İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/2735 K.2025/1924

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 📁 E. 2022/2735 📋 K. 2025/1924 📅 06.11.2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2022/2735
KARAR NO: 2025/1924
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 27/05/2022
NUMARASI : 2021/170 Esas - 2022/434 Karar
DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: 06/11/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04.09.2016 tarihinde müvekkilinin murisi ve oğlu Güray ...'in dava dışı ... ...'nun maliki ve sürücüsü olduğu, çalıştığı işyerine servis hizmeti veren... plaka sayılı minibüste yolcu olarak seyahat etmekte iken, müvekkilinin murisinin de içerisinde olduğu ... ... nun sevk ve idaresindeki araç liman yolunda diğer aracı sollayarak bir şerit haricinde diğer şeritleri kapalı olan yolda, yolu araç geçişine engel olacak şekilde kapatarak araçtan indiğini ve arka bagajdan sopa tarzı bir şey çıkardığını, arkasından gelmekte olan Serhat ... yönetimindeki... plakalı tırın ise, aracın sağa çekip durdurma ihtimali olmasına rağmen minibüse çarpmamak için sağ tarafa doğru manevra yaparak geçmeye çalıştığı sırada taraflar arasndaki olası kavgaya müdahale etmek için bir kaç arkadaşı ile birlikte araçtan aşağıya inen müvekkilinin murisi Güray ...'e ve bir kaç yolcuya daha çarptığını, bu kaza neticesinde müvekillerin murisi Güray ...'in hayatını kaybettiğini, her iki davalı şoför hakknda Bakrköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/101 E sayılı dosyası ile taksirle ölüme ve yaralamaya sebep olma suçu nedeni ile kamu davası açıldığını, davalı .. (...) Sigorta A.Ş' ye 20.11.2020 tarihinde başvuruda bulunulmasına rağmen, hiçbir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin murisi Güray ...'in uzun süre ... Liman İşletmeleri A.Ş. firmasında en son maaş bordrosuna göre aylık brüt 5.100-TL ücretle iş makinalar operasyon bölümünde çalıştığını, işyerinde servis hizmeti bulunduğunu ve kazanın serviste seyahat esnasında gerçekleştiğini, bunun dışında davacıya yapılan prim, ikramiye, sosyal yardım v.b. arizi olmayan tüm ödemelerin de ücrete dahil edilmesi gerektiğini, konu ile ilgili olarak araç sürücüleri ve araç malikleri aleyhine Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/216 E sayl dosyası ile maddi ve manevi tazminat davası açıldığını ve davanın halen derdest olduğunu fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 3.000-TL destekten yoksun kalma tazminatının sigortaya başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte kusur durumuna göre ve sigorta limitini aşmamak kaydı ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin maddi tazminat talepleri açısından, poliçe limitleri dahilinde ve sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında başvuranın zararlarını gidermekle yükümlü olduğunu, dava konusu kaza müteveffanın içinde bulunduğu... plakalı aracın aniden durarak yolu kapatması ve müteveffanın kavga etmek amacıyla işlek bir yolda araçtan inip araçların hareket güzergahında tedbirsiz şekilde bulunması sonucu meydana geldiğini, kazanın oluşumunda müteveffa ile müteveffanın içinde bulunduğu... plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, tazminata kaza tarihinden itibaren faiz işlemesinin talep edildiğini, ancak müvekkili şirketin temerrüdünün başlangıcının KTK'nın 98. ve 99. maddesine göre belirleneceğinden davacıların bu talebinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile 128.077,79 TL nin 01/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemenin kararına dayanak gösterdiği bilirkişi raporunda davacı baba dışında diğer hiçbir mirasçı için tazminat hesaplaması yapılmadığını, tazminatın, teminat limitleri dahilinde garame edilmesiyle hesaplanması gerektiğini, tüm mirasçılar için hesaplama yapıldığında, teminat limitlerini aştığını, davacı baba için garame tazminat tutarı belirlenmesi gerekirken bilirkişi tarafından garameten hesaplama yapılmaması nedeniyle davacı lehine 68.185,28 TL fazla tazminata hükmedildiğini, Yerel hakeme tarafından iki adet kusur bilirkişi incelemesi ile alınan raporların birinde müvekkil şirket tarafından araç sürücüsüne %50 diğer raporda %70 kusur izafe edilmiş iki rapor arasındaki çelişkiyi gidermeden müvekkil şirket tarafından sigortalanan araç sürücüsüne %70 kusur yüklenen rapora itibar edilmesinin hatalı olduğunu, davacının hatır ile taşındığını ve kazada müteveffanın içinde bulunduğu aracın sürücüsünün hızlı olması nedeniyle araç sürücüsüne kusur izafe edilmesine rağmen, müteveffanın sürücünün hız yapmasına engel olmayarak kusura katıldığı, müterafik kusuru bulunduğu hususlarını göz ardı ederek verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, %40 dan az olmamak üzere tazminattan indirim yapılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 04.09.2016 tarihinde saat 15.30 sıralarında sürücü Serhat ... yönetimindeki... plakalı römorklu çekici ile E-5 karayolunda seyrederken, yan yola geçmek isteyen sürücü ... ... yönetimindeki... plakalı minibüsle çarpışma tehlikesini atlatmış daha sonra minibüsün tırı sollayarak liman yoluna giderek, 4'ü kapalı 5 şeritli yolun açık tek şeridine durarak şeridin kapanması nedeniyle hızla gelen tır, minibüse çarpmamak için sağa yöneldiği minibüsün sağ arka kesimine çarpması sonucu meydana gelen kazada minibüsten inen davacıların murisi yolcu Güray ...'e çarparak ölümüne sebebiyet vermesi nedeniyle tazminat talep edildiği anlaşılmıştır.Kaza nedeniyle yargılama yapılan ceza mahkemesindeki istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen kararda olayın oluşu ve kusur durumu; "...Soruşturma aşamasında aldırılmış bulunan raporda sanık ...'in tali kusurlu, Sanık Serhat'ın asli kusurlu olduğu belirtilmiş, Mahkememizce aldırılan 28.09.2017 tarihli ATK raporu ile her iki sanığın asli kusurlu olduğu belirtilmiş olması nedeni ile, mevcut kusur raporları arasında çelişki bulunduğu açık olduğundan İTÜ nün kürsüsünden tayin edilecek içlerinde karayolları uzmanı da bulunan 3 kişilik bilirkişi heyetine dosyasının tevdii sureti ile her iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmek ve ölenin durumu da değerlendirilmek suretiyle taraflara düşen kusur durumu hususunda alınan 21.01.2018 tarihli bilirkişi raporu ile sanıklar ... ... ve Serhat ... ' in her ikisininde hatalı davranışlarının olayın oluşunda eşit derecede ve önemli ölçüde etkili olduğu, müteveffa Güray ...' in hatalı herhangi bir davranışının olmadığı tespit edilmiştir. Sanıklardan ...'in Aracı yolda sıkıştırması, sonrasında aracı yolda durdurup araçtan inerek eline sopa alması, diğer sanığın gelmesini beklemesi, tutanaktaki krokide açıkça görüldüğü gibi, liman girişinde tek açık olan şeridi bilinçli şekilde engelleyerek römorklu aracın yolunu kapattığı, yolu bu şekilde kapatarak sonucu öngörebilmesine rağmen eylemine devam edip aracı çekmemesi suretiyle; Diğer sanık Serhat'ın da kaza mahalline gelirken görüş alanındaki yayalara rağmen hızını düşürmeden yaklaşarak, sağına gerekli direksiyon tedbiri almadan son anda yön değiştirmesi, fren tedbirine başvurmayarak çarpışmayı önlemeye, şiddetini azaltmaya çalışmamış olması, olay yeri şartlarının üzerindeki hızıyla, hiç bir önlem almadan, bu seyir hızıyla yayaya çarparak, ancak 45 m. sonra aracı durmak suretiyle maktülün ölümüne ve mağdurların yaralanmasına sebebiyet verdikleri, yukarıda belirttiğimiz tespitlerin tanık ve müştekiler beyanı ile de doğrulanmış olması, hususları birlikte değerlendirildiğinde; sanıkların yapmış oldukları, dikkatsiz, özensiz ve kural dışı hareketleri sonucunda gerçekleşmesi muhtemel neticeyi öngördükleri halde, Trafik kazası olabileceğini, ölüm ve yaralama olayının gerçekleşebileceğini tahmin edip ön görmelerine rağmen eylemlerinden vazgeçmedikleri, böylelikle objektif dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek öngördükleri ancak istemedikleri neticenin meydana gelmesine neden oldukları, bu suretle sanıkların eylemlerini bilinçli taksirle gerçekleştiği kanaatine varılmış;" şeklinde açıklanmıştır.Mahkemece hükme esas alınan kusur bilirkişi raporu da aynı doğrultuda açıklama yaparak kazanın meydana gelmesinde sürücülerin eşit derecede kusurlu oldukları, müteveffanın ise kusuru bulunmadığı tespit edilmiş olmakla, ceza mahkemesinde alınan bilirkişi raporuyla mahkemece alınan kusur bilirkişi raporunun birbirini teyit ettiği dosya kapsamı ile olayın oluşuna uygun olduğu anlaşılmakla kusura ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Müteveffanın araçta yolcu olarak bulunduğu, kaza sırasında minibüsten inerek yaya konumunda olduğu sırada; sürücü Serhat'ın kaza mahalline gelirken görüş alanındaki yayalara rağmen hızını düşürmeden yaklaşarak, sağına gerekli direksiyon tedbiri almadan son anda yön değiştirmesi, fren tedbirine başvurmayarak çarpışmayı önlemeye, şiddetini azaltmaya çalışmamış olması, olay yeri şartlarının üzerindeki hızıyla, hiç bir önlem almadan, bu seyir hızıyla yayaya çarparak müteveffanın ölümüne sebep olduğu olayda, müteveffanın sürücünün hız yapmasına engel olmayarak kusura katıldığı, müterafik kusuru bulunması mümkün olamayacağından, müterafik kusura ilişkin istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde davacının hatır için taşındığı yönünde iddia ve savunma ileri sürmemiştir. Mahkemece, taşımanın hatır için olduğu değerlendirilerek tazminattan hatır indirimi yapılabilmesi için davalının bu yönde savunma getirmesi ve taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı gibi olayın özel şartlarını ortaya koyması gerekmektedir. Davalı tarafın, süresinde dosyaya sunulan cevap dilekçesinde hatır taşıması olduğuna dair iddiası ve savunması olmadığına göre İlk Derece Mahkemesince hatır indirimi yapılmamış olmasında bir isabetsizlik yoktur.Hükme esas alınan aktüerya raporunda, diğer hak sahipleri için kesin hüküm kurulduğundan tazminat hesabı yapılmayacağı belirtilmiş ve hak sahiplerine ödenen 147.531,72 TL tazminat ile davacı Cemil’in 128.077,79 TL tazminatı olmak üzere toplam 275.609,51 TL tazminatı hesaplamış olduğundan belirlenen tazminat miktarı sigorta şirketinin 310.000,00 TL kişi başına sakatlık ölüm teminatı limiti dahilinde kaldığından garameten paylaşma yapılması gerektiği ve limitin aşıldığına yönelik istinaf itirazı da yerinde görülmemiştir.Davacı dosya istinaf incelemesinde bulunduğu sırada 03/04/2025 tarihinde vefat etmiştir. Bu nedenle öncelikle davacının mirasçılık belgesi getirtilerek, mirasçılarına usulüne uygun tebligat yapılıp, mirası reddetmeyen mirasçılarının mecburi dava arkadaşı olarak yöntemince davaya katılımı sağlanmak, mirasçılar davayı birlikte takip etmekten kaçınırlarsa terekeye temsilci tayin ettirmek suretiyle, taraf teşkili sağlandıktan sonra, davacının vefatı nedeniyle artık bakiye ömrü varsayımsal olarak hesaplanamayacağından desteğin babası olan davacının vefat tarihi itibariyle bakiye ömür süresi belirlenerek 24.03.2022 hesap tarihi itibariyle tazminatın hesaplanması için aktüer bilirkişiden ek rapor alınması ve usuli kazanılmış haklar gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/11/2025