İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2025/1849 K.2025/1830
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2025/1849
KARAR NO : 2025/1830
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/04/2025
NUMARASI : 2023/811 Esas - 2025/319 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (ZMM Rücuen Tazminat)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/11/2025
İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet (trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, 09/04/2011 tarihinde karıştığı tek taraflı kazada, aracın alkollü sürücüsü ...'ın vefat ettiğini, ölenin mirasçılarına müvekkili şirket tarafından 01/07/2015 tarihinde 122.207,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı ödemesi yapıldığını, müvekkili şirketin sigortalısına rücu hakkı bulunduğunu ileri sürerek, 122.207,00-TL'nin ödeme tarihi olan 01/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili davalının ...Kiralama ismi altında Denizli' de uzun ve kısa süreli araç kiralama işi ile ilgili faaliyet gösterdiğini, kazaya karışan aracın müvekkili tarafından 01/04/2011 tarihli Uzun Süreli Oto Kiralama Sözleşmesi ile dava dışı ... İnşaat Malzemeleri Hafriyat Nakliyat İş Makineleri San ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı şirkete kiralandığını ve şirket adına ... isimli kişiye teslim edildiğini, müvekkili davalının işleten sıfatının sona erdiğini, bu nedenle ödenen bedelin müvekkilinden istenemeyeceğini, müteveffa sürücünün alkollü olarak ve %100 kendi kusuru ile ölmesi nedeniyle de müvekkiline rücusunun mümkün olmadığını, davacı ... şirketi tarafından talep edilen miktarın çok yüksek olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;'' ....davacı vekili davalı ile aralarındaki sözleşmeye istinaden davayı açtığını bu nedenle davalının zarardan sorumlu olduğunu ileri sürmüş ise de taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinin konusu olan aracın işleten sıfatının davalıda olmaması nedeniyle davalıya husumet yöneltilemeyeceği" gerekçesiyle, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairece yapılan istinaf incelemesi neticesinde verilen 12/10/2023 gün, 2020/1046 Esas- 2023/1615 Karar sayılı kararla; "...davacı ZMMS sigorta şirketi, tek taraflı kazada vefat eden sürücünün mirasçıları için ödediği meblağı, dava dışı araç sürücüsünün alkollü olduğu iddiasıyla, sigortalı araç malikinden rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmektedir. Davacı ZMMS sigorta şirketi ile davalı sigortalı arasında sigorta akti mevcut olup, sözleşmesinin tarafı davalı maliktir. KTK'nın 95/2.maddesine göre davacı ... şirketi zarar gören 3. kişiye ödediği bedeli akidine rücu edebilir. Tüm bu nedenlerle; yerel mahkemece davanın esasına girilip toplanmış ve toplanacak deliller bir arada değerlendirilerek soncucuna göre bir karar verilmesi gerekirken hatalı gerekçe ve değerlendirme ile yazılı şekilde davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle kararın HMK'nın 353/1.a.4 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir.Dairece verilen kaldırma kararından sonra 2023/811 Esasına kayıtlanan davada mahkemece; "09/04/2011 günü tek araçlı ölümlü, yaralamalı, maddi hasarlı trafik kazasında ... plaka sayılı kamyonetin tespit edilmeyen sürücüsünün kazanın oluşumunda %100 tam ve asli kusurlu olduğu ve sürücünün 153,59 promil alkollü olduğu, kazanın münhasıran alkolün etkisi altında oluştuğu kanaatine varılarak, alınan bilirkişi raporu kapsamında yapılan hesaplamaya göre davacı ... şirketinin davalıya rücu edilebileceği..." gerekçesiyle;a-Davanın kısmen kabulü ile,b-50.425,94 TL Asıl alacak 1.134,58 TL faiz olmak üzere toplam 51.560,52 TL nin 28.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Karara karşı taraf vekillerince ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf nedenleri; Rücuya konu ödemenin dosyada alınan bilirkişi raporu ile 122.207,00-TL olarak belirlendiği, davanın ispat edildiği, kısmen kabul kararının hatalı olduğu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği hususlarına yöneliktir.Davalı vekilinin istinaf nedenleri ise;Sürücünün kimliğinin tam ve kesin olarak tespit edilmediği, hal böyle olunca da, vefat edenin aracın sürücüsü olduğunun kabul edilmesinin hatalı, mahkeme gerekçesinin çelişkili ve yeterli olmadığı, vefat edenin araç sürücüsü olduğunun kabul edilmesi durumunda; vefat edenin % 100 kusurlu olması nedeniyle davacı tarafından bu kusur sebebiyle bir ödeme yapılmaması gerekirken, bu ödemenin yapılmış olmasının yerinde olmadığı ve bu sebeple bu ödemenin rücusunun söz konusu olmayacağı, kazaya karışan aracın 34 ay süre ile dava dışı ... İnşaat Taahhüt ... adına Abdulkadir Bişgin'e kiralanması nedeniyle sorumluluk davalıda olmayıp uzun süreli araç kiracısında olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun karara dayanak olacak niteliğe sahip olmadığı, hususlarına yöneliktir.Dava; ZMM sigortası kapsamında üçüncü kişi hak sahibine yapılan ödemenin alkollü araç sevk nedenine dayanılmak suretiyle sigortalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.Toplanan delillerin ilk derece mahkemesinin kararı ve gerekçesiyle birlikte, istinaf başvuru sebepleri de göz önüne alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde; dosyadaki bilgi ve belgelere ilk derece mahkemesince delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile çıkarılan sonuç ile oluşturulan hükümde usul ve yasaya aykırılık olmamasına, Dairemizin kaldırma kararı gereğince inceleme ve değerlendirme yapılarak karar verilmiş olmasına, Toplanan delillere göre, vefat edenin sevk ve idaresindeki araç ile tek taraflı trafik kazası yapmış olduğunun kabul edilmesinin doğru olmasına,Kaza tarihi ile poliçenin tanzim tarihinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının yürürlük tarihi olan 01/06/2015 tarihinden önce olması, vefat edenin kusurunun 3.kişi sıfatıyla talepte bulunan mirasçılarına yansıtılamayacak olması nedeniyle, davacı tarafından vefat eden mirasçıları 3.kişilere ödeme yapılmış olmasında bir hata olmamasına ve böyle bir ödemenin araç maliki ve aynı zamanda ZMM Sigorta Poliçesinin tarafı olan davalıdan (ancak) rücuen talep edilebilecek olmasına, önceki kaldırma kararında da açıkça belirtildiği üzere; rücu talebi ZMMS Sözleşmesine dayandığından ve davalı sözleşmenin tarafı olup, aracın kiraya verildiği iddia olunan kişi sözleşmenin tarafı olmadığından ve bu suretle davanın tarafı kiracı olmayacağından, mahkemece davanın davalıya yöneltilebilecek olmasının kabul edilmesinde bir hata olmamasına, Kazanın; vefat edenin % 100 kusurlu ve münhasıran alkollü olmasından kaynaklandığının ve bu suretle davacı yararına rücu koşullarının gerçekleştiğinin usulünce tespit edilmiş olmasına, bu yöndeki tespitlerin yapıldığı bilirkişi raporunun oluşa ve dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetlenebilir nitelikte olması nedeniyle hükme esas kabul edilmesinde bir isabetsizlik olmamasına,Kazanın 09/04/2011 tarihinde meydana geldiği, müteveffanın eşinin 09/01/2012 tarihinde yeniden evlendiği, bu durumda kaza tarihi ile müteveffanın eşinin yeniden evlendiği tarih aralığı için destekten yoksun kalma maddi tazminatı ödemesi yapılması gerektiği tespiti gereğince, bu yönde hesaplamanın yapıldığı bilirkişi raporuna itibar edilerek davacının rücu edebileceği miktarın 50.425,94 TL olduğunun kabul edilmesinin doğru olmasına, her ne kadar davacı vekili tarafından davanın tam kabulünün gerektiği istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürülmüş ise de; kazanın 09/04/2011 tarihinde meydana gelmiş olması, müteveffanın eşinin 09/01/2012 tarihinde yeniden evlenmiş olması ve davacı tarafından; müteveffanın eşinin yeniden evlenme tarihinden çok sonra 01/07/2015 tarihinde yaptığı ödemenin tamamını (ödemenin yapıldığı tarihten çok önce evlenme olayının gerçekleşmiş olması, davacı tarafından yeterince araştırma yapılmadan ödemenin yapılmış olması, basiretli tacir gibi hareket edilerek vefat edenin eşinin evlenmesinin gözetilmeden ödeme yapılmış olması vb) rücu edemeyecek olmasına göre, tarafların avukatlarının tüm istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca,
1/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı tarafların avukatlarının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince ayrı ayrı esastan reddine,2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken 3.522,09-TL harçtan peşin yatırılan 1.495,93-TL harcın düşümü ile bakiye 2.026,16-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İstinaf eden davacıdan alınması gereken 1.683,10-TL istinaf yasa yoluna başvuru harcı ile 615,40-TL ilam harcının istinaf eden davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.26/11/2025