İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/1522 K.2025/443
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1522
KARAR NO: 2025/443
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 01/06/2022
NUMARASI: 2022/138 E. - 2022/466 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/03/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacının, 2013 yılında davalının babası ...'ye ait Bayrampaşa'daki ... Eczanesi'nde eczacı teknisyeni olarak çalışmaya başladığını, davalının babasının Mart 2018’de vefatına kadar yanında kesintisiz çalıştığını, vefat sonrası mirasçıların eczaneyi 5 yıl boyunca mesul müdür ile işletme hakkına sahip olduğunu, mirasçıların eczane işleyişi, ilaç bilgisi ve reçete okuma konusunda yeterli bilgiye sahip olmamaları nedeniyle, 25 yıllık tecrübesi bulunan davacıya eczaneyi işletme teklifi sunduklarını, davacının bu teklifi kabul ettiğini ancak davalı tarafın teminat senedi talep ettiğini, tarafların bu konuda anlaşarak Bayrampaşa’da bulunan .. Derneği'nde buluşup 150.000 TL tutarında teminat senedini imzaladığını, davacının babasının da senede kefil olduğunu, ancak sonrasında taraflar arasında anlaşmazlık çıktığını, davacının senedi geri istediğini ancak davalının bunu reddedip tehdit ettiğini, bu nedenle davacının sağlık sorunları yaşadığını, davalının kötü niyetli olarak İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlattığını, teminat olarak alınan senedin, iş yerinde çalışma izni verilmeden ve buna yanaşılmadan normal bir alacak senedi gibi icra takibine konulmasının davalının kötü niyetli hareket ettiğinin kanıtı olduğunu belirterek, davacının senetten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile davalının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle; davaya konu senedin hiç bir şekilde teminat ibaresi taşımadığını, davacının, vermiş bulunduğu babasının da kefil olduğu senet, gerçekte gerek emniyeti suistimal ederek verdiği zararların, gerekse müvekkili davalının babasının sağlığında almış olduğu borçların iadesine yönelik olduğunu, bu sebeple, davacının olmayan bir iş ilişkisinden bahisle, çalıştırılmama karşılığında bu senedi vermiş olduğu iddiasının da gerçek olmadığını, davaya konu senet, 03.05.2018 tarihinde tanzim edilmiş olup bu tarih itibarı ile davacı ile davalı müvekkili arasında işçi işveren ilişkisi olmadığını ve davacının çalıştığını iddia ettiği eczanenin kapandığını ve tekrardan açılmadığını, davacının , müvekkili davalının babasının sahibi ve işletmecisi bulunduğu, ancak vefat etmesi neticesi kapanan, hiç açılmayan ve ticari faaliyette bulunmayan ... eczanesi unvanlı işyerinde çalışmakta iken, kendisine verilen aşırı yetkileri suistimal etmiş, çalışmakta oldukları ecza deposundan eczane adına sipariş ettiği ilaçları, hiç eczaneye sokmadan başkaca kanallardan satarak zarara sebep olduğunu, bu durumun davalının babasının vefat etmesi dolayısı ile işletmekte olduğu eczanenin kapanması sonrasında, mirasçı sıfatı ile ... Deposu tarafından yapılan icra takibi neticesinde ortaya çıktığını ve müvekkili davalı aleyhine sırf mirasçı olması sıfatı ile İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine konu borcu üstlenmek zorunda kaldığını, davacının vermiş olduğu zararların karşılığı olarak ve borçlarını ödemek için vermiş olduğu zararı telafi amacıyla davaya konu senedi verdiğini, bu sebeple huzurdaki davanın haksız, mesnetsiz ve gerçek dışı iddialar içerdiğini, haksız ve mesnetsiz iddialar ile açılan davanın reddine, %20 den az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "Davanın REDDİNE," karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının 2013 yılından davalının babası ...'nün vefat ettiği 2018 yılına kadar ... Eczanesi'nde eczacı teknisyeni olarak kesintisiz çalıştığını, babası vefat ettikten sonra davalının, ilgili mevzuat gereği eczaneyi mirasçılar olarak 5 yıl boyunca mesul müdür ile işletme hakkı bulunduğunu öğrenmesi üzerine bu haktan faydalanmak için müvekkili ile görüşmelere başladığını, müvekkilinin davalının teklifini kabul ettiğini, davalının işleyişe hakim olmaması nedeniyle teminat senedi talep ettiğini, müvekkilinin teminat senedini imzaladığını, bu senede müvekkilinin babasının da kefil olduğunu, ancak işyerinin açılmaması nedeniyle müvekkilinin senedin iadesini talep ettiğini, fakat davalının senedi teslim etmediğini, bu nedenlerle mahkeme kararının kaldırılarak dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesini, aksi kanaatte olunması halinde mahkeme tarafından dosyanın esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava İİK'nın 72/1. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davanın İstanbul 32. İş Mahkemesi' nezdinde açıldığı 2021/51- 2021/803 Karar sayılı karar ile davaya konu senedin 03.05.2018 tanzim tarihinde taraflar arasında işçi işveren ilişkisi olmadığı gerekçesi ile görevsizlik kararı verilerek kesinleştiği anlaşılmıştır.Davacı vekili, davalı tarafa ait eczaneyi çalıştırma konusunda anlaştıklarını takip konusu senedin teminat olarak verildiğini, anlaşmazlığa düştüklerini, davacıya senedin geri verilmediğini bu nedenle dava ve takip konusu senetten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile kötüniyetli davalının %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasında, alacaklı ... tarafından davacı ve dava dışı ... aleyhine 03.05.2018 tanzim, 11.06.2018 vade tarihli borçlusu davacı olan 150.000,00 TL bedelli senede dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü takibe geçildiği görülmüştür. Kambiyo senetleri temel hukukî ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Aksi belirtilmediği durumlarda, kambiyo senedinin mevcut asıl borç ilişkisinden doğan alacağın ifasını teminen, bu alacağın ifasının gerçekleştirilmesi uğruna düzenlendiği kabul edilir. Senedin teminat amaçlı verildiğinin kabul edilebilmesi için, neyin teminatı olarak verildiğinin senet metninden veya 2004 Sayılı Kanun'un 169/a maddesinde öngörülen bir belge ile teminat senedi olduğunun kanıtlanması gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2010 tarihli ve 2010/19-67 E., 2010/99 K.; 28.03.2018 tarihli ve 2017/12-1140 E., 2018/563 K.; 11.02.2020 tarihli ve 2017/12-743 E., 2020/129 K. Sayılı kararları) Davacı dava konusu bononun teminat amaçlı verildiğini, bononun bedelsiz olduğunu ileri sürdüğünden bu iddianın ispat yükü TMK'nın 6. ve HMK 190 maddesi gereğince davacıya düşer ve yazılı delil ile kanıtlanması gerekir. Dosya kapsamına göre, dava konusu senedin TTK 776.maddesi uyarınca zorunlu unsurlara havi bono vasfında olduğu, keşidecisinin davalı olduğu, imzası inkar edilmeyen senedin üzerinde teminata ilişkin bir kayıt olmadığı, teminat iddiasının keza yazılı belge ile ispat edilemediği bu nedenlerle mahkemece davanın reddine dair kararının dosya kapsamına ve hukuka uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/06/2022 tarih ve 2022/138 E. 2022/466 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/03/2025