İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2022/3766 K.2024/3874

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 📁 E. 2022/3766 📋 K. 2024/3874 📅 31.10.2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/3766
KARAR NO: 2024/3874
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/10/2022
NUMARASI: 2021/371 Esas - 2022/878 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/10/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı şirketin dava dışı ... ile Gayrimenkul satış vaadi ve inşaat sözleşmesi imzaladığını ve bu sözleşme ile Üsküdar ilçesi, ... mah. ... sokağı, ... mevkiinde ... pafta, ... parselde inşaat yaptığını, sözleşme konusu gayrimenkulün müvekkili şirkete ait, Üsküdar ilçesi, ... pafta ... ada, .... parselde kayıtlı gayrimenkul ile komşu taşınmazlar olmakla söz konusu inşaatın sınır duvarlarının inşa edilmesi sırasında davalı tarafın, müvekkili şirkete ait arsa üzerine hafriyat ve toprak dökümü yaptığını, müvekkil şirket ile davalı arasında söz konusu inşaattaki faaliyetlerden ötürü ortaya çıkacak hafriyatın kendi arsasına boşaltılması konusunda izin yahut icazet verildiğine dair herhangi bir anlaşma bulunmadığını, davalı yana Kadıköy Noterliğinden ihtarname gönderilerek hafriyat ve toprağın kaldırılmasının talep edildiğini ancak davalının haksız fiilini sonlandırmaya yanaşmadığını, İstanbul Anadolu 11. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/62 D. İş sayılı dosyasıyla delil tespiti yaptırdıklarını, huzurdaki davada taraflar tacir olsa da davaya konu haksız fiilin müvekkili şirketin ticari işletmesini değil, mülkiyet hakkını ilgilendirdiğini bu sebeple Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu beyanla davalının haksız eyleminden doğan zarar sebebiyle müvekkili şirkete ait arsanın eski hale getirilmesi için yapılacak masraflar ve yine davalının aynı haksız eylemi sonucu meydana gelen müvekkili şirketin zararının tazmini için şimdilik 10.000,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş olup talep artırım dilekçesi ile maddi tazminat talebini 27.328,91 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacının iddialarının asılsız olduğunu, davalı müvekkilinin, ... projesini mayıs 2014 yılında tamamladığını ve teslimlere başladığını, sınır duvarının inşa tarihinin ise Nisan 2014 olduğunu, davacının yaptırmış olduğu tespit tarihinin ise Mayıs 2014 olduğunu ve BK m.72 gereğince 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının tespit isteminde bulunduğu da gözönüne alındığında 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanamayacağını davanın dinlenemez hale geldiğini ve usulden reddinin gerektiğini, davacıya ait gayrimenkulün, müvekkilinin proje inşaatını gerçekleştirmiş olduğu ... ada ... parsele komşu taşınmaz niteliğini haiz olmadığını, iki parsel arasından Üsküdar belediyesine ait yolun geçtiğini, davalının yol olarak ayrılan kısımla ilgili dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacının iddialarının aksine ... ada ... parsel üzerinde mevcut gecekondu ve hafriyatın inşaat esnasında projenin gerçekleştiği alana taşma yaptığını, arsanın müvekkiline gecekondu ve hafriyat taşmaları ile teslim edildiğini gösterir işyeri teslim tutanağını dilekçe ekinde olduğunu, dolayısıyla davacının iddia ettiği hafriyat ve toprağın kendi arazisinde mevcut gecekonduların yıkımından oluşan hafriyat olduğunu, müvekkilinin gerçekleştirdiği proje alanından çıkan hafriyatın toprağının ise Belediyeden gerekli izin ve belgeler alınarak gösterilen yerlere taşındığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "...Tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; açılan davanın davacının maliki olduğu, Üsküdar ilçesi ... Mahallesi ... ada ... parseldeki taşınmazına, davalı şirketin davacı şirketin komşu parseli olan ... ada ... parsel üzerinde inşaat yaparken hasıl olan harfiyatı dökerek zarar verdiğinden bahisle eski hale getirme masrafları ve zararın tazmini talepli haksız fiilden kaynaklı alacak davası olduğu, davalı şirketin dava dışı ... ile Bakırköy ... Noterliğinin 11/11/2009 tarihli ... yevmiye numaralı Düzenleme Suretiyle Gayrımenkul Satış Vaadi ve İnşaat Sözleşmesi ile davalı şirketin sözleşmede tanımlanan ... ada ... parsel üzerinde inşaat yapmaya başladığı, inşaat yapılır iken davacının parseli olan ... ada ... parselin üstüne bir kısım harfiyat-toprak dökümünün yapıldığından bahisle davacı tarafından dökülen toprağın kaldırılmasının dava öncesi keşide edilen Kadıköy ... Noterliğinin 07/05/2014 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirketten talep edildiği, akabinde İstanbul Anadolu 11. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/62 D.İŞ sayılı dosyasıyla tesbit yapıldığı, 17/12/2014 tarihli tesbit bilirkişi ek raporunda davaya konu edilen parsele 504,44-m2 harfiyat-toprak yığıldığının ve yığılı toprağın kaldırılması için 25.000,00-TL masraf gerektiğinin belirlendiği, mahkememizce de dosyada keşfen bilirkişilere inceleme yaptırıldığı, 09/10/2017 tarihli fen bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaz olan ... ada ... parseli de içeren ve bu parselin ifraz/tevhidiyle oluşan ... ada ... parselin topoğrafik yapısında araziye temel kazısı yapılması sebebiyle gözle görülür değişim olduğu, bu sebeple sahada zemin ölçüsü, yüzölçümü ve kübaj hesabının yapılmasının gerekli olmadığının rapor edildiği, bunun üzerine mahkememizce ön rapordaki eksiklikler tamamlanmakla ek rapor alındığı, 26/06/2019 tarihli fen bilirkişi ek raporunda özetle ön raporla celbi istenen gerekli dökümünlarının incelenmesinin ardından 06/10/2017 tarihinde keşif mahaline yeniden gidilip tespit yapılarak dava konusu taşınmaz olan ... ada ... parseli de içeren bu parselin ifraz/tevhidiyle oluşan ... ada ... parselin topografik yapısında araziye temel kazısı yapılması suretiyle 1.keşif tarihine göre gözle görülür değişim olduğu tespit edildiğinden sahadaki delil olan hafriyat atığının kaldırılmış olması, sahada topografik yapının değiştirilmesi yoluyla deliller yok edildiğinden herhangi bir karşılaştırıcı zarar ve tazmin hesabına altlık olacak hafriyat/kübaj hesabının yapılmasının mümkün olmadığının belirtildiği, dava konusu olan zararın belirlenebilmesi için dosya kapsamındaki tek delilin değişik iş tesbit ek raporu olduğu, zira hem davalı hem de davacı parselinde zarardan sonra hızlı bir şekilde yapılaşma olduğu, ve keşfen yapılan incelemede de görüldüğü üzere , davaya konu harfiyatın kaldırılıp her iki parsel için de temel atıldığı ve hali hazırda yapılaşmanın bittiği, mahkememizce de bu durum göz önüne alınmakla eldeki tek veri olan değişik iş tesbit ek raporu doğrultusunda hazırlanan 13/05/2022 tarihli bilirkişi raporunun gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun olmakla hükme esas alındığı, bu durumda 17/12/2014 tarihli değişik iş tesbit ek raporunda bildirilen metraj ve hesaplamanın kadri maruf olduğu, yurt içi üretici fiyat endeksi baz alınmakla dava tarihi itibari ile bedel güncellendiğinde davacının eski hale getirme bedelinin 27.328,91 TL olacağı mahkememizce değerlendirilmiş, davacının dava dilekçesi ile faiz talep etmediği, bedel artırım dilekçesinde ise avans faizi talep ettiği, bedel artırımının belirsiz alacak davasına özgü bir usuli işlem olup ıslah olmadığı, davacının bedel artırım dilekçesi ile başlangıçta hiç talep etmediği faizi talep edemeyeceği mahkememizce değerlendirilmiş Açılan davanın KABULÜ ile, 27.328,91 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Cevap dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla,yerel mahkemenin davaya konu vakıa ve delilleri bütün olarak değerlendirmeksizin hüküm kurduğunu, hükmünü usule uygun gerekçelendirmediğini,davacının iddia ettiği hafriyat ve toprağın kendi arazisinde mevcut gecekonduların yıkımından oluşan hafriyat olduğunu, zaman aşımı itirazının değerlendirilmediğini, değişik iş dosyasından alınan rapor yaklaşık bir hesap olup denetlenebilirliği ve hükme esas alınabilirliğinin tartışmalı olduğunu, davacının zararını ispat edemediğini, eldeki davada tazminat koşullarının oluşmadığını beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Haksız fiil neticesinde meydana gelen maddi zararın tazmini talebidir. İlk Derece Mahkemesi hükmünde, tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğinin, kurulan hükmün hangi sebeplere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun aradığı şartlara uygun şekilde ayrıntılı olarak açıklandığı,Bölge Adliye Mahkemesi ile Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi sebeple o içerik ve kapsamda verildiğini detaylarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöne değinen istinaf başvurusu yerinde değildir. 6098 sayılı TBK md. 72'ye göre; Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Dosya kapsamından davacının zararı ve failini, en geç değişik iş tespit raporunun sunulduğu 17/12/2014 tarihinde öğrendiği , davanın açıldığı tarihin ise 18/7/2016 olduğu, bu haliyle davanın süresinde açıldığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöne değinen istinaf istemi yerinde değildir.TBK.m.49 gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Madde 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur.Yine ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Dosyada mevcut delil durumuna göre, ispat yükü kendisine düşen davacının haksız fiil iddiasını ispat ettiği, davalı tarafın kusurlu eylemiyle zarara sebebiyet verdiği,İlk Derece Mahkemesince yaptırılan inceleme sonucunda düzenlenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu ve dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüştüğü, alanında uzman bilirkişi raporunda belirtilen tespitlerin hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmadığı ve dava konusu olayda tazminat şartlarının oluştuğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/371 Esas 2022/878 Karar sayılı 27/10/2022 günlü kararına yönelik davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.866,83 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 466,71‬ TL'nin mahsubuyla bakiye 1.400,12‬ TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 31/10/2024