İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2021/971 K.2024/1760
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/971
KARAR NO: 2024/1760
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/02/2021
NUMARASI: 2019/184 Esas - 2021/40 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/11/2024
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'in maliki, davalı ...'in ise sürücüsü olduğu ... plaka sayılı araçla, ...'ya ait sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpışması neticesinde meydana gelen 14/08/2018 günlü trafik kazasında; ... plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunan ve müvekkillerinden ...'ın eşi, diğer davacıların da annesi olan ...'ın ve ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'nun hayatlarını kaybettiklerini, bu nedenle ... mirasçılarına da dava yöneltildiğini ve davalı sigorta şirketinin kazaya karışan ... plaka sayılı aracın ZMM sigortacısı bulunduğunu, dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmuş ise de; bu başvurunun anlaşmazlıkla sonuçlandığını ileri sürerek, fazlaya ilişen haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının tüm davalılardan; ayrıca davacı eş ... için 50.000,00-TL, diğer davacıların her biri için de ayrı ayrı 30.000,00-TL olmak üzere toplam 110.000,00-TL davalı sigorta şirketi dışında kalan diğer davalılardan, kaza tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, 19/04/2019 günlü beyan dilekçesi ile; maddi tazminata ilişkin isteği açıklık getirerek, destekten yoksun kalma tazminatının sadece davacı eş ... yararına talep edildiğini bildirmiş, müteakip sunduğu 19/10/2020 günlü ıslah dilekçesi ile de; davacı ...'ın talep edebileceği destek tazminatı miktarının bilirkişi raporuyla tespit edildiğini belirterek, maddi tazminata ilişkin istek miktarını 33.898,70-TL'ye çıkarttıklarını açıklayarak, bu tazminatın kaza tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte, davalı ... mirasçıları ile davalı sigorta şirketinden alınarak, davacı ...'a verilmesini, bu miktarın 1.000,00-TL'sinin ise diğer davalılardan alınarak davacılara verilmesini istemiştir.Davalılar ise yargılama sırasında sundukları yazılı ve sözlü beyanlarında özetle davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; talep konusu kazanın oluşumunda, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'e atfedilebilecek herhangi bir kusur olmadığı, diğer araç sürücüsü müteveffa ...'nun ise tam kusurlu bulunduğu, bu durumda ... plaka sayılı araç sürücüsü ve maliki olan davalıların sorumluluğu yoluna gidilemeyeceği, diğer davalılara yönelik maddi tazminat talepli davanın ise; aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda kabul edilmesi gerektiği;Buna karşılık, kazada tam kusurlu olan ...'nun vefat ettiği anlaşıldığından, ölen davalının haksız eyleminden mirasçılarının sorumluluğu yoluna gidilemeyeceği, bu durumda ... mirasçılarına yönelik manevi tazminat talebinin pasif husumet yokluğundan reddedilmesi gerektiği şeklindeki özet gerekçeyle; -Davanın KISMEN KABULÜ ile 33.898,70 TL nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (... Sigorta yönünden dava tarihinden) davalı ... Sigorta ve ... mirasçıları (.../.../...) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, -... ve ... yönünden davacı taleplerinin REDDİNE, -Davacıların manevi tazminat taleplerinin pasif husumet ve ayrıca esastan REDDİNE karar verilmiştir.Karara karşı davacılar vekili, müteveffa araç sürücüsü ... mirasçıları olan davalılar vekili ve katılma yolu ile de; davalılar ... ve ... vekili tarafından ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacılar vekilinin istinaf nedenleri; ...'nun mirasçıları olan davalılar, miras bırakanın gerçekleştirdiği haksız bir eylem nedeniyle doğan tüm zararların giderilmesinden (-maddi ve manevi ayrımı yapılmaksızın) sorumlu olduğu halde, hatalı değerlendirme neticesinde adı geçen davalıların manevi tazminat bakımından sorumlulukları yoluna gidilmemiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, ayrıca kazanın oluşumunda kusur durum ve oranının ne olduğuna ilişkin olarak ceza soruşturması sırasında kolluk kuvvetleri tarafından düzenlenen raporla, dosyada mevcut bilirkişi raporu arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmiş olmasının da doğru bulunmadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak, hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. Davalılar ..., ... ve ... vekilinin istinaf nedenleri; kaza tespit tutanağında kazaya karışan araç sürücülerinden ...'in de kusuru bulunduğu belirtildiği halde, bu durum gözetilmeksizin kusur bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının doğru olmadığı, ayrıca davacı ...'in kaza anında emniyet kemerinin takılı olmadığı dosya kapsamıyla sabit bulunduğu halde, ölenin müterafik kusur durumu değerlendirilmeksizin verilen kararda isabet olmadığı, kararın kaldırılması gerektiğine ilişkindir. Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf nedenleri ise; kazanın oluşumunda, kazaya karışan araç sürücülerinin kusur durum ve oranlarının ne olduğu hususunun duraksama teşkil edilmeyecek şekilde belirlenerek vekil edenlerine yönelik davanın reddine karar verilmesi doğru ise de; davacıların manevi tazminat talepleri de reddedildiği halde, vekil edenleri yararına vekalet ücreti takdir edilmemiş olmasının usul ve yasaya aykırı bulunduğuna yöneliktir. Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen ölüm olayına dayanılarak açılmış, maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir. 1-Dosyadaki bilgi ve belgelere, kararın dayanağını oluşturan delillere ve özellikle; yargılama sırasında temin edilen ve İTÜ Ulaştırma Birimi, Karayolları ve Trafik Öğretim Elemanı olduğu belirlenen Dr. Yüksek Mühendis ... tarafından düzenlenen 06/10/2019 günlü kusur raporundaki kazanın oluş şekli ile , kazaya karışan araç sürücülerinin kusur durum ve oranlarının ne olduğuna ilişkin belirleme ve değerlendirmelerin, dosyaya oluşa uygun denetlenebilir gerekçeler içermesi ve bu belirlemelerin olayla ilgili olarak Edirne Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sırasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nce düzenlendiği anlaşılan 04/06/2020 günlü kusur raporundaki tespitlerle de tam olarak örtüşmesi karşısında; ancak aksi ispat edilene kadar geçerli kaza tespit tutanağındaki davalı araç sürücüsü ...'in de kusuru olduğuna yönelik tespit aksinin bu suretle kanıtlanmış olması nedeniyle, mahkemece; ATK raporuna ve 06/10/2019 günlü bilirkişi raporuna itibar edilerek, kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsü ...'e atfedilecek bir kusur olmadığı, müteveffa araç sürücüsü ...'nun ise tam ve asli kusurlu bulunduğu, kabul edilmek suretiyle karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön tespit edilemediğinden; davacılar vekilinin ve ... mirasçıları olan davalılar vekilinin kusur durumunun hatalı belirlendiğine ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. 2-Davalı tarafın; davacıların miras bırakanı ...'ın kaza anında emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle müterafik kusurlu sayılması gerektiğine ilişkin istinaf itirazına gelince; Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde diğer bir ifadeyle zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya zarar sorumlusunun durumunu ağırlaştırmış ise kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nun 52.maddesi (benzer düzenleme 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 44. Maddesinde de mevcuttur) uyarınca hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Somut olayda, kazadan sonra kolluk kuvvetlerince düzenlenen kaza tespit tutanağında müteveffa yolcu ...'ın kaza anında emniyet kemerinin takılı olup olmadığı yönünde bir belirleme olmadığı gibi, kaza anında içinde bulunduğu aracın arka koltuğunda seyahat etmekte olduğu dosya kapsamından anlaşılmakta olup, ...'ın oturduğu koltuktan fırlayarak araç dışına düştüğü yönünde de herhangi bir somut tespit ve iddia da mevcut değildir.Her ne kadar Cumhuriyet Savcılığınca yapılan soruşturma sırasında temin edilen ATK raporunda davalı ...'in (... plaka sayılı araç sürücüsü) kaza anında müteveffanın emniyet kemerinin takılı olmadığına ilişkin beyanından bahsedilmekte ise de; dosya kapsamında böyle bir beyana rastlanılmadığı gibi aksine olayın görgü tanığı olan ... isimli şahıs 14/08/2018 günlü ifade tutanağında; ... marka (... plaka sayılı) araçta bulunanların emniyet kemerleri takılı bir şekilde şarampole düştüklerini gördüğünü bildirmiştir.Hal böyle olunca, ilk derece mahkemesince müterafik kusur indirimi yapılmaksızın karar verilmiş olmasında somut olayın özelliklerine göre, bir yanılgı tespit edilemediğinden, davalılar (... mirasçıları) vekilinin bu yönü amaçlayan istinaf itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir. 3-Katılma yolu ile istinaf yasa yoluna başvuran davalı ... ve ... vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf başvurusunda yapılan incelemede; Dava açan dilekçede; davacıların maddi ve manevi tazminat talep ettikleri ve maddi tazminat talebinin davalı sigorta şirketi dahil tüm davalılara, manevi tazminata ilişkin davanın ise sigorta şirketi dışında kalan diğer tüm davalılara yöneltildiği, müteakip verilen ıslah dilekçesiyle maddi tazminata ilişkin istek miktarının sadece ... mirasçıları olan davalılar bakımından arttırıldığı, davalılar ... ve ... yönünden ise herhangi bir artırım talep edilmediği, aksine bu davalıların 1.000,00-TL maddi tazminatla sorumlu tutulmasının istenildiği, buna karşılık; toplam 110.000,00-TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışında kalan diğer tüm davalılardan tahsiline ilişkin istek şeklinin devam ettirildiği görülmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda da, katılma yolu ile istinaf isteğinde bulunan davalılara yönelik olarak açılan maddi ve manevi tazminat davalarının reddedildiği ve bu davalılar yararına sadece maddi tazminata ilişkin olarak 1.000,00-TL ret vekalet ücretine hükmedildiği, reddedilen manevi tazminata ilişkin dava bakımından ise herhangi bir vekalet ücreti takdir olunmadığı anlaşılmıştır. Oysa: karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/4 maddesinde, manevi tazminat davasının, maddi tazminat davası ile birlikte açılması halinde, manevi tazminat açısından avukatlık ücretinin ayrı bir kalem olarak hükmolunacağı düzenlenmiştir. Bu durumda, katılma yolu ile istinaf başvurusunda bulunan davalılara yönelik olarak açılan maddi ve manevi tazminat davasında, maddi tazminata ilişkin dava gibi manevi tazminata ilişkin davanın da ret edildiği gözetilerek, davalılar ... ve ... yararına ayrı bir ret vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken bunun yapılmamış olması doğru değildir. 4-Davacılar vekilinin kazanın oluşumunda kusurlu olduğu kabul edilen müteveffa araç sürücüsü ... mirasçılarının manevi tazminattan da sorumlu tutulmaları gerektiğine ilişkin istinaf itirazları değerlendirildiğinde;Trafik kazası haksız bir eylem olup, haksız fiilden kaynaklanan borç haksız eylemin gerçekleştirildiği tarihte doğar ve haksız eylemi gerçekleştiren kişi oluşan zarardan tüm mal varlığıyla sorumludur. Eğer haksız eylemi gerçekleştiren kişi ölmüş ise; ölenin tüm mal varlığı hak ve borçları ile birlikte mirasçılarına geçer. Bu durumda murisin mirasını reddetmeyen mirasçıları, oluşan her türlü zararın giderilmesinden sorumludur. Somut olayda, bir kısım davalıların miras bırakanı olan ... talep konusu kazanın oluşumunda kusurlu olmakla, mirasçıları bulunan davalıların manevi tazminat bakımından da sorumlulukları yoluna gidilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme neticesinde, bu yöndeki davacı taraf taleplerinin yazılı biçimde reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Ancak, davacı taraf aleyhin manevi tazminatın miktarına ilişkin olarak gerçekleştirilen hatalı değerlendirme ile vekalet ücretine ilişkin olarak davalılar ... ve ... aleyhine oluşturulan isabetsiz uygulamanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacılar vekilinin ve davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurularının açıklanan bu hususlara münhasır kabulü ile; ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca kaldırılmasına ve istinaf yasa yoluna başvuru konusu yapılmayan hususlar ile reddedilen istinaf itirazları nedeniyle taraflar yararına oluşan usulü kazanılmış haklar dikkate alınarak, maddi tazminata ilişkin hüküm bölümüne dokunulmaksızın (-yazım hatalarına ilişkin düzeltmeler hariç) haksız eylemin gerçekleştirildiği tarih (14/08/2018), kazanın oluş şekli ve sonuçları, kusur durumu (-kazanın oluşumunda müteveffa ... tam kusurludur), ölümün karşılaşılabilecek en ağır sonuç oluşu, davacıların ölenle yakınlıkları, davacıların eş ve anne kaybına bağlı olarak yaşam tecrübelerine göre duyacağı elem ve ızdırabın ağırlığı, kaza tarihindeki paranın alım gücü, tarafların dosyaya yansıyan sosyal ve ekonomik durumları ile manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması, ancak manevi huzuru sağlayabilecek kadar olması gerekliliği ile talep konusu kazaya sebebiyet verenin de aynı kazada hayatını kaybettiği ve başka kişilerin de yaralandıkları birlikte değerlendirildiğinde; davacı eş ... için 40.000,00-TL, diğer davacıların her biri için de ayrı ayrı 20.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmek ve manevi tazminata ilişkin sorumluk sadece ... mirasçıları olan davalılara yükletilmek, diğer davalılar ... ve ... aleyhine açılan manevi tazminat davalarının da reddine karar verilerek, sonuç karara göre tarafların yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretine ilişkin sorumluluklarını belirlemek suretiyle esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/02/2021 tarih ve 2019/184 Esas 2021/40 Karar sayılı kararına karşı müteveffa araç sürücüsü ... mirasçıları olan davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde gösterilen nedenlerle HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE; davalılar ... ve ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun ise yukarıda (3) nolu bentte açıklanan sebeple KABULÜNE; davacılar vekili tarafından yapılan istinaf itirazlarının da yukarıda (4) sayılı bentte işaret edilen nedenlerle KABULÜNE, öteki istinaf itirazlarının ise (1) sayılı bentte açıklanan nedenle REDDİNE, a-)İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacı tarafa iadesine, -İstinaf yasa yoluna başvuran davalılar ... ve ... vekili tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının da talep halında adı geçen davalılara iadesine, b-)İstinaf yasa yoluna başvuran davalılar ..., ... ve ... tarafından yatırılması gereken 2.315,62-TL harçtan davalılar tarafından peşin yatırılan 578,91-TL harcın düşümü ile bakiye 1.736,71-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, c-)İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, d-)İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ise takdiren yapan taraf üzerinde bırakılmasına, 2-)İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/02/2021 tarih ve 2019/184 Esas - 2021/40 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, a-)Davacı ... tarafından açılan maddi tazminat talepli davanın KISMEN KABULÜ ile 33.898,70- TL destekten yoksun kalma tazminatının, (... Sigorta A.Ş yönünden dava tarihinden, diğer davalılar bakımından ise kaza tarihinden işletilecek yasal faizi ile birlikte olmak kaydıyla) davalı ... Sigorta A.Ş ile ... mirasçıları olan davalılar ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a davacıya verilmesine, -Davalı ... ve ...'e yönelik davacı taleplerinin ise REDDİNE, b-)Davacıların manevi tazminat talepli davalarının KISMEN KABULÜ ile -Davacı eş ... için 40.000,00-TL, davacı ... için 20.000,00-TL ve davacı ... için 20.000,00-TL olmak üzere toplam 80.000,00-TL manevi tazminatın ... mirasçıları olan davalılar ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin ise reddine, -Davacıların davalı ... ve ...'e yönelik manevi tazminat taleplerinin reddine, c-)Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca ve hüküm altına alınan toplam tazminat miktarı üzerinden alınması gereken 7.780,42-TL harçtan, davanın başında yatırıldığı anlaşılan 1.895,61-TL peşin harç ile 562,00-TL ıslah harcı toplamı olan 2.457,61-TL'nin düşümü ile kalan 5.322,81-TL bakiye karar ve ilam harcının (-davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 1.596,84-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalı ... Sigorta A.Ş ile ... mirasçıları olan davalılar ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine, ç-)Maddi tazminat talepli dava bakımından; davacı ... yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden, ilk derece mahkemesince verilen karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca belirlenen (-usulü kazanılmış hak nedeniyle) 5.084,81-TL nisbi vekalet ücretinin davalı ... Sigorta A.Ş ile ... mirasçıları olan davalılar ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, d-)Maddi tazminata ilişkin dava bakımından; davalılar ... ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği takdir ve tayin olunan 1.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalılar ... ve ...'e verilmesine, e-)Manevi tazminat talepli dava bakımından; davacılar ihtiyari dava arkadaşı konumunda olduğundan ve kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden, her bir davacı yararına ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinden; -Davacı ... yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı ile karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin, ... mirasçıları olan davalılar ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, -Davacı ... yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı ile karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca belirlenen 20.000,00-TL vekalet ücretinin, ... mirasçıları olan davalılar ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, -Davacı ... yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı ile karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca belirlenen 20.000,00-TL vekalet ücretinin, ... mirasçıları olan davalılar ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, f-)Manevi tazminat talepli davada ... mirasçıları olan davalılar vekille temsil edildiklerinden; -Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca belirlenen 10.000,00-TL ret vekalet ücretinin davacı ...'dan, 10.000,00-TL ret vekalet ücretinin davacı ...'dan ve 10.000,00-TL ret vekalet ücretinin de davacı ...'dan alınarak ... mirasçıları olan ve başlıkta isimleri yazılı bulunan davalılara verilmesine, -Davacılar tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine açılan manevi tazminat talepli dava, iş bu davalıların kazanın meydana gelmesinde kusursuz olmaları nedeniyle tümden reddedildiğine göre, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılar ... ve ...'e verilmesine, g-)Davacılar tarafından ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında sarf edildiği anlaşılan 1.743,75-TL'si bilirkişi ücreti/posta masrafı/tebligat masrafı) ile peşin olarak ödenen harç 1.895,61-TL ve 562,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 4.201,36-TL'nin davalı ... Sigorta A.Ş ile ... mirasçıları olan davalılar davacı ...'a verilmesine ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, h-)İlk derece mahkemesince sürdürülen yargılamada, davalılar tarafından yapılmış bir masraf bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 3-)Kullanılmayan gider avanslarından arta kalanın ilgilisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.07/11/2024