İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2025/517 K.2025/548
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2025/517
KARAR NO: 2025/548
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 26/10/2023
NUMARASI: 2022/722 Esas - 2023/753 Karar
DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: 24/03/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 17.07.2010 tarihinde Mersin ili, Tarsus ilçesi hudutları dahilinde meydana gelen trafik kazasında ...n'ın vefat ettiğini, kaza sonrası 21.06.2015 tarihinde bir kısım müvekkillerinin murisi ... ve 25.01.2014 tarihinde ise diğer bir kısım müvekkillerinin murisi ... vefat ettiklerini, kaza sonrası Tarsus 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/211 E.-2014/104 K. dosyası ile yapılan yargılamada kaza tespit tutanağı ve alınan raporlara göre ... yabancı plakalı çekici ve ... yabancı plakalı römork sürücüsü ...'ın asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davanın HMK'nın 107.maddesine göre belirsiz alacak davası olarak açıldığını, kazada vefat eden ...'ın annesi ...'ın oğlunun ölümüyle onun maddi destekliğinden yoksun kaldığını, bilahare kazadan sonra ...'ın da 21.06.2015 tarihinde vefat ettiğini, bu sebeple müvekkilleri ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... için kazadan sonra vefat eden murisleri ...'ın sağlığında kazada ölen oğlu ...'dan dolayı hak etmiş olduğu destek tazminatından, miras hisseleri oranında tüm davalılardan maddi tazminat talepleri olduğunu, kazada vefat eden ...'ın annesi ..., oğlunun ölümüyle onun maddi destekliğinden yoksun kaldığını, kazadan sonra ...'ın 25.01.2014 tarihinde vefat ettiğini, bu sebeple müvekkilleri, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... için kazadan sonra vefat eden murisleri ...'ın sağlığında kazada ölen oğlu ...'dan dolayı hak etmiş olduğu destek tazminatından, miras hisseleri oranında tüm davalılardan maddi tazminat talepleri olduğunu, kazanın oluş tarihi itibariyle asli kusurlu olan yabancı plakalı aracın yeşil kart poliçesi bulunması nedeniyle Türkiye Motorlu Taşıt Bürosunun sorumluluğu bulunduğunu ayrıca yeşil kart sigortasının manevi teminatının da bulunduğunu, ilgili sigortaya başvuru yapıldığını ancak ödeme olmadığını, davalılardan ..., ... yabancı plakalı çekici ve ... yabancı plakalı römorkun malik ve sürücüsü, davalılardan ... Oto. Petrol ürünleri Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti'nin kaza tarihi itibariyle ... yabancı plakalı çekici ve ... yabancı plakalı römorkun işleteni olduğunu, Tarsus 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) 2011/412 E; 2020/263 K, sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucu tazminata hükmedildiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla ve alacaklarının belirsiz alacak olarak kabulü ile müvekkilleri ..., ..., .., ..., ..., ..., ..., ... ve ... için murisleri ...'ın sağlığında müteveffa oğlu ...'dan dolayı hak etmiş olduğu destek tazminatından miras hisseleri oranında şimdilik kişi başı 100'er TL'den toplam 900 TL maddi tazminatın tüm davalılardan kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme tahsiline, müvekkilleri ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... İçin, Murisleri ...'ın sağlığında müteveffa oğlu ...'dan dolayı hak etmiş olduğu destek tazminatından miras hisseleri oranında her biri için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve alacağının belirsiz alacak olarak kabulü ile şimdilik kişi başı 100'er TL'den toplam 900 TL maddi tazminatın tüm davalılardan kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme tahsiline, ...'ın vefatı dolayısıyla kardeşleri; ... İçin, 20.000 TL, ... için 20.000 TL, ... için 20.000 TL olmak üzere toplam 60.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte tüm davalılardan ortaklaşa ve zincirleme tahsiline ...'ın vefatı dolayısıyla kardeşleri; ... için 20.000-TL ... için 20.000 TL ... için 20.000 TL olmak üzere toplam 60.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte tüm davalılardan ortaklaşa ve zincirleme tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Pet. Ür. Gıd. San. ve Tic.Ltd.Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; 7.10.2010 tarihinde meydana gelen ölümlü ve yaralamalı trafik kazasına ilişkin maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğunu, müvekkili firma açısından davanın sıfat (husumet) yokluğundan reddi gerektiğini, müvekkili firmanın ölüme sebebiyet veren ... gerekse de ... plakalı araçların işleteni olarak belirmişse de ...Bürosu'nun araçların ruhsatları talep edildiğinde, araçların malikinin davalı ... olduğunun açıkça görüleceğini, müvekkil firmanın ne araç maliki nede araç işleteni olmadığını belirterek davanın esastan ve aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Bürosu vekili cevap dilekçesinde özetle; 28.06.2008 gün ve 26920 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan yönetmeliğe göre çalışma usul ve esasları düzenlenmiş olan müvekkili Büronun, yabancı ülke Yeşil Kart Büroları (Emsal Bürolar) ile yaptığı ... Anlaşma çerçevesinde yabancı plakalı araçların Türkiye’de karıştıkları kazalarda şayet geçerli bir Yeşil Kart sigortaları mevcutsa Yeşil Kart Sigortacıları adına kusur esasına göre sebebiyet verilen 3. şahıs hasarlarını tedvir etmekte olduğunu, müvekkil Büronun, yabancı plakalı araçların ülkemizde sebebiyet verdikleri kazalarda ortaya çıkan hasarların tedvirinde bu araçların sahip veya sürücüleri adına hareket etmeyip kaza tarihini kapsayan geçerli yeşil kart sigortaları olması halinde bu sigorta şirketi adına hareket ettiğini, bu durumda, Trafik Kanunu ve Ticaret Kanunu hükümleri gereği, yabancı plakalı bir aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonrası ortaya çıkan hasarlar için kusur esasına göre ve yabancı sigorta şirketine izafeten Mali Sorumluluk Sigortası limit ve şartları çerçevesinde müvekkil Büro’nun sorumluluğu doğduğunu, destekten yoksun kalma tazminatı, miras yoluyla ölenin mirasçılarına intikal eden bir hak olmadığı gibi terekeyle de hiçbir ilgisi olmadığını, ... mirasçıları sıfatıyla ...'ın vefatından kaynaklı ve ... mirasçıları sıfatıyla ...'ın vefatından kaynaklı destekten yoksun kalma hak edişi olduğundan bahisle açılan maddi tazminat taleplerinin külliyen reddi gerektiğini, ... ve ...'ın dava tarihinden önce ölmüş olmaları nedeniyle TMK'nın 27/1. maddesi gereği maddi hukuk bakımından hak ehliyet ve dolayısıyla usul hukuku bakımından taraf ehliyeti son bulduğundan ölmüş kişiler adına dava açılmayacağı, ayrıca henüz yaşarken dava konusu etmediği destekten yoksun kalma tazminatını o öldükten sonra mirasçılarının dava etme hakkı bulunmadığını, davacıların taraf ehliyeti ve aktif dava ehliyetleri bulunmadığından açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Aktif husumet yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından davalarının talep sonucu anlaşılmadığını, hatalı olarak değerlendirme yapılarak davanın usulden reddine karar verildiğini, karar usul ve yasaya aykırı olduğundan itiraz ettiklerini, mahkeme tarafından hatalı değerlendirme yapılarak her iki muris yönünden sağlıklarında açılmış dava bulunmadığından davanın usulden reddine karar verildiğini karar usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonucunda: Somut uyuşmazlıkta davacılar murisleri ...'ın sağlığında, trafik kazasında oğulları ... ve ...'ın ölümü nedeniyle destek tazminatından ve manevi tazminattan dolayı davalıların kusurları ile sorumlu olduğunu iddia ederek miras hisseleri oranında tüm davalılardan maddi ve manevi tazminat talep etmektedir. Muris ...'nın dava tarihinden önce öldüğü, ölümünden önce kendisi tarafından açılan maddi ve manevi tazminat davası bulunmadığı dava dilekçesindeki anlatım ve dosya kapsamından sabittir. Davacılar miras haklarına dayanarak eldeki davayı açmışlardır. Murisin sağlığında dava açmamış olması halinde çocuklarının ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat hakkı miras hukukuna göre mirasçılara intikal edecek bir mal varlığı değeri değildir. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesince "... muris ...'ın sağlığında kazada ölen oğlu ...'dan dolayı maddi ve manevi tazminat talebinde bulundukları ancak muris ...'ın dava ikame edilmeden önce 21/06/2015 tarihinde vefat ettiği, davacılardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın Muris ...'ın sağlığında kazada ölen oğlu ...'dan dolayı maddi ve manevi tazminat talebinde bulundukları ancak muris ...'ın dava ikame edilmeden önce 25/01/2014 tarihinde vefat ettiği, her iki muris yönünden sağlıklarında açılan bir tazminat davası bulunmadığı, murislerin sağlığında açılan bir tazminat davası bulunmadığından mezkur talebin murislerin terekeleri yönüyle aktif olarak değerlendirilemeyeceği, terekenin aktifinde yer almayan bir talebin davacı varisler açısından alacak hakkına dönüşemeyeceği dolayısıyla murislerce talep edilebilecek iken dava edilemeyen alacak talepleri açısından murisin alacak hakkının varlığına isnat edilerek tereke açısından aktife ve alacak hakkına dönüşmeyen tazminat taleplerinin varislerce dava edilmesinde aktif dava ehliyetinin ve aktif husumetin bulunmadığı kanaatiyle, dava şartı olan aktif husumetin yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gereken hususlardan olduğu" gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Bu nedenlerle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacılar vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Peşin alınan harç yeterli olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/03/2025