İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2024/202 K.2024/348
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/202
KARAR NO: 2024/348
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/01/2024 (Ara Karar)
NUMARASI: 2023/925 Esas (Derdest)
İHTİYATİ HACİZ/İHTİYATİ TEDBİR
DAVA: Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/03/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati haciz/ihtiyati tedbir talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
TALEP: İhtiyati haciz/ihtiyati tedbir talep eden vekili dilekçesinde özetle; davalının menkul ve gayrimenkul malları üzerinde tedbir kararı verilmesini, dava kapsamında alacaklarının uzun süredir sürüncemede kalması ve ileride tahsil kabiliyetinin ortadan kalkması ihtimaline binaen müddeabih miktarınca ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında 17/01/2024 tarihli ara karar ile ''davanın niteliği gereği para alacağı talepli olduğu, üzerine ihtiyati tedbir konulması talep edilen ve var olup olmadığı belirli olmayan davalı üzerine kayıtlı olan menkul ve gayrimenkullerin uyuşmazlık konusu olmadığı gerekçesiyle talebinin reddine'' karar verilmiştir. Davacı vekilinin 22/01/2024 tarihli dilekçesi ile ihtiyati haciz talep etmesi üzerine aynı tarihli ara kararı ile "...Yaklaşık ispat kuralının uygulanmasında iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğruluğunun kabul etmekle birlikte, aksinin mümkün olduğu ihtimalini de gözetmelidir. Bu nedenle ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan kural olarak teminat alınır. Geçici hukuki koruma kararlarından olan ihtiyati haciz kararı verirken asıl uyuşmazlığı çözecek içerikte bir karar verilmemelidir. Bununla birlikte, ihtiyati hacze karar verirken tarafların çıkar dengesini ve ihtiyati haczin amacını gözetilmesi gerekli ve zorunludur. Kanun koyucu, ihtiyati haciz hakkında karar verecek olan Hâkime geniş bir takdir alanı bırakmış ise de, Hâkim her somut olayda, ihtiyati haczin şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemeli ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre, ihtiyati haciz kararı verdiğinin kararında belirtilmelidir, ihtiyati haciz şartları mevcut değilse kanunun ön gördüğü ölçüde ispat edilememişse veya yaklaşıkta olsa ispatı yargılamayı gerekiyorsa ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmelidir. İİK 257 ve devamı maddesindeki şartların mevcut olması ve talep halinde ihtiyati hacze karar verilmelidir. Bu itibarla Mahkemece asıl uyuşmazlığı çözecek nitelikte ihtiyati haciz kararı verilmesine hukuken imkân bulunmadığı gibi taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğinden istemde İİK 257 ve devamı madde hükümlerinde ön görülen koşullar gerçekleşmediğinden ihtiyati haciz isteminin bu aşamada reddine" karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin hem ihtiyati tedbir hem de ihtiyati haciz kararına karşı talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati haciz/ihtiyati tedbir talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın Asliye Ceza Mahkemesince adli emanette tutulan bonoları ödememek için suçlamalarda bulunarak senetlere el koydurduğunu, müvekkilinin beraat ettiğini, bu arada alacağın sürüncemede kaldığını, ihtiyati haciz konulmaması durumunda dava sonucu alacağın tahsil edilemeyeceğini, davalı tarafın zaten borç ödememek için iftira suçu işleyerek müvekkilinin alacağını tahsil edememesi için bonolara el koydurduğunu, verilecek ihtiyati haciz/ihtiyati tedbir kararı da dava karara bağlanmadan tahsil edilmeyeceği için sadece garanti sağlayacağını, bunun için yeterli karine ve belge mevcut olduğunu, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkeme tarafından reddedilen tedbir ve reddedilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını ve ihtiyati hacze karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmamış ve istinafa cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE: Talep, derdest davada bonoya dayalı olarak talep edilen ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen kararların kaldırılması istemidir. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz şartlarının bulunup bulunmadığı noktasındadır. İlk derece mahkemesince davanın niteliği gereği para alacağı talepli olduğu, üzerine ihtiyati tedbir konulması talep edilen ve var olup olmadığı belirli olmayan davalı üzerine kayıtlı olan menkul ve gayrimenkullerin uyuşmazlık konusu olmadığı gerekçesiyle talebinin reddine karar verilmiştir. HMK’nun 389. maddesinin birinci fıkrası “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.” şeklinde düzenleme içermektedir. Yasal düzenlemeden de anlaşıldığı üzere ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için tedbir konulması talep edilen mal ya da hakkın uyuşmazlık konusu olması gerekir. Somut olaya bakıldığında; uyuşmazlığın bonolara dayalı alacak istemine ilişkin olduğu, ihtiyati tedbir konması istenen menkul veya gayrimenkullerin uyuşmazlık konusu olmadığı, bu durumda davalıya ait menkul/gayrimenkuller üzerinde ihtiyati tedbir konulması mümkün olmadığı anlaşılmakla mahkemenin bu yönde vermiş olduğu ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin karar yerindedir. Davacı tarafın 22/01/2024 tarihli ihtiyati haciz talebi yönünden ise ilk derece mahkemesince asıl uyuşmazlığı çözecek mahiyette ihtiyati haciz kararı verilmesinin mümkün olmadığı ve uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği nedeniyle red kararı verilmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K). Somut olayda; ihtiyati haciz isteyen davacı tarafça davalıdan 12 adet bonoya dayalı 90.000 TL alacaklı olduğu iddiasıyla alacak davası açılmış olup davaya konu edilen bonolar yada fotokopileri dosyaya sunulmamıştır. Dolayısıyla ihtiyati haciz isteyenin ihtiyati haciz talep ettiği miktar kadar ve vadesi gelmiş bir alacağı olduğunu dosyanın gelmiş olduğu aşama itibariyle yaklaşık olarak ispat edilmiş sayılamayacağı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz/ihtiyati tedbir talep eden vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati haciz/ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf karar harcı ihtiyati haciz/ihtiyati tedbir isteyen tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati haciz/ihtiyati tedbir isteyen tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.11/03/2024