İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2024/2729 K.2025/681
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/2729
KARAR NO: 2025/681
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/10/2024
NUMARASI: 2023/1098 Esas - 2024/860 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/05/2025
İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; vekil edeni sigorta şirketi nezdinde ZMM sigortalı bulunan ve diğer davalının maliki/işleteni olduğu ... plaka sayılı minibüsün sebebiyet verdiği 14/06/2022 günlü trafik kazasında yaralanan 3.kişi hak sahiplerinin yapmış oldukları başvuru neticesinde sigortalı aracın dava dışı sürücüsünün kazanın oluşumunda %50 kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaplama neticesinde, kazazede yaya ...'a 27/03/2023 tarihinde 348.813,70-TL, diğer kazazede ...'a da 27/03/2023 tarihinde 183.453,90-TL tazminat ödemesi yapıldığını, ancak kazanın oluşumunda %50 oranında kusurlu olan sigortalı araç sürücüsünün kaza anında minibüs kullanması için gerekli sürücü belgesine sahip olmadığından, vekil edeni sigorta şirketinin sigortalısına rücu hakkı bulunduğunu, bu nedenle dava dışı kişilere yapılan ödemelerin tahsili amacıyla davalı sigortalı aleyhine Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalının icra takibine itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu, müteakip yapılan arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını beyanla, davalının haksız itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2023/1100 Esas sayılı birleşen dava dilekçesinde özetle; asıl davanın konusunu oluşturan kaza neticesinde yaralanan dava dışı ... ve ... tarafından bakiye maluliyet zararlarının tazmini amacıyla Sigorta Tahkim Komisyonu'na yaptıkları başvuru nedeniyle yapılan sulh sözleşmesi uyarınca Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2023E.141307 Esas sayılı dosyası kapsamında ...'a 27/07/2023 tarihinde 121.712,50-TL; Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2023E.212696 sayılı dosyası kapsamında da ...'a 27/07/2023 tarihinde 312.762,51-TL bakiye tazminat ödemesi yapıldığını, müteakip sigortalı araç sürücüsünün yeterli ehliyetnamesinin bulunmaması nedeniyle ek ödemeye konu 434.475,01-TL'nin ferileriyle birlikte davalı sigortalıdan rücuen tahsili amacıyla da Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, bu takibin de davalının itirazı üzerine durduğunu ve arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını ileri sürerek davalı sigortalının ... esas sayılı dosyasına vaki haksız itirazının da iptali ile takibin devamına karar verilmesini ve iş bu davanın asıl dava ile birleştirilmesini istemiştir. Davacı vekili Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/71 Esas sayılı birleşen dava dilekçesinde de özetle; Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen 2023/1098 esas sayılı asıl dava dosyasına konu kazada yaralanan kazazede ...'ın uğradığı geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri zararının tazmini için Sigorta Tahkim Komisyonu'na yaptığı başvuru üzerine 2023E.50967 esas sayılı dosyası kapsamında yapılan anlaşma uyarınca kendisine 16/10/2023 tarihinde toplam 34.905,02-TL tazminat ödendiğini ve yapılan bu ödemenin rücuen tahsili amacıyla da Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile davalı sigortalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, bu takibinde davalının itirazı üzerine durduğunu beyanla davalının haksız itirazının iptaline karar verilmesini ve bu davanın da asıl dava ile birleştirilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçelerinde özetle; sigortalı araç sürücüsünün kaza anında sevk ve idaresindeki aracı kullanmaya yetkili sürücü belgesi bulunmadığına ilişkin iddianın doğru olmadığını, zira olayla ilgili olarak Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yapılan soruşturma kapsamında temin edilen 09/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda dava dışı araç sürücüsü ...'nın sürücü belgesinin yeterli olduğunun belirtildiğini, dolayısıyla rücu şartlarının oluşmadığını, ayrıca talep edilen tazminat miktarlarının da çok fazla bulunduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;-Bakırköy 6 ATM’nin 2023/1098 esas sayılı dosyası yönünden -Davanın KABULÜ İLE, -Davalının Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynen devamına, -Devamına karar verilen alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9 oranında yasal faiz işletilmesine, -Alacağın likit olmadığı değerlendirilerek icra inkar tazminat talebinin reddine, -Bakırköy 6 ATM’nin 2023/1100 esas sayılı dosyası yönünden-Davanın KABULÜ İLE, Davalının Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynen devamına, -Devamına karar verilen alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9 oranında yasal faiz işletilmesine, 2- alacağın likit olmadığı değerlendirilerek icra inkar tazminat talebinin reddine, -Bakırköy 3 ATM’nin 2024/71 esas sayılı dosyası yönünden-Davanın KABULÜ İLE,Davalının Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 22.253,36 TL asıl alacak, 235,95 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, fazlaya dair taleplerin reddine -Devamına karar verilen alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9 oranında yasal faizi işletilmesine, -Alacağın likit olmadığı değerlendirilerek icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri; davaya karşı koyma sebeplerine paralel olup, ayrıca kabul anlamına gelmemek kaydıyla ödenmiş olan poliçe limitinin tamamının vekil edeninden talep edilmesinin hakkaniyete uygun olmadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiğine yöneliktir. Asıl ve birleşen dava; ZMM sigortacısının üçüncü kişi hak sahiplerine yaptığı ödemenin rücuen tahsili amacıyla sigortalısı aleyhine başlattığı icra takibine vaki itirazların iptaline ilişkindir. Dava şartı niteliğindeki taraf teşkili sorunu istinaf edenlerin sıfatı ve istinaf nedenleriyle bağlı olmaksızın, öncelikle ve kendiliğinden irdelenmelidir. Dava devam ederken, taraflardan birinin ölümü halinde HMK'nun 28/1 maddesi uyarınca ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Bu durumda mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların mal varlığını da etkileyen davalar, tarafın ölümüyle konusuz kalmaz. Ölen tarafın mirasını reddetmeyen mirasçılarının davayı mecburi dava arkadaşı olarak hep birlikte takip etmeleri gerekir. 6100 sayılı HMK'nun 55.maddesi hükmüne göre de; "Taraflardan birinin ölümü halinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar davalar ertelenir. Bununla beraber hakim gecikmesinde sakınca bulunan hallerde talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verilebilir." Somut olaya dönüldüğünde; dosya kapsamından davalı ...'in (T.C:...) yargılama sırasında 27/06/2024 tarihinde hayatını kaybettiği ve bu suretle adı geçen davalı bakımından vekalet ilişkisinin de sona erdiği anlaşılmaktadır. Az yukarıda açıklandığı üzere, taraflardan birinin davanın açılmasından sonra ölümü halinde o tarafın taraf ehliyeti ortadan kalkacağından, ölü kişi hakkında hüküm verilmesi mümkün değildir. Diğer bir anlatımla, bir davanın yargılaması sırasında taraflardan birinin ölümü halinde mirasçılarının mevcut usul hukuku ilişkisine halef oldukları kabûl edilmek gerektiğinden ve ölüm olgusu ile yasal taraf değişikliğinin meydana gelmiş olduğundan davanın ölen kişinin mirasçıları tarafından ya da onlara karşı yürütülebilmesi için davadan usulen haberdar edilmeleri ve hükmün de kendileri hakkında verilmesi gerekir. Hal böyle olunca, yargılama sırasında öldüğü anlaşılan davalının, yasal mirasçılarının davaya dahil edilmesi sağlanmadan, diğer bir ifadeyle usulüne uygun şekilde taraf teşkili yapılmadan yazılı biçim ve şekilde karar verilmesi usulsüz bulunduğundan, ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-a/4 hükmü uyarınca kaldırılmasına ve resen gözetilmesi gereken taraf teşkiline ilişkin eksiklik ikmal edildikten sonra uyuşmazlı hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine; kaldırma-gönderme gerekçesi gözetildiğinde sair istinaf itirazlarının bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/10/2024 tarih ve 2023/1098 Esas - 2024/860 Karar sayılı kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK'nın 353/1-a/4 madde hükmü uyarınca resen KALDIRILMASINA, -Kaldırma kararının gerekçesi dikkate alındığında diğer istinaf itirazlarının değerlendirilmesine yer olmadığına,2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3/İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde yatırana İADESİNE,4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5/İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ise ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/05/2025