İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2023/137 K.2025/756

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/137 📋 K. 2025/756 📅 15.05.2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/137
KARAR NO: 2025/756
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 01/12/2022
NUMARASI: 2022/654 E. - 2022/711 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/05/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili aleyhine davalı tarafça İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığını, takibin 28.650,00-₺ bedelli, 31/07/2020 tanzim tarihli ve 11/08/2020 vade tarihli senede dayandırıldığını, senedin keşidecisinin müvekkili olmadığını, 06/10/2020 tarihinde vefat eden babası ... olarak görünmekte olduğunu, takibin her ne kadar müvekkilinin mirasçı olarak gözükmesi sebebiyle kendisine yöneltilmiş olsa da, müvekkili babasının vefatından sonra 16/11/2020 tarihinde Ankara 3. Sulh Hukuk Mahkemesine başvurarak murisin mirasının tümünü kayıtsız şartsız reddettiğini ve anılan mahkemenin 23/11/2020 tarih 2020/985 E. 2020/884 K. sayılı ilamı ile talebin kabulüne ve TMK'nun 609. maddesi uyarınca mirası red beyanlarının tespit ve özel kütüğüne tesciline karar verildiğini, ve mirastaki tüm haklardan vazgeçmiş bulunmakta olduğunu, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davalı tarafından müvekkili aleyhine mirası reddetmiş olmasına rağmen hukuken borçlusu olmadığı bir senede dayanarak kötüniyetli olarak icra takibi başlatıldığını, takip nedeniyle icra emri müvekkiline 29/09/2022 tarihinde tebliğ edildiğini, müvekkilce 04/10/2022 tarihinde İstanbul ... İcra Dairesine borca itiraz ettiğini, ancak yasal süresinde borca itiraz edilmediğinden takip dosyasının kesinleştiğini, müvekkili aleyhine haciz işlemleri gerçekleştiğini ve banka hesaplarına haciz konduğunu, araçlarına yönelik olarak da yakalama çıkarıldığını, müvekkilinin borçlusu olmadığı bir takip nedeniyle mağdur duruma düştüğünü, müvekkili hakkında başlatılan takibin teminatsız olarak yada uygun görülecek teminat karşılığında durdurulmasına, banka hesaplarına konulan hacizler ile araçlarına yönelik çıkarılan yakalamaların kaldırılmasına, İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... esas numaralı dosyası üzerinden yürüyen takibin iptaline ve müvekkilin icra takibine konu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davalı yanın kötü niyetli olmasından dolayı %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nin 01/12/2022 tarihli 2022/654 E. 2022/711 K. sayılı kararı ile; Mahkemece; "1-Davacı tarafça açılan DAVANIN KABULÜ ile; a)-Davacı ...'nun İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra dosyasında takip konusu alacaklısı davalı ... A.Ş. olan 11/08/2020 vade, 31/07/2020 düzenleme tarihli, 750.000,00-TL bedelli bonodan dolayı dava değeri ve davacı borçlu açısından toplam takip miktarı olan 38.267,77-TL bedel üzerinden BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, b) Koşulları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Takibe konu senedin keşidecisi olan ...’nun takipten önce vefat ettiğini, bu durum üzerine Beyoğlu ... Noterliği’nden 21.09.2022 tarih ve ... yevmiye numarasıyla mirasçılık belgesi temin edildiğini, bu belgede müteveffa ...’nun mirasçılarının davacı ... ile dava dışı ... olduğunun belirlendiğini, adı geçen kişilerin takibe borçlu olarak eklendiğini, davacı ...’ya ödeme emrinin 29.09.2022 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, ancak bu ödeme emrine süresi içinde ve usulüne uygun şekilde itiraz edilmediğini ve bu nedenle takip hakkında kesinleşme sağlandığını, mahkemece, davacının daha sonra sunduğu borca itiraz dilekçesiyle müteveffadan kalan mirası reddettiğinin bilinebilir hale geldiğinin değerlendirildiğini, bu gerekçeyle eldeki davaya müvekkil şirket tarafından sebebiyet verildiğinin ifade edildiğini; oysa bu değerlendirmenin hukuka aykırı olduğunu, zira İcra ve İflas Kanunu hükümleri gereğince kendisine karşı takip yöneltilen kişinin, borçlu olmadığını iddia etmesi halinde bu iddiasını süresinde ve usulüne uygun biçimde ileri sürme ve ispat etme yükümlülüğünün bulunduğunu, takibe konu senet yönünden müvekkil şirket tarafından noterlikten alınan mirasçılık belgesiyle takibe devam edildiğini, alacağın tahsili amacıyla birtakım haciz işlemleri yapıldığını, takip sürecinde yalnızca yasal dayanaklara istinaden işlem yürütüldüğünü, beyanla kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili müvekkilinin takibe konu bononun keşidecisi olmadığını keşidecinin murisi ... olduğunu, kendisinin Ankara 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 23/11/2020 tarih 2020/985 Esas 2020/884 Karar sayılı ilamı ile mirası reddettiğini beyanla borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyetli takip yapan davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili , davayı kabul ettiklerini, mirasçılık belgesine göre senet borçlusunun mirasçılarına icra emrinin yöneltildiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini yargılama giderlerinden sorumlu olmadıklarını mahkeme aksi kanaatte ise cevap süresi içinde dava kabul edildiğinden tarife hükümleriyle belirlenen vekalet ücretinin yarısına hükmedilmesi gerektiğini beyan etmiştir. Mahkemece yukarıda yazılı olduğu şekilde karar verilmiş, davalı yanın davanın açılmasına sebebiyet verdiği belirtilerek yargılama giderlerinden davalı sorumlu tutulmuştur. Davalı vekili yargılama giderlerine ilişkin istinaf talep etmiştir. Somut olayda, takibin dayanağının 31/07/2020 tanzim tarihli ve 11/08/2020 vade tarihli borçluları .... San. Ve Tic. Lmt. Şti., ve kefili ..., alacaklısı ...AŞ., 750.000,00-TL TL bedelli senet olduğu, davacının murisi olan ...'nun 06/10/2020 tarihinde vefat ettiği, davacının mirası ara 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 23/11/2020 tarih 2020/985 Esas 2020/884 Karar sayılı ilamı ile reddettiği, davalı tarafından icra takibinin 16/09/2022 tarihinde başlatıldığı, 21/09/2022 tarihli mirasçılık belgesi alarak takibi mirasçılara yönelttiği , 23/09/2022 tarihli 38.267,77-TL bedel üzerinden ödeme emrinin davacı borçluya 29/09/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davacı mirasçının icra dosyasına 04/10/2022 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunarak takip borçlusunun mirasını reddettiğini bildirdiği, buna karşın alacaklı vekilinin 19.10.2022 tarihinde takibin kesinleştirilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır. HMK 323.maddede sayılan yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden aynı yasanın 326.maddesi uyarınca yargılamada haksız çıkan taraf sorumludur. HMK 312.maddesi hükmü gereğince,kabul beyanında bulunan taraf davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Kural bu olmakla beraber maddenin 2. fıkrasında da; "Davalı davanın açılmasına kendi hal ve davranışları ile sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmez." hükmü getirilmiştir. Somut olayda, kambiyo senetlerine özgü takip yapıldığı, davacının süresinde borca itiraz etmediği anlaşılıyorsa da bu takip türünde borca itirazın takibi durdurmadığı (İİK m) 168-169), davacının takibe itiraz etmediği gerekçesiyle davanın açılmasına sebebiyet verdiğinin söylenemeyeceği, bu nedenle, davacı aleyhine mirası reddettiği bildirimi dosyaya yansıdığı halde takip işlemlerine devam edilmek istendiği gözetildiğinde takibe devam eden davalının hakkında dava açılmasına kendisinin sebebiyet verdiği, HMK 312. maddesi gereğince davada mahkum olmuş gibi yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerektiği, ancak davalı ön inceleme tutanağı imzalanmadan önce cevap dilekçesi ile davayı kabul etmiş olduğundan vekalet ücreti yönünden , dava değeri üzerinden yürürlükteki tarife hükümlerine göre hesaplanacak nispi vekalet ücretinin 1/2 sinden sorumlu tutulması gerektiği anlaşıldığından mahkemece kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf talebinin reddi gerektiği anlaşılmıştır. Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/12/2022 tarih ve 2022/654 E. 2022/711 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.614,07- TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 492,12‬-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.121,95‬-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 15/05/2025