İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2023/672 K.2023/1785

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/672 📋 K. 2023/1785 📅 16.10.2023

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2023/672
KARAR NO: 2023/1785
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 27/12/2021
NUMARASI: 2016/1174 Esas - 2021/1419 Karar
DAVA: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 16/10/2023
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01/12/2012 tarihinde ... plaka sayılı araç ile davalı ...'a ait ... plaka sayılı aracın sürücüsü davalı ...'nın alkollü araç kullanması sonucu Çanakkale-Lapseki mevkiinde trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu kazada davacılar ... ve ...'ın oğlu, ...'ın kardeşi ... plaka sayılı araçta yolcu bulunan ...'ın hayatını kaybettiğini, müteveffa ...'ın ölümü nedeni ile annesi, babası ve abisinin ...'ın desteğinden yoksun kaldıklarını, davalı sigorta şirketinin ... plaka sayılı aracın ZMSS sigortacısı olduğunu, belirterek belirlenecek HMK'nın 10.maddesi uyarınca maddi tazminat ile 150.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan, bakiye maddi tazminatın ise yetersiz ödeme nedeniyle ibranamenin iptali ile davalı Sigora Şirketinde temerrüt tarihi olan 27/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili ıslah dilekçesi ile talebini 462.043,12 TL'ye yükseltmiştir. Davalı Müteveffa ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Dava konusu kazaya karışan aracın kendisine ait olmadığını, aracın kaza tarihinden önce araç sürücüsüne satıldığını, araçla bir ilgisinin bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin adresinin maslak Şişli olduğundan dolayı yetki itirazında bulunduğunu, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, ... plakalı aracın ZMMS poliçesi ile davalı şirkete sigortalı olduğunu, poliçede verilen ölüm teminatının 225.000,00TL olduğunu, manevi tazminatın poliçe kapsamında olmadığını, davacıların başvurusu üzerine 33.099,09TL destekten yoksunluk tazminatının 29/06/2013 tarihinde ödendiğini ve davalı şirketin ibra edildiğini, davacılar tarafından davalı şirket gayri kabil rücu kaydıyla ibra edildiğinden davanın reddi gerektiğini, sürücünün alkollü olması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kaza esnasında hatır taşımasının mevcut olduğunu, müteveffa ...'in kaza sırasında ... plakalı araçta hatır yolcusu olarak bulunduğundan %25 hatır taşıması indirimi uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile: Müvekkilinin ikametgahı Zeytinburnu'nda olduğundan dolayı yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu bundan dolayı yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacılar ... ve ...’ın maddi tazminat taleplerinin kısmen kabul kısmen reddi ile; davacı ... için 119.139,19 TL ve davacı ... için 68.084,87 TL olmak üzere toplam 187.224,06 TL’nin davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 28/06/2013 tarihinden, diğer davalı ... yönünden ise 01/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ...’ın maddi tazminat talebinin reddine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabul kısmen reddi ile; davacı ... için 40.000,00 TL, davacı ... için 40.000,00 TL ve davacı ... için 20.000,00 olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın 01/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan alınarak davacılara verilmesine, davalı ... mirasçıları yönünden davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece ... Sigorta A.Ş.'ye yazılı olarak 27/12/2012 tarihinde ... evrak kayıt numarası ile başvuru da bulunulduğundan faiz başlangıç tarihini 28/06/2013 olarak kabul edilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yargılamanın çeşitli nedenlerle uzun sürmüş olmasının müvekkillerinin makul sürede yargılanma hakkını ihlal ettiğini, tazminatın düşük kaldığını, müteveffanın davalı araç sürücüsünün alkollü olduğunu bilerek araca binmiş olmasından dolayı %20 ve taşımanın hatır taşıması olması nedeniyle %20 olmak üzere toplamda %40 indirim yapılarak müvekkillerinin maddi tazminat alacağından hakkaniyete aykırı bir şekilde indirim yapılmasının doğru olmadığını, müteveffanın arkadaşının aracına binmiş olması nedeni ile teminattan daha az yararlandırılmasının doğru olmadığını, alkol kullanılmasa bile kaza olma ve kazanın ölümle sonuçlanması riski bulunduğunu, müteveffanın kardeşi olan davacı ...'ın destekten yoksun kalma tazminat talebinin reddinin usul ve yasaya aykırı olup, davacı ... ile müteveffa kardeşi ...'ın, dış ticaret bölümünde okuyup, okulunu bitirdikten sonra, ölümünden önce de birlikte çalıştığı kardeşi ile ticaret hayatlarını devam ettirmek planı içinde iken, elim kaza sonucu müvekkilinin müteveffa kardeşinin desteğinden yoksun kaldığını, bu durumun tanık beyanları ile de sabit olduğunu, mahkemece davalı şirket lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin teminat sorumluluğu miktarı sınırlı olmak üzere teminat miktarının reddedilen kısmı üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ıslah edilen miktar dikkate alınarak reddedilen kısmın tamamı üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının çok düşük olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 01/12/2012 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile Biga istikametinden Lapseki istikametine doğru seyretmekte iken olay mahalline geldiğinde, sevk ve idare hatası nedeniyle idaresindeki vasıtayı (araç trafiğine açık) yol içerisinde tutamayıp kontrolsüzce sağa yöneldiği sırada, seyir yönüne göre sağ tarafta toprak zeminli bankette nizamlara uygun şekilde park halinde bulunan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyona çarpması ile meydana gelen trafik kazasında ... plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunan davacıların desteği ...'ın vefat ettiği ve bu vefat nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talep edildiği anlaşılmıştır.İlk Derece Mahkemesince alınan kusur raporunda sürücü ...’nın asli derecede tamamen kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Ceza mahkemesinde alınan kusur raporu da aynı yöndedir. Hukuk Genel Kurulunun 21/04/1982 gün, 979/4-1528 E., 412 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere; destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de nafaka hakkındaki hükümlere dayanır. Sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O halde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülmektedir. Bu kapsamda somut uyuşmazlıkta müteveffa ...'ın kaza tarihinde öğrenci olduğu, çalışmadığı, kendisinin dahi düzenli bir geliri bulunmadığı, davacı ...'a eylemli bir desteği bulunmadığı, kaldı ki davacı ...'ın da ölenin fiili desteğine (engelli olması nedeniyle çalışamamak gibi) ihtiyacı bulunduğunu ispat edememiş olması nedeniyle davacı ...’ın destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır. Mahkemece, taşımanın hatır için olduğu değerlendirilerek tazminattan hatır indirimi yapılabilmesi için davalının bu yönde savunma getirmesi ve taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı gibi olayın özel şartlarını ortaya koyması gerekmektedir.Müterafik kusur ise aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (EREN, Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Y. 2015. S. 582) Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Somut uyuşmazlıkta ceza dosyası kapsamından (sanığın savunması, tanık beyanı, sürücü olan sanığa ait genel adli muayene raporunda sanığın görünüşü itibariyle ve kokudan alkollü olduğunun anlaşıldığının bildirilmiş olması) müteveffanın yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsü ile arkadaş olduğu, birlikte alkol aldıkları dolayısıyla sürücünün alkollü olduğunu bilerek araca bindiği anlaşıldığından mahkemece bilirkişi raporunda belirlenen tazminat miktarından % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasında bir isabetsizlik yoktur. Yine müteveffa destek ile araç sürücüsünün arkadaş oldukları, birlikte gezmek amacı ile araca bindikleri ve bu esnada kazanın meydana geldiği anlaşıldığına göre desteğin yolcu olarak taşınmasının hatır taşımacılığı kapsamında olduğunun kabulü ile hesaplanan maddi tazminattan cevap dilekçesinde hatır indirimi yapılması gerektiğini belirten davalı ... Sigorta A.Ş. bakımından hatır taşıması indirimi yapılmasında da bir isabetsizlik yoktur. Ne var ki davalı ... cevap dilekçesinde davacının hatır için taşındığı yönünde iddia ve savunma ileri sürmediği halde davalı ... bakımından da belirlenen tazminattan hatır indirimi yapılarak karar verilmesi doğru olmamıştır. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 14/06/2021 tarihli aktürya ek raporda 01/12/2021 tarihine kadar olan dönem esas alınarak tazminat belirlendiğinden davacılar vekilinin maddi tazminatın eksik hesaplandığına ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Davacılar tarafından dava tarihinden evvel 27/12/2012 tarihinde ... Sigorta A.Ş.'ye yazılı olarak başvuru yapılması üzerine 28/06/2013 tarihinde davacılara ödeme yapılarak ibraname düzenlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince ödeme tarihinden faiz işletilmiştir. KTK'nın 99.maddesine göre, ZMSS Genel Şartları ile belirlenen belgeler ile birlikte sigorta kuruluşuna başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Somut olayda; davacı tarafça dosyaya sunulan, üzerinde davalı şirket kaşesi bulunan başvuru dilekçesine göre 28/12/2012 tarihinde ... Sigorta A.Ş.'ye yazılı olarak başvuru yapılmış olup bu tarihten sonraki 8. işgününün sonu olan ( 01/01/2013 günü resmi tatil olarak kabul edilerek) 11/01/2013 itibariyle davalı sigorta şirketi temerrüde düşmüştür. Sigortacı yönünden bu tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle ödeme tarihinden faize karar verilmesi de doğru olmamıştır.Zorunlu mali sorumluluk sigortacısı meydana gelen zararı limit dahilinde gidermekle sorumlu olduğundan yargılama giderlerinden de limiti oranında sorumlu olacaktır. Zarar miktarının limiti geçmesi halinde trafik sigortacısı hükmedilen miktara ilişkin yargılama giderlerinin tamamından değil sadece poliçe limitinin tazminat miktarına oranına göre sorumlu tutulmalıdır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/5147 E. ve 2020/7081 K., 2020/1864 E. ve 2020/6061 sayılı kararı). Dava ve ıslah dilekçesinde limit ile sınırlı olmak üzere tazminat talep edilmiştir. Kalan sigorta limitini üzerinde tazminata hükmedilmiş olduğundan esasen davalı sigorta için reddedilen tazminat bulunmadığından davacılar ... ve ... aleyhine vekalet ücreti belirlenmesi doğru olmamıştır. Ancak davacı ... yönünden davanın reddine karar verildiğinden sigorta şirketi lehine vekalet ücreti belirlenmelidir. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesi ve 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varıldığından manevi tazminata ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak HMK'nın 353/1-b.2. maddesi gereğince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek bilirkişi raporunda hesaplanan tazminat tutarından davalı Sigorta Şirketi bakımından hem kusur hem de hatır taşıması indirimi yapılarak, davalı ... bakımından ise sadece %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak davacı ... için 158.852,26 TL ve davacı ... için 90.779,83 TL destekten yoksun kalma tazminat talebinin kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; Hatır indirimi nedeniyle tazminattan indirilen miktar, yasal düzenlemelerden kaynaklanan hakkaniyet indirimi mahiyetinde olduğundan yargılama giderinin hesaplanmasında nazara alınmamış, davalılar lehine bu kısım üzerinden vekalet ücretine hükmedilmemiş ve aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A- Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: 1-Davacılar ... ve ...’ın maddi tazminat taleplerinin KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; davacı ... için 158.852,26 TL ve davacı ... için 90.779,83 TL destekten yoksun kalma tazminat talebinin kabulüne, Kabul edilen tazminattan davacı ... için 119.139,19 TL ve davacı ... için 68.084,87 TL olmak üzere toplam 187.224,06 TL’nin davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 11/01/2013 tarihinden, diğer davalı ... yönünden ise 01/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, Geriye kalan davacı ... için 39.713,07 TL ve davacı ... için 22.694,96 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...'dan 01/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacılara verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Davacı ...’ın maddi tazminat talebinin REDDİNE, 3-Davacıların manevi tazminat taleplerinin KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; davacı ... için 40.000,00 TL, davacı ... için 40.000,00 TL ve davacı ... için 20.000,00 olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın 01/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan alınarak davacılara verilmesine, 4-Davalı ... mirasçıları yönünden davanın pasif husumet yokluğundan USULDEN REDDİNE, 5-Maddi tazminat davası yönünden alınması gerekli 17.052,36 TL ilam harcından davacıların yatırmış olduğu 51,27 TL peşin harç ve 5.277,69 TL tamamlama harcı toplamı olan 5.328,96 TL'nin mahsubu ile kalan 7.460,32 TL harcın (Davalı ... mirasçıları haricindeki) davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına; Geriye kalan 4.263,08 TL'nin ise davalı ...’dan alınarak hazineye irat kaydına, 6-Maddi tazminat davası yönünden davacı tarafından yatırılan 51,27 TL peşin harç, 24,30 TL başvurma harcı, 5.277,69-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 5.353,26 TL'nin (Davalı ... mirasçıları haricindeki) davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacılar ... ile ...'a verilmesine, 7-Maddi tazminat davası yönünden davacılar ... ile ... tarafından yapılan toplam 3.000,30 TL bilirkişi ücreti ile tebligat masrafı yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre (%59,81 kabul, %40,19 ret) 1.796,21 TL'nin (Davalı ... mirasçıları haricindeki) davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacı davacılar ... ile ...'a verilmesine, bakiye kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına, 8-Maddi tazminat davası yönünden davalı ... tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre (%59,81 kabul, %40,19 ret) 40,19 TL'nin davacılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davalı ...'ya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına (davalı ... 2.400,24 TL ile sorumlu olmak kaydıyla), 9-Maddi tazminat davası yönünden davacı ... kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı ... vekili için takdir olunan 9.951,03 TL vekalet ücretinin (Davalı ... mirasçıları haricindeki) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine (davalı ... 17.900,00 TL ile sorumlu olmak kaydıyla) 10-Maddi tazminat davası yönünden davacı ... kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı ... vekili için takdir olunan 15.268,21 TL vekalet ücretinin (Davalı ... mirasçıları haricindeki) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, (davalı ... 25.416,36 TL ile sorumlu olmak kaydıyla) 11-Maddi tazminat davası yönünden ile ... Sigorta Anonim Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalı ... Sigorta Anonim Şirketi 'ne verilmesine, 12- Manevi tazminat davası yönünden alınması gerekli 6.831,00-TL harçtan davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 2.561,62 TL'nin mahsubu ile kalan 4.269,38 TL'nin davalı ...'dan alınarak hazineye irat kaydına, 13-Manevi tazminat davası yönünden davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 2.561,62 TL harcın davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine, 14-Manevi tazminat davası yönünden yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 15-Manevi tazminat davası yönünden davacı ... Kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 5.100,00TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, 16-Manevi tazminat davası yönünden davacı ... Kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 6.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, 17-Manevi tazminat davası yönünden davacı ... Kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 6.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, 18-Davalı ... (TCKNO: ...) kendini vekil ile temsil ettirdiğinden davanın bu davalı yönünden usulden reddedildiği dikkate alınarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı ...'a verilmesine, 19-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatıran tarafa iadesine,
B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN;1-Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan 669,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/10/2023