İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/1883 K.2024/1112
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1883
KARAR NO : 2024/1112
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07.04.2021
NUMARASI : 2014/343 E. - 2021/361 K.
DAVANIN KONUSU : Alacak
DAVA TARİHİ : 28.12.2006
KARAR TARİHİ : 31.05.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 31.05.2024
İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.04.2021 tarih 2014/343 E. - 2021/361 K.. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ile katılma yolu ile davalılar ... mirasçıları, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, davalıların davacı kooperatifin yönetim ve denetim kurulu üyeleri olarak görev yaptığını, vefat eden yöneticilerden ...’in 26.01.2006 tarihinde, davalılar ... ve ... hakkında suç duyurusunda bulunup yönetim kurulunda görev yaptığı dönemde tanık olduğu usul, yasa ve esaslara aykırı hususları bildirdiğini, 29/01/2006 tarihinde yapılan genel kurulda yönetim kurulu azledilerek ve ibra edilmeyerek yerlerine yeni yönetim kurulu seçildiğini ve hesap tetkik komisyonu kurulduğunu, hesap tetkik komisyonu ve yönetim kurulunun birlikte yaptıkları inceleme neticesinde kooperatifin tutulması gereken muhasebe, defter kayıt ve belgelerin usulüne uygun tutulmadığı, davalılara yersiz olarak huzur hakkı ödemesi yapıldığını, bu şekilde davacı kooperatifin zarara uğratıldığını, belirterek; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik, 2004 yılında meydana gelen zararlara karşılık, şimdilik 14.000,00-YTL’nin zararların meydana geldiği tarihlerden itibaren en yüksek ve artan oranlı reeskont faizi ile birlikte, davalılardan ..., ..., ..., ... ve ...’dan, 2005 yılında meydana gelen zararlara (geç ödenen vergilere ait faiz ve usulsüz huzur hakları alımı vs) karşılık 10.497,00-YTL'nin zararların meydana geldiği tarihlerden itibaren, en yüksek ve artan oranlı reeskont faizi ile birlikte davalılardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’den, 2005 yılında meydana gelen zararlara (usulsüz yolluk ve huzur hakkı alınması vs) karşılık, 7.308,00-YTL’nin zararların meydana geldiği tarihten itibaren en yüksek ve artan oranlı reeskont faizi ile birlikte davalılardan ..., ..., ... ..., ... ve ...’dan, 2006 yılında meydana gelen zararlara (usulsüz yolluk ve huzur hakkı alımı, geç ödenen vergiler faizi, usulsüzlük cezası vs) 3.845,00-YTL’nin zararların meydana geldiği tarihten itibaren en yüksek ve artan oranlı reeskont faizi ile birlikte davalılardan ..., ..., ... ,..., ... ve ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’den müştereken ve müteselsilen tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Bir kısım davalılar vekili, davacı kooperatif personeli ve çalışanı şu anda ise kooperatif yöneticisi olan ortakların da aralarında bulunduğu bazı kişilerin devletin kooperatiflere tanıdığı bir hakkı kötüye kullanarak, bazı kamu görevlileri ve işadamları ile birlikte hazine arazisini gasp ettiklerini, bu konuda İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinde (E.2005/282) dava açıldığını ve yargılamanın devam ettiğini, devleti ve kooperatifi zarara uğratan ve yargılanmakta olan kişilerin davalıları haklı mücadelelerinden vazgeçirmek için yersiz suçlamalarla bu tür yollara başvurduklarını, şu andaki kooperatif başkanı ...’in sahte belgelerle genel kurulu toplantıya çağırdığını, ortak olmayan kişilere vekâleten oy kullandırıp, divana seçtirdiğimi, bu nedenle genel kurulun iptali için dava açıldığını, 29.01.2006 tarihinde yapılan genel kurulda seçilen hesap tetkik komisyonunun yanlı hareket ettiğini, davacının iddiaların yerinde olmadığını, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı kooperatif genel kurullarınca davacı kooperatif yönetim kurulu ve denetim kurulu üyesi olan davalılara huzur ve yolluk ödenmesine dair herhangi bir genel kurul kararı olmamakla birlikte, huzur ve yolluk hakkı kişinin sarf ettiği emeği karşılığı verilen bir ücret olup davalıların görevleri nedeniyle sarf ettikleri emek ve mesailerine karşılık ödenen huzur hakkı ve yolluklardan dolayı davacı kooperatif zararının oluşmadığı, yine davacı kooperatif tarafından SMMM ...'e önce sözleşme bedelinin %75 i olan 3.750,00-TL nin bilahare bakiye 1.250,00-TL olmak üzere toplam 5.000,00-TL net ödemede bulunulduğu, iş bu suretle SMMM ye fazla ödemede bulunmak suretiyle kooperatifin zarara uğratılmadığı, yine davacı kooperatifin ... ilçesi ... mevkinde tapunun .../...,... parsel numaralı kayıtlı toplam 38.647 m arazi üzerine kurulu tesislerin ...'a kiraya verilmesi nedeni ile sözleşmenin yürürlükte olduğu tarihler içinde kararlaştırılan sözleşme bedelleri ve tahsilatları itibariyle, bedellerin geç ödenmesinden dolayı sözleşmenin feshedildiği, bu nedenle davalıların kusurlu eylemleri ile davacı kooperatifin zararına sebebiyet vermedikleri, kooperatif çalışanı dava dışı ...'ın hizmet akdinin usulüne uygun olarak fesih edilmediği, bu nedenle kooperatifin 1.615,86-TL zararına sebebiyet verildiği, 2004 yılı Ocak-Mart dönemine ilişkin 15.900,00-TL vergi borcu ödenmesi gerekirken, kooperatif kasasında ve bankada 1.525,15-TL para bulunduğu, 2004 yılı Temmuz-Eylül dönemi için 15.900,00-TL vergi borcu ödenmesi gerekirken kooperatif kasasında ve bankada 3.184,52-TL para bulunduğu, iş bu paraların ödenmemesi nedeni ile 3.088,88-TL kooperatif zararına sebebiyet verildiği, davalıların görev tarihi ve sorumlulukları itibarı ile oluşan iş bu zararlardan davalı ...'ın 39,59-TL, davalı ...'in 3.127,24-TL, davalı ...'in 1.149,03-TL, ölü davalı ...'ın 37,22-TL, davalı ...'in 37,22-TL, davalı ...'in 37,22-TL sından sorumlu olduğu, belirtilerek; davalılar aleyhine açılan davanın ölü ... dışındakiler yönünden kısmen kabulüne, davalılar ..., ..., ..., ... ve ... ise davacı kooperatif zararına sebebiyet verdikleri kanıtlanamadığından iş bu davalılar yönündeki davanın reddine, hüküm fıkrasında dava tarihinden önce ölü olan ... yönünden hüküm kurulmadığı gerekçeli kararın yazımı sırasında fark edilerek HMK 305/a maddesi uyarınca iş bu davalı hakkında açılan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı ile katılma yolu ile davalılar ... mirasçıları, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davalıların genel kurul kararı olmadan huzur hakkı ve yolluk tahsil ederek kooperatifi zarara uğrattığı hususunun hem hesap tetkik komisyonu raporu, hem dosya arasındaki bilirkişi raporları hem de ceza mahkemesi dosyasında alınan rapor ve verilen gerekçeli karar ile de sabit olduğunu, yönetim kurulu üyelerine genel kurulca belirlenen aylık ücret, huzur hakkı, risturn ve yolluk dışında hiç bir ad altında başkaca ödeme yapılamayacağını, kooperatifin 22.05.2004 ve bundan sonraki genel kurullarında huzur hakkı verilmesi ret edildiğini, genel kurul kararı olmaksızın davalı yöneticilerce 2004 – 2005 – 2006 yıllarında usulsüz biçimde ödeme yapıldığını, davalılar aleyhine İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/403E-2015/567K sayılı dosyasında yapılan ceza yargılamasında mahkemece davalı/sanıkların haksız yere huzur hakkı almaları nedeniyle görevlerini kötüye kullandıkları tespit edildiğini, sanıklar hakkında ceza verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakıldığını, temyize tabi olarak verilen cezalar yönünden ise davada zamanaşımı geçtiğinden bahisle düşme kararı verilmesi gerektiğinden karar bozularak davada zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verildiğini, davalıların genel kurul kararı olmadan huzur hakkı ve yolluk almaları usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, o kooperatifin bu nedenle uğradığı zararın davalılardan tazmini gerektiğini, ...'in serbest meslek erbabı olup yaptığı iş karşılığı gider makbuzu değil fatura kesmesi gerektiğini, ...’in kooperatife yaptığı muhasebecilik hizmeti karşılığı olarak 01.04.2004 tarihli gider makbuzu ile 5.924,20-TL ödeme yapıldığını, anlaşma sağlanan miktarın 3.750,00-TL olduğunu, kooperatif tarafından ...’e vergi mükellefi olmasına rağmen net 5.000,00-YTL ödendiğini, bunun yanında ayrıca 924,20-YTL vergisinin de üstlenilmesi suretiyle kooperatifin zarara uğratıldığını, kooperatife ait Foça’da kamping alanın kiralanmasına ilişkin 01.04.2005 tarihli sözleşmenin 3. maddesinde trafoya ilişkin sorumluluğun kiracıda olduğunu belirtmesine rağmen bu hususta kooperatif adına fatura kesildiğini, kiracıdan bu bedellerin tahsil edilmediğini, vergi ödemelerine ilişkin olarak kooperatif kasa mevcudu hesaplanırken kooperatifin ... bankasındaki fon hesabında yer alan paralar dikkate alınmadığını, vergi ödemeleri tarihlerinde de kooperatif kasasında yeterli meblağ olmasına rağmen ödeme yapılmayarak kooperatif gecikme faizi yönünden zarara uğratıldığını, Foça'da yer alan gayrimenkul ile Yamanlar'da yer alan gayrimenkullerine ilişkin vergileri ile yine kooperatifin ödemekle mükellif olduğu muhtasar süresinde verilmemiş olması nedeniyle tahakkuk etmiş olan cezalar bulunduğunu, kooperatif çalışanı ...'a gecikme faizleri de dahil edildiğinde toplamda 2.500,12-TL ödeme yapıldığını, karada faiz başlangıç tarihi olarak belirtilen dava tarihinin yanlış gösterildiğini, kooperatif tarafından davalılara zararların ödenmesi hususunda izmir ihtar gönderildiğini, davalıların ihtarın tebliği tarihi itibariyle temerrüde düşeceklerini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalılar ... mirasçıları, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili, ...’a yapılan 1.615,86-TL ödeme ile ilgili olarak davalılara sorumluluk yüklenebilmesi için davalılarda kaynaklanan ve kooperatifi zarara uğratma amacı taşıyan kasıtlı, bilinçli veya en azından ağır kusurlu bir eylemin varlığı gerektiğini, gerek iş mahkemesi dava dosyası muhteviyatında gerekse olayda özü itibariyle böyle bir durumdan söz edilemeyeceğini, kooperatif çalışanı ... Genel Kuruldan 10 gün önce haber vermeden işi bırakarak işe gelemediğini, işe gelmeme sebebiyle hukuki sürecin gerektirdiği şekilde üç gün üst üste tutanak tutulduğunu, kendisine işe gelmesi için noter ihtarı çekildiğini, iş mahkemesi kararının yeni yönetime tebliğ edildiğini, onlar tarafından kararın temyiz edilip edilmediği de bilinmediğini, Yargıtay incelemesinden geçmeyen bir karar bulunduğunu, edinilen bilgiye göre bu çalışanın yeni yönetimle birlikte tekrar işe başladığını, davalıların gerekli işlemeleri yapmasına rağmen iş mahkemesince işçi haklı bulunduğunu, bu nedenle belli bir tazminata hükmedildiğini, bu durum kesinlikle davalıların sorumluluğunu gerektiren ve davacı kooperatifi zarara uğratan ve davalılara rücu edilebilecek bir eylem olarak değerlendirilmeyeceğini, kasıt veya ağır kusurun bulunmadığını, vergi ve belediye borcunun geç ödenmesinden doğan gecikme faizlerine ilişkin olarak davalılarca kasada para olmasına rağmen keyfi şekilde geç yatırılan bir vergi ve ceza bulunmadığını, kooperatifte aidat toplanamadığı için davalıların çok kısıtlı imkanlarla çalıştığını, ödemeler konusunda keyfi geciktirilen bir husus olmadığını, gecikme faizleri ile ilgili kısımda bu kalemlere hatalı şekilde 31.12.2004 tarihinden itibaren faiz işletilmesini de kesinlikle kabul etmediklerini faize faiz işletildiğini, davalılar aleyhine aleyhimize hükmedilen yargılama giderleri ve vekalet ücretinden her bir davalının ne kadarından sorumlu olduğunun gösterilmediğini, bir kısım davalılar yönünden ilk derece mahkemesince farklı sebeplerle dava tümden reddedilmiş ya da kısmen reddedilmiş olmasına rağmen tek vekalet ücretine hükmedildiğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, kooperatif yönetim ve denetim kurulunun sorumluluğundan kaynaklanan kooperatif zararının tahsili ile kooperatife ödenmesi istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle, davalılar ..., ..., ..., ... ve ... alehine açılan davanın reddine, davalılar ... mirasçıları ..., ..., ... ile Davalı ..., davalı ..., davalı ... ve davalı ... hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile fazlaya ilişkin talebin reddine, ölü davalı ... hakkında açılan davanın ise taraf ehliyeti yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2. 6100 Sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 341. maddesi uyarınca 2021 yılı için ilk derece mahkemeleri tarafından verilen miktar veya değeri 5.880,00-TL'yi geçmeyen malvarlığına ilişkin kararlar kesin olup, istinaf yoluna başvurulamaz. Kesinlik sınırı kamu düzenine ilişkin olup sınırın belirlenmesinde dava konusu alacağın değeri dikkate alınır. Eş söyleyişle alacak davalarında istinaf kesinlik sınırı belirlenirken, yalnız alacağın aslı yani asıl talep nazara alınır; faiz, icra tazminatı, ihtarname, delil tespiti ve yargılama gideri gibi giderler hesaba katılmaz. Davacılar ihtiyari dava arkadaşı olup davacıların birlikte dava açması zorunlu değildir. Aynı davacının, aynı davalıya (davalılara) karşı birden fazla asli talebini aynı dava dilekçesiyle ileri sürdüğü ve her bir talebinin diğerlerinden bağımsız olarak hüküm altına alınmasını talep ettiği durumda, 6100 sayılı HMK 110 maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kavramı gündeme gelecek, bu nedenle de her bir talep bakımından ayrı ayrı değerlendirme yapılması gerekecektir. Davalılar bakımından istinaf sınırı her bir davalı aleyhine hükmedilen tazminat miktarı bakımından ayrı ayrı belirlenecektir. Eldeki dava dosyasında kabul edilen dava değeri her bir davalı yönünden anılan Kanun hükmü uyarınca istinaf sınırının altında kaldığından davalıların kabul edilen dava değeri yönünden kararın istinafı kabil değildir. Bu nedenle, davalıların kabul edilen dava değeri ile ferilerine yönelik istinaf başvurusunun ayrı ayrı reddi gerekir.
3. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinde sayılan hükümlerden değildir. Bu durumda davanın esasını çözen bir karar bulunmadığı için verilecek hüküm veya kararlarda lehe ve aleyhe sonuçtan da söz edilemeyecektir. (Yargıtay CGK'nun 03/05/2011 tarih ve 2011/4-61 E. - 2011/79 K., 06/10/2009 tarih ve 2009/4-169 E. - 2009/223 K.) Hukuk hakimi, ceza kararları karşısında kusurun varlığı ve derecesi, zarar miktarının tayini yönünden bağımsızdır. Maddi olgunun belirlenmesi yönünden ise “hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı”, kesinleşmiş bir ceza hükmü olmadığından, hukuk hakimini bağlamayacağının kabulü gerekir. ( Yargıtay HGK'nun 01.02.2012 tarih ve 2011/19-639 E. - 2012/30 K. )
4. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 56/son maddesinde, “Genel kurulca belirlenen aylık ücret, huzur hakkı, risturn ve yolluk dışında hiçbir ad altında başkaca ödeme yapılamaz” hükmüne yer verilmiş olup, bu hüküm başkaca ödeme yapma yasağı ile ilgilidir. Yoksa, huzur hakkı ya da aylık ücretin genel kurulca mutlaka karar altına alınması, karar alınmamışsa yöneticinin bu alacakları hak edemeyeceği anlamına gelen bir hüküm değildir. Önemli olan, yöneticinin ücret istemediğine yönelik bir iradesinin bulunup bulunmadığıdır. Böyle bir iradesi bulunmadıkça, Anayasa’ya göre angaryanın yasak olduğu ve huzur hakkının verilen bir emeğin karşılığı olduğu, yöneticinin alacağının doğduğunun ilke olarak kabulü ve genel kurullarda kararlaştırılmamış olsa bile, toplantı başına huzur hakkı olarak münasip bir ücretin kooperatifin başka yöneticileri ile ilgili uygulaması da gözetilerek, belirlenip ödenmesi gerekir.( Yargıtay 23 HD'nin 07.12.2015 tarih ve 2015/3147 E. - 2015/7952 K. 14.03.2016 tarih ve 2015/5301 E. - 2016/1575 K. )
5. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davalıların sorumluluğu ile kooperetifin zararının dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleşmiş bir ceza hükmü olmadığından hukuk hakimini bağlamayacak olmasına, huzur hakkının verilen bir emeğin karşılığı olup angarya yasağı gereğince genel kurullarda kararlaştırılmamış olsa bile huzur hakkı olarak münasip bir ücretin ödenebilecek olmasına, davanın denetçiler tarafından kooperatif kişiliği adına açılmasına, reddedilen dava değeri yönünden red sebebi ortak olan davalılar lehine AÜÜT hükümlerine uygun şekilde tek vekalet ücreti takdir edilmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, aşağıda belirtilen hususlar dışındaki sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
6. 6098 sayılı Borçlar Kanununun 117. ( 818 sayılı BK'nun 101.) maddesine göre muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Her ne kadar davacı tarafından istinaf başvuru dilekçesinde davalılara dava tarihinden önce ihtarname tebliğ edildiği ileri sürülmüş ise de dosya kapsamında söz konusu ihtarnamenin tebliğine ilişin bilgi ve belgeye rastlanılmadığından kooperatif çalışanı ...'a yapılan ödemeden kaynaklı kooperatif zararı yönünden ilgili davalıların ancak dava tarihi itibariyle temerrüte düşeceği, dava tarihinden önce davacının faiz talep edemeyeceğinin kabulü isabetli ise de eldeki davanın dava tarihi 28.12.2006 olmasına rağmen karar başlığında dava tarihinde maddi hata yapıldığı anlaşılmakla aksi şekilde verilen kararda isabet bulunmamaktadır. Bu itibarla, belirtilen hususlar yönünden istinaf başvurusu yerindedir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuran davalıların kabul edilen dava değeri yönünden istinaf başvurusunun kesinlik nedeniyle reddine, davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından ilk derece mahkemesi kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine, yerinde görülmeyen sair istinaf itirazlarının ise reddine, karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalılar ... mirasçıları, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'ün kabul edilen dava değeri yönünden kararın istinafı kabil olmadığından istinaf itirazlarının REDDİNE,
2-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.04.2021 tarih 2014/343 E. - 2021/361 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
Kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile;
Davalılar ..., ..., ..., ... ve ... alehine açılan davanın reddine,
Davalılar ... mirasçıları ..., ..., ... ile Davalı ..., davalı ..., davalı ... ve davalı ... hakkında açılan davanın Kısmen Kabul Kısmen Reddi ile,
1.615,86-TL kooperatif çalışanı ...'a fazla ödemeden kaynaklı kooperatif zarar alacağın dava tarihi olan 28.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte dahili davalılar ..., ..., ...'dan müstereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
Vergi ve belediye borcunun geç ödenmesinden doğan ;
39,59-TL zararın 31/13/2004 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte dahili davalılar ..., ..., ... ile Davalı ...'den müstereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
3.127,24-TL zarar 31/12/2004 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
1.149,03-TL zarar 31/12/2004 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
37,22-TL zarar 31/12/2004 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
37,22-TL zarar 31/12/2004 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine,
HMK 305/a maddesi uyarınca ölü davalı ... hakkında açılan davanın taraf ehliyeti yokluğundan usulden reddine,
Harçlar Kanunu 1 sayılı tarife uyarınca kabul edilen miktar üzerinden 302,44-TL nispi karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden, davacı tarafça peşin yatırılan 481,30-TL'den mahsubu ile bakiye 178,86-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 302,44-TL harcın davalılar ... mirasçıları ..., ..., ... ile Davalı ..., davalı ..., davalı ... ve davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesap edilen 4.080,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... mirasçıları ..., ..., ... ile Davalı ..., davalı ..., davalı ... ve davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesap edilen 4.080,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ..., ..., ... ..., ... ..., ..., ..., ..., ... , ...'a verilmesine,
Davacı tarafça yapılan 12,20-TL başvuru harcı, 330,50-TL tebligat ve posta gideri, 3.000,00-TL Bilirkişi ücreti dahil olmak üzere toplam 3.342,70-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 415,14-TL nin davalılar ... mirasçıları ..., ..., ... ile Davalı ..., davalı ..., davalı ... ve davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davacı tarafça peşin yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Tarafların yerinde görülmeyen sair istinaf itirazlarının REDDİNE,
4-İstinaf yoluna başvuranlar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendilerine iadesine,
5-İstinaf başvurusu nedeniyle tarafların yaptıkları giderlerin takdiren kendi üzerlerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 31.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.