İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/877 K.2020/594
T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/877
KARAR NO : 2020/594
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 06/05/2019
KARAR TARİHİ : 14/12/2020
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araca davalı şirkete sigortalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın sağ arkadan çarpması sonucu meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında, müvekkiline ait aracın hasar gördüğünü, ...'ın kazanın oluşumunda %100 tam ve asli kusurlu olduğunu, müvekkiline ait aracın kaza sonrası kasko poliçesi kapsamında servise çekildiğini, aracın onarımının yapıldığını, araçta toplam 12.887,54 TL hasar oluştuğunu, ... Sigorta ile yapılan sigorta poliçesi çerçevesinde meydana gelen hasarın 9.509,41 TL'sinin ilgili şirket tarafından ödendiğini, kasko poliçesi dışında kalan 3.378,13 TL'nin ise müvekkili tarafından ödendiğini, müvekkilinin ödediği hasar tutarının davalı ... şirketinden araçta meydana gelen değer kaybı ile birlikte talep edildiğini, davalı ... tarafından değer kaybına ilişkin cüzi bir ödeme yapıldığı halde hasar bedeline ilişkin ödeme yapılmadığını, dava açmadan önce arabuluculuk yoluna da başvurduklarını davalı ...'ın arabuluculuk sürecine katılmadığını, anlaşma sağlanamadığını belirterek müvekkilinin aracında meydana gelen hasar nedeni ile ödemek zorunda kaldığı 3.378,13 TL'nin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin genel müdürlük adresinin Maslak Sarıyer İstanbul olduğunu ancak davanın yetkisiz ve görevsiz İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açıldığını, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, dosyada öncelikle yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesini istediklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı aracın karıştığı kaza sebebiyle araçta oluşan kazada değer kaybı-maddi zarar talep edilip davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, belirsiz alacak davasının gerek doktrinde gerekse Yargıtay tarafından belirtildiği üzere istisnai bir dava türü olduğunu, her eda davasının belirsiz alacak davası şeklinde açılmasının mümkün olmadığını, gerçek zararın belirlenmesi hususunun öncelikle çözümlenmesi gerektiğini, davanın açıldığı anda, dava konusu kılınan alacak tutarının, tam ve kesin olarak belirlenmesinin, davacıdan beklenmeyecek bir nitelik taşıyıp taşımadığının tayininde, davacının, somut olayın koşulları ve özellikleri gözetilerek, doğruluk ve güven kuralı çerçevesinde dürüst, makul ve orta derecede zeka sahibi bir insanın göstermesi gereken tüm dikkat ve özeni göstermesine rağmen, alacak tutarını tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin mümkün olup olmadığı hususunun esas alınması gerektiğini, huzurdaki uyuşmazlıkta, alacaklı olan başvuru sahibinin gereken dikkat ve özen çerçevesinde alacağını bilemeyeceğinden bahsedilemeyeceğini, teknik bilgiye sahip eksperden tazminat alacağını öğrenme imkânının uygulamada ve mevzuatta kendisine tanındığını, başvuru sahibinin başvuru aşamasında tutar bakımından maddi zararı ve değer kaybı miktarını bilebilecek durumda kabul edilmesi gerektiğini, iş bu sebeple Yargıtay kararında da açıkça ifade edildiği şekliyle davanın hukuksal yarar yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranında gerçek hasarı ödemekle yükümlü olduğunu, bu nedenle dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığının ve kusur oranının belirlenmesinin önem taşıdığını, çünkü sigortanın bir zenginleşme aracı olmayıp sigorta şirketinin, sigortalı aracın sebep olduğu riziko sebebiyle üçüncü kişilere ait mal veya bedeni zarardan ötürü poliçede gösterilen limit meblağın tamamını değil üçüncü kişilerin maruz kaldığı gerçek zarar miktarını araştırıp saptayarak ödemesinin esas olduğunu, söz konusu kaza neticesinde davacının, aracında oluştuğunu iddia ettiği değer kaybı bedelinin ilgili yasal mevzuatta cari olan ilkeler ışığında belirlenmiş olması gerektiğini, dosyanın bağımsız ve tarafsız bir bilirkişiye gönderilip nesnel ve bilimsel veriler çerçevesinde bir değer kaybı raporu alınmasını talep ettiklerini, davacı yanın lehine hükmolunacak tazminat bedeline kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinin de mesnetsiz olduğunu, zira faiz talebinin ön koşulunun, başvuranın muaccel hale gelen bir alacağa sahip olması ve bu alacak nedeniyle müvekkili şirketi BK. Md. 101 ve devamı uyarınca temerrüde düşürmesi olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere , müvekkili şirket aleyhine bir tazminata hükmedilecekse dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini belirterek davanın ve tedbir talebinin reddine, yargılama gideri ile vekâlet ücretinin başvurucuya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'a usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı cevap dilekçesi sunmamış.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, hasar dosyası, sigorta poliçesi, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden tramer kayıtları, araç tescil belgeleri ile ilgili diğer belgeler celp edilerek dosyaya eklenmiş; davacı vekili mirasçılık belgesini ve vekaletnamesini dosyaya sunmuş; dosya kapsamına göre davacının davalıya başvuru yaptığı, dava dışı Koru Sigortanın davacının kasko sigortacısı olarak davacıya kaza nedeniyle 9.518,85 TL kısmi ödeme yaptığı, kazanın poliçe teminat süresinde gerçekleştiği ve oluşan hasarın miktar itibarı ile poliçe teminat limiti kapsamında kaldığı anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut 12/12/2019 tarihli bilirkişi raporunda; 22/09/2018 tarihli kazanın oluşumunda davalı tarafa ait ... plaka sayılı araç sürücüsünün %100 oranında tam ve asli kusurlu olduğu, davacı tarafa ait ... plaka sayılı araç sürücüsünün ise kusursuz olduğu, dava konusu ... plaka sayılı araçta kaza nedeniyle yedek parça ve işçilik olmak üzere toplam 12.888,54 TL (KDV Dahil) hasar meydana geldiği, dosya kapsamına göre davalı ... şirketinin davacı tarafa hasar bedeli olarak 9.509,41 TL ödeme yaptığı buna göre davalı sigora şirketinin bakiye hasar tazminat yükümlülüğünün 3.378,14 TL kanaatine varıldığı, bahse konu ... plakalı araçta Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları'na göre 996,53 TL ve Yargıtay'ın değer kaybı ile ilgili içtihatlarına göre 3.000,00 TL değer kaybı meydana geldiği görüş ve kanaatine varıldığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Dava, 22/09/2018 tarihli trafik kazasından kaynaklı davacı aracında oluşan bakiye hasar bedeli istemine ilişkin maddi tazminat davasıdır.
Taraflardan birinin tacir olmayışı ve hasar gören aracın da hususi araç olması nedeniyle davacı tarafından talep edilen avans faizi yerine yasal faize hükmedilmiş, ödeme için davacı tarafından yapılan başvuru evrakının 31/01/2019 tarihinde davalı sigortaya tebliğ edildiği, tebliğ tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası davalı sigortanın temerrüde düştüğü kabul edilerek sigorta şirketi yönünden 13/02/2019 faiz başlangıç tarihi olarak esas alınmış, diğer davalı ... yönünden ise haksız fiil tarihi olan kaza tarihi faiz başlangıç tarihi olarak belirlenmesi yerine davacı vekilinin talebi ile bağlı kalınarak kısmi ödeme tarihi olan 03/01/2019 tarihi faiz başlangıç tarihi olarak esas alınmıştır.
Mahkememizce toplanan deliller ve bilirkişi tarafından tanzim edilen rapor dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; 22/09/2018 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında davacı tarafın kusurunun bulunmadığı, davalı ... şirketinin kazanın meydana gelmesinde sürücüsü asli ve tam kusurlu olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ve kazanın sigorta poliçesi teminat süresi içerisinde meydana geldiği , bu nedenle davalı ... şirketinin sigortalı aracın sürücüsünün kusuruyla neden olduğu bakiye hasar bedelinden sigortacı olarak sigorta poliçesi teminat limiti ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğu; davalı ...'ın araç maliki ve kusurlu sürücüsü olarak haksız fiili nedeniyle kusuruna göre sorumlu olduğu anlaşılmış; davalı ... vekili cevap dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını beyan etmiş ise de, kusurun ve hasarın ancak uzman bilirkişi tarafından belirlenebileceği nazara alındığında, görülmekte olan tazminat davasının belirsiz alacak davası olarak açılabileceğinin kabulü gerektiği; araçta kaza kaynaklı meydana gelen hasar bedeli bakımından hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre araçta kaza nedeniyle yedek parça ve işçilik olmak üzere toplam 12.888,54 TL (KDV Dahil) hasar meydana geldiği tespit edilmiş ancak, sehven davacı tarafın beyanına göre mahsup yapmak suretiyle bakiye hasar bedeli tutarı belirlenmiş ise de, dosyaya ekli dekonttan dava dışı Koru Sigorta tarafından davacıya 03/01/2019 tarihinde 9.518,85 TL tutarında ödeme yapıldığı, yapılan ödeme mahsup edildikten sonra kalan 3.369,69 TL bakiye hasar bedelini tazminatını davacının talep edebileceği, davalıların bu miktardan müştereken ve müteselsilen sorumlulukları bulunduğu; dosyada mevcut Bornova ... Noterliğinin 26/09/2019 tarihli ve ... yevmiye nolu mirasçılık belgesinden davacı ...' ın dava tarihinden sonra 24/09/2019 tarihinde vefat ettiği, davacı vekilinin mirasçıların vekili olduğuna ilişkin vekâletnameyi dosyaya sunduğu, davacının mirasçılarının davacı yerine dosyanın alacaklısı olduğu ; davalılardan sadece davalı ... bakımından davacı ile davalı ... arasındaki davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olması nedeniyle arabuluculuk giderlerinden sadece adı geçen davalının sorumlu tutulmasına dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM :
Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile;
Bakiye hasar bedeli tazminatı olan 3.369,69 TL'nin davalı ...'dan 03/01/2019 tarihinden itibaren , diğer davalı ... Sigorta A.Ş.'den sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan 13/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ın mirasçıları ..., ... ve ...'a miras payları oranında verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alınması gereken 230,18 TL nisbi karar ve ilam harcından peşin alınan 57,70 TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 172,48 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 3.369,69 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ın mirasçıları ..., ... ve ...'a miras payları oranında verilmesine
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davanın reddedilen kısmı üzerinden hesaplanan 8,44 TL vekalet ücretinin davacının mirasçılarından miras payları oranında alınarak davalı ... Sigorta A.Ş.'ye verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 44,40 TL başvurma harcı, 57,70 TL peşin harç ve 6,40 TL vekalet harcı toplamı 108,50 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ın mirasçıları ..., ... ve ...'a miras payları oranında verilmesine
6-Davacı tarafından yapılan 106,40 TL tebligat gideri, 26,50 TL e-tebligat masrafı, 66,00 TL müzekkere posta masrafı, 400,00 TL bilirkişi ücreti toplamı 598,90 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 597,40 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ın mirasçıları ..., ... ve ...'a miras payları oranında verilmesine
7-HUAK 18/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk kapsamında ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin 6831 sayılı yasa hükümlerine göre davalı ... Sigorta A.Ş. den tahsili ile Hazineye irat kaydına,
8-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden sonra resen davacının miraşçılarına miras payları oranında iadesine,
Dair ; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/12/2020
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı