğunu resmileştirdiğini ve müvekkilinin bu kişiye güven duymasına yol açtığını, Meçhul kişinin imzaladığı senetlere dayanılarak İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas nolu icra takibi başlatıldığını, ancak İcra Müdürlüğü'nde de kimlik tespitinde hatalı işlem yapıldığını UYAP ve Mernis sistemlerinde görünen nüfus cüzdanının "veriliş tarihi" 20.10.2011 ve nüfus cüzdanı seri nosuna bakmadan, teknoloji ve gelişmiş sistem ile güvenli işlem yapması beklenirken geçersiz ve iptal edilmiş nüfus cüzdanı ile işlem yaptığını, ayrıca nüfus cüzdanındaki fotoğraf ile meçhul kişiyi karşılaştırmadığını, sahte bir kişinin imzasını kabul ederek icrai işlemleri gerçekleştirdiğini,Davalı bankanın da ; 25.10.2011 tarihinde ,gerçek ... tarafından yenisi çıka- rıldığı için geçersiz ve iptal olmuş nüfus cüzdanı ile Güngören Şubesi'nde ... nolu hesabın açılması işlemini gerçekleştirdiğini, müvekkilinin bu meçhul kişiye para göndermesine,neticede dolandırılmasına sebep olduğunu, Davalıların güvenilir kurumlar olmalarına rağmen ihmalleri nedeniyle meydana gelen zararın giderilmesi için önce davalılardan ...bank A.Ş. Genel Müdürlüğü'ne Beyoğlu ...Noterliği 14.03.2012 tarihli ... yevmiye nolu ihtarname keşide edilerek zararın ödenmesinin talep edildiğini, ancak olumlu cevap alınamadığını, İstanbul 14.Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava açıldığını, yapılan yargılamada dosyada 3 kök ve 3 ek rapor alındığını, müvekkilinin yaptığı işlemlerdeki kontrolsüz süreci nedeniyle % 60 müterafık kusurlu bulunduğunu, davalı bankanın kayıp kimlik ile işlem yaptığı, yenileme nüfus cüzdanını araştırması gerektiği ve fotoğraf kayıtlarının da kimlikte incelenmesi gerektiği belirtilerek %20, davalı noterin kayıp nüfus cüzdanı ile yapılan işlemde bu hususu dikkate almadığı, fotoğraf incelemesi yapmadığı, dikkat ve özen gösterilseydi imza beyannamesi işlemi yapılamayacağı gerekçesiyle % 10, Adalet Bakanlığı'nın ise icra takibinde borçlu beyanı alınırken icra takibinde kimlik kontrolü yapılmadığı, kimlik sureti alınmadığı için %10 oranında kusurlu bulunduğunu, mahkemece bu raporın hükme esas alındığını ve neticede davanın kısmen kabulü ile " 43.350,00-TL'nin davalı ...den; 43.350,00-TL'nin davalı Adalet Bakanlığın'dan ve 86.700,00-TL'nin davalı ... bank A.Ş'den tahsili ile davacıya verilmesine, alacağa 25.10.2011 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verildiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi'nin yerel mahkeme kararını, hükme dayanak bilirkişi raporundaki kusur tespiti açısından değerlendirmelerin yerinde olduğunu, ayrıca " davalı Noter'in, Noterlik Kanunu 162.madde gereği kusursuz sorumlu olduğu, davalı bankanın yine bankalara güven ilkesi gereği ağırlaştırılmış ölçüde ve adam çalıştıran açısından kusursuz sorumlu olduğu, ayrıca Adalet Bakan- lığı'nın, icra müdürlüğündeki takipte sürelerden feragat ederek taşınmaza haciz koyduran borçlu olduğunu belir- ten kişinin kimlik kontrolünü yapmadığı ve takip dosyasına kimlik sureti almadığı için İİK 5.madde gereği çalışan- ların zararından sorumlu olduğu" gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya uygun olan hükmü 08.07.2021 tarihinde onadığını, Ancak müvekkilinin dava konusu olay nedeniyle ilk kararda hüküm altına alınan zarar kaleminden başka enflasyon ve faiz oranı, artan döviz kurlarındaki artıştan vs kaynaklanan munzam zararının doğduğunu ve bu munzam zararın da karşılanmasının gerektiğini beyanla; fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL munzam zararın ana davada kesinleşen kusurları oranında olmak üzere 12.500,00 TL'sinin davalı Adalet Bakanlığı'ndan, 12.500,00 TL'sinin davalı ...'den, 25.000,00 TL'sinin ise davalı ...bank A.Ş.'den yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmemiş olup İlk Derece Mahkemesi'nce: ten- siben ;" HSK 1. Dairesi'nin 25.11.2021 tarih ve 1232 sayılı kararı gereğince banka ve finans uyuşmazlıkla- rından kaynaklanan uyuşmazlıklarda İstanbul 6,7,8 ve 9 nolu Ticaret Mahkemeleri'nin görevli olduğu" gerekçesi ile "Dosyanın niteliği itibari ile İstanbul 6,7,8 ve 9 nolu Ticaret Mahkemeleri'nden birine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi bürosuna gönderilmesine" karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu: Hüküm davalı ... bank vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde;somut olayda davacının olağan dışı bir yöntem ile sahte evraklar ile işlem yapan bir kişiden taşınmaz satın almak isterken dolandırıldığını, dava konusu uyuşmazlığın bankacılık işleminden değil, bankacılık dışı dolandırıcılık işleminden doğduğunu, ilk derece mahkemesinin gerekçesinde alıntı yaptığı İstanbul BAM 12. HD'nin 2023/1307 E., 2023/1059 K. nolu ilamına konu uyuşmazlığın kredi ilişkisinden kaynaklandığını, somut olay yönünden emsal teşkil etmeyeceğini beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Somut olayda, davacı tapulu taşınmazın harici/sözlü satışı kapsamında kendisini ... olarak kendini tanıtan ve imza sirküleri sunan kişiye satış bedeli ödemiş, neticede satışa esas teşkil eden belgenin sahteliğinin anlaşılması karşısında, kayıp kimlikle imza beyannamesi çıkaran noterden, yine kayıp kimlikle banka hesabı açan ve gönderilen havaleleri ödeyen bankadan,dava dışı ... imzası ile verilen senetlerin tahsili için yapılan icra takibinde,borçlu olduğunu belirten kişinin sürelerden feragat ederek taşınmaz üzerine koydurduğu haciz sırasında kimliğin örneğini dosyaya almayan ve kimlik kontrolu yapmayan icra müdürüne izafeten Adalet Bakanlığı'ndan satış bedelinin tazmini için İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2015/917 E sayılı davayı açmıştır.İstanbul 14. Asliye Ticaret mahkemesi'nce yapılan yargılama sonunda 2015/917 E., 2020/66 K. Nolu 28.01. 2020 tarihli ilam ile ; "davacının toplam zararın 433.500,00-TL olduğunun kabulü ile davacının dava dilekçesindeki talebi ile bağlı kalınarak tarafların kusur oranları ve zarar tarihi 25.10.2011 tarihi olduğu gerekçesiyle ;"Davanın KISMEN KABULÜ ile;43.350,00-TL'nin davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine,alacağa 25.10.2011 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 43.350,00 TL'nin davalı Adalet Bakanlığın'dan tahsili ile davacıya verilmesine, alacağa 25/10/2011 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,86.700,00 TL'nin davalı ... bank A.Ş'den tahsili ile davacıya verilmesine, alacağa 25/10/2011 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya dair istemin reddine" karar verilmiştir. Söz konusu kararın taraflarca istinafı üzerine dairemizce yapılan inceleme sonucu tesis edilen 2020/774 E., 2021/2078 K. Nolu 08.07.2021 tarihli ilam ile; ilk derece kararı yerinde bulunarak tarafların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md. gereğince reddine,Dairemizin kararı hakkında yapılan temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 11. HD'nce yapılan inceleme sonucu tesis edilen 2021/8605 E- 2023/3541 K. Nolu 07.06.2023 tarihli ilamda ; "Uyuşmazlık, sahte nüfus cüzdanına dayalı olarak davalı noterin imza sirküleri düzenlemesi, davalı bankanın hesap açması ve havalenin tahsili, davalı bakanlığın ise 2004 sayılı Kanun'un 5. maddesi uya- rınca sorumluluğu kapsamında davacının uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir." şeklinde niteleme yapıldıktan sonra, neticeten; "A. Davalılar T.C. Adalet Bakanlığı ve ... Temyizi Yönünden; Davalılar T.C.Adalet Bakanlığı ve ... vekillerinin temyiz dilekçelerinin miktar yönünden reddine, B. Davalı ... bank A.Ş. Temyizi Yönünden; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA " karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir. Eldeki dava ile, önceki davada karşılanmayan munzam zarar talep edilmektedir. Mahkemece "uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklandığı" belirtilerek dosyanın bankacılık işlemi hakkında görevli Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmiştir. 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun "Hukuk Mahkemelerinin Kuruluşu" başlıklı 5. maddesinin 17.4.2013 tarihli ve 6460 sayılı Kanunun 10. maddesiyle değişik beşinci fıkrasında; "İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde hukuk mahkemelerinin birden fazla dairesi oluşturulabilir. Bu daireler numaralandırılır.Özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde,ihtisaslaşmanın sağlan- ması amacıyla,gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak, daireler arasındaki iş dağılımı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenebilir.Bu kararlar Resmî Gazetede yayımlanır.Daireler, tevzi edilen dava- lara bakmak zorundadır." Görüldüğü üzere, bu fıkra hükmünde de, açıkça, bir yerdeki birden çok aynı tür mahkeme arasındaki "iş dağılımı"ndan bahsedilmiş; iş dağılımını belirleme yetkisi Hâkimler ve Savcılar Kuruluna verilmiş ve dairelerin, belirlenen iş dağılımına göre tevzi edilen davalara bakmak zorunda oldukları hükme bağlanmıştır. Somut olayda devir kararı veren mahkeme ile devredilen mahkemeler arasındaki ilişki "görev" ilişkisi değil " işbölümüne ilişkin olup verilen devir kararı da görevsizlik kararı niteliğinde değildir. (İstanbul BAM 6. HD'nin 2019/349 E., 2020/121 K. 06.02.2020 tarihli ilamı) Davalı tarafça istinafa getirilen karar HMK 341 maddesinde belirtilen nihai kararlardan veya ihtiyati tedbir/ihtiyati hacze ilişkin olarak verilen vs. kararlardan olmadığından istinaf dilekçesinin HMK 341, 346, 355/1- ç md. gereğince reddi gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalı ... bank AŞ'nin istinaf dilekçesinin HMK 341 ve 346 ve 355/1-ç maddeleri uyarınca reddine, Peşin yatırılan istinaf karar ve ilam harcının yatıran tarafa ilk derece mahkemesince iadesine,İstinaf masrafının istinaf eden davalılar üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.13/05/2025