İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/410 K.2025/3159
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/410
KARAR NO : 2025/3159
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/11/2024
NUMARASI : 2023/915 E - 2024/1176 K
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 09/12/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; borçluya ait mahalde müvekkili kurum kaçak ekipleri tarafından yapılan kontrolde kaçak elektrik kullanıldığı tespit edilen borçlu davalı aleyhine H/624928 seri nolu kaçak zabtı tanzim ettiğini, kaçak elektrik zaptı ve faturada yer alan alacağa istinaden borçlu aleyhine Bakırköy 7. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafından icra takibine itiraz edildiğini ve neticede icra takibi durdurulduğunu beyan ederek itirazın iptali ile takibin devamını, icra takiplerinde yazılı asıl ve feri alacaklarının davalı yandan tahsilini, davalı yanın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ; müvekkilinin bahse konu adreste herhangi bir aboneliği bulunmadığını, müvekkilinin söz konusu adreste ikamet etmediğini, müvekkilini söz konusu ceza ile ilişkilendirilebilecek tek hususun söz konusu binada 19/10/2021 tapu tescil tarihli 15 adet bağımsız bölümünün olması olduğunu, ancak taraflarınca yaklaşık 1,5 yıl önce gayrimenkullerini satıldığını, ceza tutanağına konu binayla müvekkilinin herhangi bir ilişiği kalmadığını, tutanak tarihinin 23/06/2023 olduğunu, davacı tarafın ufak çaplı bir araştırma yaptığı takdirde müvekkilinin söz konusu bina ile bir ilişkisinin bulunmadığının ortaya çıkacağını, dosya kapsamında müvekkilinin cezanın kesildiği adreste oturduğuna ya da söz konusu adres ile ilişkilendirilecek herhangi bilgi ve belgenin mevcut olmadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddini, açılan dava kötü niyetle açıldığından davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, istemiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı kurum tarafından düzenlenen tutanakların tek başına davalının kaçak elektrik kullanımını ispata yeterli bir belge niteliğinde kabul edilemeyeceği, davanın ispat edilemediği gerekçesiyle REDDİNE karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı,davacı vekili istinaf etmiştir.Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde;"Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/915 esas sayılı dosyasında mahkeme tarafından keşif incelemesi yapılmaması sebebiyle 17.06.2024 tarihinde davacı müvekkil kurum ekiplerince kaçak tutanağın düzenlediği adres kontrol edilmiştir. Yapılan kontrollerde 30 dairelik binanın tamamı sayaçsız direkt bağlı olarak enerji kullanıldığı tespit edilmiştir. Yapılan incelemelerde binanın sorumlusu ... olduğu tespit edilmiştir. Dava konusu bina şantiye sorumlusu olan ... tarafından bağımsız bölümlere elektrik enerjisi verdiği tespit edilerek dava konusu kaçak tespit tutanağı tanzim edilmiştir. ... "real34 Gayrimenkul" isimli bir firmanın yetkilisi ve sahibi olup "gayrimenkul inşaat sektörü" ile ilgilendiği görülmekte olup işbu husus dava boyunca ifade ettiğimiz; davalının şantiye sorumlusu olduğu yönündeki iddialarımızı ispat eden hususlardandır. ancak yerel mahkeme bu doğrultudaki taleplerimizi dikkate alıp gerekli ilgili bilgi ve belgeleri temin etmeksizin (örneğin; esnaf bilgileri, emniyet araştırması vergi kayıtları ve dökümü vs.) bilirkişi raporu tamamen lehimize olmasına rağmen davamızı tümden reddetmiştir. Ayrıca davalının talep etmiş olduğu bilgi ve belgeler ise temin edilerek toplanmış ve netice itibariyle aleyhimize hüküm tesis edilmiştir... İlgili şantiyede sayaçların muayene edilmesi sürecine kadar sorumluluk şantiye sahibine ait olup muayene süreci öncesindeki tüketimlerden de şantiyenin yetkilisi ... sorumlu olduğundan Yerel Mahkeme kararını istinaf etme zarureti hasıl olmuştur. Zira kaçak elektrik tüketimi de davalı ...'nin dava konusu mahallin şantiye sorumlusu olduğu döneme ait olarak tutulmuştur. dava konusu taşınmaz 09/11/2016 tarihinde ...bankasından satın alınmış ardından 19/10/2021 tarihinde ... tarafından satın alınmıştır. Dolayısıyla kaçak zaptın tutulduğu tarih ve faturanın tahakkunda esas alınan süre itibariyle inşaatın yapım süreci, yetki ve sorumluluğundan ... de olduğu aşikardır. Yerel mahkeme gerekçesinde yargılama sırasında davalının aboneliğinin mevcut olduğunu ileri sürdüğümüzü bu hususta dosyaya herhangi bir bilgi ya da belge ibraz edilmediğine yer vermiştir. Ancak dava dilekçemizde ve ekinde yer verilen H/624928 seri nolu kaçak zapt tutanağından da anlaşılacağı üzere söz konusu kaçak elektrik sözleşmesiz- sayaçsız direkt bağlı olarak gerçekleşmiştir. Söz konusu bina şantiye halinde iken dava konusu kaçak zapt tutanağı tutulmuş olup müvekkil kurum tarafından yapılan incelemeler ile söz konusu şantiyenin fiilen sorumlusu ... olduğundan kaçak zapt tutanağı da onun adına düzenlenmiştir. Mevzuat hükümleri gereği dava konusu kaçak elektrik kullanım tespiti ve tahakkuku hukuka uygundur. Zira dosya içinde alınan bilirkişi raporunda da kaçak elektrik kullanıldığı tespit edilmiş olup kurum tarafından tahakkuk ettirilen faturalarında hukuka uygun olduğu tespit edilmiş ve söz konusu dosyada temin edilen bilirkişi raporunda da müvekkil kurumun haklı olduğuna kanaat getirilerek lehimize rapor sunulmuştur. Davalı yan tarafından sunulan cevap dilekçesinde beyan edilen devir sözleşmesi her zaman düzenlenebilir nitelikte adi yazılı bir belge olduğundan tek başına davalının iddiasını ispatlamaya yeter değildir. Kaldı ki davalı yan iddiasını ispatlar nitelikte bir devir sözleşmesi sunmamamış sadece iddia etmiştir. bu sebeple de söz konusu iddialarını ispatlayamamıştır. Davalı yan tarafından gerçekten bir devir işlemi gerçekleştirilmişse dahi TBK'nın 202. Maddesi uyarınca ticari işletmelerin devri halinde, devreden şahsın devralanla birlikte iki yıl boyunca müteselsil sorumluluğu devam etmektedir. Dolayısıyla davalının devir sözleşmesine istinaden borcu bulunmadığını ileri sürmesi hukuki dayanaktan yoksundur.Davaya konu kaçak elektrik tahakkukları emsal yargıtay kararları gereği aksi ispat edilinceye kadar kesin delil hükmündedir. Davalı kaçak zaptın tutulduğu mahalde bulunan şantiyenin şefi ve yetkilisi olup davalının düzenlenen tutanaklar hakkındaki sorumluluğu noktasında hiçbir beis yoktur.Yerel mahkeme gerekçeli kararında davanın reddine ilişkin esas aldığı belgeler İGDAŞ, İSKİ ve Esenyurt Belediyesi tarafından gönderilen bilgi ve belgelerdir. Ancak davaya konu iddia haksız fiil niteliğindeki sözleşmesiz- sayaçsız kaçak elektrik kullanımı olup dava konusu adreste abonesiz olarak gerçekleştirilen bir kaçak elektrik kullanımı söz konusudur. Dolayısıyla iski ve igdaştan abonelik kaydının celp edilerek dava konusu iddialarımızı ispat edemediğimize ilişkin gerekçe haksız olup ayrıca davalı tarafında cevap dilekçesinin deliller kısmında ileri sürmediği deliller dikkate alınarak davamızın reddine karar verilmiş olması haksız ve hukuka aykırıdır." şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava , itirazın iptali talebine ilişkindir.Davanın dayanağı olan Bakırköy 7. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında ; ... numaralı sözleşmeye dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibinde davalı-borçlunun itirazı üzerine ilamsız takip durmuştur.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; Pirireis Mah. 2279 Sok. ...Apartmanı Esenyurt / İstanbul adresindeki binada , ... görevlilerince düzenlenen 17.06.2023 tarihli H/624928 seri nolu Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanımı Tespit Tutanağına göre ; sözleşmesiz- sayaçsız Kaçak Elektrik kullanımı yapıldığıbina görevlisinden alınan bilgiye göre tanzim edildiği ,130 daire bulunduğu) tesbitinin yazıldığı , kaçak tahakuku ile 20.06.2023 tarihliDA12023000066549 Seri No’lu Fatura düzenlendiği anlaşılmaktadır.Tutanak altında davalının imzadan imtina ettiğinin belirtildiği görülmüş ise de ,tutanağın bina görevlisinin beyanına göre doldurulduğunun tutanağa yazıldığı görülmüştür.
Dosyaya celp edilen tapu kayıtlarına göre ; davalı ...'nin İstanbul ili, Esenyurt ilçesi, Kıraç Mah... ada, 5 parsel, 1. Blok, 3. Kat 14-15-16 bağımsız bölüm nolu; 4. Kat 17-18-19-20 bağımsız bölüm nolu; 5. Kat 21-22-23-24 bağımsız bölüm nolu; 6. Kat 25-26-27-28 bağımsız bölüm nolu taşınmazların önceki maliklerinden olduğu, ilgili taşınmazları 19/10/2021 tarihi itibariyle dava dışı 3. kişilere devrettiği anlaşılmaktadır.Yine dosya içinde bulunan ve Esenyurt Belediyesi'ne ait kayıtlara göre; İstanbul ili, Esenyurt ilçesi, Kıraç Mah... ada, 5 parsel sayılı taşınmazdaki inşaatın dava dışı ... İnş. Ltd. Şti. tarafından yapıldığı, yetkilisinin ... olduğu, mahkemece dosyaya celp edilen İSKİ ve İGDAŞ kayıtlarında; ilgili dairelerde abonelik sözleşmelerinin 2022 yılından itibaren başladığı, dava dışı kişiler tarafından taşınmazlarda abonelik sözleşmesinin yapıldığı görülmektedir.Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi raporunda, mevcut tutanak kapsamına göre ,mevzuat uyarınca tutanakta yazılı kullanım şeklinin kaçak kullanım olduğu belirtilerek,borç hesaplaması yapıldığı görülmektedir.Davaya konu tutanağın, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. ( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 21.10.2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.)Somut olayda, davalının tutanak tutulan adreste aboneliğinin bulunmadığı ,mevcut delil durumuna göre davalı tarafından fiilen kaçak elektrik kullanıldığına ilişkin delil bulunmadığı ,bu durumda ; abone olmayan ve fiilen kaçak elektrik kullandığı da ispatlanamayan davalının sözkonusu borçtan sorumlu tutulması mümkün olmayacaktır.Böylece ,mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığındanİstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 09/12/2025