İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2016/1437 K.2018/447
T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/1437
KARAR NO : 2018/447
DAVA : Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)
DAVA TARİHİ : 12/12/2016
KARAR TARİHİ : 18/04/2018
Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar ..., ... ve ... vekilinin 12.02.2016 harç tarihli dava dilekçesiyle; Davalı ... Makina San. ve Tic. Ltd. Şti'nin ... ve ... ortaklığında iki hissedarlı olarak İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün Bornova ... siciline kayıtlı iken 26.06.2012 tarihli ... genel kurul kararı ile tasfiyeye girdiğini, tasfiyenin 27.06.2012 tarihinde Ticaret Siciline tescil edildiğini, tasfiye memuru olarak ...'ın atandığını, ...'ın 05.06.2013 tarihinde vefat ettiğini, geriye mirasçı olarak davacılar ..., ... ve ...'ın kaldığını, yasal süresi içerisinde İzmir .... Sulh Hukuk Mahkemesinde ... Esas, ... Karar sayılı kararı ve 26.07.2013 tarihli karar ve İzmir .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı, 21.08.2013 tarihli kararlar ile mirasçıların kayıtsız şartsız olarak mirası reddettiklerini, bu kararların 03/09/2013 tarihinde kesinleştiğini, ayrıca mirası reddetmelerine rağmen muhasebecilerin yönlendirmeleri nedeniyle 20.08.2013 tarihli, ... sayılı genel kurul kararı ile veraseten hisse dağılımı yapılarak ...'ın hissesinin İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas, ... Karar numarası ile verilen veraset ilamına istinaden hisse devrini de yaptıklarını, ... payın ...'a, ... payın ...'a, ... payın ise ...'a hisse intikal ettirildiğini, oysaki mirasın gerçek reddi nedeniyle pay intikalinin yapılmaması gerektiğini, bu pay intikalinin yok hükmünde olduğunu, Ticaret Sicil Müdürlüğünün mirasın reddinde intikali tescil etmemesi gerektiğini, aynı gün alınan karar ile (20.08.2013 tarih ve ... sayılı karar) tasfiye memuru olarak ...'ın seçildiği ve tasfiyenin kapatılmasına karar verildiğini, alınan bu kararların tümünün yok hükmünde olduğunu, butlan ve yokluk durumunda dava zamanaşımı hak düşürücü sürelerin söz konusu olmadığını, 20.08.2013 tarihli, ... ve ... sayılı genel kurul kararlarının Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlansa dahi müvekkillerini ortak kılmadığını, ancak vergi dairesi ve SGK'nın müvekkillerini şirket ortağı olarak kabul ettiklerini, vergi borcu ve SGK borcu nedeniyle haciz konulduğunu, müvekkillerinin zarara uğradığını, şirketin ihyası için İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinde ... Esas, ... Karar sayılı, 22.02.2016 tarihli karar ile şirketin ihyasına karar verildiğini belirterek 20.08.2013 tarihli, ... ve ... sayılı ortaklar genel kurul kararlarının başlangıçtan itibaren yok hükmünde olduğunun tespiti ile murise ait şirket hisselerinin davacılara veraseten intikal işleminin başlangıçtan itibaren iptaline ve bu kararların Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Makina San. ve Tic. Ltd. Şti davaya cevap vermemiştir.
Dava; davalı şirkete ait 20.08.2013 tarihli, ... ve ... sayılı genel kurul toplantısında alınan kararların davacıların daha önceden mirası reddettiklerinden bu toplantılarda karar alamayacağı iddiasına dayalı olarak açılan butlan/yokluk davasıdır.
Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir.
Davalı şirkete ait sicil kayıtları, toplantı tutanakları, pay defterleri, tutanaklar, ilanlar, İzmir .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas ve İzmir .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas ve İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyaları ile İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı dosyası incelenmiş ve değerlendirilmiştir.
İzmir .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas -... Karar sayılı dosyası ile; Muris ...'ın ölümü ile mirasının eşi ... ile çocukları ... ve ...'a kaldığına ilişkin 27.06.2013 tarihli karar alındığı, daha sonra İzmir .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı dosyasında davacı ... ve ...'ın mirasın reddini talep ettikleri, mahkemenin 26.07.2013 tarihli karar ile bu davacıların mirası kayıtsız şartsız reddettiklerini 26.07.2013 tarihli karar ile tespit ettiği ve bu kararın 03.09.2013 tarihinde kesinleştiği, yine İzmir .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında davacı ...'ın 14.08.2013 tarihli dilekçe ile mirasın reddini talep ettiği, mahkemece 21.08.2013 tarihinde mirasın gerçek reddinin kabul edildiği ve TMK m. 605'e göre tescile karar verildiği, bu kararın da 03.09.2013 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı dosyasında; davacı ... ve ...'ın davalı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü ve ... aleyhine açtığı şirket ihyası davasında ... Makina Ltd. Şti'nin tasfiyeye girdiğini, tasfiye memuru olarak ...'ın seçildiğini, 05.06.2013 tarihinde ...'ın vefatıyla davacıların mirasçı olarak kaldığını, mirasın reddi davası açtıklarını, buna rağmen İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesinden aldıkları veraset ilamına rağmen hisse devri yaptıklarını, tasfiyenin kapatılıp şirketin ticaret sicilinden silinmesini istediklerini, bu nedenle şirketin öncelikle ihyasını talep ettiklerini belirterek dava açtıkları yapılan yargılama ile 22.02.2016 tarihli karar ile şirketin ihyasına karar verildiği, bu kararın 05.05.2016 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Davacı dava dilekçesinde 20.08.2013 tarihli, ... ve ... sayılı ortaklar genel kurulu kararlarının yok hükmünde olduğunun tespitini talep etmiştir.
Davacı tarafın davasının temelinde 20.08.2013 tarihli, 2013/1 ve 2 nolu genel kurul kararının iptali talebi bulunmakla bu talebin olağan koşullarda TTK m. 622 atfıyla TTK m. 445 ve devamına göre 3 aylık süre içerisinde dava açılması gerekmekte ise de; davacının talebinin yokluk iddiasına dayandığı ve bu halde genel kurul kararının yokluk yaptırımına tabi olması durumunun söz konusu olması ve emredici hükümlere aykırılık nedeniyle 3 aylık hak düşürücü süreye tabi olmaksızın davanın her zaman açılabilmesi mümkün olduğundan bu süre uygulanmamıştır.
Davacı taraf dilekçesinde yer aldığı üzere ...'ın 05.06.2013 tarihinde vefat etmesiyle mirasçı olarak 27.06.2013 tarihinde veraset ilamı ile mirasçılık sıfatlarını kazandıklarını, bu tarihten sonra İzmir .... ve .... Sulh Hukuk Mahkemelerinde ... ve ...'ın 26.07.2013 tarihli karar ile mirası reddettiği, buna karşı ...'ın da 21.08.2013 tarihli karar ile mirası reddettiğini belirtmişlerdir. Bu arada muris ...'ın mirasçısı sıfatıyla ... Makine Ltd. Şti.'nin tasfiye işlemlerinde ... yerine 20.08.2013 tarihli toplantı ile 1 ve 2 nolu kararları aldıkları ve bu kararlara göre öncelikle ... mirasçısı olarak mirasın intikallerini sağladıkları, daha sonra aynı tarihte 2 nolu karar ile tasfiye yönünde karar alıp, tasfiye işlemlerinin ... tarafından yapılmasına karar verdikleri belirlenmiştir. Bilindiği üzere mirasın reddi yenilik doğurucu bir hak olarak kullanılması yönüyle hukuki sonuç doğurmaktadır. Bu hakkın kullanılmasıyla mirasçılık sıfatının şartları varsa ortadan kalkması durumu söz konusu olmaktadır. Bu hakkın dava yolunda kullanılmış olması ile mahkemenin verdiği karar ile inşai/yenilik doğuran bir karar ile mirasın reddi hüküm ve sonuçlarını doğurmaktadır.
Ancak mirasın reddedilmesinden önce TMK m.610/2. fıkraya göre "Ret süresi sona ermeden mirasçı olarak tereke işlemlerine karışan, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya miras bırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapan mirası reddedemez" hükmü bulunmaktadır. Bu halde mirasçı mirası kayıtsız şartsız kabul etmiş sayılmaktadır. Somut olayda da mirasçılardan ... İzmir .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında 21.08.2013 tarihinde mirası reddettiği ve bu kararın bu tarih itibariyle verildiği belirlenmektedir. Diğer mirasçılar ise 26.07.2013 tarihinde mirası reddetmişlerdir. Buna göre mirasçılardan ...'ın mirası reddeden önce şirket hissedarı olarak işlemlere geçmiş olduğu ve tasfiyeye yönelik işlemler yaptığı tespit edilmekle, mirasın reddi hükümlerinin bu davacı yönünden uygulanması söz konusu olmamakla birlikte davamızın konusu ... Makine Ltd. Şti'nin 20.08.2013 tarihli,... ve ... sayılı Genel Kurul Kararlarının yok hükmünün olduğunun tespitine yönelik olmakla; toplantıya katılıp karar alan ve ...'ın miras hissesinin devri için ... sayılı karar ile tasfiyeye yönelik ... karar sayılı kararın alınmasında mirasçı olmayan ... ve ...'ın toplantıya katılarak karar alması mümkün olmadığından bu kararın yok hükmünde olduğunu, baştan itibaren yokluk ile batıl olduğunun tespitine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM; Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Davacılardan ... ve ...'ın davasının KABULÜ ile,
Davalı ... Makine Ltd. Şti'nin 20.08.2013 tarihli, ... ve ... nolu kararları ile şirket hisselerinin veraseten dağılımı ve tasfiyenin ... tarafından yerine getirilmesine ilişkin alınan kararlarda davacılar ... ve ...'ın bu kararları almadan önce İzmir .... Sulh Hukuk Mahkemesinde mirası reddettikleri ve yenilik doğurucu bir hak ile mirasçılık sıfatlarını ve katılma haklarını kaybettikleri, böylece mirasçı sıfatı ve şirket ortağı olamayacakları tespit edilmekle ... Makine Ltd. Şti'nin 20.08.2013 tarihli, ... ve ... sayılı kararlarının yoklukla malul olduğunun tespitine,
Davacı ...'ın ise açmış olduğu davanın şartları gerçekleşmediğinden REDDİNE,
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 35,90-TL harcın dava açılışında alınan 29,20-TL harçtan mahsubu ile eksik 6,70-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 35,90-TL harcın davacı ...'dan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan başvurma harcı 29,20-TL, peşin harç 29,20-TL ile posta ve tebligat gideri 77,80-TL olmak üzere toplam 136,20-TL'nin davanın kabul-red oranına göre 90,80-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacılardan ... ve ...'a verilmesine, kalan miktarın davacı ... üzerinde bırakılmasına,
Davacılardan ... ve ... vekiline AAÜT'nin 13/1. maddesine göre belirlenen 2.180,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile vekili yararına davacıya verilmesine,
HMK m. 333 gereği gider avansından artanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Davacı vekilinin ve davalı şirket temsilcisinin yüzüne karşı ve gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 18/04/2018
Başkan ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Katip ...
e-imzalı