İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2024/1894 K.2024/1877
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1894
KARAR NO: 2024/1877
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/09/2024
NUMARASI: 2024/413 Esas (D.İş) - 2024/424 Karar
DAVA: İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/12/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyat tedbir talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: İhtiyat tedbir talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; Davalı şirket adına kayıtlı İzmir İli Selçuk İlçesi ... mh ... ada ... parselde kayıtlı 141.284,24 mt2 1531 adet ağacı muhtevi müfrez incir bahçesi vasfında taşınmaz bulunmaktadır. Müvekkil ... 'da davalı ... A.Ş hissedarıdır. Müvekkil ...'in şifahen aldığı bilgiye göre , şirket yetkilisi olduğunu beyan eden bir kişi Selçuk Belediyesine giderek dava konusu taşınmaz hakkında bilgi almış olup müvekkil ... de dava konusu satışı yapılacağı hususunda şifahen bilgiler almıştır. .. İnşaat A.Ş nin hissedarları 1-... (1999) LTD. %70 ... , ... 2-... %15 ,... 3-... %7.5 ... cad .. K:...:... İstanbul, 4-... %7.5I , Müvekkil ... 'ın taşınmazın satılacak oluşuna dair almış olduğu bilgilere istinaden taşınmazın satımı halinde müvekkil ...'in hakları kaybolacak ve şirket yetkilisi ve hissedarları İsrail Vatandaşı oldukları için müvekkil İsrail Devletine giderek hakkını alamayacaktır. Bu konuda davaların açılması arabuluculuk görüşmelerinin yapılması uzun süreceği açıktır. Bu işlemlerin uzun süreceği de açıktır. Bu süre zarfında taşınmazın satımı halinde müvekkil büyük bir hak kaybına uğrayacaktır. Açıklanan sebepler ile ivedilikle taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etme zorunluluğu hasıl olmuştur. Davalı ... a.ş ortakları ve yetkilisi İsrail vatandaşı olup savaş sebebi ile ülkemize gelmemekte ve burada bulunan taşınmazlarını satma gayretine girmişlerdir. vekalet yolu ile ülkemizde bulunan taşınmazlarını satma hususunda yakinen bir tehdit bulunduğundan müvekkil ...'un hakları da kaybolacaktır. Anonim şirketlerde yönetim kurulunun şirket varlıkları üzerinde tasarrufta bulunmaya yetkisine 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) ile bir istisna getirilerek, md. 408/2-f hükmü ile anonim şirketlerin önemli miktarda varlıklarının toptan satışı üzerindeki tasarruflar genel kurulun münhasır yetkileri arasında sayılmıştır. Bu nedenle davalının aldığımız bilgilere istinaden mal kaçırma cihetine gittiği malın satışına meydan vermemek için öncelikle teminatsız, aksi kanaat var ise teminatlı şekilde ihtiyati tedbir kararı almak zaruretine binaen sayın mahkemenize başvuru zorunluluğu hasıl olmuştur." diyerek İzmir İli Selçuk İlçesi ... mh ... ada ... parselde kayıtlı 141.284,24 mt2 1531 adet ağacı muhtevi müfrez incir bahçesi vasfında taşınmaz üzerine duruşma yapılmaksızın ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, " ...Aleyhine ihtiyati tedbir istenen şirketin tapu kayıtları UYAP sistemi üzerinden alınıp incelendiğinde ; İzmir İli , Selçuk İlçe, ... Mah, ... Mevkii, ... parselde kayıtlı taşınmazın 04/03/2010 tarihinde satışının Selçuk Belediyesi'ne gerçekleştirildiği ve kayıt durumunun pasif olduğu, İzmir İli, Selçuk İlçe, ... Mah, ... Mevkii, ... ada, ... parsel , ... cilt no , ... sayfa no , bağımsız bölüm niteliği ... adet ağacı muhtevi müfrez incir olan, yüz ölçümü 141.284,24 olan taşınmazın kayıt durumunun aktif olduğu, tapu kaydının muhteviyatına bakıldığında ise kayıt durumu aktif olan ve dava konusu olan taşınmaz üzerinde aleyhine tedbir istenen şirketin hisse pay / payda durumunun 1/1 olduğu , 24/04/2017 tarihinde ... numarası ile taşınmazın aleyhine tedbir istenen şirkete satıldığı ayrıca davaya konu taşınmaz üzerinde 7 adet farklı tarihlere ait şerh bulunduğu görülmüştür. TTK 408.maddesinde " (1) Genel kurul, kanunda ve esas sözleşmede açıkça öngörülmüş bulunan hâllerde karar alır. (2) Çeşitli hükümlerde öngörülmüş bulunan devredilemez görevler ve yetkiler saklı kalmak üzere, genel kurula ait aşağıdaki görevler ve yetkiler devredilemez: a) Esas sözleşmenin değiştirilmesi. b) Yönetim kurulu üyelerinin seçimi, süreleri, ücretleri ile huzur hakkı, ikramiye ve prim gibi haklarının belirlenmesi, ibraları hakkında karar verilmesi ve görevden alınmaları. c) (Değişik: 26/6/2012-6335/22 md.) Kanunda öngörülen istisnalar dışında denetçinin seçimi ile görevden alınması. d) Finansal tablolara, yönetim kurulunun yıllık raporuna, yıllık kâr üzerinde tasarrufa, kâr payları ile kazanç paylarının belirlenmesine, yedek akçenin sermayeye veya dağıtılacak kâra katılması dâhil, kullanılmasına dair kararların alınması. e) Kanunda öngörülen istisnalar dışında şirketin feshi. f) Önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı. (3) Tek pay sahipli anonim şirketlerde bu pay sahibi genel kurulun tüm yetkilerine sahiptir. Tek pay sahibinin genel kurul sıfatıyla alacağı kararların geçerlilik kazanabilmeleri için yazılı olmaları şarttır" denilmiştir. TTK 408/2-f bendi gereğince " Önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı" denilerek taşınmaz satışı için genel kurul kararının gerekli olduğu belirtilmiştir. Şirketin ana sözleşmesi incelendiğinde gayrimenkul satışı ile ilgili bir hüküm bulunmadığı görülmüştür. İhtiyati tedbir isteyen tarafından şirketin gayrimenkul satışı ile ilgili alınan herhangi bir genel kurul kararının dosyaya sunulmadığı gibi, gayrimenkulün satılacağı iddiası ile ilgili sadece duyuma dayalı soyut beyanlarda bulunulduğu ve yaklaşık ispat koşulu oluşmadığından ihtiyati tedbir isteyenin talebinin reddine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket adına kayıtlı İzmir İli Selçuk İlçesi ... mh ... ada ... parselde kayıtlı 141.284,24 mt2 1531 adet ağacı muhtevi müfrez incir bahçesi vasfında taşınmaz bulunduğunu, müvekkil ...'un da davalı ... A.Ş hissedarı olduğunu, müvekkil ...'in şifahen aldığı bilgiye göre , şirket yetkilisi olduğunu beyan eden bir kişinin Selçuk Belediyesine giderek dava konusu taşınmaz hakkında bilgi aldığını, müvekkil ...'in de dava konusu taşınmazın satışı yapılacağı hususunda şifahen bilgiler aldığını, müvekkil ...'ın taşınmazın satılacak oluşuna dair almış olduğu bilgilere istinaden taşınmazın satımı halinde müvekkil ...'in haklarının kaybolacağını ve şirket yetkilisi ve hissedarları İsrail Vatandaşı oldukları için müvekkil İsrail Devletine giderek hakkını alamayacağını, bu konuda davaların açılmasının arabuluculuk görüşmelerinin yapılmasının uzun süreceğini, bu süre zarfında taşınmazın satımı halinde müvekkilin büyük bir hak kaybına uğrayacağını, açıklanan sebepler ile ivedilikle taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu, davalı ... A.Ş ortakları ve yetkilisi İsrail vatandaşı olup savaş sebebi ile Türkiye'ye gelemediğini ve burAda bulunan taşınmazlarını satma gayretine girdiklerini, vekalet yolu ile ülkemizde bulunan taşınmazlarını satma hususunda yakinen bir tehdit bulunduğundan müvekkil ...'un haklarının da kaybolacağını, anonim şirketlerde yönetim kurulunun şirket varlıkları üzerinde tasarrufta bulunma yetkisine 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) ile bir istisna getirilerek, md. 408/2-F hükmü ile anonim şirketlerin önemli miktarda varlıklarının toptan satışı üzerindeki tasarruflar genel kurulun münhasır yetkileri arasında sayıldığını, bu nedenle davalının aldığımız bilgilere istinaden mal kaçırma cihetine gittiği malın satışına meydan vermemek için öncelikle teminatsız, aksi kanaat var ise teminatlı şekilde ihtiyati tedbir kararı almak zaruretine binaen mahkeme kararının kaldırılarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Talep; şirkete ait taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konularak satışının önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir istemidir. İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir taleplerin reddine karar verilmiş, karara karşı tedbir isteyen istinaf talebinde bulunmuştur. Davacının; herhangi bir uyuşmazlık ve dava gerekçesi belirtilmeden %7,5 hissesine sahip olduğu davalı şirketin hakim ortaklarının yabancı uyruklu olması ve şirkete ait taşınmazın satışı halinde tedbir isteyenin hakları kaybolacağından bahisle şirkete taşınmaz üzerine tedbir konulmasının talep edildiği, İlk derece mahkemesince 17/09/2024 tarihli ara karar ile talebin reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 389/1. maddesi ise, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nun 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Tedbir isteyenin ihtiyati tedbir talep ettiği taşınmaz hakkında herhangi bir uyuşmazlığın bulunmadığı, ihtiyati tedbirin sadece uyuşmazlık konusu üzerinde verilebileceği anlaşılmakla ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi ara kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep eden vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir talep eden tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati tedbir talep eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 26/12/2024